Kışın Nasıl Beslenmeliyiz?

Uzun ve sıcak yaz günlerinin geride kaldığı, soğuk havaların kendisini sıkı bir şekilde gösterdiği kış mevsiminde, uzmanlar beslenme alışkanlıklarında değişiklikler öneriyor. Özellikle de güneşten daha az faydalanılacağı için D vitaminine olan ihtiyaç artacak. Kış güneşi en az yaz güneşi kadar etkili olduğundan güneşli günlerde öğlen saatlerinde 15 – 20 dakika güneşten faydalanmak gerekiyor. Yine bu mevsimde açılan balık sezonundan düzenli yararlanılmalı, haftada iki kez balık tüketilmelidir. Balıkta bulunan Omega 3 yağ asitlerinin sağladığı birçok faydadan birisi de bağışıklık sistemini desteklemesidir. Kış aylarında günler kısa olmasına rağmen kişiler ortamda yaygın olan virüs ve bakterilerden etkilenerek daha çabuk hastalık kapıyor. Her gün okula, işe gidenlerin bilhassa küçük çocukların bu dönemleri rahat atlatabilmeleri için güçlü bağışıklığa sahip olmaları daha da önem taşıyor. Güçlü bir bağışıklık için çeşitli ve dengeli beslenme, vitamin desteği, Omega 3 takviyesi ve düzenli uykuya dikkat edilmelidir.

Kışın etkilerinden korunmak, güçlü bir bağışıklık sistemi kurmak için öneriler şöyledir;

Bol sıvı tüketimi yapılmalı

Bağışıklık sistemini destekleyen ve daha güçlü hale getiren içecekler ekinezya, ada çayı, ıhlamur, yeşil çay, limonlu su, kuşburnu gibi çaylardır. Kola, gazoz gibi asitli içecekler yerine daha faydalı olan kış çaylarına yönelmek mevsim boyunca hastalanmanızı önler, hastalansanız bile hafif dozda geçirmenizi sağlar. Portakal, greyfurt, limon, mandalina gibi narenciye ürünlerinin bol olduğu mevsimde, güne bir bardak taze sıkılmış meyvelerle başlamak kadar sağlıklı bir beslenme olamaz. C vitamini desteğini taze meyvelerle sağlayabilirsiniz. Sıvı tüketiminde elbette saf su atlanmamalıdır. Günde yaklaşık 2 litre su tüketerek bağışıklık sisteminizi ve cildinizi koruyabilirsiniz.

Omega 3 yağ asitleri: Güneşin daha az görüldüğü, iş ve sosyal yaşamın yoğunlaştığı, stresin arttığı şu günlerde Omega 3 yağ asitleriyle hem zihninizi koruyabilir hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Özellikle depresif ruh halinde olanlar, Omega 3 desteğinden faydalanabilirler.

Az ama sık beslenme: Düzensiz ve yetersiz beslenme bünyede kan şekerinin yükselmesine sebep oluyor. Çok yemek kadar uzun süren açlıklar da kötü etki yapıyor. Gün içinde az ama sık beslenmek vücudun dinç kalmasını sağlıyor. Üstelik gün içinde enerji yüklemesi yapıyor. Ara öğünlerde mini sandviçler veya meyveler yemek, ceviz badem gibi Omega 3 içeren kuruyemişlerden tüketmek bağışıklık sistemini güçlendiriyor, enerji veriyor.

Kemik sağlığını koruma: Güneşten daha az faydalanılan kış günlerinde D vitamininden yoksun kalmamak için D vitamini içeren besinler veya doğrudan D vitamini takviyesi almalısınız. Vitamin yönünden eksik kaldığınızda, kemik yapınızda zayıflama yaşarsınız. Balık, peynir, yumurta, süt, yoğurt gibi ürünler tüketerek kemiklerinizi güçlü tutabilirsiniz.

Hareketli yaşam: Soğuk havalar ne yazık ki sportif faaliyetleri kötü etkiliyor, hareketsiz yaşama davetiye çıkarıyor. Kışın hava erken karardığı için çoğunlukla evde geçirilen vakit artıyor. İnsanlar bu yüzden kış aylarında kilo alma eğilimine sahiptir. Kış boyunca aslında havanın yumuşak olduğu günlerde, gündüz veya akşamları günde otuz dakika kadar yürüyüş yapmak kilo dengesini korumada etkili oluyor. Yürüyüş yapamayanlar için ise kapalı mekân egzersizleri öneriliyor. Örneğin; evin içinde mekik çekme, ip atlama, pilates yapma, asansör yerine merdiven kullanma şeklinde mini egzersizler yapmak mümkündür. Hareketli yaşam sadece kilo kontrolü sağlamaz, aynı zamanda kas ve kemik yapısını güçlendirir, beyni canlı tutar, sağlıklı yaşamı destekler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir