45

Cod Liver Oil İhtiyacı Gün Geçtikçe Artıyor!

Cod liver oil ihtiyacı gün geçtikçe artıyor! Kış mevsiminin yaklaşmasıyla havalar soğuyor. Soğuk havalarda kapalı ortamlarda, evlerde, işyerlerinde vakit geçirmek herkese daha cazip geliyor. Bu mevsimde, insanların güneşle temas etme gibi bir şansının olmaması, D vitamini eksikliğini tetikliyor. D vitamini eksikliği de, daha önce sözünü ettiğimiz gibi, kemik sağlığını olumsuz etkiliyor, vücut direncini düşürüyor, astım, anksiyete, yorgunluk vb. sağlık sorunlarına neden oluyor. Ne yazık ki hastalıklardan korunmak ve vücut direncini sağlamak mevsim geçişlerinde bir hayli zor oluyor. İşte bu noktada cod liver oil (morina balığı karaciğer yağı) ihtiyacının önemi ortaya çıkıyor.

Cod liver oil (morina balığı karaciğer yağı), bilindiği üzere morina balığının karaciğerinden elde ediliyor. Morina balığı karaciğer yağı, hem yüksek miktarda EPA ve DHA içeren Omega 3 yağ asitlerinin, hem de A ve D vitaminlerinin doğal kaynağıdır.

Önceki yazılarımızda; EPA, DHA, omega 3, cod liver oil gibi kavramları açıklamıştık, balık yağından elde edilen omega 3’ün faydalarına da değinmiştik. Bütün bu bilgiler ışığında, havaların soğuduğu ve enfeksiyonların arttığı bu dönemde, hem çocukların hem de yetişkinlerin cod liver oil kullanımları ile, bir yandan bağışıklık gelişimleri desteklenirken, diğer yandan D vitamini eksikliğinin önlenmesi sağlanabilir.

143-hafiza

Beyin Fonksiyonlarını Korumanın Yolları

Akıl sağlığımız, başarılı iş ve okul yaşantımızın, sağlıklı aile ve çevre ilişkilerimizin önemli faktörüdür.  Yaşamımızın her döneminde, sinir sisteminin merkezi olan beynimizin güçlü işleve sahip olması, güçlü hafızayı, öğrenme ve algılama kapasitesi artışını, bunama ve hafıza kaybının önlenmesini, depresyon riskinin azaltılmasını ve sağlıklı sinir sistemine sahip olmasını, dolayısıyla yaşamımızın kolaylaşmasını ve kaliteli yaşam sürmemizi sağlar.

Sağlıklı beslenme, fiziksel gelişimi sağladığı, vücudumuzun bağışıklığını geliştirdiği, hastalıklara karşı bizi koruduğu gibi zihinsel gelişimimiz için de çok önemlidir. Bu yazımızda sizlere beyni güçlendiren bazı besinler hakkında bilgi vermek istedik.

Omega 3: Soğuk ve derin deniz balıkları yüksek miktarda omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA içerir. Bu yağ asitlerinden DHA, beyin fonksiyonlarının gelişimine yardımcı olur. Hafızayı güçlendirir, algılama ve öğrenme kapasitesini artırır, beyin sağlığını korur, Alzheimer, demans (bunama) hastalıklarını ve dikkat eksikliğini önleyici etkilere sahiptir.

B vitaminleri: Özellikle tahıllı gıdalarda, hayvansal ürünlerde ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan B6 ve folik asit olarak bilinen B9 vitamini ile sadece hayvansal ürünlerde özellikle ette bulunan  B12 vitamini, beyin fonksiyonlarını ve sinir sistemini güçlendirir, Alzheimer ve demansı önler.

Kafein:  Kafein kaynağı olan kahve, guarana bitkisi gibi kaynaklar beyin fonksiyonlarını güçlendirerek, hafıza gelişimini sağlar.

