akdeniz-diyeti-gebelik

Akdeniz Diyetiyle Gebelik Şansınızı Artırabilirsiniz.

Her gün karşımıza çeşit çeşit diyet listeleri çıkıyor. Her ülkenin, bölgenin ya da kişilerin kendi özel diyetleri oluyor. Bunların çoğu da sağlığımıza sağlık katacak beslenme programlarından oluşuyor. Peki çok uzağa gitmeden ülkemizin bağrından kopan bir beslenme önerisine göz atmaya ne dersiniz? Sizi Akdeniz diyetiyle tanıştırmak istiyoruz. Aslında bu beslenme programıyla biz de yeni tanıştık. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer sayesinde yolumuz bu beslenme programıyla kesişti. Tahmin edebileceğiniz gibi yolların kesişme noktasında omega 3 yer alıyor.

Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, geçtiğimiz günlerde Akdeniz diyeti ve gebelik hakkında açıklamalarda bulunarak ilginizi çekebilecek bazı detaylar vermiş. Çoksüer, bu diyetin kişiyi yeterli ve dengeli beslenme ile ideal kilo aralığına ulaştırdığını ve bu formu korumayı hedeflediğini anlatmış. Yapılan bazı deneysel çalışmalarla Akdeniz bölgesine özel olan bu beslenme şekliyle kalp krizlerini önleyebildiği ve bazı kanser tiplerinin riskini azaltabildiği gözlemlenmiş. Ayrıca son yıllarda yapılan deneylerde ise tüp bebek başarı şansını ve gebelik oranlarını arttırdığı gözlemlenmiş.

Tahmin edilebileceği gibi beslenme şeklinin temelinde Akdeniz bölgesinin lezzetleri yer alıyor.  Zeytinyağı ağırlıklı ve az yağlı, et tercihi olarak ise balık ağırlıklı bir diyet programı sizi bekliyor. Beslenme programı kişiden kişiye farklılık gösterebileceği için çok ayrıntıya girmiyoruz. Fakat bu beslenme şeklinin sağlığınıza nasıl katkıda bulunduğundan bahsetmeliyiz. Listedeki gıdaların içerisinde omega 3, D vitamini, B vitamini ve folik asit gibi besinler olmasından dolayı sağlığınıza doping etkisi yapma gücü bulunuyor. Bu saydığımız besinler vücudu tamir etmeye ya da güçlendirmeye çalışan ve asla durmayan işçilerdir. Bundan asla şikayet etmezler. Sadece onları tüketmeniz için hazır olarak beklerler.


Kaynak

sagliga-destek

Sağlığınıza Bir Destek De Bizden Olsun.

Sağlığınıza destek olabilecek yiyeceklerin belki de yanından geçip gidiyorsunuz. İsterseniz sağlık depolayabileceğiniz yiyecekleri tekrar hatırlamanıza yardımcı olabiliriz. Bunun için okumaya devam etmeniz yeterli.

Sağlık için yeşili sevmelisiniz.

Çarşıdan alınan bir tane narın evde bin gücünde olabilmesi gerçektir.

Papatya çayı ile hem keyif hem de sağlık kazanın.

Bonus destek: Balık tüketmeye devam edin.

Balık, sofralarda yerini almadan sağlık konusunda tam olarak her şeyi halletmiş sayılmayız. Balık veya balık yağı sayesinde vücudunuza Omega 3 desteği sağlayarak eksik olan yanınızı tamamlayabilirsiniz.

Omega 3 hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için diğer yazılarımıza buradan devam edebilirsiniz.

iso-22000

ISO 22000 Belgesi ve Önemi

Gıdaların üretiminin ve teminin kusursuz bir şekilde gerçekleştirilerek sağlıklı ürünlerin müşteriye sunulması olmazsa olmaz bir unsurdur. Bu nedenle ürünler çeşitli kontrollerden geçirilir ve mevcut sorunu olanlar ortaya çıkarılır. Sorun gözlenmeyen ve herhangi bir hatası olmayan güvenli gıda ürünleri ISO 22000 belgesi almaya hak kazanır.

 ISO 22000, tüketiciyi gıda kaynaklı bir problemle karşı karşıya kalmasının önüne geçer. Çünkü kuruluşlarda Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi uygulamaları üretim kontrolü, ürün kontrolü, ekipman kontrolü; bakım ve genel hijyen uygulamaları; personel ve ziyaretçi hijyeni; taşıma, depolama, ürün bilgisi; eğitim, tedarikçi seçimi ve değerlendirmesi; iletişim ve benzeri konuları kapsar. Dolayısıyla bu belge sadece gıda güvenliği için değildir. Aynı zamanda üretim, servis ve hizmet uygulamalarının kalitesini ortaya koyar ve gelişiminin büyümesinde de anahtar rol oynar.

