shutterstock_262563494

Kış Mevsiminde Hangi Vitaminler Mutlaka Alınmalı?

Hastalıkların salgın halinde gezindiği, kişilerin fiziksel ve ruhsal enerjisinin emildiği, bağışıklık sisteminin korunmasız kaldığı kış mevsimine daha sıkı ve kontrollü girmek mümkün! Kış boyunca düzenli alacağınız vitaminlerle hasta olmaz, vücut bütünlüğünüzü koruyabilirsiniz. İşte o vitaminler;

C vitamini: Kış aylarında bağışıklık koruyucusu C vitaminini daha çok turunçgillerden almayı düşünürüz. Kış boyunca mevsim meyvelerinden düzenli tüketmek C vitamini almaya yardımcı olacaktır. Öte yandan kuşburnu, maydanoz, yeşil ve kırmızı biberin de C vitamini kaynağı olduğunu unutmayınız.

D vitamini: Güneşten mahrum kalınan kış aylarında, vücut D vitamini eksikliği çektiğinde çeşitli hastalıklara yakalanır. D vitaminini doğrudan güneşten almak zorlaşır, bu yüzden takviye şeklinde almak gerekebilir.

E vitamini: Kışın cilt sürekli kurur ve pul pul dökülmeler yaşanır. Bu durumun genel sebebi E vitamini eksikliğidir. Deri ve cilt problemlerini E vitamini alarak kontrol edebilirsiniz.

Demir: Kışın düşen demir seviyesinin en büyük belirtisi halsizlik ve yorgunluktur. Bilhassa kadınlar dönemsel demir eksikliğini daha çok yaşar. Demir alımına dikkat etmek, enerjik ve zinde kalmayı sağlar. Ispanak ve brokoli demir alımı için tercih edebileceğiniz sebzeler olduğu gibi, badem, ay çekirdeği gibi kuruyemişler ve tam buğday ürünlerinden de ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. C vitaminiyle birlikte alındığında demir emilimi artacaktır.

Folik Asit: Folik asit ıspanak, roka ve benzeri yeşil yapraklı bitkilerde bulunuyor. Düzenli tüketilmediği takdirde folik asit ihtiyacı doğuyor. Cildi nemli tutmak, cilt problemlerinin oluşumuna engel olmak için folik asit almak gereklidir. Folik asidin kalp ve damar sağlığının ve sinir sisteminin korunması amacıyla da çok faydalı olduğunu da belirtmek gerekir.

Bonus: Omega 3!

Her ne kadar konumuz vitaminler de olsa, yağ asidi olan Omega 3’ün de kışın alınması gerekliliğinden bahsetmeden olmaz. Yapılan tüm bilimsel araştırmalar, Omega 3 yağ asitlerinin insan vücudu için çok güçlü ve mutlaka alınması gereken yağlardan olduğunu gösteriyor. Mutsuz hissetmek, kötü bir psikolojiyle mücadele etmek dahi Omega 3 takviyesiyle düzeltilebiliyor. Kış aylarında yaşanan depresif ruh halinden arınmak ve bağışıklığı güçlendirmek için Omega 3 ihmal edilmemelidir. Sadece kış döneminde de değil, her mevsim Omega 3 alımı sağlıklı yaşam için önemlidir.

shutterstock_465164366

Kışın D Vitamini Desteği Alın!

Kış geldi, hastalıklar yüzünü göstermeye başladı. Henüz önlem almanın, bağışıklık sistemini güçlendirmenin zamanı elbette geçmedi. Kış hastalıklarından korunmak, vücudu soğuğa karşı hazır tutmak için C ve D vitamini desteği şart! Uzmanlar C vitamini birçok meyveden alındığından ve farkındalık oluşturduğundan dikkatleri D vitaminine çekiyor. Zira D vitamini kış desteği arayan kişiler için diğer vitaminlerden üstün konumda kabul ediliyor.

