Balık Yağı Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Balık Yağı Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Balık Yağı Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Balık yağı içerisinde bulunan omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA, bebeklikten yaşlılığa kadar ihtiyaç duyulan en önemli besin kaynaklarındandır. Vücut tarafından üretilemeyen omega 3 yağ asitlerinin kaynağı olan balık yağı ile hem kalp ve damar sağlığı hem de beyin sağlığı korunabilir.Öte yandan, sağlıklı fiziksel ve zihinsel yaşamın vazgeçilmez desteği olan omega-3 yağ asitlerini içeren balık yağlarının her biri aynı özellikte değildir. İhtiyacınızı karşılayan ve güvenle kullanılabileceğiniz bir balık yağı için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır.

Balık yağı almadan önce…

Sağlıklı bir yaşam ve bağışıklık gelişimi için takviye olarak alınacak balık yağından iyi bir fayda sağlamak açısından aşağıdaki maddeleri göz önünde tutmalısınız.

Balık Yağı Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler
Balık Yağı Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler
  1. Doğal bir ürün olmasına dikkat edin.

Temin edilen ürünlerin etiketlerinin kontrol edilmesi pek de alışık olunan bir şey değildir. Ancak gıda takviyesi gibi ürünleri almadan önce etiket bilgilerine bakmakta fayda vardır, nitekim balık yağı alırken de etikete bakılması, genel olarak o balık yağı markası hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olur. Balık yağı takviyeleri olan ürünlerin, balıkta olduğu haliyle doğal balık yağı içerdiği sanılsa da, maalesef bu durum tüm balık yağı markaları için geçerli değildir. Etiket veya kutusu üzerinde “trigliserid” formunda balık yağı olduğu belirtilmiş ise, balıkta bulunduğu gibi doğal balık yağı içerdiği anlaşılmaktadır. Doğal bir diğer form ise “serbest yağ asidi” halindeki balık yağıdır. Bu formda balık yağı içerdiğini belirten ürünlerin, doğal olan trigliseridformunun  vücutta enzimlerle dönüşmüş halini içerdiği anlaşılmaktadır. Avrupa Gıda Güvenilirliği Kuruluşu olan EFSA’ya göre, bu iki form da doğaldır. Sentetik olan balık yağı formu ise “Etil ester”dir.  “Etil ester” balık yağı, doğal değildir. Ayrıca yüksek miktarlarda omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA alındığı zannedilmesine rağmen, vücuttaki düşük biyoyararlanımı neticesinde ihtiyacın karşılanamaması dahi söz konusudur. Etil ester formlu balık yağları, Trigliserid ve serbest yağ asidi formundaki balık yağlarına nazaran oldukça düşük oranda vücut tarafından emildikleri için etkileri de düşüktür.Etiket bilgisi, balık yağının doğal mı sentetik mi olduğunun anlaşılmasının yanı sıra, ürün içeriğinde doğal olmayan bir katkı maddesinin olup olmadığını da göstermektedir.                                               Balık yağı kapsüllerinin sığır veya balık jelatini kullanılarak imal edilmiş olması gerekir. Bu bilgiyi de etiketten öğrenebilirsiniz.

  1. Omega 3 miktarını kontrol edin.

Balık yağını değerli kılan en önemli özellik omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA miktarlarıdır. DHA ve EPA açısından zengin içeriğe sahip olmayan bir balık yağından ihtiyacınız olan faydayı elde edebilmek mümkün olmaz. DHA, beyin aktiviteleri ve göz sağlığı için tercih edilmesi gereken en önemli yağ asididir. EPA ve DHA birlikte kalp ve damar sağlığı için önem ifade eder. Dikkat dağınıklığı gibi sorunları olan kişilerin DHA oranı yüksek balık yağlarını tercih etmelerinde fayda vardır. Omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA açısından en zengin balıklar, soğuk denizlerde yaşar. Vücut ısılarını ayarlamak üzere daha fazla yağ üretmek zorunda kalan balıklarda omega 3 yağ asitleri yoğun bir şekilde bulunur.

Balık Yağı Almadan
Balık Yağı Almadan
  1. Üretim kalite standartlarına önem verin.

Balık yağı üretici firmalarının, üretim ve kalite kontrol sürecinde global kalite standartlarını uyguladıklarını gösteren sertifikalara sahip olması, üretilen balık yağının güvenilirliği açısından önemlidir. Balık yağı ürününün etiketi veya kutusu üzerinde belirtilen sertifika logolarının incelenmesi, balık yağının kalitesi hakkında ön bilgi oluşmasını sağlar. Özellikle balık yağı üretiminde küresel bir kuruluş olan GOED standartlarının uygulanması yüksek kaliteye sahip olunmasında önemli bir ayrıntıdır. Kalite sertifikalarına sahip kurumların her sene denetlenmesi ve üretim süreçlerinde yeniliklere önem vermeleri kaliteli balık yağı ürünlerinin ortaya çıkmasını sağlar.

  1. Ağır metal içermediği bilgisine bakılmalıdır.

Ağır metallerin insan vücudundan atılması zordur. Civa, arsenik, kurşun gibi ağır metalleri vücut tolere edemediği için, sürekli bu maddelere maruz kalındığı zaman vücutta birikir ve maalesef sağlığa zararlı etki oluştururlar. Balık yağlarının düzenli kullanımının gerektiği göz önüne alındığı takdirde, bu riskin önlenmesi amacıyla balık yağlarının mutlaka akredite laboratuvarlar tarafından analiz edilmesi ve sağlık üzerine risk oluşturacak bir içeriğe sahip olmadığının belgelenmesi gerekmektedir. Balık yağı markalarının üretimini veya pazarlamasını yapan firmalardan, balık yağlarının analiz sertifikalarıyla güvenilirliği belgelenip belgelenmediği sorgulanabilir ve bu analiz belgelerini görme talebinde bulunabilirsiniz. Bu tür testleri yapılan ve şeffaf bir şekilde test bilgilerine erişebilen ürünlerin temin edilmesine önem verilmelidir.

  1. Müşteri yorumlarına önem verin.

İnternetin gelişimi ile beraber her ürün ve marka hakkında birtakım bilgilere erişmek mümkündür. Kullandıkları ürünle ilgili deneyimlerini paylaşma eğilimi gösteren kişilerin yazdıklarına değer vermek gerekir. Almaya karar verdiğiniz ürünle ilgili bir paylaşım yapılıp yapılmadığına yönelik internet üzerinden bir araştırma yapılabilir ya da forumlara üye olarak kendiniz bir konu paylaşabilir ve merak edilenleri sorabilirsiniz.

Sonuç olarak, balık yağından elde edilmek istenilen fayda için, düzenli kullanım kadar hangi ürünü kullandığınızın da önemi büyüktür. Kendi ihtiyacınızı da göz önüne alarak en doğru balık yağını tercih etmeniz gerekir. Zihin yapısını güçlendirmek isteyenler için en uygun balık yağları DHA asitleri açısından zengin ürünlerdir.

 

 

Çocukluk döneminde balık tüketimi

Çocukluk döneminde balık tüketimi

 

Tüm yaşam boyunca, beyin gelişiminden kalp damar sağlığına, göz sağlığından sinir sistemine kadar faydaları saymakla bitmeyen omega3 yağ asitlerininönemi büyüktür. Özellikle çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimi için, omega 3’e anne karnındaki bebeklik döneminden itibaren ihtiyaç duyulmaktadır.

Omega-3 yağ asitleri, vücut için elzem olan çoklu doymamış yağ asitlerindendir ve vücut tarafından üretilmediği için dışarıdan alınması gerekmektedir. Omega-3 içeren bitkisel ve hayvansal gıdaların tüketimiyle ihtiyacın karşılanması mümkündür. Omega-3, bitkisel kaynaklardan ALA (α – linoleik asit) olarak alınabiliyorken, hayvansal kaynaklardan aktif metabolitleri olan EPA ve DHA olarakdoğrudan sağlanabilmektedir, bu nedenle omega-3 içerikli hayvansal gıdaların tüketilmesi önemle tavsiye edilir. Omega-3 içerikli gıdaların yeterince veya hiç tüketilememesi söz konusu ise, takviye edici gıdalarla da ihtiyaç karşılanabilmektedir. Balık yağları, balıklardan elde edilen ve omega3 yağ asitleri EPA ve DHA desteğini sağlayan doğal kaynaklardır.

 

Çocuklarda Zeka Gelişimi ve Sağlıklı Uyku İçin Balık

 

 

Yapılan araştırmalara göre haftada en az bir kez balık tüketen çocuklar yaşıtlarına göre çok daha zeki oluyor. Bunun yanında bu şekilde beslenen çocukların uyku kaliteleri artıyor. Düzenli balık tüketen çocukların omega desteği sayesinde IQ seviyeleri yükseliyor. Uykunun daha kaliteli olması da çocuğun gün içindeki aktivitelerine olumlu şekilde yansıyor.

 

 

Çocuklara kurallar koyarak uyku, yemek ve oyun saatleri düzenleyebilirsiniz. Ancak araştırmacılar, kurallar kadar balık tüketiminin de etkili olduğunu savunuyor. Çocuklar haftada en az iki kez düzenli balık tükettiğinde düzenli bir uyku döngüsü elde etmektedir. Bu durum çocuğun algılama yeteneğini artırır. Okuldaki başarısının da artmasını sağlar.

 

 

Uyku içinde sürekli uyanmak uykunun kalitesini düşürür. Hatta bu duruma bağlı olarak çocuklar dikkat dağınıklığı yaşayabilir. Yapılan bir araştırmada,9 ile 11 yaş arasındaki çocuklar değerlendirilmiş ve balık tüketen çocukların tüketmeyenlere oranla sınavlarda daha yüksek başarılar elde ettiği gözlemlenmiştir. Araştırma omega 3 asitlerinin çocuklarda zihinsel gelişime pozitif yönde etki ederek fayda sağladığını ortaya koymuştur.

Yapılan tüm araştırmaların sonuçlarına göre, çocukların düzenli balık tüketmesi çok önemlidir. Balık sevmeyen ve tüketemeyen çocuklar için ise,içerdiği omega3 yağ asitleri EPA ve DHA miktarlarına, saflık derecesine, doğallığına ve çocukların severek tüketebilecekleri lezzetli tatlarda olmasına dikkat ederek seçilecek balık yağı içeren takviyeler ile omega 3 ihtiyaçları karşılanabilir.

 

 

Büyüten Proteinleri ile Balık

 

 

Hayvansal kaynaklı olan balık proteininin bioyararlılığı yüksektir. Hızlı bir şekilde vücut proteinine dönüşür. Hücrelerin yenilenmesi için en temel besinlerden biri balıktır. Özellikle büyüme çağındaki çocuklar yeni ve sağlıklı hücre üretimine çok ihtiyaç duyar. Büyüme çağındaki çocukların beslenme düzenlerinde balık olması çok önemlidir.

 

 

Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendirmek İçin Balık (Omega3)

 

Balık içindeki omega-3 yağ asitlerinin anti-enflamatuar etkisi sayesinde hastalıklara karşı koruyuculuk elde edilir. Bu yağ asitlerinin bağışıklık güçlendirerek, enfeksiyonların ve kanser gibi kronik hastalıklarınönlenmesinde etkili olduğu bilinmektedir. Kış aylarında grip gibi hastalıklara karşı balık tüketimi ile çocuklarınızı ve kendinizi koruma altına alabilirsiniz.

Henüz anne karnında olan ya da anne sütüyle beslenen bebeklerin omega3 ihtiyacının karşılanabilmesi, annenin omega-3 açısından desteklenmesi ile mümkün olabilmektedir. Emzirilen bebekler için anne sütü mucizevi besindir ve annenin sütündeki omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA da değerli besin öğelerindendir.  EPA ve DHA vücut tarafından üretilemediği için, annenin ve anne adayının omega-3 açısından zengin beslenmesi ve balık yağı gibi omega-3 kaynağı olan takviye kullanması, kendilerine olduğu kadar bebeğede fayda sağlamaktadır.

 

 

Obeziteye Karşı Balık

 

Teknoloji çağı çocuklarda fiziksel aktiviteleri azaltmıştır. Dengesiz beslenme ile birlikte hareketsizlik, insülin direncinin çocukluk çağına kadar düşmesine neden oldu. İnsülin direncinin kırılmasında balık yağındabulunan omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA’nın önemli rolü vardır. Zengin omega 3kaynağı olan balık, obezite riskinin azaltılmasında da etkilidir. Dikkat edilmesi gereken tek kısım ise balık tüketiminin düzenli olmasıdır.

 

 

Düzenli Ama Ne Sıklıkta?

 

Balık tüketimi çocuklar için önemli bir omega3 desteği olmaktadır. Haftada en az iki kez hatta mümkünse üç kez balık tüketilmesi balığın faydalarından yararlanmayı sağlayacaktır. Pişirme yöntemi olarak kızartma yerine ızgara, buğulama ve fırında gibi daha sağlıklı yöntemler tercih edilebilir. Balık sevmeyen çocuklar için, saflığı garantili, balık tadının algılanmadığı, severek tüketebilecekleri lezzetli aromalardakibalık yağı içeren ürünler tercih edilebilir. Bu şekilde çocuğun ihtiyaç duyduğu omega3 desteği sağlanabilir.

Kış Depresyonuna Karşı Omega 3 Desteği Alın!

Omega 3 yağ asitleriyle ilgili bugüne kadar zihinsel fonksiyonlar üzerine yapılmış tüm araştırmalar, Omega 3’ün beyin fonksiyonları ve sinir sistemini güçlendirici etkiler sunduğunu göstermiştir. Sağlıklı beslenmenin zihin ve beden sağlığı açısından önemine sıklıkla değinen uzmanlar, depresif duyguları yenmenin de mümkün olduğunu belirtiyor. Omega 3 yağ asitleri, vücut tarafından üretilmediği için ancak dışarıdan alındığında etkileri gözlemleniyor. Anne karnındaki bebeklik döneminden itibaren ihtiyaç duyulmaya başlanan ve tüm yaşam boyunca gerekli olan Omega 3, beyin gelişimini destekliyor, sinir sisteminin güçlenmesine katkı sağlıyor, böylece algılama öğrenme kapasitesinde ve dikkatin toplanmasında artış sağlayıp unutkanlıkla mücadele edilmesinde rol alırken, Alzheimer, demans  gibi sinir sistemi rahatsızlıklarına karşı da mücadele ediyor ve zihin sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Kış depresyonları da bu fayda ağına dâhildir.

Kış depresyonu nedir?

Kış aylarında havalar erken karardığından ve dışarıda geçirilen vakit genel anlamda azaldığından, hem gün ışığından hem de güneşin faydasından yeteri kadar yararlanılmıyor. Uzmanlara göre bu durum depresyona zemin hazırlıyor. Gün ışığından az yararlanan beynin, tepkisini bu şekilde verdiği düşünülüyor. Depresyonda serotonin ve melatonin yani mutluluk ve uyku hormonlarının salgılanması yavaşlıyor, kişi uyku – uyanıklık arasında kaldığından bedenen ve ruhen istediği enerjiye sahip olamıyor. Hormonların salgılanmasındaki dengesizlikler depresyonun biyolojik yönünü hazırlıyor. Kişi kendini yorgun ve enerjisiz hissettiğinde ise zihnen depresyon başlıyor. Bol sıvı tüketimi, egzersiz, gün ışığından daha fazla yararlanmak, Omega 3 tüketimini artırmak, dengeli beslenmek depresyondan kurtulmanın önemli adımlarıdır.

Kış depresyonunun sebepleri ve belirtileri

Depresyonun sebepleri arasındaki bariz neden hormonsal değişimler, kapalı havalar, gün ışığından az yararlanmak, düzensiz uykuya sahip olmak ve yetersiz beslenmektir. D vitamini ve Omega 3 yönünden vücut yetersiz kaldığında bile depresyona sebep hazırlanıyor. Kış depresyonunun belirtileri arasındaki tipik özellikler, kişinin kendisini sebepsiz yere üzgün hissetmesidir. Güzel bir şey olduğunda bile keyif alamamak, sürekli yorgun hissetmek, sosyalleşmekten uzak kalmak, kaygılı ruh haline bürünmek, uykusuz ve iştahsız olmak, çok çabuk yorulmak, çaresiz hissetmek, geleceğe dair umudu kaybetmek, en ufak bir şeyde ağlamak, çok çabuk sinirlenmek ve benzeri etkenler kış depresyonunun belirtileri arasında yer alıyor. Bu tür belirtiler olduğunda kişi depresyonda olduğunu anlayabilir. Depresyondan kurtulmak yine kişinin kendisine bağlıdır. Bu konuda istekli olması, ufak adımlar atması gerekiyor. Örneğin bu dönemde yapılabilecek en basit ve pratik yöntem daha çok temiz hava almak, Omega 3 desteğinden faydalanmaktır.

Omega 3 ve Depresyon

Omega 3 yağ asitlerinin depresyon ile doğrudan ilgisi var. Bilim insanlarının yaptıkları çalışmaların sonuçları bu durumu açıkça gösterdiği gibi, uzmanların uyguladıkları tedavileri Omega 3 ile desteklemeleri neticesinde de faydaları gözlemlenmektedir. Omega 3 yağ asitleri olan EPA ve DHA değerli bileşenlerdir ve özellikle DHA, beyin ve sinir sistemi sağlığını olumlu etkiliyor. Beyin yapısının büyük çoğunluğunu oluşturan DHA miktarını korumak, böylece beyin fonksiyonlarını canlı tutmak için dışarıdan takviye şeklinde alınması önerilen Omega 3, yaşam kalitesini artıran ve sürdüren önemli besin öğesidir. Beyin ve vücut hücreleri, değerli yağ asitlerinden uzak kaldığında çeşitli rahatsızlıklar baş göstermeye başlıyor, hastalıklara zemin hazırlanıyor. Psikolojik veya bedensel fark etmeksizin kişiler olumsuz etkileniyor. Omega 3 alamayanlara bu bağlamda, Omega 3 kaynağı olan balık yağları gibi takviyeler öneriliyor. Sıvı balık yağı veya balık yağı kapsülleri ile de alınabilen Omega 3, beslenmeyi ve egzersiz yaşamını destekler, daha hızlı bir toparlanma süreci yaşatır.

Omega 3 ihtiyacının besinlerden karşılanabilmesinin maalesef yetersiz olduğu görülüyor. Yıl boyunca balık yeme şansı olmadığı gibi sezon açıldıktan sonra bile yeterli ve dengeli balık tüketilmediğinden Omega 3 yağlarından mahrum kalınıyor. Kış depresyonu gibi insanın yaşamını tüm yönüyle olumsuz etkileyen ve değiştiren ruhsal bir bozukluğun önlenmesi amacıyla, yeterince Omega 3 içeren besinler tüketilemiyor diye Omega 3’ten vazgeçilmemelidir. Tercihe göre sıvı veya kapsül formlu balık yağları Omega 3 ihtiyacının karşılanmasına yardımcı oluyor.

