93) cocuk-basari

Çocukların Başarısını Etkileyen Faktörler

İyi ebeveyn olmanın belirli bir ölçüsü yoktur. Başarılı çocuk yetiştirmenin yolları her ebeveyne göre değişir. Bu yollar, her çocuğu farklı etkileyebilir. Ancak araştırmalar, başarının bazı faktörlere bağlı olduğunu gösteriyor. Bu faktörleri uygulayan ebeveynler, “iyi ebeveyn” olarak nitelendiriliyor.

İyi Ebeveynlerin Özellikleri

  • Çocuklarına ev işi yaptırarak sorumluluk duygusunu aşılamak
  • Sosyal becerilerin geliştirilmesini destekleyerek yardımseverlik, problem çözme gibi nitelikler kazandırmak
  • Çocuklarıyla sağlıklı ve mutlu bir ilişki kurmak
  • Eğitimli ve çalışan ebeveyn olmak
  • Stresten uzak durarak çocuğun ruh sağlığını korumak
  • Sonuçtan çok gösterilen çabayı baz almak
  • Her duruma karşı dayanıklı olmayı öğretmek
  • Matematiği çocuklara erken yaşta öğretmek
  • Ne fazla özgür bırakmak ne de çocuk üzerinde fazla baskı kurmak

ÇRŞ 50) cocuk-gunes-banyo

Çocuklarınıza Güneş Banyosu Yaptırın!

Havalar ısınmaya, güneş yavaş yavaş yüzünü göstermeye başlamışken biraz dışarı çıkıp hava almak hem yetişkinleri hem de çocukları fiziksel ve psikolojik olarak rahatlatacaktır. Güneşin insan sağlığına birçok faydası bulunmaktadır. Bu faydalar boş zamanlarınızı değerlendirip çocuklarınızla güneş banyosu yapmanız için güzel bir bahane olabilir.

Aşağıda güneş banyosunun faydalarını sıraladık.

  • Öğlen güneşindeki UVB ışınları vücudumuzda D vitamini dönüşümünü sağlar. D vitamini kemik gelişimini destekleyerek kas ve kemik sağlığını korur.
  • Osteoporoz ve raşitizm gibi kemik hastalıklarına engel olur.
  • Romatizma ve eklem ağrılarını azaltır.
  • Böbrekler ve karaciğer için faydalıdır.
  • Kan, meme, kolon kanseri gibi kanser çeşitlerinin önlenmesine yardımcı olur.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kolesterolü düzenler.
  • Göz sağlığını olumlu etkiler.
  • Vücudun kalsiyum ihtiyacının bir kısmını karşılar.
  • Regl dönemi öncesindeki süreci rahatlatır.
  • Enerjiyi arttırarak yorgunluğu giderir.
  • Ruh ve sinirsel bozukluklardan uzak tutar.
  • Depresyon ve stresten korunmayı sağlar.
  • Güneş ışığının içerdiği melatonin uykusuzluğu önler. Güzel uyumayı sağlar.
  • Vücut direncini arttırır.
  • Zihinsel ve bedensel performansı arttırır.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Vücut ağrılarına iyi gelir.
  • Büyüme ve gelişmeyi hızlandırır.
800x400_1

Estetik Akvaryum Tasarımları

Balıklar kişinin göz zevkine hitap ederek insan ruhunu huzura kavuşturuyor. Yapılan bazı araştırmalar sonucunda evde balık beslemenin bünyeyi stresten uzaklaştırıp rahatlamayı sağladığı sonucuna ulaşıldı. Beden sağlığıyla birlikte ruh sağlığına da iyi gelen balıklar evlerinizde şahane duracaktır. Eğer siz de stresten arınmak ve rahatlamak istiyorsanız hemen bir akvaryum edinip evinizde balık besleyin.

Biz sizler için ilginç akvaryum tasarımlarını aşağıda sıraladık. Üstelik bu akvaryumların bazılarını ofisinizde kullanabilir ya da yanınızda taşıyabilirsiniz. Şöyle bir göz gezdirin ve dilediğinizi seçin. :)


1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22


Kaynak: boredpanda.com

 

800x400_31

Cildimizi Güzelleştiren Besinler

Stres, sağlıksız beslenme, uykusuzluk ve yorgunluk ne yazık ki yaşam koşullarımızın getirileri. Ruhumuz ve bedenimiz de bütün bu koşullara göre şekillendi. Cildimiz gibi eskidi, yıprandı, yaşlandı. Bildiğimiz üzere, dış görünüş insana özgüven katar. Kendimizi iyi hissetmemizi sağlar. Sanırım kendimizi iyi hissetmeye cildimizi güzelleştirerek başlayabiliriz.

Uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda, bazı besin maddelerinin cilt üzerinde yapıcı ve yenileyici etkileri olduğu öğrenildi. Örneğin; likopen, antioksidan bir maddedir. Cilt kırışıklıklarına ve kuru cilde etki eder. Likopen’in başlıca kaynağı ise domatestir. Üstelik suyunu da içebiliriz. Kırışıklara ek olarak, cildimize giden kan miktarını arttırmak ve akneyle mücadele etmek istersek kırmızı biber de tüketebiliriz. Bitter çikolata da seviyorsak, işimiz daha kolay. Kan akışımızı böyle de düzene sokabiliriz. Ayrıca, bitter çikolatanın bileşiminde bulunan flavonoidler ve antioksidan maddeler bizi güneş ışınlarına karşı korur. Yumurta, Hindistan cevizi yağı, yeşil çay, ıspanak, kereviz, havuç, ay çiçeği, kabak, keten tohumları da bileşimleri nedeniyle cildimiz için oldukça faydalı besinlerdir.

Cildimizin elastikliğini arttırıp yaşlanmayı geciktiren bir başka kaynak da yağ asitleridir. Aynı zamanda, cildimizin pürüzsüz bir hale gelmesinde de hayli etkilidir. Bunun için balık ve balık yağı tüketebiliriz. Çünkü balık ve balık yağı Omega 3’ün en güçlü kaynaklarındandır.

18) 15-12-04-osteoporoz

Kadınlarda Daha Yaygın Rastlanan Bir Hastalık: Osteoporoz

Osteo; kemik, poroz; zayıflık anlamına gelir. Osteoporoz, insanlar arasında bilinen ismiyle “kemik erimesi”, özellikle bütün dünyada kadınlarda daha sık rastlanan bir hastalıktır.  Genelde 60 yaşın üzerinde ve menopoz dönemindeki kadınlarda görülür. Stres, alkol-sigara kullanımı, D vitamini ve kalsiyum eksikliği, hareketsizlik gibi faktörler osteoporoza sebep olabilir. Bu hastalıkla birlikte, kemikler hassaslaşır, kırılgan hale gelir. En büyük riski ise kemiklerin kırılma olasılığıdır. Bu nedenle ani ve sert hareketler yapmamaya özen gösterilmelidir. Çünkü osteoporoz hemen kendini göstermez. Zamanla ortaya çıkar. Küçük bir öksürük bile osteoporoza neden olabilir.

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme bu hastalığı iyileştirebilir. Bir takım araştırmalar sonucu elde edilen sonuçlardan öğrenilenlere göre, fıstık ezmesi, elma sirkesi, fasulye, brokoli, portakal suyu, kişniş, ananas, susam, elma, Hindistan cevizi yağı, badem sütü, kuru erik gibi yiyecek ve içecekler kemik erimesine iyi gelmektedir. Ayrıca Omega 3 yağ asitlerinin içerdiği bileşenler, kemiklerdeki mineral yoğunluğunun artmasını ve kemik erimesinin azalmasını sağlar. Kas ve kemik kaybını önler. Morina balığı karaciğer yağının (Cod Liver Oil) içerdiği D vitamini ve esansiyel yağlar, kemik yapısını güçlendirir. Osteoporoz hastaları, önce doktorlarına danışarak balık yağı kullanımına başlayabilirler.

CUMA 30) 15-12-22-tukettigimiz-besinler

Tükettiğimiz Besinler Duygularımızı Etkiliyor

Tükettiğimiz besinlerin vücudumuza yararı ya da zararı olduğu gibi, ruhumuza da yararı ya da zararı vardır. Duygularımız, yediklerimize göre değişkenlik gösterir.

Aşağıda sırasıyla, içinde bulunduğumuz duygu durumuna göre besinlerin iyi ya da kötü etkilerini görebilirsiniz.

İyimserlik:

Omega 3’ün insanın iyimser hissetmesinde önemli bir rolü vardır. İçerdiği yağ asitleri beyninizi pozitif düşünmeye iter. Balık, ceviz ve fındık gibi besinlerden Omega 3 kaynağı olarak faydalanabilirsiniz.