Kırmızı meyve ve sebzeler: Antioksidan özellikleri güçlü olan domates, yaban mersini gibi kırmızı meyve ve sebzeler beyin hücrelerini koruyarak, hafıza kaybını önleyici etki gösterirler.

Ceviz:  Selenyum ve bitkisel omega-3 kaynağı olan ceviz, yaşlanma sürecinde beyin hücrelerini koruyarak, hafıza kaybının önlenmesine yardımcı olur.

134-salgin-hastalik

Salgın Hastalıklara Karşı Önlem Alın!

Salgın hastalıklara karşı önlem almalısınız. Çünkü havaların soğumasıyla birlikte salgın hastalıklar çocukların sağlığını tehdit ediyor. Aslında okul döneminde çocukların hastalanması ve ateşlenmesi bağışıklık sistemlerinin gelişmesi için gereklidir. Ancak sık sık burun tıkanıklığı ya da akıntısı, halsizlik, baş ve karın ağrısı, bulantı, ateşlenme, kusma gibi soğuk algınlığı belirtileri tehlike işareti olabilir. Yayılan mikroplar ve salgın, diğer bulaşıcı hastalıklara neden olabilir. Bütün bunlara engel olmak için ebeveynler çocuklarını bilinçlendirmeli ve çeşitli önlemler almalıdır.

Çocukları Salgın Hastalıklardan Nasıl Koruyabilirsiniz?

  • Doğdukları andan itibaren tüm aşıları yaptırılmalıdır.
  • Sağlıklı ve düzenli beslenmeye teşvik edilmelidir.
  • Yeterli sıvı tüketimi ihmal edilmemelidir.
  • Bol miktarda sebze, meyve ve balık tüketilmelidir.
  • Elleri düzgün ve sık sık yıkanmalıdır.
  • Uyku alışkanlıkları düzenli olmalıdır.
  • Mevsime uygun kıyafetler seçilmelidir.
  • Düzenli spor yaptırılmalıdır.
  • Her çocuğun sağlık dosyası tutulmalıdır.
  • Okullarda belli aralıklarla taramalar yapılmalıdır.
  • Çocuklar hasta insanlardan uzak tutulmalıdır.
  • Bulaşıcı hastalığa yakalanan çocuk okula gönderilmemelidir.
  • Başkalarının özel eşyaları kullanılmamalıdır.
  • Çocuklar düzenli olarak doktor kontrolünden geçmelidir.
129-omega3-salata

Kendinize Lezzet Ve Sağlık Dolu Bir Omega 3 Salatası Hazırlayın!

Kilo vermek için öğünlerinde ya da akşam yemeklerinde salatayla beslenenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Esasında sağlık bakımından da öğünlerde veya ara öğünlerde salatayla beslenmek önemli bir yer tutuyor.

Salatayı seviyorsanız ve bol malzemeli salatalarla besleniyorsanız kendinize bir de Omega 3 salatası hazırlamayı deneyin.

Malzemeler:

  • 250 gr semizotu
  • 1 adet domates
  • 1 adet salatalık
  • 1 adet kırmızıbiber
  • Maydanoz
  • Dereotu
  • Nane
  • Ton balığı
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı keten tohumu
  • Limon
  • 3 tam ceviz

Hazırlanışı:

Semizotunu iyice yıkadıktan sonra ayıklayın. Domates, salatalık, kırmızıbiber ile eklemek istediğiniz diğer sebze ve meyveleri bir kaba doğrayıp yeşilliklerle karıştırın. Zeytinyağı ve limon-sirke ilavesini yapın. Son olarak da yağı süzülmüş ton balığı, keten tohumu ve cevizleri ekleyin.

Not: Bu tarif 1 kişiliktir. Dilerseniz malzeme miktarını kişi sayısına göre arttırabilirsiniz.