Gebelikte Balık Yağı Kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Gebelikte Balık Yağı Kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Dünyada kıymeti uzun süredir bilinen ancak ülkemizde son yıllarda önem kazanan Omega 3 kaynağı olan balık yağı, anne karnındaki bebeğe bile oldukça faydalı. Balık yağında bulunan Omega 3 yağ asitleri, esansiyel yağ denilen, çoklu doymamış yağları ifade ediyor. Sağlıklı vücut fonksiyonları için elzem olan bu yağlar, vücut tarafından üretilemez ve uzun süre depolanamaz. Uzmanların her gün balık yağı takviyesi alınmalı önerisinin temelinde bu gerçek yatıyor. Omega 3 yağ asitlerini içeren besinlerin sıklıkla tüketilememesi ve tüketilen besinlerle sağlanan Omega 3’ün şifasının vücutta depolanamaması, günlük Omega 3 ihtiyacının karşılanmasının kolay yolu olan balık yağı takviyelerine yönlendiriyor. Omega 3 yağ asitlerini beslenme ya da takviye şeklinde almak mümkündür. Ancak beslenme yoluyla alınan Omega 3, çoğu zaman yetersiz kaldığından doktorlar takviye alternatifini öneriyor. Balık yağı takviyesi balık sevmeyen kişilerin de Omega 3 yağ asitlerinden faydalanmaları imkanını sağlıyor. Günün herhangi bir zamanında alınabilen balık yağı takviyesi, günlük ihtiyacın karşılanmasına yardımcı oluyor. Balık yağı kullanımı hamilelik döneminde de büyük önem taşıyor. Kadınlar hamile kaldıktan sonra, uzmanlar bilhassa annenin ve bebeğin sağlığı açısından beslenme programına hemen Omega 3 desteğini ekliyor. Bebeklerde, çocuklarda Omega 3 desteğinin zekâyı artırdığı biliniyor. Daha zeki çocuklar, daha kaliteli yaşamlar için balık yağı ihmal edilmemelidir.

Hamilelikte Balık Yağı Kullanılmalı mı?

Omega 3 yağ asitleri, büyüme ve gelişmeyi doğrudan olumlu etkilediğinden uzmanlar, hamilelikte balık yağı kullanımını öneriyor. Balık yağı, bebeğin göz ve beyin gelişimini olumlu etkiliyor, anne adayının düşük riskini ciddi oranda azaltıyor ve daha kolay bir doğum yapılmasına zemin hazırlıyor. Anne adayı bebeğiyle birlikte kendi sağlığını da korumak zorundadır. Bebek annenin beslenmesiyle birlikte gelişimini tamamlıyor. Bu nedenle anne balık yağı kapsülleriyle kendisini korumalı ki bebek de aynı oranda korunsun ve gelişimini olumlu yönde tamamlasın. Anne adayları, yeterli miktarda balık yağı, Omega 3 almaz ise bebek annenin Omega 3 deposunu kullanır ve annenin sağlığını olumsuz etkiler. Annenin her anlamda balık yağından faydalanması gerekiyor. Elbette tercih edilecek balık yağının kalitesi hamilelik döneminde güvenle kullanım açısından büyük önem taşıyor.

Omega 3 yönünden yetersiz beslenen bebeklerde görülen fonksiyonlar şöyledir;

  • Erken doğum ortaya çıkar.
  • Anne adayı düşük yapabilir.
  • Bebek normalin altında bir kiloyla doğabilir.
  • Bebeğin beyin hücreleri yeterince gelişmeyebilir.
  • Bebeğin ileriki yaşamında meme ve prostat kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine yakalanma riski yüksek olur.
  • Bebeğin zihinsel ve fiziksel becerileri gelişmemiş olabilir.

Gebelikte Balık Yağı Kullanmak Bebek Zekâsını Artırıyor!

Bilimsel araştırmaların sonuçları, Omega 3 yağ asitlerinden DHA’nın bebek zekâsını artırdığını göstermektedir. Gebelikte Omega 3 kaynağı olan balık yağı takviyesi tüketen annelerin, daha zeki bebekler doğurduğu gözlenmiştir. Omega 3, anne karnındaki bebeğin fiziksel gelişimiyle birlikte zihinsel gelişimini de olumlu etkilediğinden bu sonuç ortaya çıkıyor. Omega 3 desteği sağlayan balık yağı bebeğin göz, beyin ve sinir sistemi gelişimi için kullanımı önerilen önemli bir besindir.

Gebelikte Balık Yağı Alım Miktarı

Gebelikte hem annenin hem de bebeğin ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla, annenin Omega 3 yağ asitlerinden en az 250 mg EPA ve DHA toplam miktarına ilave olarak ayrıca 200 mg daha DHA alması sağlanmalıdır. Bu miktarlar hem bebeği hem de anneyi korumaya yetiyor. Genellikle yüksek miktar Omega 3 içeren balık yağı kapsüllerinin tavsiye edilen günlük kullanım dozları bu miktarları rahatlıkla karşılayabiliyor. Omega 3 takviyesi olan balık yağı hamile kalmayı planladıktan itibaren düzenli kullanılmalı, hamilelik süresince özellikle de son üç ay hiç ihmal edilmeden alınmalıdır. Bebeğin beyin gelişimi son 3 ay içerisinde geliştiğinden asla ihmal edilmemelidir.

En Fazla Omega 3 Hangi Balıklarda Bulunur?

Deniz mahsullerinde bol miktarda protein, vitamin, Omega 3 ve mineral bulunuyor. Araştırmalar balık ağırlıklı beslenmenin çok sağlıklı olduğunu gösteriyor. Günümüzde Omega 3 dendi mi akla gelen ilk besin şüphesiz balıklar oluyor. Bebeğin anne karnındaki gelişimini, annenin sağlığını koruyan Omega 3; yetişkinlerde Alzheimer riskini düşürüyor, kalbi koruyor, bağışıklık sistemini güçlendirerek zekâyı olumlu yönde etkiliyor. Uzmanlar haftada 20 ila 350 gram arasında balık tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Peki, hangi balıkları tüketmede öncelikli olmak gerekiyor? Hangi balıklarda daha fazla Omega 3 bulunuyor? İşte cevabı;

Balık tüketiminde civa oranlarına özen göstermek gerekiyor. Civa oranı az, Omega 3 oranı yüksek olan balıklar; somon, ton balığı, karides, hamsi, morina, lüfer, mezgit, karides, orkinos – ton balığı gibi balıklardır. İçerisinde Omega 3 olmasına karşın civa barındırdığı için ölçülü tüketilmesi gereken balık türü ise uskumru balığıdır.

Omega 3 yağ asitlerinden balık tüketerek yararlanmak isteyenlerin haftada “en az” 2 kez balık yemesi gerekiyor. Omega 3 kaynağı olan balık yağı takviyelerinin asıl kullanılma sebebi balık tüketiminin azlığı. Eğer balık yağı alınmayacaksa en azından doğal yollarla bitkisel ürünlerden ve hayvansal gıdalardan Omega 3 alınmaya özen gösterilmelidir.

Omega 3 Kaynakları Nelerdir?

Omega 3, hayvanlardan, bitkilerden, tohumlardan ve tahıllardan alınabiliyor. Geçmişte doğal yaşamın gerçekten var olduğu dönemde insanlar ineklerin ve koyunların yediği yeşillikler aracılığıyla daha doğrusu bu hayvanların sütü sayesinde Omega 3 kaynaklarından en doğal şekilde yararlanabiliyordu. Ancak günümüzde süt ve süt ürünleri, hayvancılık endüstriyel zeminde gerçekleştiğinden en zengin Omega 3 kaynağı balık kabul ediliyor. Balıkların denizde yüzerken yediği yosunlarla Omega 3 üretiyor ve bizler de bu yolla Omega 3’ten faydalanıyoruz.

Ceviz, keten tohumu, yumurta, süt, kırmızı et, tavuk, balık, ceviz, ıspanak, brokoli, lahana, marul, semiz otu, chia tohumu, mercimek gibi besinlerde de Omega 3 bulunuyor. Ancak  bitkisel kaynaklardan elde edilen Omega 3 yağ asitlerinin vücut tarafından kullanımı, hayvansal ürünlerden sağlanan Omega 3 kadar olamıyor. Aslında her mevsim, o mevsimin meyve ve sebzelerini tüketmek, et ve balık tüketimine dikkat etmek Omega 3 almayı doğal bir rutin haline getiriyor.

Hangi Balıkları Dikkatli Tüketmek Gerekiyor?

Balık sağlıklı bir deniz ürünüdür ancak bazı balık türleri denizin dip bölümlerinde yaşadığı için ağır civa içerebiliyor. Bu nedenle mezgit, kalkan, barbun gibi diplerde yüzen balıkları tüketirken dikkat etmek gerekiyor. Dip balıklardaki ağır metal ölçümleri devlet tarafından kontrol ediliyor. Bu ölçümlerin yapıldığı balıklar tüketilebilir. Ancak balığa karşı hassasiyeti olanlar, bünyesi hassas olan kişiler doktora danışmadan hareket etmemelidir.

Balık mı? Balık Yağı Kapsülü mü?

