balık yağı faydaları

Balık Yağı Ve Faydaları

Balık Yağı Ve Faydaları

 

Deniz ürünleri içerisinde balıklar, omega-3 bakımından çok zengindir. İnsan vücudu için gerekli olan omega-3, en fazla soğuk deniz balıklarında bulunmaktadır. Omega 3, zihinsel gelişimden, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesine kadar birçok alanda etkinliğe sahiptir. Balıklardan üretilen balık yağları ise,balık yiyemeyenler için pratik bir çözümdür ve balık yağı hapı diye bilinen kapsüller halinde ya da balık yağı şurubu olarak bilinen sıvı halindeki seçenekleri ile her yaş için kullanımı kolaylaştırmaktadır.

Elbette ki, her balık yağı aynı kalitede, içerikte ve güvenilirlikte değildir. Somon, morina, orkinos, alabalık, sardalya, tekir, ringa, dil, uskumru ve hamsi gibi balık türlerinden özel üretim teknolojileriyle elde edilen yağlar, saflaştırma işlemine tabi tutularak ağır metaller gibi sağlığa zararlı olabilecek maddelerden ayrıştırılmaktadır.

Balık yağları arasında kalite farklılığı, uygulanan üretim teknolojisinden ve saflaştırma yönteminden kaynaklıdır. Balık yağlarının elde edildiği balıkların hangi denizlerde yaşadığı da, üretilen balık yağlarının içeriğindeki omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA miktarlarını etkilemektedir. Ne kadar soğuk deniz balığı olursa, o kadar balık yağında bulunan omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA miktarları yüksek olacaktır.

balık yağı faydaları
balık yağı faydaları

 

Omega-3’ün Faydaları

 

Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA, başta beyin, göz, kalp gibi önemli organlar olmak üzere sağlıklı vücut sistemi için gereklidir. Çocukların zihinsel gelişiminden, dikkat problemine kadar birçok amaçla balık yağları tüketilebilir.

Omega-3 içerisinde yer alan EPA ve DHA’nın, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etkileri uzun zamandır bilinmektedir ve bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Damarlar içindeki daralmaya sebep oluşturan kan pıhtılaşmasının önlenmesini ve kolesterol seviyesinin dengelenmesini sağlayarak damar sertliği olarak bilinen ateroskleroz oluşumuyla ve kalp ritm bozukluğuyla mücadele etmeye, kandaki şeker seviyesini dengelemeye yardımcı olur.

Beyin fonksiyonlarının, görme yetisinin ve sinir sisteminin güçlendirilmesinde omega-3 yağ asitlerinden DHA’nın önemi büyüktür.Çocuklarda algılama, öğrenme kapasitesinde artış, okul başarısını olumsuz etkileyen dikkat eksikliğinin önlenmesi omega-3 yağ asitleri ile mümkün olabilmektedir. Unutkanlık, depresyon, demans ve Alzheimer gibi sinir sistemi hastalıklarına karşı da omega-3 desteğinden fayda sağlanabilmektedir.

Omega-3, görme yetisinin güçlendirilmesine de katkıda bulunur. Gözün retina tabakası DHA bakımından zengindir. Omega-3 ile göz sağlığı desteklenerek, görme problemleri, göz kuruluğu, sarı nokta hastalığı gibi rahatsızlıklara karşı korunma sağlanabilir.

Antienflamatuar etkiye sahip olan omega-3, bağışıklık gelişiminde de rol oynar. Soğuk algınlıkları, grip enfeksiyonları gibi sıklıkla karşılaşılan rahatsızlıklara karşı vücudun savunmasının güçlendirilmesinde ve kanser, iltihaplı eklemrahatsızlıkları gibi kronik hastalıkların önlenmesinde omega 3 desteğinden fayda görülmektedir.

 

Omega 3 Desteği için Balık Yağları

 

Omega 3 içeren gıdalar, çocuk veya yetişkin olsun herkesin beslenmesinde düzenli olarak yer almalıdır. Yeterli tüketim yapılamadığı zaman, vücudun ihtiyacı olan omega-3’ü sağlayacak takviye edici gıdalardan da destek alınabilir. Balık yağları önemli bir omega 3 kaynağıdır, fakat balık yağı markalarının aynı özelliklerde olmadığı düşünüldüğünde, akla “en iyi balık yağının hangi özelliklere sahip olması gerektiği” sorusunu getirmektedir.

En iyi balık yağının özellikleri; Yüksek üretim kalitesine sahip, ihtiyacı karşılayan Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA miktarlarını içeren, zararlı maddelerden arındırılmış olduğu. Analiz raporlarıyla gösterilerek saflığı garantili ve ayrıca doğal formda olan, balık kokusu ve mide rahatsızlığı hissettirmeyip zorlanmadan kolay kullanım olanağı sağlayan balık yağı olarak özetlenebilir. Nitekim sıvı formlardaki balık yağları için lezzetli aromalara sahip çocuklar kadar yetişkinler tarafından da sevilerek tüketilen balık yağı markaları da mevcuttur.

 

 

Balık Tüketen Çocuklar Daha Sağlıklı Ve Daha Başarılı (Omega3)

Balık Tüketen Çocuklar Daha Sağlıklı Ve Daha Başarılı

 

Tüm yaşam boyunca, beyin gelişiminden kalp damar sağlığına, göz sağlığından sinir sistemine kadar faydaları saymakla bitmeyen omega3 yağ asitlerininönemi büyüktür. Özellikle çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimi için, omega 3’e anne karnındaki bebeklik döneminden itibaren ihtiyaç duyulmaktadır.

Omega-3 yağ asitleri, vücut için elzem olan çoklu doymamış yağ asitlerindendir ve vücut tarafından üretilmediği için dışarıdan alınması gerekmektedir. Omega-3 içeren bitkisel ve hayvansal gıdaların tüketimiyle ihtiyacın karşılanması mümkündür. Omega-3, bitkisel kaynaklardan ALA (α – linoleik asit) olarak alınabiliyorken, hayvansal kaynaklardan aktif metabolitleri olan EPA ve DHA olarakdoğrudan sağlanabilmektedir, bu nedenle omega-3 içerikli hayvansal gıdaların tüketilmesi önemle tavsiye edilir. Omega-3 içerikli gıdaların yeterince veya hiç tüketilememesi söz konusu ise, takviye edici gıdalarla da ihtiyaç karşılanabilmektedir. Balık yağları, balıklardan elde edilen ve omega3 yağ asitleri EPA ve DHA desteğini sağlayan doğal kaynaklardır.

 

Çocuklarda Zeka Gelişimi ve Sağlıklı Uyku İçin Balık

 

 

Yapılan araştırmalara göre haftada en az bir kez balık tüketen çocuklar yaşıtlarına göre çok daha zeki oluyor. Bunun yanında bu şekilde beslenen çocukların uyku kaliteleri artıyor. Düzenli balık tüketen çocukların omega desteği sayesinde IQ seviyeleri yükseliyor. Uykunun daha kaliteli olması da çocuğun gün içindeki aktivitelerine olumlu şekilde yansıyor.

 

 

Çocuklara kurallar koyarak uyku, yemek ve oyun saatleri düzenleyebilirsiniz. Ancak araştırmacılar, kurallar kadar balık tüketiminin de etkili olduğunu savunuyor. Çocuklar haftada en az iki kez düzenli balık tükettiğinde düzenli bir uyku döngüsü elde etmektedir. Bu durum çocuğun algılama yeteneğini artırır. Okuldaki başarısının da artmasını sağlar.

 

 

Uyku içinde sürekli uyanmak uykunun kalitesini düşürür. Hatta bu duruma bağlı olarak çocuklar dikkat dağınıklığı yaşayabilir. Yapılan bir araştırmada,9 ile 11 yaş arasındaki çocuklar değerlendirilmiş ve balık tüketen çocukların tüketmeyenlere oranla sınavlarda daha yüksek başarılar elde ettiği gözlemlenmiştir. Araştırma omega 3 asitlerinin çocuklarda zihinsel gelişime pozitif yönde etki ederek fayda sağladığını ortaya koymuştur.

Yapılan tüm araştırmaların sonuçlarına göre, çocukların düzenli balık tüketmesi çok önemlidir. Balık sevmeyen ve tüketemeyen çocuklar için ise,içerdiği omega3 yağ asitleri EPA ve DHA miktarlarına, saflık derecesine, doğallığına ve çocukların severek tüketebilecekleri lezzetli tatlarda olmasına dikkat ederek seçilecek balık yağı içeren takviyeler ile omega 3 ihtiyaçları karşılanabilir.

 

 

Büyüten Proteinleri ile Balık

 

 

Hayvansal kaynaklı olan balık proteininin bioyararlılığı yüksektir. Hızlı bir şekilde vücut proteinine dönüşür. Hücrelerin yenilenmesi için en temel besinlerden biri balıktır. Özellikle büyüme çağındaki çocuklar yeni ve sağlıklı hücre üretimine çok ihtiyaç duyar. Büyüme çağındaki çocukların beslenme düzenlerinde balık olması çok önemlidir.

 

 

Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendirmek İçin Balık (Omega3)

 

Balık içindeki omega-3 yağ asitlerinin anti-enflamatuar etkisi sayesinde hastalıklara karşı koruyuculuk elde edilir. Bu yağ asitlerinin bağışıklık güçlendirerek, enfeksiyonların ve kanser gibi kronik hastalıklarınönlenmesinde etkili olduğu bilinmektedir. Kış aylarında grip gibi hastalıklara karşı balık tüketimi ile çocuklarınızı ve kendinizi koruma altına alabilirsiniz.

Henüz anne karnında olan ya da anne sütüyle beslenen bebeklerin omega3 ihtiyacının karşılanabilmesi, annenin omega-3 açısından desteklenmesi ile mümkün olabilmektedir. Emzirilen bebekler için anne sütü mucizevi besindir ve annenin sütündeki omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA da değerli besin öğelerindendir.  EPA ve DHA vücut tarafından üretilemediği için, annenin ve anne adayının omega-3 açısından zengin beslenmesi ve balık yağı gibi omega-3 kaynağı olan takviye kullanması, kendilerine olduğu kadar bebeğede fayda sağlamaktadır.

 

 

Obeziteye Karşı Balık

 

Teknoloji çağı çocuklarda fiziksel aktiviteleri azaltmıştır. Dengesiz beslenme ile birlikte hareketsizlik, insülin direncinin çocukluk çağına kadar düşmesine neden oldu. İnsülin direncinin kırılmasında balık yağındabulunan omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA’nın önemli rolü vardır. Zengin omega 3kaynağı olan balık, obezite riskinin azaltılmasında da etkilidir. Dikkat edilmesi gereken tek kısım ise balık tüketiminin düzenli olmasıdır.

 

 

Düzenli Ama Ne Sıklıkta?

 

Balık tüketimi çocuklar için önemli bir omega3 desteği olmaktadır. Haftada en az iki kez hatta mümkünse üç kez balık tüketilmesi balığın faydalarından yararlanmayı sağlayacaktır. Pişirme yöntemi olarak kızartma yerine ızgara, buğulama ve fırında gibi daha sağlıklı yöntemler tercih edilebilir. Balık sevmeyen çocuklar için, saflığı garantili, balık tadının algılanmadığı, severek tüketebilecekleri lezzetli aromalardakibalık yağı içeren ürünler tercih edilebilir. Bu şekilde çocuğun ihtiyaç duyduğu omega3 desteği sağlanabilir.

otizmde balık yağı

Otizmin etkileri balık yağı ile azaltılabilir mi?

Otizmin etkileri balık yağı ile azaltılabilir mi?

Otizmde Omega 3 – Temelde beynin farklı bölgelerinin aynı anda çalışamamasından kaynaklı bir hastalıktır ve ömür boyu devam eder. Otizmli bireyler çevreleri ile iletişim kurma konusunda yaşamları boyunca güçlük çekerler. Otizm nedenleri tam olarak bilinmez, ancak bazı bilim adamları bu durumun genetik olduğunu düşünürler. Bununla birlikte otizme neden olan etmenler arasında bazı ilaçlar ve geçirilen hastalıklar olduğu da düşünülmektedir. Son yıllarda, çokça konuşulan konular arasında aşıların otizme sebep olduğu tartışması yer alır. Bu tartışmaların aslının olmadığı ise ispatlanmış bir gerçektir ve çocukluk döneminde yapılan aşıların, ölümle sonuçlanabilecek kadar ağır hastalıkların çok daha kolay atlatılmasını sağladığı yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur.

