Japon Balıkları Depresyona Girer mi?

Renkli, sevimli, üstelik fazlasıyla hareketli olan Japon balıkları, en çok beslenilen akvaryum balıklarından biri. Japon balığı besleyen özellikle de tek bir balık besleyenlerin aklına genellikle, “Japon balığı depresyona girer mi?” sorusu geliyor. Bu sorunun cevabına “Evet” diyebiliyoruz. Japon balıkları oldukça sosyal balıklar olduğundan ve bilinenin aksine birkaç saniyelik hafızaya sahip olmadıklarından, içinde bulundukları akvaryumdaki yaşamın farkındadırlar. Öte yandan akvaryumda yer alan ısıtıcı, kayalar, bitkiler, çeşitli aksesuarlar Japon balıklarının bir süre sonra bunlara alışmasını sağlar. Dolayısıyla yaşadığı koşullar değiştikçe veya bazen de yalnız kaldıkları için balık farklı bir psikolojiye girebilir. Stres yaşayabilir, hareketli yapısını değiştirip tek bir noktada öylece durabilir, beslenme problemi gösterebilir.

İki veya daha fazla Japon balığının yaşadığı koşullarda ise balıklardan biri öldüğünde balık yine depresyona girebiliyor. Alıştığı akvaryumdan farklı bir akvaryuma geçiş yapan, kalabalık bir akvaryumdan sade hatta boş akvaryuma aktarılan Japon balıkları sosyalliklerini kaybedebilir ve depresyona girebilir. Bu yüzden farklı özellikler gösteren Japon balıklarının bir probleme işaret ettiği anlaşılmalıdır.

Çocukların Başarısını Etkileyen Faktörler

İyi ebeveyn olmanın belirli bir ölçüsü yoktur. Başarılı çocuk yetiştirmenin yolları her ebeveyne göre değişir. Bu yollar, her çocuğu farklı etkileyebilir. Ancak araştırmalar, başarının bazı faktörlere bağlı olduğunu gösteriyor. Bu faktörleri uygulayan ebeveynler, “iyi ebeveyn” olarak nitelendiriliyor.

İyi Ebeveynlerin Özellikleri

  • Çocuklarına ev işi yaptırarak sorumluluk duygusunu aşılamak
  • Sosyal becerilerin geliştirilmesini destekleyerek yardımseverlik, problem çözme gibi nitelikler kazandırmak
  • Çocuklarıyla sağlıklı ve mutlu bir ilişki kurmak
  • Eğitimli ve çalışan ebeveyn olmak
  • Stresten uzak durarak çocuğun ruh sağlığını korumak
  • Sonuçtan çok gösterilen çabayı baz almak
  • Her duruma karşı dayanıklı olmayı öğretmek
  • Matematiği çocuklara erken yaşta öğretmek
  • Ne fazla özgür bırakmak ne de çocuk üzerinde fazla baskı kurmak

Çocuklarınıza Güneş Banyosu Yaptırın!

Havalar ısınmaya, güneş yavaş yavaş yüzünü göstermeye başlamışken biraz dışarı çıkıp hava almak hem yetişkinleri hem de çocukları fiziksel ve psikolojik olarak rahatlatacaktır. Güneşin insan sağlığına birçok faydası bulunmaktadır. Bu faydalar boş zamanlarınızı değerlendirip çocuklarınızla güneş banyosu yapmanız için güzel bir bahane olabilir.

Aşağıda güneş banyosunun faydalarını sıraladık.