Afiyet olsun! :)


Kaynak: dilarakocak.com.tr

 

113-cocuk-goz

Omega 3 ve Çocuklarda Göz Sağlığı

Çocukların anne karnından itibaren beden ve zihin gelişimleri başlar. Anne adayının hamilelik sürecinde, sağlıklı ve doğru beslenmesi, çocuğun beyin ve göz gelişimi için de Omega 3 içeren besinler tüketmesi gerekmektedir. Omega 3’ün içerdiği DHA, göz ve beyin hücre zarlarının ana maddelerinden biridir. Dolayısıyla Omega 3, göz sağlığını direkt olarak etkiler.

Omega 3’ün Göz Sağlığına Etkileri

  • Göz gelişimini sağlar.
  • Göz kuruluğunu engeller.
  • Görmeyi tehdit eden “sarı nokta hastalığı” riskini azaltır.
  • Retina dejenerasyonuna bağlı olarak görme fonksiyonunu arttırır.
  • İlerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek göz hastalıklarından korur.
117-cicekler

Çiçeklerin İnsan Sağlığına Faydaları

Mevsim geçişlerinde sağlığınıza daha fazla özen göstermeniz gerekebilir. Kimisi bu dönemde bitki çaylarına ve bitkisel ürünlere yönelir. Peki bitkilerin sağlığınıza ne tür faydaları var? Birlikte inceleyelim.

  • Papatya: Cilt sağlığını korumaya yardımcı olur. Cilt sağlığı için papatya özlü kremler kullanılabilir. Çiçekleri; E, provitamin A ve C vitamini içerir. Çayı sakinleştirir.
  • Ekinezya: Genelde koruyucu kremlerde kullanılır. Cildi yeniler, sivilce ve iltihapları iyileştirir. Çayı, grip ve solunum hastalıklarına faydalıdır.
  • Kekik: Antik Mısır’da “gençlik koruyucusu” olarak bilinir. Bağışıklık sistemini, cildin ve vücudun yaşamsal fonksiyonlarını kuvvetlendirir.
  • Lavanta: Ciltteki iltihap, böcek ısırığı, kabarcık, çürük ve yaraları giderir. Hassas cilt tipine sahip olanlar kullanabilir.
  • Sardunya: Tonik yapılarak saça sürülmesi, saçların parlak ve canlı olmasını sağlar. Yaprakları 20 dakika boyunca suda tutulup, bu suyla saçlar durulanabilir.
116) sonbahar

Sonbahar İçin Sağlık Önerileri

Yaz günlerinin sıcağından, neşesinden ve hızından yorulan bünyeniz sonbahara hazır mı? Azalan güneş ışığı bedeninizi ve ruhunuzu yorgun mu düşürüyor? Öyleyse önerilerimiz bünyenize iyi gelecek.

  • Uykunuzu düzene sokun. Her gün aynı saatte uyuyup aynı saatte uyanmaya çabalayın. Düzensiz uyku, yorgun hissetmenizin başlıca nedenlerindendir.
  • Sporu alışkanlık haline getirin. İster yoga, ister fitness, isterseniz de pilates yapın. Ancak haftada 3 gün spor yapmayı ihmal etmeyin. Kendinizi enerjik ve zinde hissetmeniz için spor yapmanız şart.
  • Sağlıklı ve dengeli beslenin. Yaz mevsimine göre dışarıda daha az vakit geçireceğiniz için yediklerinizi sindirmeniz daha yavaş olacaktır.
  • Mevsim değişikliklerinden etkilenmemek için vücudunuzun bağışıklık sistemini güçlü tutmalısınız. Bunun için de antioksidan görevi gören A, C, E vitaminlerini ve Omega 3 içeren besinler tüketmelisiniz.
  • Dışarı daha az çıkmak ve arkadaşlarınızla daha az vakit geçirmek sizi mutsuz edebilir. Ama buna hiç gerek yok! Arkadaşlarınızla evde toplanın.
110) cocuklar-omega-3

Çocuk Sağlığı ve Gelişiminde Omega 3 Etkisi!

