shutterstock_251933845

Okulda Başarı için Omega3 Desteği Şart!

Vücudumuz tarafından üretilemeyen Omega 3 yağ asitleri, her birey için yaş fark etmeksizin mutlaka alınması gereken vazgeçilmez bir destektir. Vücut düzenli olarak Omega 3 ihtiyacı duyar. Beslenme ve takviye ile bu ihtiyaca cevap vermek gerekiyor. Bu yağların vücuda faydası arasında hafızayı güçlendirmesi, odaklanmayı sağlaması, dikkat bozukluğunu yenmesi, zekâ gelişimini desteklemesi, hiperaktiviteyi kontrol etmesi gibi önemli etkiler yer alıyor. Tüm bu faydaların temelde çocukların okul yaşamı için gerekli olduğu ortada. Eğitim sisteminin yoğun ve zorlayıcı dünyasında öğrencilerin akademik başarısını yükseltmek ve mevcut durumu korumak için sağlıklı beslenme ve uyku ile birlikte Omega 3 etkili rol oynuyor. Okulda başarıyı getiren besin öğeleri arasında en üstte Omega 3 yer alıyor. Omega 3, anne karnındaki bebeğin beyin gelişiminde dahi önem taşıyorken, okul çağındaki çocuklar için olan önemi tartışılmaz. Uzmanlar, Omega 3 içeren gıdaların beslenme programına eklenmesi ve Omega 3 takviyesinin alınması gerektiğini belirtiyor. Okulların yeni eğitim dönemine başlayacağı şu günlerde çocukların düzenli Omega 3 tüketimi, yıl içerisindeki başarılarını büyük oranda olumlu etkileyecektir.

shutterstock_1012472821

Ritim Bozukluğuyla Omega 3 Desteğiyle Mücadele Edin!

Omega 3 yağ asitlerinin ne kadar önemli olduğu yıllardan beridir bilinen bir gerçek. Uzmanlar bu faydalı yağlardan yararlanmamız için sıklıkla yağlı balık tüketimini ve belli başlı besinleri öneriyor. Ruh sağlığından kalp sağlığına kadar faydalı olan Omega 3, yaşam kalitesini yükseltiyor. Son dönemlerde Omega 3 ve kalp sağlığın üzerine yapılmış araştırmalar öne çıkıyor.

Araştırmalar ve uzmanların görüşleri Omega 3 yağ asitlerinin kalpte oluşan ritim bozukluklarına iyi geldiği yönündedir. Omega 3’ün kan basıncını düzenlediği, kalp damarlarını koruduğu ve kalbe bağlı gelişen hastalık riskini düşürdüğü zaten biliniyordu. Kalp ritmindeki bu önemli faydası ile Omega 3 yeniden önemini göstermiş oldu.

Uzmanlar Omega 3 yağ asitleri için semiz otu, ceviz, keten tohumu, yeşil yapraklı sebzeleri öneriyor, özellikle de Omega 3 içeren yağlı balıkların tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Omega 3 içeren besinlerin yetersiz tüketimine karşı Omega 3 içeren gıda takviyeleri bir çözüm oluyor.

shutterstock_295455275

Sağlıklı Bir Yaz Mevsiminin Sırrı Omega 3’te Saklı!

Deniz, kum, güneş heyecan dolu bir yaz mevsimini çağrıştırıyor, ancak yaz ayları insan sağlığının güneşe ve sıcak havalara bağlı sorunlar yaşadığı yoğun dönemlerdir. Uzmanlar daha bahar aylarında kişileri sıcağa, beslenmeye, sağlıklı kalmaya yönelik uyarıyor. Özellikle de güneşin zararlı ışınlarından içten ve dıştan korunmak gerekiyor. Bu aşamada Omega 3 devreye giriyor!
Doktorlar, Omega 3 yağ asitlerinin vücutta üretilmemesine dikkat çekerek beslenme veya takviye yoluyla alınmasını öneriyor. Omega 3, kalp sağlığı, kemik ve kas dokuları, romatizma hastalıkları, kolesterol, cilt problemleri gibi birçok rahatsızlığa iyi geliyor, iyileşmede ve önlemede etkin rol oynuyor.
Yazın Omega 3 kullanmak için önemli nedenler şöyledir;
 Omega 3 vücut yapısında depolanan bir yağ değildir. Kişinin günlük ihtiyacı ancak dışarıdan Omega 3 alınması ile sağlanır. Yaz aylarında da Omega 3 alınmaya devam edilmelidir.
 Odaklanma, güçlü hafıza ve sağlıklı bir iskelet sisteminde Omega 3’ün etkisi büyüktür.
 Ülkemizdeki balık tüketim oranı ideal seviyelerin altında olduğundan Omega 3 alımı yetersizdir. Yaz aylarında hissedilen yorgunluk, halsizlik, keyifsiz ruh hali de bu durumun yansıması kabul ediliyor. Bu nedenle Omega 3 desteği yazın geri çekilmemelidir.

shutterstock_1108477898

Sızıntılı Bağırsak Sendromunu Omega 3 Sayesinde Önleyin!

Bağırsak ikinci beyindir diyen uzmanlar, bağırsak sisteminin aslında tüm metabolizmayı doğrudan ilgilendirdiğini belirtiyor. Bağırsak sistemindeki sıkı bağların açılması,  geçirgenliğini kaybetmesi sonucunda ortaya çıkan sızıntı durumu; bağırsak yolu ile zararlı toksinlerin, maddelerin vücuda geçmesini sağlıyor. Yaşanılan bu problemi yenmek, vücudu mikroplardan ve zararlı bakterilerden korumak için sağlıklı ve düzenli beslenmek gerekiyor.

Omega 3 İyi geliyor

Sızıntılı bağırsak sendromunda Hindistan cevizi ürünleri, fermente sebzeler, kemik suyu, fermente süt ürünleri ve Omega 3 içerikli gıdaların tüketilmesi iyileştirici rol oynuyor. Omega 3 yağ asitleri içeren besinlerden düzenli tüketmek hastalığın iyileşmesini hızlandırıyor, iltihap oluşumunu önlemeye yardımcı oluyor, böylece vücudun ikinci beyni olan bağırsak sisteminin sağlığını koruyor.

Uzmanlar sağlıklı beslenme, omega 3 tüketimi, yeterli uyku ve haftanın birkaç günü yapılan kısa yürüyüşlerin bile birçok hastalıkta önleyici rol oynadığını söylüyor.

shutterstock_1032426220

Ofis Yaşamı D Vitamini Değerini Etkiliyor

Sağlıklı yaşamın temel vitaminlerinden biri olan D vitamini, en çok güneş ışınları aracılığıyla sağlanabiliyor. Ancak güneş yüzü görmeyen kapalı ortam çalışanları, bütün gün ofiste çalıştığı için güneşten faydalanamıyor, dolayısıyla D vitamini eksikliği yaşıyor. Kronik yorgunluk, halsizlik, uyku hali, eklem ve kemiklerde ağrı – güçsüzlük, kas ağrıları, meme – rahim – bağırsak kanseri riski, D vitamini eksikliğinde ortaya çıkan rahatsızlıkların bir kısmını yansıtıyor.

D vitamini bu kadar önemliyken ve ofis insanları mahrum kalıyorken ne yapmalı sorusuna cevap yine uzmanlardan geliyor. Uzmanlar, D vitamini eksikliği için takviye edici gıdaları işaret ediyor. Takviye edici gıdalar günlük D vitamini oranını doğrudan karşılar, uzun vadede sağlıklı bir bünye oluşturur. Vitamin eksikliğinde ortaya çıkan yorgunluk, halsizlik, vücut ağrıları iş akışını da olumsuz yönde etkilediğinden D vitamini takviyesi almak ofis yaşamını her anlamda daha sağlıklı hale getiriyor.

D vitamini ihtiyacını karşılamak, vücuttaki kalsiyum ve potasyumun da işlevini arttırmak anlamına geliyor. D vitamini olmadan kalsiyum ve potasyum vücutta depolanamıyor ve faydasını sağlayamıyor.

shutterstock_136001651

Göz Sağlığı için Omega 3 Desteği Almayı İhmal Etmeyin!