D vitamininin en ideal kaynağı güneş ışınlarıdır. Vücudumuza dik gelen öğlen güneşindeki UVB ışınları sayesinde vücudumuzda D vitamini sentezlenebiliyor. Öte yandan kanserojen riski düşünüldüğünde uzmanlar tarafından yazın öğlen güneşine çıkılmaması ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak için de mutlaka güneş koruyucu kullanılması öneriliyor. Sonuç olarak, yazın D vitamini stoklarının normal seviyeye getirilebileceği düşünülürken, maalesef düşük D vitamini seviyesiyle kışa doğru geçiş yapılıyor. Sonbahardan itibaren ise mevcut D vitamini stokları gittikçe azalıyor, halsizlik, bitkinlik, kas ve eklem ağrıları, bağışıklık kaybı görülüyor. Stokları telafi etmedikçe de zamanla zihinsel hastalıkların, kanser, kalp ve kas hastalıkları gibi kronik hastalıkların oluşumuna zemin hazırlanmış oluyor. Bu nedenle genel sağlığın korunması amacıyla uzmanlar tarafından her gün D vitamini alımına önem verilmesi tavsiye ediliyor.

D vitamini seviyesini kanda normal değerlere yükseltebilmek veya koruyabilmek amacıyla faydalanabileceğiniz kaynaklar arasında, morina balığı karaciğer yağı önemli bir yer tutuyor. Morina balığı karaciğer yağı, sağlıklı yaşam için ihtiyaç duyduğumuz omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA ile birlikte A ve D vitaminlerinin de doğal kaynağıdır. Morina balığı karaciğer yağından, günümüz teknolojisi sayesinde her gün kullanıma uygun miktarlarda vitamin içeriğine sahip olan ve üretim aşamasında hassas saflaştırma yöntemi uygulanarak zararlı olabilecek maddelerden arındırılmış takviye edici gıdalar da üretiliyor. Böylece her gün ve her mevsim güvenle kullanım olanağı sağlanıyor. Morina balığı karaciğer yağı, hem omega-3, hem de A ve D vitaminleri ihtiyacının karşılanmasına yardımcı oluyor, sağlıklı yaşamı destekliyor.

142-hastalik-a-vitamin

Kışın Gelmesiyle Birlikte Hastalıklar Artıyor!

Kışın gelmesiyle birlikte hastalıklar artıyor. Hastalıkların önüne geçmek, rahat, sağlıklı ve mutlu bir kış geçirmek için önleminizi önceden almalısınız. Aksi takdirde, olumsuz çevre koşulları, aşırı yorgunluk, uykusuzluk, stres, yetersiz ve sağlıksız beslenme, sigara ve alkol kullanımı bünyenizi ele geçirerek bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. Dolayısıyla her şeyden önce beslenmenize dikkat etmeli, sağlığınıza önem vermelisiniz.

Görme işlevleri, epitel doku devamlılığı, büyüme-gelişme ve üreme gibi fonksiyonlarının yanı sıra A vitamini, bağışıklık sisteminde etkisi en büyük vitaminlerden biridir. A vitamininin günlük ihtiyacının karşılanması; deri bütünlüğünü korumaya yardımcı olarak mikroplara karşı ilk engeli oluşturur. Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırır, hastalık yapıcı etkenlerle mücadele ederek kronik hastalıkları önler. Havuç, kayısı, balkabağı, ıspanak, kabak, tere, maydanoz, marul, dereotu, roka, brokoli A vitamini açısından zengindir. Ancak A vitaminin işlenmiş ya da hormonlu gıdalardan temin edilmesi insan sağlığı bakımından tehlikeli olabilir. A vitaminini doğal kaynaklardan temin etmek daha uygundur. Cod liver oil (morina balığı karaciğer yağı) doğal A vitamini kaynağıdır, her gün düzenli olarak kullanılmalıdır.

121-sonbahar-aktivite

Çocuğunuzla Birlikte Yapabileceğiniz Sonbahar Aktiviteleri

Havaların sıcaklığı yavaş yavaş azalıyorken çocuklarınızla çeşitli aktiviteler yapmanın tam zamanı! Kış gelince dersler yoğun, havalar soğuk olacak. Çocuğunuzla aktivite yapma vaktiniz de haliyle kısıtlanacak. Bu nedenle sonbahar aylarını iyi değerlendirin.

Çocuğunuzla Birlikte Neler Yapabilirsiniz?

  • Yaprak, kozalak, meşe palamudu, at kestanesi toplayın. Çocuğunuz isterse bunları koleksiyon yapsın, isterseniz de evinizde süs olarak kullanın.
  • Birlikte yürüyüş yapın, mola verin, kuşları, bulutları, gökyüzünü izleyin.
  • Serin havada piknik yapmayı deneyin, uçurtma uçurun.
  • Deniz kenarında rüzgâra karşı bisiklet sürün.
  • Tarihi yerleri, müzeleri, sergileri gezin.
  • Sinema ve tiyatroya gidin.
  • Çocuğunuzu civardaki köy ve çiftliklere götürün.
  • Pazara, manava gidin. Çocuğunuza sebzeleri, meyveleri tanıtın. İçerdikleri besin maddelerini -vitamin, mineral, Omega 3- öğretin.
  • Ormana gidin, ağaca tırmanın.
  • Ağaçların adını veya ne ağacı olduğunu öğretin.
  • Hayvanat bahçesine gidin.
  • Trene, vapura, metroya binin. İnsanların nasıl yaşadığını, hangi yolları izlediğini gösterin.
12345

Yapılacaklar Listesi

Hazır bahar aylarındayken kış mevsiminin rehavetini üzerinizden atmaya ne dersiniz? Böylece siz de cıvıldayan kuşlara ve açan çiçeklere eşlik edebilecek, hayatın tadına varabileceksiniz. Sizin için rengârenk bir yapılacaklar listesi hazırladık. Hayata ayak uydurmak istiyorsanız bu listedeki önerileri denemenizi tavsiye ederiz. :)

  • Sahile inip temiz havayı içinize çekerek sporunuzu yapın ve yapacaklarınızı hayal edin.
  • Yapacaklarınızın listesini çıkarın.
  • Bahar temizliğine odanızdan başlayın, fazlalıkları atın.
  • Evinizdeki eksikleri tamamlayın.
  • Kışlıkları tamamen kaldırın.
  • Mutfağınız ve kendiniz için alışveriş yapın.
  • Sevdiklerinize küçük hediyeler alın.
  • Uzun süredir görüşmediğiniz arkadaşlarınıza vakit ayırın.
  • Ailenizi ziyaret edin.
  • Sokak hayvanlarını besleyin.
  • Karşılıksız iyilik yapın.
  • Çocuğunuz ve eşinizle çeşitli aktivitelerde bulunun.
  • Gitmediğiniz yerlere gidin, denemediğiniz lezzetleri deneyin.
  • Olaylara karşı farklı bakış açıları geliştirin.
  • Empati yapın.
  • Ertelediğiniz şeyleri daha fazla ertelemeyin.
  • Kafanıza takılan sorunlara çözüm bulun.
  • Mutlu şarkılar dinleyin.
  • Her gün aynı saatte uyanın, düzenli uyuyun.
  • Yarım bıraktığınız kitapları okuyun, filmleri seyredin.
  • Masaja ya da hamama gidip rahatlayın.
  • Kahvaltınızı açık havada yapın.
  • Sağlıklı ve dengeli beslenin.
  • Balığı sofranızdan eksik etmeyin.
  • Omega 3 ile kendinizi alerjik reaksiyonlardan koruyun.
  • Güncel haberleri takip edin, gazete okuyun.
  • Duygularınızı ve eşyalarınızı paylaşın.
  • Çiçeklerinizi sulayın.
  • Zaman zaman kendinizle baş başa kalın.
  • Mutlu edin ve mutlu olun.
45) 16-02-26-bahar-yorgunluk

Bahar Bizi Kapıda Karşılıyor

Vücudumuz her ne kadar mevsimlere uyum sağlamaya çalışsa da ufak tefek pürüzler çıkabiliyor. Kış semptomlarını henüz üzerimizden atamamışken bahar bizi kapıda karşılıyor. İlkbaharın gelmesiyle havalar aniden ısınıp aniden soğuyabiliyor. Değişken havalara ayak uyduramayan bünyemiz ister istemez zayıf düşünce bedensel ve ruhsal hastalıklarla debelenmeye devam ediyoruz.

Bahar aylarında havadaki pozitif ve negatif elektrik yükleri artıyor. Pozitif iyonlar, kişiyi canlı ve enerjik hissettirirken negatif iyonlar halsizliği ve yorgunluğu getiriyor. Güneşe daha fazla temas edilen dönemlerde bazı hormonlar daha fazla salgılanarak kişiyi neşeli bir bireye dönüştürüyor. Ancak depresif ruh haline sahip olan insanlar kendini daha çıkmaz bir durumda hissedebiliyor. Bu hissiyatın tek nedeni hava değişimi değil tabii ki. Yeterli ve sağlıklı beslenmeme, vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin düzensiz çalışması, tansiyon, kalp, enfeksiyon hastalıkları ve fazla sigara kullanımı yorgunluğu arttırıyor. Migren, depresyon, tansiyon gibi rahatsızlıklara daha sık rastlanıyor. Hava sıcaklığındaki yükselişler, sıcağa maruz kalan bireylerde kalp debisi ve hızında artışa, terlemeye, vücutta sıvı kaybına doğru gidiyor. İleri yaşlardaki bireylerde de yine yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, kalp krizi, inme, bacak damarlarında tıkanma gibi ciddi sağlık sorunları görülüyor.

Bahar yorgunluğunu gidermek için kış aylarında eksik olan vitaminlerin vücuda alınması gerekiyor. Özellikle B ve C vitaminleri, potasyum-çinko içeren besinler, vücuda enerji sağlayan karbonhidratlar ile Omega 3 yağ asitleri, hücrelerimizin temel yapı taşı olan proteinler zinde hissettirerek yorgunluğu gideriyor. Daha az kimyasal maddeye maruz kaldığı için mevsim meyve ve sebzelerini tüketerek, çay ve kahveyi azaltarak günde en az 8-10 bardak su içerek, düzenli egzersiz yaparak metabolizma hızlandırılıp bahar yorgunluğundan korunmak mümkün. Bunlara ek olarak da çalışma ve dinlenme aralıklarının iyi ayarlanması zihni ve bedeni diri tutmaya yardımcı olabilir. Yorgunluğun dinmemesi, günlük rutini,  kişinin performansını ve psikolojisini etkilemesi durumunda ise bu sağlık sorunlarının geçiştirilmemesi, bir doktora başvurulması gerektiği tavsiye edilmektedir.

Image191

Omega-3’e Her Zaman İhtiyacımız Var

Omega-3, insan vücudunun üretemediği ancak her gün ihtiyaç duyduğu temel yağ asitlerinin başında gelmektedir. Beslenme yoluyla yeterli ve düzenli bir biçimde alınamayan Omega-3 eksikliği pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir.

Yapılan bilimsel araştırmalar, Omega-3 eksikliğinin çocukların gelişiminde yavaşlamaya sebep olduğunu gösterirken, yetişkinlerde ise çeşitli sağlık problemlerine yol açtığını ortaya koymaktadır.

Vücudumuzun Omega-3’e, kışın olduğu kadar yazın da ihtiyacı vardır. Hatta zaman zaman Omega-3 içerikli gıdaları daha az tüketmemiz dolayısıyla bu ihtiyaç yaz aylarında daha da artmaktadır. Bu nedenle hem kendimiz hem de çocuklarımız için Omega-3 takviyesine yaz aylarında da ara vermeden devam etmemiz ve bu konudaki titizliğimizi sürdürmemiz gerekmektedir.