Otizm belirtileri her bireyde aynı olmaz ve bu da hastalığın tanısını geciktirir. Erken teşhis edilen otizm gerekli eğitimler ile bireyin yaşamını büyük ölçüde kolaylaştırır.

Otizm ve beslenme ilişkisi arasında oldukça güçlü bir bağ vardır. Beslenme, otizm için tek başına bir anlam ifade etmez, ancak otizmde doğru beslenme, otizm belirtilerinin azaltılmasında etkin rol oynar. Beslenme aynı zamanda çocukluk çağında gelişme ve büyüme için de gereklidir.

Otizm tedavisinde balık yağı desteği

Beyin davranışlarında meydana gelen farklılardan temel alan bir hastalık olan otizm tedavisinde Omega 3 kullanımının büyük faydalar sağladığı bilinmektedir. Omega 3 desteği sağlayan otizmde balık yağı, otizmde yaygın olarak kullanılmaktadır ve birçok hastada olumlu etkileri görülmektedir. Balık yağının içinde, beyin hücrelerinin ihtiyacı olan ve beyin fonksiyonlarının gelişiminde rol oynayan Omega 3 yağ asitleri bulunmaktadır. Otizmde balık yağının olumlu etkilerinin görülmesi, bu değerli yağ asitlerinin beyin hücrelerine sağladığı faydadan kaynaklanmaktadır.

Omega-3, eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) içerir ve bu yağ asitlerinden özellikle DHA,beyindeki sinir hücreleri arasındaki geçirgenliği arttırarak daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Omega 3 kaynağı olarak akla ilkgelen besin takviyesi hiç şüphesiz ki balık yağıdır. İhtiyacı karşılayan içeriğe sahip kaliteli bir balık yağı otizmde kullanıldığında, beyin içerisinde meydana gelen işlevsel iletişim kopukluklarından kaynaklı semptomların azalmasına ve dolayısıyla da bireylerin yaşadıkları otizm ataklarının azalmasına katkı sağlar.Otizmde balık yağı kullanımı, olumlu gelişmeler görülmesini sağlayabilir.

Erken teşhis, doğru beslenme ve gerekli eğitim alındığında otizmde ciddi iyileşmelerin kaydedildiği yüzlerce olgu vardır.

Otizmli çocuklar yemek yerken,  yemeğin kokusunu, tadını, rengini hatta görünüşünü dâhi farklı algılayabilmektedirler. Bu nedenle de otizmde yemek eğitimi oldukça zorlu bir süreçtir ve uzun yıllar devam edebilir. Hal böyle olunca da kişiler gerekli besinleri beslenme yolu ile alamazlar. Beyin dostu bir gıda türü olan balık tüketimi, normal bireyler için bile düzenli bir yemek alışkanlığı haline getirilememiştir. Balığın kokusu, dokusu ya da dış görünüşü de otizmli bireylerde rahatsızlık nedeni olabilir ve sıradan gibi görünen bu durum otizmli kişilerde kontrol edilemeyen öfke nöbetlerine neden olabilir. Otizmde, balık gibi önemli bir besin kaynağının sağlayacağı faydalar, güçlü içerikli ve doğal balık yağı takviyesi ile de sağlanabilir.Ancak mutlaka bilinmesi gerekir ki otizm, bireye özel bir hastalıktır,semptomlar her hastada aynı şekilde görülmez. Bundan dolayı otizmdeOmega 3 desteği sağlayacak olan balık yağı kullanımı için, öncelikle bireyi takip eden hekime danışılmalı ve uygun gördüğü takdirde başlatılmalıdır.

Otizm için diyet listesi her bireyde aynı şekilde uygulanamaz. Bu nedenle de otizmdeki diyet tedavisine balık yağı eklenecek ise, süreç içerisinde kesinlikle beslenme uzmanı ya da doktordan habersiz şekilde doz artırımı ya da azaltımı yapılmamalıdır.