Sakinlik:

Yoğun stres içindeyseniz ve sakinleşmek istiyorsanız magnezyum içeren besinler tüketmelisiniz. Badem, kabak çekirdeği ve tahıllı ekmek magnezyum içerir. Rahat ve sakin hissetmenizi sağlar.

Mutluluk:

Nörotransmitter maddeler, mutluluğu eksik ya da fazla hissetmenizi sağlar. Çünkü bu maddeler sinirler arasındaki iletimde görevlidir. Karides, ananas ve muz gibi meyveler de serotonin hormonunu arttırır. Bu hormon mutlu olmanızı sağlar.

Özgüven:

Araştırmalara göre tiamin yani B1 vitamini eksikliği, özgüven eksiliğine neden olmaktadır. Kuru üzüm, yulaf, süt ve süt ürünleri, yumurta ve mayalı besinler B1 vitamini eksikliğinizi giderir.

Depresyon:

Omega-3’ün beyin fonksiyonlarını geliştirdiği ve omega-3 açısından zengin beslenmenin depresyonu önlediği bilinmektedir. Vücutta iltihap var ise, bu durum da depresyonu tetikler ve sizi mutsuz bir hale sokar. Soğan tüketimi iltihabın azalmasını sağlar. Düzenli Omega-3 tüketimi de iltihabı azaltıcı etki gösterir.

İsteksizlik:

Zencefil yönünden yüksek besinler isteksizliği azaltır, zor zamanları atlatmanızda size yardımcı olur.

Endişe:

Selenyum eksikliği bireyde endişeye neden olur. Kuruyemişler endişelerden kurtulmanızda oldukça etkilidir.

ÇARŞAMBA 31) 16-01-04-kaliteli-yasam-sifre

Kaliteli Yaşamın 9 Şifresi

Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek istiyorsanız yapılması gerekenleri ertelememeli, dengeli beslenmeli, sporunuzu aksatmamalısınız. Sizlere biraz olsun yardımcı olmak adına yapmanız gerekenleri aşağıda sıraladık.

  1. Stresten uzak durun ve depresyon riskinizi azaltın.

Stres, vücudumuzda serbest radikalleri tetikler. Serbest radikaller tüm hastalıkların temelini oluşturan nedenlerden birisidir. Yaşamımızda stresle mücadele etmek, zihinsel ve fiziksel açıdan sağlığımız için önem taşımaktadır. Stresle mücadele etmekte zorlanıldığında daha ciddi boyut olan depresyona meyillenme söz konusu olacağı unutulmamalıdır. Omega 3 yağ asitlerinin, kalp-damar sağlığını korumak ve bağışıklığı güçlendirmenin yanı sıra, depresyondan ve negatif ruh halinden uzak durmanıza yardımcı olduğunu hatırlatmak isteriz.

  1. Fazla kilolarınızdan kurtulun.

Birkaç kilo vermek bile hafif ve zinde hissetmenizi sağlayacaktır. Ayrıca kolesterol, felç ve kanser gibi hastalıklara yakalanma riskiniz de azalır.

  1. Cildinizi gençleştirin.

Çevre kirliliği, sigara dumanı ve UV ışınları cildinizin yaşlanmasında etkilidir. C vitamini kolajen üretimini artırarak ve cilt hücrelerinin yıkımını önleyerek cildin yaşlanma sürecini yavaşlatır. Bol bol C vitamini tüketerek sağlıklı, gergin ve genç görünümlü bir cilde sahip olabilirsiniz.

  1. Bol bol patates tüketin.

Tatlı patates besin değeri en yüksek olan ve doğal şeker içeren nişastalı sebzelerden biridir. Lif, potasyum ve A vitamini açısından zengindir.

  1. Derin derin nefes alın.

Nefes almak, stresli dönemlerde zihninizi rahatlatır. Yavaş ve derin nefes almak vücudunuzu dinlendirir, rahatlatır, üstelik huzura kavuşturur. Bu nedenle meditasyonda da nefes egzersizleri yapılmaktadır.

  1. Kısa sürelerle yoga yapın.

Yoga yapmak sizi rahatlatır ve enerjik hissettirir. Rahatlamak ve enerjik hissetmek için günde sadece 10 dakika yeterlidir. Yoga yaparken kimseye ihtiyaç duymanıza gerek yok. Odaklanmanız yeterli.

