Anti-Enflamatuar Etki Nedir?

mollers antienflamatuar

İltihap, virüslere, bakterilere, mantarlara, hasarlı hücrelere ve vücuda zarar verebilecek diğer benzeri etmenlere karşı vücudun doğal savunmasıdır. Vücut bu gibi yabancı etmenlere maruz kaldığında veya yaralanma durumunda, kendisini korumak amacıyla iltihap oluşturur. İltihap kısa süreli iken faydalıdır ve iyileştirici etkiye sahiptir, fakat bazen kontrolden çıkar, kronikleşmeye başlar ve çeşitli hastalıkların oluşumuna neden olur. Böyle durumda iltihabın önlenmesi gerekmektedir. Anti-enflamatuar, iltihapla savaşan, iltihap oluşumunu önleyen, azaltan anlamındadır. İltihaplı hastalıkların atlatılmasına yardımcı olduğu gibi, kronik iltihap oluşumunu önleyici ve bundan dolayı çeşitli hastalıklara karşı koruyucu etkiye de sahiptir.

Birçok gıdada hastalıklarla savaşma, sağlığı korumaya yönelik anti-enflamatuar etkili besin öğeleri bulunur. Bu besinler, bağışıklığı güçlendirmede etkili olduğundan hastalıklarla mücadele ediyor. Anti-enflamatuar besinlerin yaşam kalitesini yükselttiği, sağlıklı yaşamda aktif rol oynadığı bilinen bir gerçek. Uzmanlar, mevsim geçişlerinde ve soğuk kış günlerinde iltihaplarla mücadele eden besinlerin daha yoğun tüketilmesini öneriyor. Aslında daha sert geçen kış aylarında bağışıklık sistemini salgın hastalıklara, enfeksiyonlara ve boğaz iltihaplanmalarına karşı korumak için herhangi bir riskin olup olmadığına bakılmaksızın beslenme düzenine anti-enflamatuar yiyecekler eklenmelidir. Özellikle de balık yağı desteği aksatılmamalıdır. Balık yağı takviyesi Omega 3 alımını sağladığından, ihtiyaç duyduğunuz güçlü bağışıklık sistemini oluşturabilirsiniz.

Kalp damar hastalıklarından kansere kadar birçok hastalığın zemininde iltihap yer alıyor. İltihapların vücuttaki artışını önlemek, zararlı etkileri çoğalmadan vücuttan dışarı atabilmek için sadece dikkatli olmak yetmez. Aynı zamanda kendinizi beslenmeyle, balık yağı gibi güçlü destekleyicilerle korumak gerekiyor. Uykusuzluk, halsizlik, stres, hastalıklar, çevresel etkiler, genetiği değiştirilmiş organizmalar iltihaplara yol açabiliyor. Gün içerisinde yenilen içilen birçok şeyin doğal olup olmadığı konusunda yeteri kadar bilgi sahibi değiliz. Her besini kontrol etmek, organik olanını bulmak kolay değil. Böyle durumlarda önleyici adımlar atmak, örneğin balık yağının güçlü etkilerinden yararlanıp vücudu içten içe korumaya almak en akıllıca yöntemlerden biri. Omega 3’ün anti-enflamatuar etkisi sayesinde fiziksel ve zihinsel açıdan sağlıklı yaşamı desteklemek mümkündür.

Enflamasyondan korunmanın yöntemleri

Enflamasyon ya da diğer bilinen adıyla iltihaplanmalardan korunmanın basit yolları var. Öncelikle enflamasyonun sebep olduğu hastalıklara yakalanmamak, riskleri düşürmek için organik, doğal tarım ürünleri kullanmaya dikkat edilmelidir. Birçok ürünün içerisinde raf ömrünü uzatmak veya tezgâhtaki yerini sağlamlaştırmak için tarım ilaçları, kimyasallar, hormonlar kullanılıyor. Bu tür kimyasallardan uzak durmanın yolu, mümkün mertebe doğal ürünler seçmek, güvenilir yerlerden alışveriş yapmak.

Şeker, işlenmiş gıdalar, sağlığa zararlı trans yağlar, yoğun alkol ve sigara enflamasyona neden olan tüketim ürünleri arasında yer alıyor. Vücudun bu çeşit etkenlerden zarar görmesini engelleyebilecek besinlere yönelmek iyi bir fikir. Örneğin antioksidan içerikli besinler, anti-enflamatuar yiyecekler, Omega 3 desteği bu çeşit faydalı besinlerden kabul ediliyor. Beslenme düzeni sağlandıktan sonra geriye sadece düzenli uyku, kilo kontrolü, hareketli yaşam ve sıvı tüketimi kalıyor. Sağlıklı yaşamak, yaşam kalitesini artırmak ve sürdürmek o kadar da zor değil. Balık yağını hayatınıza eklemeniz ve olumlu etkilerinden faydalanmanız başlı başına bir kaliteli yaşam adımıdır.

Anti-enflamatuar besinlerin bazıları şöyledir;

  • Yulaf, karabuğday, siyah pirinç, esmer pirinç, tahıllar, mısır, kinoa
  • Meyveler; böğürtlen, ahududu, kiraz, karpuz, kayısı, çilek, kara erik
  • Sebzeler; brokoli, lahana, ıspanak, biber, turp, marul, semizotu
  • Değerli yağlar; zeytinyağı, ceviz yağı, avokado yağı, keten tohumu
  • Omega 3 yağ asitleri; somon, hamsi, sardalya
  • Baklagiller
  • Zencefil, zerdeçal
  • Tarçın, yeşil çay

Yukarıda yer alan besinlerin ortak noktası Omega 3 yağ asitleridir. Omega 3 kabul etmelisiniz ki hayatınız boyunca almanız gereken ve ciddi anlamda sağlığınıza şifa olan yağ türüdür. En yoğun balıklarda bulunur. Bazı baklagillerde ve kuruyemişlerde de bulunsa da, Omega 3’ten yeterince yararlanamayanların kurtarıcısı olan, omega 3 desteği sağlayan balık yağı takviyeleri sizi korumaya yardımcı oluyor. Anti-enflamatuar besinlerden sadece yetişkinler değil, küçükler de faydalanmalı. Balık yağı takviyesi alanlar bu desteği sürdürerek dış etkenlere karşı kendini korumaya devam edebilir.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir