shutterstock_507966997

Balık Yağı Nelere İyi Gelir?

Beynin gıdası şeklinde anılan balık yağı, Omega 3 yağ asitlerini barındırdığından insan sağlığı için oldukça önemlidir. Omega 3, hem fiziksel hem de zihinsel fayda sağladığından vücudumuzun önemli bir yapı taşını oluşturuyor. Omega 3, kolesterolden tansiyona, depresyondan Alzheimer’a kadar kalp ve damar hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları gibi yaygın sağlık sorunlarına ve daha birçok şeye iyi geliyor. Alzheimer özellikle balık yağı yani Omega 3 ile önlenebilecek, riskleri düşürülebilecek bir hastalıktır. Çağın en büyük sorunlarından olan kalp ve damar hastalıklarının ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların önlenmesinde Omega 3 yağ asitlerinin olumlu etkileri olduğunun anlaşılmasından bu yana balık yağı kullanımı arttı.

Balık yağı ciddi anlamda koruyucu rol üstleniyor. Henüz anne karnındaki bebeğin gelişiminde bile önemli rolü vardır. Annenin sağlığının korunmasını, rahat bir hamilelik döneminin geçirilmesini, bebeğin sağlıklı fiziksel gelişimini ve zekâ gelişimini olumlu yönde etkiliyor.

Omega 3 ve Balık Yağı Faydaları

Kalp ve damar sağlığını kötü havalardan koruyor

Amerikalı bilim insanları tarafından balık yağı ve kalp sağlığı ile ilgili bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaya göre orta yaşlı 30 kadar yetişkin 4 haftalık bir süreçte düzenli olarak 3 gram balık yağı kullanmıştır. Her gün balık yağı içen denekler, günde yaklaşık 2 saat kötü, kirli havaya çıkartılmıştır. Araştırma, balık yağı alan kişilerin kirli havadan minimum seviye etkilendiğini ve balık yağının kalp ve damar sağlığını olumlu etkilediği gözlenmiştir. Bu sonuç kalabalık, şehir yaşamına maruz kalan kişilerin balık yağı ile kendisini kötü havalardan koruyabileceğini göstermiştir.

Omega 3 kaynağı olan balık yağının kalp ve damar sağlığındaki faydasını gösteren daha birçok çalışma da mevcuttur. Omega 3, kalp ve damar sağlığını koruyucu etkisi nedeniyle kardiyoloji tedavi kılavuzlarında da yer edinmiştir. Bundan dolayı günümüzde uzmanlar tarafından da mutlaka Omega 3 ihtiyacını karşılayan balık yağlarının düzenli kullanımı önerilmektedir.

Hafızayı güçlendirir, zekâyı artırır

Omega 3’ün zekâyı arttırdığı ve hafızayı güçlendirdiği artık herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Bu gerçekler nedeniyle Omega 3 içeren balık yağının kullanımı günden güne artıyor. Balık yağını düzenli tüketen kişilerin, tüketmeyenlere oranla beyinlerindeki hafıza bölümlerinin daha güçlü olduğu gözlenmiştir. Beyin, beslenmeden eksik faydalandığı takdirde olumsuz etkileniyor, daha hızlı hareket ediyor; yavaş düşünme, geç hatırlama, geç öğrenme gibi sorunlar bu aşamada çıkıyor. Beyin gelişimini desteklemek, beyni canlı tutmak ve sağlığını korumak için Omega 3 kaynağı olan balık yağı mükemmel bir destek kabul ediliyor.

Yaşlılık izlerini azaltır, yaşlanmayı geciktirir

Yapılan bir başka araştırma balık yağının yaşlılık üzerindeki mucizevî etkisini göstermiştir. Balık yağının hücre yenilenmesindeki yavaşlığı ortadan kaldırdığı, hücrelerin yenilenme döngüsünü devam ettirerek yaşlanmayı geciktirdiği görülmüştür. Bol miktarda Omega 3 içerikli gıdaları tüketmek ve omega-3 kaynağı olan balık yağı kullanmak, vücuttaki Omega 3 seviyesini yükseltir ve yaşlanmayı geciktirir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Soğuk algınlığı, bronşit, grip, nezle, boğaz ağrıları ve benzeri kış hastalıklarında bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekiyor. Uzmanlar, kış hastalıklarından korunmanın en etkili yollarından biri olarak Omega 3 desteği sağlayan balık yağı takviyesini gösteriyor. Bağışıklığın güçlendirilmesinde, mevsimsel yorgunlukların atlatılmasında, depresif ruh halinin ortadan kaldırılmasında balık yağları önemli role sahiptir.