Balık sezonu kışın açıldığından, yıl boyunca bol balık çıkmadığından balık tüketimini düzenli yapmak zorlaşıyor. Denizlerdeki kirlilik ise ekstra bir faktördür. Öncelikle balığın tüketimi önerilmekle birlikte, balık tüketilemediği ve yetersiz Omega 3 alımı düşünüldüğü durumlarda balık yağları Omega 3 desteği sağlayan alternatifler olarak sunuluyor. Balık yağı takviyesi kullanmak pratik bir yöntemdir. Omega 3’ün hayvansal kaynağı olan balık yağı takviyeleri, yine sağlıklı ve lezzetli balıklardan elde edilerek sıvı, şurup veya kapsül formları haline getirilmektedir.

Balık Yağı Takviyesi Obeziteye Yol Açar mı?

Balık yağı kullanımına dair en çok soru işareti ve endişe yaratan konu obezite – kilo problemidir. Zira balık yağı kilo yapar, iştah açar ve obeziteye yol açar gibi yanlış bir düşünce var. Ancak araştırmalar tam aksini gösteriyor. Balık yağı, karın tipi yağlanmayı önlemede çok etkili bir koruyucudur. Karaciğer yağlanmasında etkili bir tedavi sağlar. Kilo vermek isteyenler için balık yağı kilo aldırmaktan ziyade metabolizmayı hızlandırarak kilo verme sürecini daha tempolu hale getirir. Balık yağı ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlar, bu enerji kilo vermeye çalışılırken kullanılarak yağları eritir.

Yaşamın Her Döneminde Omega 3 Desteği Şart!

Yaşamın Her Döneminde Omega 3 Desteği Şart!

Omega 3 yağ asitleri ilk kez Eskimoların sağlıklı yaşamları incelendiğinde dikkatleri çekmiştir. Düzenli balık tüketen Eskimolar, birçok yönden sağlıklı bir bünyeye sahiptirler. Eskimoların yaşamı gösteriyor ki; Omega 3 desteği yaşamın her döneminde insan vücudu için gereklidir. Hamilelik döneminde Omega 3 yağ asitleri hem annenin sağlığına hem de anne karnındaki bebeğin gelişimine destek oluyor. Öyle ki erken doğumu bile önlüyor. Omega 3 ile ilgili yapılan tüm araştırmalar, anne karnındaki dönemden itibaren ilerleyen yaşlara kadar fiziksel ve zihinsel sağlık için yağ asitlerine ihtiyaç duyulduğunu, Omega 3 takviyesinin yaşam kalitesini yükselttiğini gösteriyor.

Omega3 Yararları

Zeka gelişimi, kas ve kemik sistemini koruma, bağışıklığı güçlendirme, kalp ve damar sağlığını koruma altına alma, depresif ruh halini kontrol etme, hafızayı ve sinir sistemini güçlendirme gibi birçok fayda Omega 3 ile sağlanıyor. Uzmanlar, Omega 3 alımını desteklemek amacıyla balık tüketimine ve balık yağı takviyelerine dikkatleri çekiyor. Omega 3’ün en zengin kaynağı balıklar olduğundan, yağlı balıklara sıklıkla soframızda yer vermek veya balık yağı tüketmek vücudun üretemediği, fakat ihtiyaç duyduğu Omega 3 yağ asitlerini alabilmemizi sağlıyor.

Sağlıklı Bir Yaz Mevsiminin Sırrı Omega 3’te Saklı!

Deniz, kum, güneş heyecan dolu bir yaz mevsimini çağrıştırıyor, ancak yaz ayları insan sağlığının güneşe ve sıcak havalara bağlı sorunlar yaşadığı yoğun dönemlerdir. Uzmanlar daha bahar aylarında kişileri sıcağa, beslenmeye, sağlıklı kalmaya yönelik uyarıyor. Özellikle de güneşin zararlı ışınlarından içten ve dıştan korunmak gerekiyor. Bu aşamada Omega 3 devreye giriyor!
Doktorlar, Omega 3 yağ asitlerinin vücutta üretilmemesine dikkat çekerek beslenme veya takviye yoluyla alınmasını öneriyor. Omega 3, kalp sağlığı, kemik ve kas dokuları, romatizma hastalıkları, kolesterol, cilt problemleri gibi birçok rahatsızlığa iyi geliyor, iyileşmede ve önlemede etkin rol oynuyor.
Yazın Omega 3 kullanmak için önemli nedenler şöyledir;
 Omega 3 vücut yapısında depolanan bir yağ değildir. Kişinin günlük ihtiyacı ancak dışarıdan Omega 3 alınması ile sağlanır. Yaz aylarında da Omega 3 alınmaya devam edilmelidir.
 Odaklanma, güçlü hafıza ve sağlıklı bir iskelet sisteminde Omega 3’ün etkisi büyüktür.
 Ülkemizdeki balık tüketim oranı ideal seviyelerin altında olduğundan Omega 3 alımı yetersizdir. Yaz aylarında hissedilen yorgunluk, halsizlik, keyifsiz ruh hali de bu durumun yansıması kabul ediliyor. Bu nedenle Omega 3 desteği yazın geri çekilmemelidir.

