shutterstock_507966997

Balık Yağı Nelere İyi Gelir?

Beynin gıdası şeklinde anılan balık yağı, Omega 3 yağ asitlerini barındırdığından insan sağlığı için oldukça önemlidir. Omega 3, hem fiziksel hem de zihinsel fayda sağladığından vücudumuzun önemli bir yapı taşını oluşturuyor. Omega 3, kolesterolden tansiyona, depresyondan Alzheimer’a kadar kalp ve damar hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları gibi yaygın sağlık sorunlarına ve daha birçok şeye iyi geliyor. Alzheimer özellikle balık yağı yani Omega 3 ile önlenebilecek, riskleri düşürülebilecek bir hastalıktır. Çağın en büyük sorunlarından olan kalp ve damar hastalıklarının ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların önlenmesinde Omega 3 yağ asitlerinin olumlu etkileri olduğunun anlaşılmasından bu yana balık yağı kullanımı arttı.

Balık yağı ciddi anlamda koruyucu rol üstleniyor. Henüz anne karnındaki bebeğin gelişiminde bile önemli rolü vardır. Annenin sağlığının korunmasını, rahat bir hamilelik döneminin geçirilmesini, bebeğin sağlıklı fiziksel gelişimini ve zekâ gelişimini olumlu yönde etkiliyor.

Omega 3 ve Balık Yağı Faydaları

Kalp ve damar sağlığını kötü havalardan koruyor

Amerikalı bilim insanları tarafından balık yağı ve kalp sağlığı ile ilgili bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaya göre orta yaşlı 30 kadar yetişkin 4 haftalık bir süreçte düzenli olarak 3 gram balık yağı kullanmıştır. Her gün balık yağı içen denekler, günde yaklaşık 2 saat kötü, kirli havaya çıkartılmıştır. Araştırma, balık yağı alan kişilerin kirli havadan minimum seviye etkilendiğini ve balık yağının kalp ve damar sağlığını olumlu etkilediği gözlenmiştir. Bu sonuç kalabalık, şehir yaşamına maruz kalan kişilerin balık yağı ile kendisini kötü havalardan koruyabileceğini göstermiştir.

Omega 3 kaynağı olan balık yağının kalp ve damar sağlığındaki faydasını gösteren daha birçok çalışma da mevcuttur. Omega 3, kalp ve damar sağlığını koruyucu etkisi nedeniyle kardiyoloji tedavi kılavuzlarında da yer edinmiştir. Bundan dolayı günümüzde uzmanlar tarafından da mutlaka Omega 3 ihtiyacını karşılayan balık yağlarının düzenli kullanımı önerilmektedir.

Hafızayı güçlendirir, zekâyı artırır

Omega 3’ün zekâyı arttırdığı ve hafızayı güçlendirdiği artık herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Bu gerçekler nedeniyle Omega 3 içeren balık yağının kullanımı günden güne artıyor. Balık yağını düzenli tüketen kişilerin, tüketmeyenlere oranla beyinlerindeki hafıza bölümlerinin daha güçlü olduğu gözlenmiştir. Beyin, beslenmeden eksik faydalandığı takdirde olumsuz etkileniyor, daha hızlı hareket ediyor; yavaş düşünme, geç hatırlama, geç öğrenme gibi sorunlar bu aşamada çıkıyor. Beyin gelişimini desteklemek, beyni canlı tutmak ve sağlığını korumak için Omega 3 kaynağı olan balık yağı mükemmel bir destek kabul ediliyor.

Yaşlılık izlerini azaltır, yaşlanmayı geciktirir

Yapılan bir başka araştırma balık yağının yaşlılık üzerindeki mucizevî etkisini göstermiştir. Balık yağının hücre yenilenmesindeki yavaşlığı ortadan kaldırdığı, hücrelerin yenilenme döngüsünü devam ettirerek yaşlanmayı geciktirdiği görülmüştür. Bol miktarda Omega 3 içerikli gıdaları tüketmek ve omega-3 kaynağı olan balık yağı kullanmak, vücuttaki Omega 3 seviyesini yükseltir ve yaşlanmayı geciktirir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Soğuk algınlığı, bronşit, grip, nezle, boğaz ağrıları ve benzeri kış hastalıklarında bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekiyor. Uzmanlar, kış hastalıklarından korunmanın en etkili yollarından biri olarak Omega 3 desteği sağlayan balık yağı takviyesini gösteriyor. Bağışıklığın güçlendirilmesinde, mevsimsel yorgunlukların atlatılmasında, depresif ruh halinin ortadan kaldırılmasında balık yağları önemli role sahiptir.