Kemik yapısını güçlendirir

Kemik yapısını güçlendirmek ve korumak için tek destek D vitamini veya magnezyum değildir. Uzmanlar Omega 3 yağ asitlerinin kemik sağlığını korumada ne denli etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle sporcular için balık yağı takviyesi mükemmel bir destek sağlıyor.

 

shutterstock_429608752

En Fazla Omega 3 Hangi Balıklarda Bulunur?

Deniz mahsullerinde bol miktarda protein, vitamin, Omega 3 ve mineral bulunuyor. Araştırmalar balık ağırlıklı beslenmenin çok sağlıklı olduğunu gösteriyor. Günümüzde Omega 3 dendi mi akla gelen ilk besin şüphesiz balıklar oluyor. Bebeğin anne karnındaki gelişimini, annenin sağlığını koruyan Omega 3; yetişkinlerde Alzheimer riskini düşürüyor, kalbi koruyor, bağışıklık sistemini güçlendirerek zekâyı olumlu yönde etkiliyor. Uzmanlar haftada 20 ila 350 gram arasında balık tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Peki, hangi balıkları tüketmede öncelikli olmak gerekiyor? Hangi balıklarda daha fazla Omega 3 bulunuyor? İşte cevabı;

Balık tüketiminde civa oranlarına özen göstermek gerekiyor. Civa oranı az, Omega 3 oranı yüksek olan balıklar; somon, ton balığı, karides, hamsi, morina, lüfer, mezgit, karides, orkinos – ton balığı gibi balıklardır. İçerisinde Omega 3 olmasına karşın civa barındırdığı için ölçülü tüketilmesi gereken balık türü ise uskumru balığıdır.

Omega 3 yağ asitlerinden balık tüketerek yararlanmak isteyenlerin haftada “en az” 2 kez balık yemesi gerekiyor. Omega 3 kaynağı olan balık yağı takviyelerinin asıl kullanılma sebebi balık tüketiminin azlığı. Eğer balık yağı alınmayacaksa en azından doğal yollarla bitkisel ürünlerden ve hayvansal gıdalardan Omega 3 alınmaya özen gösterilmelidir.

Omega 3 Kaynakları Nelerdir?

Omega 3, hayvanlardan, bitkilerden, tohumlardan ve tahıllardan alınabiliyor. Geçmişte doğal yaşamın gerçekten var olduğu dönemde insanlar ineklerin ve koyunların yediği yeşillikler aracılığıyla daha doğrusu bu hayvanların sütü sayesinde Omega 3 kaynaklarından en doğal şekilde yararlanabiliyordu. Ancak günümüzde süt ve süt ürünleri, hayvancılık endüstriyel zeminde gerçekleştiğinden en zengin Omega 3 kaynağı balık kabul ediliyor. Balıkların denizde yüzerken yediği yosunlarla Omega 3 üretiyor ve bizler de bu yolla Omega 3’ten faydalanıyoruz.

Ceviz, keten tohumu, yumurta, süt, kırmızı et, tavuk, balık, ceviz, ıspanak, brokoli, lahana, marul, semiz otu, chia tohumu, mercimek gibi besinlerde de Omega 3 bulunuyor. Ancak  bitkisel kaynaklardan elde edilen Omega 3 yağ asitlerinin vücut tarafından kullanımı, hayvansal ürünlerden sağlanan Omega 3 kadar olamıyor. Aslında her mevsim, o mevsimin meyve ve sebzelerini tüketmek, et ve balık tüketimine dikkat etmek Omega 3 almayı doğal bir rutin haline getiriyor.

Hangi Balıkları Dikkatli Tüketmek Gerekiyor?

Balık sağlıklı bir deniz ürünüdür ancak bazı balık türleri denizin dip bölümlerinde yaşadığı için ağır civa içerebiliyor. Bu nedenle mezgit, kalkan, barbun gibi diplerde yüzen balıkları tüketirken dikkat etmek gerekiyor. Dip balıklardaki ağır metal ölçümleri devlet tarafından kontrol ediliyor. Bu ölçümlerin yapıldığı balıklar tüketilebilir. Ancak balığa karşı hassasiyeti olanlar, bünyesi hassas olan kişiler doktora danışmadan hareket etmemelidir.

Balık mı? Balık Yağı Kapsülü mü?