  • Öğlen güneşindeki UVB ışınları vücudumuzda D vitamini dönüşümünü sağlar. D vitamini kemik gelişimini destekleyerek kas ve kemik sağlığını korur.
  • Osteoporoz ve raşitizm gibi kemik hastalıklarına engel olur.
  • Romatizma ve eklem ağrılarını azaltır.
  • Böbrekler ve karaciğer için faydalıdır.
  • Kan, meme, kolon kanseri gibi kanser çeşitlerinin önlenmesine yardımcı olur.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kolesterolü düzenler.
  • Göz sağlığını olumlu etkiler.
  • Vücudun kalsiyum ihtiyacının bir kısmını karşılar.
  • Regl dönemi öncesindeki süreci rahatlatır.
  • Enerjiyi arttırarak yorgunluğu giderir.
  • Ruh ve sinirsel bozukluklardan uzak tutar.
  • Depresyon ve stresten korunmayı sağlar.
  • Güneş ışığının içerdiği melatonin uykusuzluğu önler. Güzel uyumayı sağlar.
  • Vücut direncini arttırır.
  • Zihinsel ve bedensel performansı arttırır.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Vücut ağrılarına iyi gelir.
  • Büyüme ve gelişmeyi hızlandırır.

Estetik Akvaryum Tasarımları

Balıklar kişinin göz zevkine hitap ederek insan ruhunu huzura kavuşturuyor. Yapılan bazı araştırmalar sonucunda evde balık beslemenin bünyeyi stresten uzaklaştırıp rahatlamayı sağladığı sonucuna ulaşıldı. Beden sağlığıyla birlikte ruh sağlığına da iyi gelen balıklar evlerinizde şahane duracaktır. Eğer siz de stresten arınmak ve rahatlamak istiyorsanız hemen bir akvaryum edinip evinizde balık besleyin.

Biz sizler için ilginç akvaryum tasarımlarını aşağıda sıraladık. Üstelik bu akvaryumların bazılarını ofisinizde kullanabilir ya da yanınızda taşıyabilirsiniz. Şöyle bir göz gezdirin ve dilediğinizi seçin. 🙂


1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22


Kaynak: boredpanda.com

 

Tükettiğimiz Besinler Duygularımızı Etkiliyor

Tükettiğimiz besinlerin vücudumuza yararı ya da zararı olduğu gibi, ruhumuza da yararı ya da zararı vardır. Duygularımız, yediklerimize göre değişkenlik gösterir.

Aşağıda sırasıyla, içinde bulunduğumuz duygu durumuna göre besinlerin iyi ya da kötü etkilerini görebilirsiniz.

İyimserlik:

Omega 3’ün insanın iyimser hissetmesinde önemli bir rolü vardır. İçerdiği yağ asitleri beyninizi pozitif düşünmeye iter. Balık, ceviz ve fındık gibi besinlerden Omega 3 kaynağı olarak faydalanabilirsiniz.

Sakinlik:

Yoğun stres içindeyseniz ve sakinleşmek istiyorsanız magnezyum içeren besinler tüketmelisiniz. Badem, kabak çekirdeği ve tahıllı ekmek magnezyum içerir. Rahat ve sakin hissetmenizi sağlar.

Mutluluk:

Nörotransmitter maddeler, mutluluğu eksik ya da fazla hissetmenizi sağlar. Çünkü bu maddeler sinirler arasındaki iletimde görevlidir. Karides, ananas ve muz gibi meyveler de serotonin hormonunu arttırır. Bu hormon mutlu olmanızı sağlar.

Özgüven:

Araştırmalara göre tiamin yani B1 vitamini eksikliği, özgüven eksiliğine neden olmaktadır. Kuru üzüm, yulaf, süt ve süt ürünleri, yumurta ve mayalı besinler B1 vitamini eksikliğinizi giderir.

Depresyon:

Omega-3’ün beyin fonksiyonlarını geliştirdiği ve omega-3 açısından zengin beslenmenin depresyonu önlediği bilinmektedir. Vücutta iltihap var ise, bu durum da depresyonu tetikler ve sizi mutsuz bir hale sokar. Soğan tüketimi iltihabın azalmasını sağlar. Düzenli Omega-3 tüketimi de iltihabı azaltıcı etki gösterir.

İsteksizlik:

Zencefil yönünden yüksek besinler isteksizliği azaltır, zor zamanları atlatmanızda size yardımcı olur.

Endişe:

Selenyum eksikliği bireyde endişeye neden olur. Kuruyemişler endişelerden kurtulmanızda oldukça etkilidir.