Kemik yapısını güçlendirir

Kemik yapısını güçlendirmek ve korumak için tek destek D vitamini veya magnezyum değildir. Uzmanlar Omega 3 yağ asitlerinin kemik sağlığını korumada ne denli etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle sporcular için balık yağı takviyesi mükemmel bir destek sağlıyor.

 

shutterstock_380349367

Günlük Omega 3 İhtiyacı Nedir?

Omega 3 denince akla hemen balıklar ve balık yağı takviyeleri geliyor. Her gün mutlaka besinlerle veya takviyelerle Omega 3 almak, zihinsel ve fiziksel açıdan sağlıklı yaşam için önem arz ediyor.

Uzmanlar, Omega 3 yağ asitlerinin önemini özellikle balık sezonu açıldığında hatırlatıyor. Haftada 2 kez balık tüketmek, yeşil yapraklı sebzeler yemek, keten tohumu gibi tohumlar tüketmek, ceviz yemek, kahvaltıda yumurtaya yer vermek, kırmızı eti beslenmeye eklemek gibi çeşitli beslenme rutinleri Omega 3 yağ asitlerinden her gün yararlanmayı sağlıyor.

Omega 3 sadece kışın ihtiyaç duyulan ve alınması gereken bir yağ asidi değil. Kişiler en çok burada yanılgıya düşüyor. Oysaki kışın olduğu kadar yazın da insanın desteğe ihtiyacı var. Özellikle de yazın ortaya çıkan kronik yorgunluk, halsizlik, enerji düşüklüğü, isteksizlik gibi problemler Omega 3 ihtiyacı olduğunun göstergesi olabiliyor.

Uzmanlar tarafından Omega 3 yağ asitlerinin her gün alınması gerektiği belirtiliyor, fakat ne kadar alınması gerektiği kesin olarak söylenemiyor. Sağlık otoriteleri tarafından sağlıklı yaşamın devamlılığına yardımcı olan en az ve en fazla ne kadar Omega 3 alınması gerektiği konusunda tavsiyede bulunulmakta, fakat ideal alınması gereken miktar konusunda kesin bir bilgi verilememektedir. Omega 3 ihtiyacı kişinin yaşadığı ortama, genetik yapısına, beslenme düzenine, yaşam kalitesine bağlı olarak kişiden kişiye değişkenlik gösterebiliyor. Bu nedenle yaşadığımız ortamın sağlık üzerine olan olumsuz şartları ve balık tüketiminin azlığı düşünülerek, güvenle kullanılabilecek miktarlar göz önünde tutularak ve bilimsel çalışmalarda kullanılan ve olumlu sonuçların elde edildiği miktarlar da esas alınarak yaş gruplarına göre tavsiye edilen kullanım doz önerileri yapılabiliyor.

Omega 3 Kaynağı olan Balık Yağları Nasıl Kullanılır?

Omega 3 yağ asitleri içeren besinler, nasıl günün herhangi bir saatinde tüketilebiliyorsa, Omega 3 takviyesi olan balık yağları da günün herhangi bir saatinde alınabilir. Aç veya tok karnına alınabilir olması balık yağının üretim kalitesine bağlı olarak değişir. Bazı balık yağları midede rahatsızlık hissi oluşturur, reflüye neden olur ve balık yağı kokusunun hissedilmesi nedeniyle kişide tiksinti oluşturur. Bu nedenle bu çeşit balık yağlarının mutlaka tok karnına alınması ve hatta rahatsızlık hissinin az hissedilmesi için akşam yatmadan önce alınması önerilir. Oysaki her balık yağı bu duruma neden olmaz. Üretim kalitesi yüksek olan balık yağları bu gibi şikayetler oluşturmayacağı gibi aç veya tok karnına günün herhangi bir zamanında alınması kolaylığı da sağlar. Omega 3 yağ asitleri, yaşam kalitesini yükseltip, birçok hastalığa karşı koruyucu rol oynadığından düzenli olarak alınması önemlidir.

Neden Omega 3 Alınmalı?