Balık Yağı Kapsülü mü Balık Yağı Şurubu mu?

Hangisi Tercih Edilmeli?

Sağlıklı ve dengeli bir yaşam, güçlü bir bağışıklık sistemi için Omega 3 desteği sağlayan balık yağının faydaları artık herkes tarafından bilinen, su götürmez bir gerçek. Günden güne balık yağı kullanım bilinci artarken, kapsül veya sıvı halinde birçok balık yağı çeşidi de artış gösteriyor. Peki balık yağı kapsülü ile balık yağı şurubu arasında ne gibi farklar var? Balık yağı tercihi yapılırken nelere dikkat etmek gerekiyor? Hangi çeşidi sağlık için daha faydalı? Tüm bu soruların yanıtlarına birlikte bakalım.

Balık yağının kullanımı Vikingler dönemine kadar dayanmaktadır. Sanayi devrimine kadar İskandinav halkları tarafından yoğunlukla kullanılmış olan balık yağı, devrimle birlikte farklı formlarda üretilmiş ve tüm dünyada yaygınlaşmaya başlamıştır.

Tüketim alışkanlıkları, sağlık durumu, vücudun ihtiyacı olan EPA ve DHA miktarları ve bununla birlikte vitamin ihtiyacının olup olmadığı gibi etkenleri göz önünde bulundurarak Omega 3 desteği için balık yağını şurup ya da kapsül formunda kullanmak gerekebiliyor.

Balık Yağı Kapsülü Nedir?

Halk arasında balık yağı hapı olarak bilinen balık yağı kapsülü, bildiğimiz balık yağının jelatin kapsüller içine konulmuş, kolay yutulabilir halde üretilen formudur. Mide asidinin etkisiyle kapsüller midede açılır ve sıvı formlu balık yağı serbest kalır. Balık yağının kalitesi, kapsül formlu olsa da kullanıcı tarafından tüketim esnasında anlaşılabilir. Üst kalitede üretilmiş bir balık yağı yüksek miktarda etken madde içerse bile reflü oluşturmaz, mide rahatsızlığı yapmaz ve balık kokusu hissettirmez.

Kapsül içindeki balık yağının doğal mı sentetik mi olduğu da önemlidir. Trigliserid ve serbest yağ asidi formundaki balık yağları doğal Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA içerir, etil ester formundaki balık yağı ise sentetiktir. Doğal olanlar sentetik olanlara kıyasla vücut tarafından daha yüksek miktarda emilirler. Bir balık yağı kapsülünden istenilen etkinliği sağlayabilmek için kapsüllerin içerdiği Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA miktarlarının yanı sıra doğal oluşuna da dikkat edilmelidir.

Balık yağlarının saflığı, sıvı balık yağları için önemli olduğu kadar kapsül şeklindeki balık yağları için de dikkat edilmesi gereken bir özelliktir. Balık yağlarının uzun süreli kullanıldığı ve hatta hamileler tarafından da kullanımı düşünüldüğü zaman sağlık açısından bir risk oluşturmaması amacıyla zararlı maddelerden arındırılmış balık yağlarını içeren kapsüllerin tercih edilmesi  önem teşkil etmektedir.

Balık yağı kapsülleri, sıvı balık yağı kullanımını tercih etmeyen, kapsül yutma güçlüğü yaşamayan bireyler tarafından tercih edilebilir. Genellikle 11 yaşından itibaren balık yağı kapsülünün yutulmasında güçlük yaşanmamaktadır. Bu yaştan küçükolan çocuklar için ise,risk oluşturmamak amacıyla şurup formlu balık yağlarının kullanımı önerilmektedir.

Omega-3 kaynağı balık yağı,sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmezidir. Balık yağının kapsül şeklinde olması ise kullanımı kolaylaştırmaktadır. Günde kaç kapsül alınması gerektiği, aslında kullanacak kişinin beslenme düzenine göre ihtiyaç duyduğu Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA miktarlarını içermesine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Balık yağı markaları tarafından, bilimsel çalışmaların sonuçlarına ve uzmanların önerilerine göre herkesin ihtiyacını karşılayabildiğini düşündükleri genel bir doz tavsiyesi yapılmaktadır. Daha yüksek dozların gereksinimi durumunda mutlaka doktora danışılmalıdır.

 

Balık Yağı Şurubu Nedir?

Balık yağı şurubu, balık yağının sıvı haldeki şeklidir. Çocuklar ve yetişkinler tarafından kullanılabilir. Kapsül yutamayan yetişkinler için de alternatiftir.

Tıpkı balık yağı kapsüllerinde olduğu gibi, sıvı halindeki balık yağları da doğal veya sentetik olmasına göre farklılık gösterir. Özellikle çocuklar tarafından kullanıldığı göz önüne alındığında, sıvı balık yağlarının deniz kirliliğinden kaynaklanan ağır metaller gibi sağlığa zararlı maddelerden ayrıştırılarak saflığı garantili hale getirilmiş olması çok daha fazla önem taşımaktadır.

Günümüzde sıvı haldeki balık yağlarına, balık kokusunu bastırarak kolay tüketilebilmesini sağlayabilmek ve çocuklara sevdirebilmek amacıyla farklı tatlarda aromalar katılmaktadır. Balık yağı markalarında benzer aroma olduğu zannedilebilir, oysaki her balık yağı markasının aroma çeşidi de, benzer aromaların balık yağlarında oluşturduğu tatlar da farklıdır. Bu nedenle sıvı formu balık yağının tadının beğenilmemesi önyargı oluşturmamalı, başka sıvı formlu balık yağları da mutlaka denenmelidir. 

Bazı sıvı formlu balık yağları ise çeşitli aromalar içerse dahi sevilerek tüketilemeyebilir. Bu gibi balık yağlarının tüketimini kolaylaştırabilmek amacıyla üretim sırasında içeriğine şeker de ilave edilmektedir.

Kapsül veya sıvı halinde olsun, genel olarak tüm balık yağları için kolay tüketimi, tüketildikten sonra rahatsızlık hissettirmemesi ve sağlığa zararlı olmadan uzun süreli kullanılabilirliği, yüksek kalitede üretim teknolojisine, doğallığına, saflaştırılmasına ve içeriğine bağlıdır. Sıvı balık yağları için ayrıca tat da kullanımı kolaylaştıran önemli bir etkendir.

Sıvı haldeki balık yağları, şişe kapağı açıldıktan itibaren doğrudan hava ile temasa geçmesi nedeniyle oksidasyon riskine maruz kalır. Bu riskin önlenmesi amacıyla, balık yağı üretiminin ve şişelenmesinin aynı yerde yapılması, doğrudan güneş ışığına maruz kalmaması, kapağı açılmadığı müddetçe 25℃’yi geçmeyen oda sıcaklığında, kapağı açıldıktan sonra da buzdolabında saklanması ve her markanın ambalajının üzerinde belirtilen kapağı açıldıktan itibaren tüketilmesi tavsiye edilen süreye uyulmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

Ülkemizde genellikle uzmanlar tarafından 1 yaşından itibaren önerilmeye başlanan balık yağı şurupları hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından kullanılabilmektedir. Tavsiye edilen günlük kullanım dozları, içeriğine bağlı olarak yaş gruplarına göre değişkenlik gösterir. Bu nedenle tavsiye edilen günlük kullanım dozlarına uyulması tavsiye edilmektedir. 

Balık Yağı Hapı mı? Yoksa Balık Yağı Şurubu mu? Hangisi Daha Sağlıklı?