Balık sezonu kışın açıldığından, yıl boyunca bol balık çıkmadığından balık tüketimini düzenli yapmak zorlaşıyor. Denizlerdeki kirlilik ise ekstra bir faktördür. Öncelikle balığın tüketimi önerilmekle birlikte, balık tüketilemediği ve yetersiz Omega 3 alımı düşünüldüğü durumlarda balık yağları Omega 3 desteği sağlayan alternatifler olarak sunuluyor. Balık yağı takviyesi kullanmak pratik bir yöntemdir. Omega 3’ün hayvansal kaynağı olan balık yağı takviyeleri, yine sağlıklı ve lezzetli balıklardan elde edilerek sıvı, şurup veya kapsül formları haline getirilmektedir.

Balık Yağı Takviyesi Obeziteye Yol Açar mı?

Balık yağı kullanımına dair en çok soru işareti ve endişe yaratan konu obezite – kilo problemidir. Zira balık yağı kilo yapar, iştah açar ve obeziteye yol açar gibi yanlış bir düşünce var. Ancak araştırmalar tam aksini gösteriyor. Balık yağı, karın tipi yağlanmayı önlemede çok etkili bir koruyucudur. Karaciğer yağlanmasında etkili bir tedavi sağlar. Kilo vermek isteyenler için balık yağı kilo aldırmaktan ziyade metabolizmayı hızlandırarak kilo verme sürecini daha tempolu hale getirir. Balık yağı ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlar, bu enerji kilo vermeye çalışılırken kullanılarak yağları eritir.

shutterstock_380349367

Günlük Omega 3 İhtiyacı Nedir?

Omega 3 denince akla hemen balıklar ve balık yağı takviyeleri geliyor. Her gün mutlaka besinlerle veya takviyelerle Omega 3 almak, zihinsel ve fiziksel açıdan sağlıklı yaşam için önem arz ediyor.

Uzmanlar, Omega 3 yağ asitlerinin önemini özellikle balık sezonu açıldığında hatırlatıyor. Haftada 2 kez balık tüketmek, yeşil yapraklı sebzeler yemek, keten tohumu gibi tohumlar tüketmek, ceviz yemek, kahvaltıda yumurtaya yer vermek, kırmızı eti beslenmeye eklemek gibi çeşitli beslenme rutinleri Omega 3 yağ asitlerinden her gün yararlanmayı sağlıyor.

Omega 3 sadece kışın ihtiyaç duyulan ve alınması gereken bir yağ asidi değil. Kişiler en çok burada yanılgıya düşüyor. Oysaki kışın olduğu kadar yazın da insanın desteğe ihtiyacı var. Özellikle de yazın ortaya çıkan kronik yorgunluk, halsizlik, enerji düşüklüğü, isteksizlik gibi problemler Omega 3 ihtiyacı olduğunun göstergesi olabiliyor.

Uzmanlar tarafından Omega 3 yağ asitlerinin her gün alınması gerektiği belirtiliyor, fakat ne kadar alınması gerektiği kesin olarak söylenemiyor. Sağlık otoriteleri tarafından sağlıklı yaşamın devamlılığına yardımcı olan en az ve en fazla ne kadar Omega 3 alınması gerektiği konusunda tavsiyede bulunulmakta, fakat ideal alınması gereken miktar konusunda kesin bir bilgi verilememektedir. Omega 3 ihtiyacı kişinin yaşadığı ortama, genetik yapısına, beslenme düzenine, yaşam kalitesine bağlı olarak kişiden kişiye değişkenlik gösterebiliyor. Bu nedenle yaşadığımız ortamın sağlık üzerine olan olumsuz şartları ve balık tüketiminin azlığı düşünülerek, güvenle kullanılabilecek miktarlar göz önünde tutularak ve bilimsel çalışmalarda kullanılan ve olumlu sonuçların elde edildiği miktarlar da esas alınarak yaş gruplarına göre tavsiye edilen kullanım doz önerileri yapılabiliyor.

Omega 3 Kaynağı olan Balık Yağları Nasıl Kullanılır?