Omega 3 vücudun üretemediği ancak dışarıdan mutlaka alınması gereken en temel yağ asitlerinden biridir. Birçok hastalığa karşı koruyucudur, riskleri düşürmede etkilidir. Örneğin diyabet hastalığına karşı direnç sağlar, kişiyi korur. Öte yandan hücre zarlarını korumada etkilidir. Hücrelerin yenilenmesini sağlar, yaşlanmanın izlerini azaltır ve geciktirir. Cilt üzerindeki esnekliği sağlar, daha dinç bir görüntü sunar. Damarlardaki pıhtılaşmayı önler, kanser türlerine yakalanma riskini düşürür. Kanı sulandırması sebebiyle kalp krizine karşı koruyuculuk gösterir. Zihinsel performansı doğrudan artırır. Düzenli Omega 3 alımı sayesinde, çocukların akademik yaşamı daha başarılı hale geliyor. matematik zekasını artırmak, dikkat bozukluğunu yenmek, hiperaktivite ile savaşmak, çocukların ruh dengesini korumak için Omega 3’ü düzenli almak yeterlidir. Yapılan araştırmalar, Omega 3’ün depresif ruh haline iyi geldiğini göstermiştir.

shutterstock_357691430

Çölyak Hastaları Balık Yağı Tüketebilir mi?

Çölyak hastalığı; ince bağırsakların glutene karşı hassas olması anlamına geliyor. Bu hassasiyet ömür boyu kronik şekilde sürüyor. Buğday, yulaf, arpa, çavdar gibi çeşitli tahıllarda ve ekmek, bisküvi, makarna, erişte gibi unlu yiyeceklerde bulunan gluten ne yazık ki çölyak hastalarının yememesi gereken besinler arasında yer alıyor. Glutene maruz kalan ince bağırsakta tahribat yaşanır, küçülme gerçekleşir. Bağırsakta meydana gelen bu etkiler beslenmeyi ve sindirimi zorlaştırarak başka sağlık problemlerine yol açar. Çölyak hastalarının kesinlikle gluten tüketmemesi bu nedenle önemlidir. Bu aşamada çölyak hastaları balık yağı tüketebilir mi sorusu akıllara geliyor. Hassas bir bünyeye sahip oldukları için, çölyak hastaları dikkatli besleniyor. Balık yağına karşı da temkinliler. Genellikle balık yağı takviyelerinin içinde gluten olmadığından çölyak hastaları şifa deposu Omega 3 yağ asitlerinden istediği gibi faydalanabilir. Risk oluşturmamak için, Çölyak hastaları kullanmayı düşündükleri balık yağının firmasıyla temasa geçerek, gluten içerip içermediği konusunda teyit de alabilirler. Gluten içermeyen Omega-3 kaynağı olan balık yağları çölyak hastalarına bağışıklık desteği sunuyor.

 

shutterstock_73313191

Kışın Etkilerine Karşı Bünyenizi Korumak için Balık Yağı Alın!

Balık yağı, sıradan yağlardan çok daha üstün faydalara sahip olduğundan insan sağlığı için müthiş bir besin kabul ediliyor. Uzmanlar, balık yağının kullanımını artırmak için önerilerde bulunuyor, balık tüketimine ve balık yağı takviyesine dikkatleri çekiyor. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu birçok besin öğesi balık yağında mevcut. Balık yağı takviyesi kullananlar aslında gıda olarak kullanılan balıkların yağını tüketmiş olur. Balık yağı takviyeleri balık tüketemeyen kişiler için iyi bir alternatif iken, aynı zamanda şifalı yağ asitlerinin her mevsimde alınmasına da olanak sağlıyor. Özellikle kış mevsiminde hastalıklara karşı güçlü bir bağışıklık sistemi için balık yağı takviyesi öneriliyor. Soğuklardan etkilenmeden, hastalıklarla uğraşmadan, zihinsel ve bedensel yorgunluklara maruz kalmadan sağlıklı bir kış geçirmek isteyenlerin imdadına balık yağı yetişiyor. Bağışıklık sistemini iç ve dış etkenlere karşı güçlendiren besin öğelerini içeren balık yağı, aynı zamanda bedenen ve ruhen dinginlik kazanılmasına yardımcı olur. Balık yağının fiziksel olduğu kadar psikolojik faydaları da olduğu gözlenmiştir.

shutterstock_1006596310

Omega 3 Desteği Kalp Krizi Riskini Azaltıyor!

Omega 3 yağ asitleriyle ilgili yapılan tüm bilimsel çalışmalar, Omega 3’ün insan sağlığına faydalı olduğunu açıkça göstermiştir. Bilim dünyası, yaptıkları kapsamlı araştırmalar neticesinde Omega 3 yağ asitlerinin ölümcül kalp krizi riskini ciddi oranda azalttığını ortaya çıkarmıştır. Kalp krizinden hayatını kaybeden kişilerin yoğunluğu, öte yandan küçücük yaştaki çocuklarda bile kalp krizinin görünmesi, bilim dünyasını araştırmaya itmiştir. Önlem almak, riskleri en aza indirgemek için en faydalı ve pratik yol Omega 3 desteği olmuştur.