Omega 3 yağ asitleri, çocukların sağlıklı fiziksel ve zihinsel gelişimleri için oldukça önemlidir. Dolayısıyla anne karnından itibaren çocukların Omega 3 yağ asitleriyle tanıştırılması gerekir. İnsan vücudunda üretilemeyen omega-3 yağ asitleri ancak gıdalarla alınabilmektedir.  Hamile bir bayanın omega-3 açısından zengin beslenmesi, bebeğe doğal yolla omega-3 geçişi sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Bebek doğduktan sonra en az 6 ay anne sütüyle beslenen bebeğe omega-3 geçişi devam etmektedir. Ek gıdalara geçildiği ve anne sütü bırakıldığı zaman çocuklardaki omega-3 ihtiyacını karşılayabilmek, artık çocuğun beslenmesinde omega-3 açısından zengin gıdaların varlığına bağlı olmaktadır.

Tüm yaşam boyunca önemi olan omega-3’ün, çocuk sağlığı üzerine nasıl etkileri olduğunu aşağıda sizin için özetledik:

Beyin gelişimine yardımcı olur.

  • Algılama ve öğrenme kabiliyetini arttırıcı,
  • Matematiksel zekâyı geliştirici,
  • Okuma, yazma ve telaffuz becerisini arttırıcı,
  • Dikkat eksikliğini azaltıcı etkileri görülmektedir.

Sinir sistemini güçlendirir.

  • Depresyonu ve diğer psikolojik problemleri önlemeye,
  • Hiperaktiviteyi azaltmaya,
  • Davranış bozukluklarını önlemeye yardımcı olur.

Göz sağlığını korur.

  • Göz gelişimini destekleyici,
  • Göz kuruluğunu engelleyici,
  • Retina dejenerasyonuna bağlı olarak görme fonksiyonunu arttırıcı,
  • Göz hastalıkları oluşum riskini azaltıcı etkileri vardır.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

  • Hastalıkların oluşumunu engellemeye, hastalıklarla mücadele etmeye,
  • Sağlıklı hücrelerin gelişimine yardımcı olur.
122) agiz-kokusu

Balık Yedikten Sonra Oluşan Ağız Kokusu Nasıl Giderilir?

Sağlığınız için haftada en az 2 kez balık tüketiyorsunuz. Ancak evde pişen balık etrafa çok kötü bir koku yayıyor ve kimileri bu koku nedeniyle balıktan tiksinebiliyor. Bu soruna çözüm olarak daha önce Balık Kokusu Giderilebilir Mi?” başlıklı bir yazı yazmıştık. Ancak şu da göz ardı edilmemelidir ki, balık sadece evde değil, ağızda da kötü kokulara neden olabiliyor. Aşağıda balık yedikten sonra ağız kokunuzu giderebilmeniz için yapmanız gerekenleri sıraladık.

  • Mutlaka balık yedikten sonra dişinizi fırçalamalı ve diş ipi kullanmalısınız.
  • Ağız hijyeni için dişinizi 6 ayda 1 temizletmelisiniz.
  • Bol bol su içmelisiniz. Su, ağzınızı ferahlatır ve nemli olmasını sağlar.
  • Maydanoz, karanfil, nane, tarçın gibi çözümler geçicidir ancak ağızdaki bakterilerin giderilmesine yardımcı olur. Anlık çözüm için çiğneyebilirsiniz.
  • Ekmek kötü kokuları azaltır. Balık yedikten sonra 1 dilim ekmek tüketebilirsiniz.
  • Yeşil çay; polifenol içerir. Polifenol ağızdaki zararlı bakterileri yok eder.
  • Suya limon damlatıp ağzınızı limonlu suyla çalkalayabilirsiniz.
  • Karbonatlı su ve tuz ile gargara yapabilirsiniz.
101) hamilelik-beslenme

Gebelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Besinler

Gebelik döneminde beslenme, bebek ve anne sağlığı açısından çok önemlidir. Bu dönemde ek besinlere de ihtiyaç vardır. Günlük olarak 300 ila 500 kalori almak gerekir. Gebelik döneminde beslenmeye özen gösterilmediği takdirde bebeğin sağlığı olumsuz etkilenebilir. Sağlıksız beslenme pek çok komplikasyona neden olabilir. Hatta aşırı kilo ve diyabet gibi sağlık sorunlarına da yol açabilir.