Balık yağının kapsül veya sıvı hallerde tüketilmesi, kullanan kişinin tercihine ve yaşına bağlıdır. Hangi şekilde kullanılacak olursa olsun faydasının görülmesi, sağlıklı ve güvenilir kullanımının sağlanması için ise aşağıdaki önerileri dikkat edilmelidir:

  • Doğal balık yağı formunda olmalı,
  • Tavsiye edilen günlük kullanım dozuyla ihtiyacı karşılayan Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA içeriğine sahip olmalı,
  • Saflığı garantili olmalı,
  • Vitamin içeriği mevcut ise her gün kullanıma uygun miktarlarda olmalı,
  • Sıvı formlar için ağız tadına uygun sevilen lezzetlerde olmalı,
  • Yüksek kalitede üretilmiş olmalı,

Balık yağının üretildiği ülke dahi, balık yağının kalitesi hakkında genel bilgi verir. Özellikle Norveçli  balık yağları sıkı denetimler doğrultusunda üretilmektedir ve kaliteleriyle kabul görmüş markalardır. Doğal aromalı benzersiz tatlardaki sıvı formları çocuklar kadar yetişkinler tarafından da sevilerek tüketilmektedir.

Balık yağları, bilinçli kullanıldığı takdirde pek çok faydayı da beraberinde getirir.

Şizofrenide Omega 3 Desteği

Şizofrenide Omega 3 Desteği

Avustralya’daki Melbourne Üniversitesi’nde balık yağının şizofreni rahatsızlığı üzerindeki etkilerine dair yapılan bir araştırma, Omega  3 yağ asitleri içeren balık yağının şizofreninin ilerlemesini yavaşlattığını göstermiştir. Avusturyalı bilim insanları tarafından yapılan araştırmada 3 ay boyunca Omega 3 içeren balık yağı kullanılmıştır. 3 ayın sonunda balık yağı kullanan kişilerde şizofreni belirtilerinin minimum seviyede olduğu ortaya çıkmıştır.

Bilim insanları, 13 ila 25 yaş arası gençlerde ilk belirtilerini gözlemlediği şizofreniyi kontrol altına almak ve Omega 3 yağ asitlerinin etkisini görmek için katılımcılara 3 ay süresince balık yağı vermiştir. Katılımcıların bir bölümüne ise, içerisinde herhangi bir etken madde olmayan plasebo verilmiştir. Araştırmanın sonunda bilim insanları, balık yağı kullanan katılımcıların yüzde 10, plasebo alan katılımcıların ise yüzde 40’ına şizofreni tanısı koymuştur.

Bilim insanları, şizofrenlerin kan ve beyin hücrelerinde Omega 3 yağ asitlerinin az olduğunu belirtiyor. Omega 3, beyni ve sinir hücrelerini koruyor, birçok sinirsel rahatsızlık da böylece önlenmiş oluyor.

Yaşamın Her Döneminde Omega 3 Desteği Şart!

Yaşamın Her Döneminde Omega 3 Desteği Şart!

Omega 3 yağ asitleri ilk kez Eskimoların sağlıklı yaşamları incelendiğinde dikkatleri çekmiştir. Düzenli balık tüketen Eskimolar, birçok yönden sağlıklı bir bünyeye sahiptirler. Eskimoların yaşamı gösteriyor ki; Omega 3 desteği yaşamın her döneminde insan vücudu için gereklidir. Hamilelik döneminde Omega 3 yağ asitleri hem annenin sağlığına hem de anne karnındaki bebeğin gelişimine destek oluyor. Öyle ki erken doğumu bile önlüyor. Omega 3 ile ilgili yapılan tüm araştırmalar, anne karnındaki dönemden itibaren ilerleyen yaşlara kadar fiziksel ve zihinsel sağlık için yağ asitlerine ihtiyaç duyulduğunu, Omega 3 takviyesinin yaşam kalitesini yükselttiğini gösteriyor.

Omega3 Yararları

Zeka gelişimi, kas ve kemik sistemini koruma, bağışıklığı güçlendirme, kalp ve damar sağlığını koruma altına alma, depresif ruh halini kontrol etme, hafızayı ve sinir sistemini güçlendirme gibi birçok fayda Omega 3 ile sağlanıyor. Uzmanlar, Omega 3 alımını desteklemek amacıyla balık tüketimine ve balık yağı takviyelerine dikkatleri çekiyor. Omega 3’ün en zengin kaynağı balıklar olduğundan, yağlı balıklara sıklıkla soframızda yer vermek veya balık yağı tüketmek vücudun üretemediği, fakat ihtiyaç duyduğu Omega 3 yağ asitlerini alabilmemizi sağlıyor.