Damar tıkanıklıkları, kalbi en fazla yoran sorunların başında yer alıyor. Bilim insanları Eskimolardaki sağlıklı kalp ve damar dolaşım sisteminden yola çıkarak balıklardaki Omega 3 yağ asitlerinin şifa olduğunu fark etmişlerdir. Omega 3 yağ asitleri bugün kalp sağlığının korunması amacıyla tüketilmesi gereken en önemli kaynaklardan kabul ediliyor. Amerikan Kalp Derneği’nin hazırladığı tedavi kılavuzunda, sağlıklı bireylerde kalp – damar sağlığını koruması ve kalp – damar rahatsızlığı olan kişilere uygulanan tedaviye ise destek olması amacıyla Omega 3 yağ asitlerinin alımı öneriliyor. Omega 3’ün düzenli alınması önemlidir. Yağlı balıklar ve Omega 3 kaynağı olan balık yağlarının kullanımı, vücudun üretemediği fakat ihtiyaç duyduğu Omega 3 yağ asitlerinin alınmasını sağlıyor, kalp ve damar problemlerinin oluşumunu önlüyor.

 

shutterstock_1196919559

Yaşamın Her Döneminde Omega 3 Desteği Şart!

Omega 3 yağ asitleri ilk kez Eskimoların sağlıklı yaşamları incelendiğinde dikkatleri çekmiştir. Düzenli balık tüketen Eskimolar, birçok yönden sağlıklı bir bünyeye sahiptirler. Eskimoların yaşamı gösteriyor ki; Omega 3 desteği yaşamın her döneminde insan vücudu için gereklidir. Hamilelik döneminde Omega 3 yağ asitleri hem annenin sağlığına hem de anne karnındaki bebeğin gelişimine destek oluyor. Öyle ki erken doğumu bile önlüyor. Omega 3 ile ilgili yapılan tüm araştırmalar, anne karnındaki dönemden itibaren ilerleyen yaşlara kadar fiziksel ve zihinsel sağlık için yağ asitlerine ihtiyaç duyulduğunu, Omega 3 takviyesinin yaşam kalitesini yükselttiğini gösteriyor.

Zeka gelişimi, kas ve kemik sistemini koruma, bağışıklığı güçlendirme, kalp ve damar sağlığını koruma altına alma, depresif ruh halini kontrol etme, hafızayı ve sinir sistemini güçlendirme gibi birçok fayda Omega 3 ile sağlanıyor. Uzmanlar, Omega 3 alımını desteklemek amacıyla balık tüketimine ve balık yağı takviyelerine dikkatleri çekiyor. Omega 3’ün en zengin kaynağı balıklar olduğundan, yağlı balıklara sıklıkla soframızda yer vermek veya balık yağı tüketmek vücudun üretemediği, fakat ihtiyaç duyduğu Omega 3 yağ asitlerini alabilmemizi sağlıyor.

shutterstock_774741127

Omega 3 Eksikliği Dikkat Bozukluğuna ve Hiperaktiviteye Yol Açıyor!

Uzmanlar, Omega 3 eksikliği yaşayan çocuklarda hiperaktivite ve dikkat bozukluğu olabileceğine dikkat çekiyor. Yağlı balık türlerinde bulunan Omega 3, çocuk gelişiminde aktif rol oynuyor; fiziksel ve zihinsel gelişimi destekleyerek sağlıklı bir metabolizmaya kavuşmalarını sağlıyor. Araştırmacılar, Omega 3 yağ asitlerinin düzenli alınması gerektiğini savunuyor.

El – göz koordinasyonu, odaklanma, dikkat eksikliği, zekâ gelişimi, sosyal yetenekler, akademik başarı anlamında ideal seviyede olan çocukların Omega 3 yağ asitlerinden yeterince fayda sağladığı görülüyor. Gelişme çağında beslenmenin çok önemli olduğunu belirten uzmanlar, fiziksel büyümeyle birlikte zihinsel gelişimin de yaşanabilmesi için Omega 3 yağ asitlerinden mutlaka faydalanılması gerektiğini dile getiriyor. Özellikle de eğitim hayatına adım atan çocukların okul başarısı için Omega 3 desteği gerekiyor. Vücut kendi başına bu yağ asitlerini üretemediğinden, Omega 3 içeren besinleri tüketerek ve Omega 3 takviyeleri kullanarak ihtiyacın karşılanmasına özen gösterilmelidir.

shutterstock_97713707

Mevsim Değişikliğinin Etkilerini Omega 3 ile Önleyin!