Diğer sertifikalarımız: Friend Of The Sea, GOED Omega 3, Neden Möller’s

gule-gule-stres

Güle Güle Stres

Hızla akan hayatınızın kontrolünü bazen elinizde tutmanız çok zor olabiliyor. Kontrolü kaybettiğinizde de yaşadığınız dengesizlik sizi depresyona kadar sürükleyebiliyor. Peki sonucunun kötü olabileceğini tahmin edebildiğimiz bir duruma önceden hazırlıklı olsak yine de sonuçları aynı mı olur? Elbette ki hayır. Vücudunuzun ve dolayısıyla kontrol merkezi olan beyninizin hazırlıklı olması, yaşayabileceğiniz riskleri en aza indirecektir.
Kontrolün elinizde olmasını sağlamak, aynı zamanda beynin işlevlerini doğru bir şekilde gerçekleştirmesiyle doğru orantılıdır. Bunun için de beyninizi bu durumlarla baş başa bırakmayıp ona bir güç desteği sağlamalısınız. Yeterli miktarda alınacak olan Omega 3 desteği ile beyninizde turbo etkisi yaratabilir ve yaşadığınız stresin büyük oranlarda düşmesini sağlamış olursunuz.
beyni-beslemeye-devam

Beyni Beslemeye Devam Edin.

Anne karnında başlayan beyin gelişimi doğumdan sonra da devam eder. Bu gelişimin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi tamamen sizin elinizdedir. Unutmayın ki bu gelişim ömrünüz boyunca sürer.

Beyin sağlığının korunmasında ve gelişiminde, vücudumuz tarafından üretilemeyen ve bu yüzden muhakkak dışarıdan alınması gereken omega 3 yağ asitleri önem taşır. Omega 3, beyin hücrelerini korur ve beyin fonksiyonlarının daha düzgün bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Örneğin; beyine daha fazla oksijen gitmesini sağlar ve eski bilgilerinizi daha rahat hatırlamanızı kolaylaştırır.

Omega 3 ihtiyacınızı gidermenize yardımcı olacak en önemli gıda balıktır. Balık tüketerek aldığınız omega 3’ün yanı sıra protein ve amino asit almış olursunuz. Bu besinlerin de beyin gelişimine önemli katkıları vardır. Beyniniz bu besinler sayesinde beyin tabakasının ihtiyacı olan sıvıyı karşılar ve hafızanız daha güçlü hale gelebilir.

egzama

Egzama İçin Doğal Çözüm

Bizlere biraz uzak bir ülkeden herkesin başına gelme ihtimali olan gerçek bir olaydan bahsetmek istiyoruz. İki yaşında olan Aoibheann Hennessy’nin annesi, çocuğunun diz arkasında kaşıntı olduğunu fark etmiş. İlk başlarda bu durumu önemsemezken cildin tahriş olması, kızarıklığın artması ve yayılmasıyla durumun egzama olduğunu anlamış.

cocuk

Egzama: Çeşitli iç ve dış faktörlere karşı derinin iltihaplı cevabı olarak ortaya çıkan durumun genel ismidir. Egzama (dermatit) en yaygın cilt hastalıklarından biri olmasına rağmen, sebepleri ve kesin tedavisi ile ilgili tıp dünyasının net cevaplayamadığı bir rahatsızlıktır. Hastaların çoğunda ortak belirtiler gözlenir. En çok görülen türleri sinirsel, alerjik, yağlı deri, temas egzaması gibi egzama türleridir. En yaygın türü, “atopik dermatit” olarak da bilinen, alerjik egzamadır ve daha çok kalıtsal olduğu düşünülür. (Medikal Akademi)

Başlarda farklı çözümler ve ilaç tedavisi deneyen anne çözüm elde edememesinin ardından bir dermatolog ile görüşme kararı almış. Sonunda kendilerini çözüme ulaştıracak şifayı bulmuş.

aile

Doğal Çözüm

Bayan Hennessy (29), dermatologun önerisiyle yulaf ezmesi ve morina balığının karaciğerinden elde edilen balık yağının özünü oluşturduğu bir kreme başlamış. Balık yağının özellikle vücut için yararlarını bilen bilinçli bir anne olan Hennessy, karşılaştığı bilgilerden bir türlü tam anlamıyla emin olamamış. Yine de bir ay içinde istediği sonucu alıp çocuğunu yine o eski mutluluğuna kavuşturmuş. Balık yağı, egzamayı bloke edip hayati vitamin ve minerallerin emilimine yardımcı olur. Buna ek olarak, balık yağı birçok alanda olduğu gibi cilt rahatsızlıklarında da yıllardır kullanılmaktadır.

Not: Bayan Hennessy gibi öncelikle bir doktora görünmeniz gerektiğini unutmayın!

anne-kiz


Kaynak: Daily Mail

 

dogum

Erkeklerin Sağlıklı Üreme Hücreleri Oluşumunda Omega 3 Etkisi

Bu yazıda sizinle erkeklerin üreme hücreleri üzerine yapılan ilginç bir araştırmanın sonuçlarından bahsetmek istiyoruz. Temelinde Omega 3 yer alan bu araştırma ilgi çekici sonuçlar ortaya koyuyor.