Fiziksel ve zihinsel gelişimde etkili rol oynayan, sağlığımız için çok faydalı olan Omega 3, göz sağlığında da aktif rol alıyor. Omega 3 yağ asitleri, birçok göz problemine iyi geliyor. Örneğin sarı nokta hastalığı ve kuru göz problemlerinde Omega 3 iyileştirici ve önleyici etkiler sunuyor. Görme kalitesini yükseltmek ve göz sağlığını korumak için Omega 3 takviyelerine dikkat çeken uzmanlar, günlük Omega 3 alımı yapılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle çocuklarda görme yetisini korumak amacıyla Omega 3 yağ asitlerinden fayda sağlamak uzun vadede riskleri düşürüyor.

Omega 3 ve göz sağlığı üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda, Omega 3 yağ asitlerinin gözlerdeki kan damarlarında ve retina tabakasında olumlu etki bıraktığı ortaya çıkmıştır. Omega 3’ün ilerleyen yaş dönemlerinde meydana gelen göz rahatsızlıklarını önlemede etkili olabileceği yine aynı çalışmalarca ortaya konulmuştur.  Araştırmacılar yaptıkları deneylerle düzenli olarak Omega 3 alan kişilerin, almayan kişilere oranla daha sağlıklı bir göz yapısına sahip olduğu sonucuna varmıştır.

shutterstock_551746591

Balıklar, Zengin Omega-3 Kaynağı!

Sağlıklı bir yaşamın güvencesi olarak kabul gören Omega 3 yağ asitleri, üzerinde çok fazla bilimsel araştırmanın yapıldığı yağlardır. İnsan yaşamının kalitesini yükseltmek, sağlık problemlerini minimum seviyeye düşürmek Omega 3 ile yapılan araştırmaların temel sonuçlarını oluşturuyor.

Omega 3 eksikliğinde, çeşitli hastalıklar oluşuyor ve performans düşüklüğü görülüyor. Uzmanlar keten tohumu, semizotu, ceviz gibi Omega 3 bulunan besinlerin tüketilmesinin Omega 3 eksikliğine tek başına yetmeyeceğini belirtiyor ve tek çarenin balıklar olduğunu vurguluyor. Özellikle soğuk ve derin denizlerde yaşayan balıkların Omega 3 açısından zenginleşmesi nedeniyle, bu çeşit balıkların tüketilmesi ile daha yüksek miktarda Omega 3 alımı sağlanıyor. Elbette yeterli balık tüketmeyen kişiler için Omega 3 takviyeleri çözüm sağlıyor.

shutterstock_528917977

Yazın da Omega 3 Kaynağı Olan Balık Yağını Almayı Aksatmayın!

Omega 3 yağ asitlerinin bebek, çocuk veya yetişkin olsun her yaştaki birey için ne denli önemli olduğu kabul edilmiş bir gerçek. Vücudumuz üretemediği için, sağlıklı yaşamı desteklemek amacıyla mutlaka gıdalarla veya takviye edici gıdalarla omega-3 ihtiyacını karşılamamız gerektiği konusunda da uzmanlar bilinç uyandırmaya çalışıyor. Balık yağları bu amaçla kullanılabilecek Omega-3 kaynağı olan takviyelerdir. Ancak, balık yağlarının mevsim fark etmeksizin yıl boyunca kullanılabileceği hala ne yazık ki anlaşılmış değil. Yanlış bir yargı sonucunda, kış döneminde kullanıp yazın balık yağı kullanımını bırakanlar oluyor. Oysa, iyi bir Omega 3 kaynağı olan balık yağları gelişmiş ülkelerde yazın da düzenli olarak kullanılan takviyelerdir. İçerisinde yağda çözünen vitaminleri bulundursa dahi, günümüz teknolojisinde bu vitaminler öyle uygun miktarlarda balık yağına dahil ediliyor ki, hangi mevsim olursa olsun her gün alınmaya uygun hale getiriliyor. Omega-3 kaynakları olan balık yağları vitaminler içeriyor olsa dahi, tavsiye edilen kullanım dozlarına uyulduğu takdirde yazın da güvenle kullanılan takviyelerdir.

shutterstock_520159816

Gebelikte D Vitamini Eksikliği Hangi Hastalıklara Neden Olur?