Ofis Yaşamı D Vitamini Değerini Etkiliyor

Sağlıklı yaşamın temel vitaminlerinden biri olan D vitamini, en çok güneş ışınları aracılığıyla sağlanabiliyor. Ancak güneş yüzü görmeyen kapalı ortam çalışanları, bütün gün ofiste çalıştığı için güneşten faydalanamıyor, dolayısıyla D vitamini eksikliği yaşıyor. Kronik yorgunluk, halsizlik, uyku hali, eklem ve kemiklerde ağrı – güçsüzlük, kas ağrıları, meme – rahim – bağırsak kanseri riski, D vitamini eksikliğinde ortaya çıkan rahatsızlıkların bir kısmını yansıtıyor.

D vitamini bu kadar önemliyken ve ofis insanları mahrum kalıyorken ne yapmalı sorusuna cevap yine uzmanlardan geliyor. Uzmanlar, D vitamini eksikliği için takviye edici gıdaları işaret ediyor. Takviye edici gıdalar günlük D vitamini oranını doğrudan karşılar, uzun vadede sağlıklı bir bünye oluşturur. Vitamin eksikliğinde ortaya çıkan yorgunluk, halsizlik, vücut ağrıları iş akışını da olumsuz yönde etkilediğinden D vitamini takviyesi almak ofis yaşamını her anlamda daha sağlıklı hale getiriyor.

D vitamini ihtiyacını karşılamak, vücuttaki kalsiyum ve potasyumun da işlevini arttırmak anlamına geliyor. D vitamini olmadan kalsiyum ve potasyum vücutta depolanamıyor ve faydasını sağlayamıyor.

Balıklar, Zengin Omega-3 Kaynağı!

Sağlıklı bir yaşamın güvencesi olarak kabul gören Omega 3 yağ asitleri, üzerinde çok fazla bilimsel araştırmanın yapıldığı yağlardır. İnsan yaşamının kalitesini yükseltmek, sağlık problemlerini minimum seviyeye düşürmek Omega 3 ile yapılan araştırmaların temel sonuçlarını oluşturuyor.

Omega 3 eksikliğinde, çeşitli hastalıklar oluşuyor ve performans düşüklüğü görülüyor. Uzmanlar keten tohumu, semizotu, ceviz gibi Omega 3 bulunan besinlerin tüketilmesinin Omega 3 eksikliğine tek başına yetmeyeceğini belirtiyor ve tek çarenin balıklar olduğunu vurguluyor. Özellikle soğuk ve derin denizlerde yaşayan balıkların Omega 3 açısından zenginleşmesi nedeniyle, bu çeşit balıkların tüketilmesi ile daha yüksek miktarda Omega 3 alımı sağlanıyor. Elbette yeterli balık tüketmeyen kişiler için Omega 3 takviyeleri çözüm sağlıyor.

Yazın da Omega 3 Kaynağı Olan Balık Yağını Almayı Aksatmayın!

Omega 3 yağ asitlerinin bebek, çocuk veya yetişkin olsun her yaştaki birey için ne denli önemli olduğu kabul edilmiş bir gerçek. Vücudumuz üretemediği için, sağlıklı yaşamı desteklemek amacıyla mutlaka gıdalarla veya takviye edici gıdalarla omega-3 ihtiyacını karşılamamız gerektiği konusunda da uzmanlar bilinç uyandırmaya çalışıyor. Balık yağları bu amaçla kullanılabilecek Omega-3 kaynağı olan takviyelerdir. Ancak, balık yağlarının mevsim fark etmeksizin yıl boyunca kullanılabileceği hala ne yazık ki anlaşılmış değil. Yanlış bir yargı sonucunda, kış döneminde kullanıp yazın balık yağı kullanımını bırakanlar oluyor. Oysa, iyi bir Omega 3 kaynağı olan balık yağları gelişmiş ülkelerde yazın da düzenli olarak kullanılan takviyelerdir. İçerisinde yağda çözünen vitaminleri bulundursa dahi, günümüz teknolojisinde bu vitaminler öyle uygun miktarlarda balık yağına dahil ediliyor ki, hangi mevsim olursa olsun her gün alınmaya uygun hale getiriliyor. Omega-3 kaynakları olan balık yağları vitaminler içeriyor olsa dahi, tavsiye edilen kullanım dozlarına uyulduğu takdirde yazın da güvenle kullanılan takviyelerdir.