Gebelik döneminde gerekli olan besinler;

  • Yağlı balık: Yağlı balıklar omega-3 açısından zengindir. En azından haftada iki kere balık tüketimi tavsiye edilmektedir. Anne karnındaki bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimi açısından önemlidir. Balığın nerede yetiştiği hem omega-3 miktarı, hem de ağır metal içerip içermemesi nedeniyle özellikle hamile bayanların güvenli kullanımı açısından dikkat edilmesi gereken bir husustur. Soğuk ve derin deniz balıkları daha yağlıdır ve bu nedenle omega-3 miktarı daha yüksektir. Balığın, ızgara ve buğulama tekniğiyle pişirilmesi omega-3 miktarının korunması ve sağlıklı beslenme açısından önemlidir.
  • Su: Gebelik döneminde kan hacmi 1,5 litre artar. Annenin de bebeğin de bu süreçte suya ihtiyacı vardır. Anne adayı susuzluk hissetmese de bebek susuz hissedebilir. Baş ağrısı, anksiyete, yorgunluk, halsizlik, kabızlık gibi sorunlar gebelik döneminde susuzluk belirtisi olabilir. Anne adayları günde yaklaşık 2 litre su içmelidir.
  • Süt ürünleri: Gebelik döneminde fazla miktarda süt ve ürünleri tüketilmelidir. Bu ürünlerden alınan protein bebeğin büyümesi için önemli olan kalsiyum ihtiyacını karşılar.
  • Yumurta: Yüksek miktarda protein, yağ, vitamin, mineral, omega-3 ve kolin içerir. Bebeğin sağlıklı fiziksel ve zihinsel gelişimi için önemlidir.
  • Et: Sığır ve tavuk eti zengin protein kaynaklarıdır. Sığır eti, kolin, B12 vitamini ve demir açısından da zengindir.
  • Kuru meyve: Bir porsiyon kurutulmuş meyvede folat, demir, potasyum gibi birçok vitamin ve mineral bulunur. Kuru meyvelerde su bulunmaması sebebiyle bu içeriklerin oranı daha çoktur. Ancak gebelik döneminde, sadece kuru meyve tüketilmesiyle ilgili bir kaide yoktur. Taze meyvelerin tüketilmesinin faydaları da unutulmamalıdır.
  • Yeşil yapraklı sebzeler: Brokoli, lahana, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, lif, A, C ve K vitaminleri, kalsiyum, demir, folat ve potasyum içerir. Ayrıca bu sebzeler iyi birer antioksidandır. Antioksidanlar bağışıklık ve sindirim sistemi için son derece önemlidir.
  • Baklagiller: Mercimek, bezelye, fasulye, nohut, soya gibi baklagiller bitkisel kökenli lif kaynaklarıdır. Ayrıca yüksek miktarda folik asit, demir, protein ve kalsiyum içerirler. Folik asit, anne sağlığı ve bebek gelişimi için çok önemlidir.
  • Tüm tahıllar: Tahıllar, gebelik döneminde artan kalori ihtiyacını karşılamak için uygun besinlerdir. Kepekli tahıllar, lif, B vitamini ve magnezyum açısından zengindir.

Hamilelik döneminde lif içeriği zengin tahılların, yeşil yapraklı sebzelerin, meyvelerin, baklagillerin ve suyun tüketimi, sıklıkla yaşanılan kabızlık probleminin önlenmesi açısından da önemlidir.