Sıcak yaz mevsiminin Eylül ayı ile birlikte geride kaldığı ve sonbahara kucak açılan şu günlerde ruh hali ve beden bu değişime kolayca uyum sağlayamayabiliyor. Bu geçiş sürecinde grip, nezle, enfeksiyon, iltihaplanma, depresyon, sürekli yorgunluk hali gibi çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. Mevsim geçişlerinin yaşam kalitesini düşürdüğü çoğu kişi tarafından kabul ediliyor. Uzmanların da bu değişime dikkat çektiğini görebiliyoruz. Depresif ve hasta ruh halinden sıyrılıp enerjik ve sağlıklı bir bünyeye geçiş yapmak, yoğun geçecek olan kış mevsimine hazır girmek için, çare Omega 3!

Omega 3 yağ asitlerinin vücutta üretilemediği ve sürekli beslenme ya da takviye yoluyla alınması gerektiğini bilmek gerekiyor. Uzmanlar, küçükten büyüğe herkesin ihtiyaç duyduğu Omega 3’ün bu mevsim geçişlerinde kişilere ruhsal ve fiziksel şifa olacağını belirtiyor. Bağışıklık sistemi, beyin fonksiyonları, sinir sistemi Omega 3 yağ asitleriyle güçleniyor, kişilere olumlu etkiler sunuyor. Vücut için hayati önem taşıyan Omega 3 yağ asitlerinin yaşam kalitesindeki ve beyindeki mucizevî etkileri düzenli kullanımda anlaşılıyor.

shutterstock_251933845

Okulda Başarı için Omega3 Desteği Şart!

Vücudumuz tarafından üretilemeyen Omega 3 yağ asitleri, her birey için yaş fark etmeksizin mutlaka alınması gereken vazgeçilmez bir destektir. Vücut düzenli olarak Omega 3 ihtiyacı duyar. Beslenme ve takviye ile bu ihtiyaca cevap vermek gerekiyor. Bu yağların vücuda faydası arasında hafızayı güçlendirmesi, odaklanmayı sağlaması, dikkat bozukluğunu yenmesi, zekâ gelişimini desteklemesi, hiperaktiviteyi kontrol etmesi gibi önemli etkiler yer alıyor. Tüm bu faydaların temelde çocukların okul yaşamı için gerekli olduğu ortada. Eğitim sisteminin yoğun ve zorlayıcı dünyasında öğrencilerin akademik başarısını yükseltmek ve mevcut durumu korumak için sağlıklı beslenme ve uyku ile birlikte Omega 3 etkili rol oynuyor. Okulda başarıyı getiren besin öğeleri arasında en üstte Omega 3 yer alıyor. Omega 3, anne karnındaki bebeğin beyin gelişiminde dahi önem taşıyorken, okul çağındaki çocuklar için olan önemi tartışılmaz. Uzmanlar, Omega 3 içeren gıdaların beslenme programına eklenmesi ve Omega 3 takviyesinin alınması gerektiğini belirtiyor. Okulların yeni eğitim dönemine başlayacağı şu günlerde çocukların düzenli Omega 3 tüketimi, yıl içerisindeki başarılarını büyük oranda olumlu etkileyecektir.

shutterstock_1012472821

Ritim Bozukluğuyla Omega 3 Desteğiyle Mücadele Edin!

Omega 3 yağ asitlerinin ne kadar önemli olduğu yıllardan beridir bilinen bir gerçek. Uzmanlar bu faydalı yağlardan yararlanmamız için sıklıkla yağlı balık tüketimini ve belli başlı besinleri öneriyor. Ruh sağlığından kalp sağlığına kadar faydalı olan Omega 3, yaşam kalitesini yükseltiyor. Son dönemlerde Omega 3 ve kalp sağlığın üzerine yapılmış araştırmalar öne çıkıyor.

Araştırmalar ve uzmanların görüşleri Omega 3 yağ asitlerinin kalpte oluşan ritim bozukluklarına iyi geldiği yönündedir. Omega 3’ün kan basıncını düzenlediği, kalp damarlarını koruduğu ve kalbe bağlı gelişen hastalık riskini düşürdüğü zaten biliniyordu. Kalp ritmindeki bu önemli faydası ile Omega 3 yeniden önemini göstermiş oldu.

Uzmanlar Omega 3 yağ asitleri için semiz otu, ceviz, keten tohumu, yeşil yapraklı sebzeleri öneriyor, özellikle de Omega 3 içeren yağlı balıkların tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Omega 3 içeren besinlerin yetersiz tüketimine karşı Omega 3 içeren gıda takviyeleri bir çözüm oluyor.