Omega 3 yağ asitleri içeren besinler, nasıl günün herhangi bir saatinde tüketilebiliyorsa, Omega 3 takviyesi olan balık yağları da günün herhangi bir saatinde alınabilir. Aç veya tok karnına alınabilir olması balık yağının üretim kalitesine bağlı olarak değişir. Bazı balık yağları midede rahatsızlık hissi oluşturur, reflüye neden olur ve balık yağı kokusunun hissedilmesi nedeniyle kişide tiksinti oluşturur. Bu nedenle bu çeşit balık yağlarının mutlaka tok karnına alınması ve hatta rahatsızlık hissinin az hissedilmesi için akşam yatmadan önce alınması önerilir. Oysaki her balık yağı bu duruma neden olmaz. Üretim kalitesi yüksek olan balık yağları bu gibi şikayetler oluşturmayacağı gibi aç veya tok karnına günün herhangi bir zamanında alınması kolaylığı da sağlar. Omega 3 yağ asitleri, yaşam kalitesini yükseltip, birçok hastalığa karşı koruyucu rol oynadığından düzenli olarak alınması önemlidir.

Neden Omega 3 Alınmalı?

Omega 3 vücudun üretemediği ancak dışarıdan mutlaka alınması gereken en temel yağ asitlerinden biridir. Birçok hastalığa karşı koruyucudur, riskleri düşürmede etkilidir. Örneğin diyabet hastalığına karşı direnç sağlar, kişiyi korur. Öte yandan hücre zarlarını korumada etkilidir. Hücrelerin yenilenmesini sağlar, yaşlanmanın izlerini azaltır ve geciktirir. Cilt üzerindeki esnekliği sağlar, daha dinç bir görüntü sunar. Damarlardaki pıhtılaşmayı önler, kanser türlerine yakalanma riskini düşürür. Kanı sulandırması sebebiyle kalp krizine karşı koruyuculuk gösterir. Zihinsel performansı doğrudan artırır. Düzenli Omega 3 alımı sayesinde, çocukların akademik yaşamı daha başarılı hale geliyor. matematik zekasını artırmak, dikkat bozukluğunu yenmek, hiperaktivite ile savaşmak, çocukların ruh dengesini korumak için Omega 3’ü düzenli almak yeterlidir. Yapılan araştırmalar, Omega 3’ün depresif ruh haline iyi geldiğini göstermiştir.

shutterstock_73313191

Kışın Etkilerine Karşı Bünyenizi Korumak için Balık Yağı Alın!

Balık yağı, sıradan yağlardan çok daha üstün faydalara sahip olduğundan insan sağlığı için müthiş bir besin kabul ediliyor. Uzmanlar, balık yağının kullanımını artırmak için önerilerde bulunuyor, balık tüketimine ve balık yağı takviyesine dikkatleri çekiyor. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu birçok besin öğesi balık yağında mevcut. Balık yağı takviyesi kullananlar aslında gıda olarak kullanılan balıkların yağını tüketmiş olur. Balık yağı takviyeleri balık tüketemeyen kişiler için iyi bir alternatif iken, aynı zamanda şifalı yağ asitlerinin her mevsimde alınmasına da olanak sağlıyor. Özellikle kış mevsiminde hastalıklara karşı güçlü bir bağışıklık sistemi için balık yağı takviyesi öneriliyor. Soğuklardan etkilenmeden, hastalıklarla uğraşmadan, zihinsel ve bedensel yorgunluklara maruz kalmadan sağlıklı bir kış geçirmek isteyenlerin imdadına balık yağı yetişiyor. Bağışıklık sistemini iç ve dış etkenlere karşı güçlendiren besin öğelerini içeren balık yağı, aynı zamanda bedenen ve ruhen dinginlik kazanılmasına yardımcı olur. Balık yağının fiziksel olduğu kadar psikolojik faydaları da olduğu gözlenmiştir.

shutterstock_597249428

Ekim Ayında Hangi Balıklar Tüketilir?

Balık sezonunun açıldığı, kış mevsiminin kapıları araladığı şu günlerde tezgâhlarda balıklar yerini almaya başladı. Omega 3 deposu şifalı balıklar hem mideye, hem de sağlığa hitap ediyor. Ekim ayı denince akla gelen ilk balık türü şüphesiz palamut oluyor. Palamudun en bol olduğu dönemlerde fiyatlar da oldukça ekonomikken bol bol tüketmek gerekiyor. İşte Ekim ayında tüketebileceğiniz diğer balıklar;

Lüfer: Lüfer, buğulama ve ızgara olarak tüketilen lezzetli bir balıktır. Lüfer balığının boylarına göre farklı isimleri vardır. Çinekop, sarıkanat, kafana gibi isimlerle anıldığını görmek mümkündür. Ekim ayında bolca lüfer tüketmek sağlığa iyi gelecek.