Omega 3’ün yararları saymakla bitmez. Omega 3’ün kalp, ruh hali, davranış, gözler, beyin gibi organlar üzerinde olumlu etkisi bilinirken bu listeye bir de üreme hücreleri üzerindeki olumlu etkisi eklendi. Araştırma sonucunda, omega 3 yağ asidinin içerisinde bulunan DHA adı verilen dokosaheksaenoik asidin, sperm üretiminde etkili olduğu anlaşıldı. Ayrıca spermlerin daha sağlıklı olduğu da gözlemlendi. Dolayısıyla yüksek DHA içerikli omega 3’ün düzenli bir şekilde alımı sayesinde geleceğinize de büyük bir katkı sağlayabilirsiniz.

Kaynak

goed

GOED Omega 3 Standartları

Bazı omega 3 ürünlerinin ambalajında görebileceğiniz “GOED” logosunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?

GOED (Global Organization for EPA and DHA Omega 3’s), omega 3 tüketiminin sağlık açısından faydaları konusunda tüketiciyi bilinçlendirmek, yüksek etiklik ve kalite standartlarını oluşturmak ve de araştırmalar yaparak bu standartları geliştirmek amacıyla hizmet eden, ilgili devlet kurumları, sağlık kuruluşları ve üretici firmalar ile çalışarak bu kalite standartlarının uygulanmasını sağlayan, en iyi omega 3 üreticilerinin üyesi olduğu uluslararası bir kuruluştur.

Bu kuruluşa üye olan firmalar, belirlenen yüksek kalite standartlarını uygulamakla sorumludurlar. Bu nedenle “GOED Omega 3 Proud Member” logosu, sadece  “GOED” üyesi olan bir firma tarafından kullanılabilir ve bu firma tarafından üretilen omega 3 ürününü güvenle kullanabileceğimizin göstergesidir.

zeki-bebek

Zeki Bebekler

Hamileler ve yeni çocuk sahibi olan ebeveynler geleceğe dair yeni umutlar beslemeye başlarlar. Tarifi mümkün olmayan ve sadece yaşanıldığında tam olarak anlaşılabilecek olan anne ve baba olma durumu size yeni bir hayatın başlangıcını müjdeler. Peki sizin bu güne hazır olduğunuz kadar o küçük aile bireyi de hazır olabilir mi? Bu tamamen size bağlı bir durum. Bebeğiniz doğmadan önceki dönemde onu dünyaya hazırlamak için yeterli süreye sahip olacaksınız. Bu süreci ne kadar başarılı geçirirseniz bebeğiniz de geleceğe hazır olacaktır.

Hamilelikle ilgili yapılan çalışmalardan elde edilen veriler sayesinde uzmanlar, hamilelik süreci, öncesi ve sonrası hakkında bebeğinizi hayata hazırlamanızı sağlayacak önerilerde bulunabiliyor. Ayrıca bu önerilerle bebeğinizin zeka gelişimini olumlu etkilememiz mümkün olabiliyor. Nasıl mı?

Hamileliğin en az üç ay öncesinden itibaren düzenli olarak omega 3 içeren besinler tüketmeye başlamalısınız. Daha önceden düzenli olarak omega 3 tüketmediyseniz, omega 3’ün sizin için yeni bir başlangıç olacağını unutmamalısınız. Başlangıcın ardından hamilelik sürecinde ve sonrasında omega 3 tüketimine aynı şekilde devam etmelisiniz. Bu sayede ilk olarak erken doğum riskini azaltır ve doğum ağırlığını artırmış olursunuz. Ayrıca doğum sonrası lohusalık depresyonu riskini de bu şekilde azaltabilirsiniz. Bebeğinize olan faydası ise bu saydıklarımızın kat ve kat fazlasıdır. Bebeğiniz daha hızlı gelişir. Okul çağında ve sonrasındaki dönemlerde öğrenme eylemini daha hızlı gerçekleştirir. Sonuç olarak omega 3 yağ asidiyle çocuğunuzun zeka gelişimini destekleyebilirsiniz. Çünkü onlar her şeyin en iyisini hak ediyor.

deney

Omega 3 Bilimsel Deney

Omega 3 ile ilgili bilgilere ve haberlere artık her yerde rastlayabiliyoruz. Fakat karşılaşılan bilgilerin insanları bilgilendirmekten çok bir bilgi yığınına dönüştüğünü görüyoruz. Bu sefer de bilgilenmek yerine daha fazla soru işareti oluşmaya başlıyor. İnsanlara iletilmeye çalışılan hayati bilgiler sadece pratikte kalıyor ve sağlıklı eylemlere dönüşemiyor. O zaman bu sefer biraz daha farklı bir şeyler yapalım. Omega 3’le ilgili pratikte olan bilgilerin eyleme dönüşmüş bir halini sizlere sunalım.

Aşağıda yer alan videoda öğrencilerden yardım alınarak gerçekleştirilen bir omega 3 deneyini sizinle paylaşıyoruz. Kısa sürede öğrencilerde bu denli bir farklılaşma yaşanması emin olun, sizi de şaşırtacak.