  1. Takviye edici gıdalardan yardım alın.

Her ne kadar takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçemese de, yetersiz ve dengesiz beslendiğinizi düşünüyorsanız, eksik hissettiğiniz besin değerlerini takviye edici gıdalarla destekleyebilirsiniz. Omega-3 yağ asitleri içerikli, vitamin ve minerallerden ibaret multivitamin içerikli takviyeler bu konuda yardımcı olabilir.

  1. 100 kaloriyi gözden çıkarın.

Asitli içecekleri, abur cuburları hayatınızdan çıkarır, geç saatlerde yemek yemekten vazgeçebilirseniz, günde 100 kalori daha az tüketebilirsiniz.

  1. 8 saat uyuyun.

Ruhen ve bedenen dinlenmeniz için tek yol uyumaktır. Kaliteli ve düzenli uyku, zinde ve mutlu hissetmenizi sağlar.

yaslilik-engel-besin

Yaşlılığa Engel Olan Besinler

Hızlı yaşam biçimi çağımızın esas sorunu. Her gün, bir önceki günden biraz daha hızlı geçiyor. Daha fazla kişiyle iletişim kuruyor, daha fazla yere yetişiyor, daha fazla iş yapıyoruz. Hızlı yemek yiyor, hızlı konuşuyor, hızlı gülüyoruz. Bu hengamenin verdiği yorgunluk ve stres ile dengesiz beslenme bir araya gelince vücudumuzda çeşitli hastalıklar ortaya çıkıyor. Defalarca doktora gidip, çok sayıda ilaç kullanarak hayli yıpranıyor, yıprandıkça da yaşlanıyoruz. Yaşlanmak  ise halsizliği, unutkanlığı, kırışıklıkları hatta alzheimer gibi ciddi boyuttaki hastalıkları beraberinde getiriyor. Esasında, yaşlılığın etkilerini en aza indirgemek ve yaşlılığı geciktirmek ruh ve beden sağlığımız açısından faydalı olacaktır. Günümüzde insanlar doğal yollarla bunu sağlamak yerine, teknolojik yöntemlerden medet umuyor. Üstelik bu yöntemlere gırla para ödüyorlar. Halbuki sadece dengeli beslenerek ve spor yaparak ilerleyen yaşlarda bile sağlıklı ve genç kalabiliriz. Çünkü dengeli beslenme ve spor, bütün hastalıkları önler.

Dengeli beslenmek aynı zamanda sağlıklı beslenmek demektir. Bol miktarda sebze ve meyve tüketmeliyiz. Böğürtlen, ahududu gibi orman meyveleri, nar, avakado ve sarımsak sağlığımız için oldukça faydalı besinlerdir. Bu besinler dinç ve zinde hissetmemimizi sağlar. Yaşlılığı geciktirir. Tabi bedenimizin sağlığı için ruh sağlığımıza da özen göstermeliyiz. Çünkü stres psikolojik rahatsızlıklara sebep olur. Psikolojik rahatsızlıklar ise kalıcı ve ciddi hastalıklara neden olup vücutta vuku bulabilir. İçinde bulunduğumuz hızlı yaşam koşullarında, psikolojimizi sakinleştirmek istersek, balık yağı tüketebiliriz. Omega 3, içerdiği bileşenler sayesinde unutkanlığı ve halsizliği önleyerek, ruh sağlığını rahatlatır. Yaşlanmayı geciktirir.

gule-gule-stres

Güle Güle Stres

Hızla akan hayatınızın kontrolünü bazen elinizde tutmanız çok zor olabiliyor. Kontrolü kaybettiğinizde de yaşadığınız dengesizlik sizi depresyona kadar sürükleyebiliyor. Peki sonucunun kötü olabileceğini tahmin edebildiğimiz bir duruma önceden hazırlıklı olsak yine de sonuçları aynı mı olur? Elbette ki hayır. Vücudunuzun ve dolayısıyla kontrol merkezi olan beyninizin hazırlıklı olması, yaşayabileceğiniz riskleri en aza indirecektir.
Kontrolün elinizde olmasını sağlamak, aynı zamanda beynin işlevlerini doğru bir şekilde gerçekleştirmesiyle doğru orantılıdır. Bunun için de beyninizi bu durumlarla baş başa bırakmayıp ona bir güç desteği sağlamalısınız. Yeterli miktarda alınacak olan Omega 3 desteği ile beyninizde turbo etkisi yaratabilir ve yaşadığınız stresin büyük oranlarda düşmesini sağlamış olursunuz.