Vücut sağlığı için gerekli elzem vitaminlerden biri kabul edilen D vitamini; bağışıklık sistemi, diş sağlığı, kemik ve kas sağlığı, hormon dengesi, hücrelerin yenilenmesi gibi birçok alanda etkilidir. D vitamini eksikliğinin olması başlangıçta kas ve kemik güçsüzlüğü ile kendisini gösteriyor. Üst seviyede bir eksikliğin yaşanması ise çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde osteomalasi hastalığını ortaya çıkarıyor. Gebelikte D vitamini tıpkı diğer vitamin grupları için önem teşkil ediyor. Hem anne sağlığı hem de bebeğin gelişimi için D vitamini düzenli alınmalıdır.
Gebelerdeki D vitamini eksikliğinin neden olduğu rahatsızlıklar raşitizm ve kemik yumuşaması (osteomalasi) rahatsızlıklarıdır. Dengeli beslenme veya D vitamini takviyesi gebelik sürecinin sağlıklı geçmesini sağlar. Doktorlar D vitamininin yetersiz olduğu dönemlerde annenin kas ve kemik ağrıları yaşayabileceğini belirtiyor ve kronik yorgunluk, diş kırılmaları, dişeti kanamaları, bel ve sırt ağrılarının oluşacağını söylüyor.
Mevsim değişimleri gebelerin D vitamini seviyesini doğrudan etkiliyor. Bahar ve yaz aylarında gebe olanlar, doğum yapanlar sonbahar ve kış gebelerine oranla D vitamini bakımından daha şanslı. Uzmanlar, gebelerin 15 – 20 dakika güneşten faydalanmasının yanı sıra D vitamini takviyesi alması gerektiğini belirtiyor. Annenin fiziksel zindelik kazanması, bebeğin gelişim evresini sağlıklı tamamlaması için D vitamini alımına önem verilmelidir.

shutterstock_276921776

DHA Alımı Beyin Gelişimini Olumlu Etkiliyor

DHA; Omega 3 yağ asitlerini oluşturan iki önemli yağdan biridir. Omega 3, Eikozapentaenoik Asit (EPA) ve Dokozahekzaenoik Asit (DHA) olmak üzere sağlığımız açısından önemli iki farklı yağ asidi içeriyor. Her iki yağ da çok değerli ve vücut için faydalıdır. Düzenli ve aktif çalışan her beyin yüksek oranda DHA içerir. DHA bakımından eksik kalan kişilerde zihinsel problemler görülebiliyor. Hafıza, depresyon, erken bunama ve benzeri sorunlar DHA eksikliğinde ortaya çıkabiliyor. Yapılan bilimsel araştırmalar DHA’nın hücre zarında olumlu etkileri olduğunu göstermiştir ve günümüzde DHA’nın beyin gelişimi, göz sağlığı ve sinir sistemi gelişimini desteklediği kabul görmüştür.
Beslenme yolu ile alınan DHA, beyin hücrelerinin yenilenmesinde, korunmasında oldukça önemli faydalara sahiptir. DHA sayesinde çağın hastalığı olan Alzheimer hastalığına yakalanma riski önemli ölçüde düşürülebiliyor. Beyin hücrelerinin sağlıklı gelişim evresi geçirmesi, hücrelerin yaşlanmaya karşı güçlü kalması için DHA etkili rol oynar. Özellikle gelişme çağındaki çocuklar için DHA miktarı açısından zengin olan balık yağı takviyesi çok önemlidir. Beyinlerinin sağlıklı bir gelişim süreci geçirmesi, algılama ve öğrenme kapasitesi artışını desteklemesi ve dikkat eksikliğini önlemesi sayesinde akademik başarı yakalaması omega-3 kaynağı olan balık yağları ile mümkündür.