Hamsi: Ülkemizin en sevilen ve bol balıklarından hamsi, sezonu bütün haşmetiyle açmış durumda. Ekim ayında sıklıkla hamsi tüketmek balığın tüm etkilerinden faydalanmayı, sağlıklı kalmayı sağlar.

İstavrit: Tavada veya ızgara şeklinde tüketimi yoğun olan istavrit, lezzet anlamında şahane bir balıktır. B2, B6, B12 gibi önemli vitaminleri barındırması, hormon dengesini koruması istavritin öne çıkan faydalarından.

Kefal: Leziz etiyle ön plana çıkan kefal, bu mevsimde açık denizlerde bolca avlanır. Kefal balığı buğulama, ızgara, tava haricinde kavurma gibi farklı tariflerle de zenginleştirilip yenilebiliyor.

Karagöz: Yassı bir balık olan karagöz, bol yağlı bir balıktır. Kış mevsiminde denizin derinliklerinde yakalanır. Her mevsimde bulunsa da kışın tutulan karagöz balıkları daha lezzetli ve dolgundur.

shutterstock_774741127

Omega 3 Eksikliği Dikkat Bozukluğuna ve Hiperaktiviteye Yol Açıyor!

Uzmanlar, Omega 3 eksikliği yaşayan çocuklarda hiperaktivite ve dikkat bozukluğu olabileceğine dikkat çekiyor. Yağlı balık türlerinde bulunan Omega 3, çocuk gelişiminde aktif rol oynuyor; fiziksel ve zihinsel gelişimi destekleyerek sağlıklı bir metabolizmaya kavuşmalarını sağlıyor. Araştırmacılar, Omega 3 yağ asitlerinin düzenli alınması gerektiğini savunuyor.

El – göz koordinasyonu, odaklanma, dikkat eksikliği, zekâ gelişimi, sosyal yetenekler, akademik başarı anlamında ideal seviyede olan çocukların Omega 3 yağ asitlerinden yeterince fayda sağladığı görülüyor. Gelişme çağında beslenmenin çok önemli olduğunu belirten uzmanlar, fiziksel büyümeyle birlikte zihinsel gelişimin de yaşanabilmesi için Omega 3 yağ asitlerinden mutlaka faydalanılması gerektiğini dile getiriyor. Özellikle de eğitim hayatına adım atan çocukların okul başarısı için Omega 3 desteği gerekiyor. Vücut kendi başına bu yağ asitlerini üretemediğinden, Omega 3 içeren besinleri tüketerek ve Omega 3 takviyeleri kullanarak ihtiyacın karşılanmasına özen gösterilmelidir.

osm

Osmanlı Döneminde Balık Tüketimi

Osmanlı mutfağı her zaman ihtişamlı yemekler, zengin sofralar ve bugüne ulaşmış yöresel lezzetleriyle biliniyor. Padişahların sofralarını taçlandıran yemeklere baktığımızda balıkların çok az yer kapladığını görüyoruz. Balık tüketiminde tatlı su ve tuzlu su ayrımı yapılmıştır. Osmanlı döneminde tuzlu su balıkları bol miktarda, çok ucuza satılıyordu. Ancak balık tüketimi genel anlamda fakir halkın tercihini oluşturuyordu. Osmanlı mutfağının kayıtlarına baktığımızda saray sofralarında tatlı su balıklarının yer aldığı ortaya çıkıyor. Su ürünlerine dair yayılan yanlış bilgi ve inanışlar balıkçılığın gelişimini önlemiştir. Saray mutfaklarına her türlü balığın girdiği dönem Sultan II. Abdülhamit dönemini işaret ediyor. Kalkan, kaya balığı, lüfer, levrek, barbunya, uskumru, mezgit, kefal, pisi balığı, kırlangıç gibi balıklar düzenli olarak saray mutfağına ve sofralarına girmeye başlamıştır. Öyle ki kayıtlar Sultan Abdülhamit’in lüfer balığını bilhassa çok sevdiğini belirtiyor. Saray mutfağına girmeyi başaran ve Osmanlı kültüründe küçük de olsa yer almaya başlayan balıklar, şifasından çok lezzetiyle öne çıkmıştır.

 

shutterstock_791658196

Kör Mağara Balıklarını Tanıyor Musunuz?

Kör mağara balıkları ya da diğer bilinen adıyla Meksika Mağara balıkları, kör olmalarıyla dikkat çekiyor. Aslında balığı ilginç kılan şey geçmişte bu balık türlerinin görebiliyor olmasıydı. Meksika mağara balıkları, zaman geçtikçe körleşmeye başlamış ve günümüzde sadece bu şekilde yaşamaya alışmışlardır. Görme eylemi balık gibi bir canlı için maksimum düzeyde enerji gerektiriyor. Araştırmacılar, bir mutasyonun göz genlerini devre dışı bıraktığını ve bu nedenle balıkların kör kaldığını düşünüyor. Ancak ilginç bir detay var ki balıkların DNA diziliminde göz genlerini engelleyen herhangi bir fark görülmüyor. Meksika balıkları için kör olmak aslında bir avantaj olabiliyor. Enerjilerini görmekle harcamadıkları için yüksek oranda enerji tasarrufu sağlıyorlar. Kör mağara balıkları görmeyen gözleri nedeniyle bilim dünyasında çok konuşulsa da balıkların yaşam rutini incelendiğinde, kör olmanın herhangi bir olumsuzluk yaratmadığı görülüyor. Meksika balıkları, az besin ile karanlıkta yaşamaya alışmış durumda. Araştırmacılar yoğun olarak enerji tasarrufuna dikkat çekiyor, kör olmalarını buna bağlıyor.

shutterstock_515051113

Limon ve Zencefil Aromalı Kılıç Balığı

Sonbahar mevsimiyle birlikte tezgâhlarda yerini almaya hazırlanan kılıç balığı, lezzetli etiyle tüm balık restoranlarının ve tutkunlarının gözdesi. İşte kılıç balığından yapabileceğiniz lezzetli bir tarif;
Malzemeler
• 8 adet kılıç balığı filetosu
• 2 limon suyu
• 2 çay kaşığı zencefil
• 4 diş sarımsak
• 1 limon kabuğu rendesi
• 2 yemek kaşığı bal
• Bir tutam pul biber
• 1 demet maydanoz
• 1 dal biberiye
Hazırlanışı
Balık filetoları haricinde kalan bütün malzemeler blender’dan geçirilir. Elde edilen karışım, balıkların üzerine dökülür ve dinlenmesi için buzdolabında yaklaşık 45 dakika bekletilir. Marine edilmiş balıklar çıkarıldıktan sonra balığın üzerindeki fazla soslar alınır ve ızgaraya yerleştirilir. Balığın her iki tarafı 7 – 8 dakika pişirilir. Pişme esnasında kalan sos fırça yardımıyla balıkların üzerine sürülür. Kılıç balığını servis ederken mevsim sebzelerinden yapılmış bir salata tercih edebilirsiniz. Afiyet olsun.

shutterstock_588796793

Sonbaharda Hangi Balıklar Tüketilmeli?

Serin havalar kapılarını açmış bizleri bekliyorken, bu sonbahar günlerinde balık tutkunlarının neler yiyebileceğini biliyor muydunuz? İşte sonbaharda lezzetiyle midenizi şenlendirecek, faydalarıyla sağlığınızı koruyacak balıklar;

Kılıç: Omega 3 deposudur. Kalp krizi riskini düşürür. Depresyonu önler. Kalsiyum yönüyle kemikleri güçlendirir, doku ve hücre gelişimini destekler.

İstavrit: Omega 3 kaynağıdır. Migrene iyi gelir. Eklem ağrılarını dindirir. Beyin fonksiyonlarını canlandırır, hafızayı güçlendirir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. İstavrit ile ilgili minik bir uyarı bulunuyor; gebe ve emziren annelerin balıktaki cıva oranı nedeni uzak durması gereken bir balık.

Palamut: Fosfor, sülfüt, protein ve D vitamini deposudur. Saç gelişimini olumlu etkiler. Diş yapısını güçlendirir. Kolesterolü düzenler. Cildi onarır. Yaraların hızlı iyileşmesini sağlar.

Sardalye: Protein zengini bir balıktır. İltihap oluşumunu önler, hastalık risklerini azaltır. Kemik ve diş sağlığını korur. B12, D vitamini, kalsiyum ve selenyum içerir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Uskumru: Omega 3 için etkili bir kaynaktır. Omega 3 yağ asitlerinin gücü sayesinde, bağışıklığı geliştirir, kalp hastalıklarını önler, yaşlanmayı yavaşlatır.

Levrek: A ve D vitamini içerir. Kan basıncını düzenler, bağışıklık sistemini güçlendirir. Kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür.