47) 16-02-26-cocuklar-alerji

Çocuklarımızı Alerjiden Koruyalım

Malum bahar aylarında alerjik reaksiyonlardaki artış oranı yükseliyor. Çocuklar da bu artışlardan nasibini alıyor. Çocuklarınızın sağlığı için yapılması gerekenleri aşağıda sıraladık:

  • Çocuklarınızın şikayetlerini ihmal etmeyin, mutlaka bir doktora götürün.
  • Havada polenlerin yoğun olduğu dönemlerde pencereleri kapatın. Bahçe işlerinden, piknik, kamp gibi açık hava etkinliklerinden çocuklarınızı uzak tutun.
  • Çocuklarınızın odalarında nem ve rutubet olmamalı. Havalandırma ve klima filtrelerini zamanında değiştirin.
  • Toz ve küf çeken halılar kullanmak yerine yıkanabilir kilimler kullanın.
  • Dağınık odalar yüksek miktarda toz tutar. Odaların dağınık olmamasına özen gösterin.
  • Odaları düzenli aralıklarla vakumla temizleyin. Çarşafları ve nevresimleri sık sık değiştirin.
  • Bahar aylarında çamaşırları dışarıda kurutmayın. Kuru ve rüzgarlı günlerde, özellikle sabah saatlerinde, pencereleri açmayın.
  • Sprey-parfüm gibi gazlı ve kokulu ürünler kullanmayın.
  • Dışarı çıkmadan önce çocuklarınızın burun kanatlarına ve dudak üstü bölgeye vazelin sürün.
48) 16-02-26-mevsimler-hastaliklar

Mevsim Geçişlerinde Hastalıklar

Vücudumuz mevsim geçişlerine uyum sağlamaya çalışırken birçok hastalığa maruz kalır. Bahar aylarında grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülür. Bireyler öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, vücut ağrıları, halsizlik ve yorgunluk gibi durumlardan şikayet ederler.  Bu hastalıkları yakından tanımanız için aşağıda basit bir şekilde tanımlarını yaptık.

ALERJİK NEZLE: Yaygın görülen bir alerjik reaksiyondur. Saman nezlesi olarak da bilinir. “Alerjik Reaksiyonlar” başlıklı metnimizde söz ettiğimiz gibi, vücut herhangi bir alerjenle karşılaşınca savunmaya geçer. Bu da aksırık, burun akıntısı ile tıkanması, burun ve genizde kaşıntı gibi reaksiyonlara neden olur.

ALERJİK ASTIM: Mikrobik ajanlar ve toksinlere karşı vücudun ve solunum yollarının göstermiş kronik iltihabi bir reaksiyondur. Özellikle gece yarısı ve sabaha karşı hırıltı solunum, nefes darlığı göğüste sıkışıklık ve öksürük nöbetlerine yol açar.

MİGREN: Genelde baş ağrısı olarak ifade edilir. Başın bir bölümü sürekli olarak ağrır. Vücudu yoracak işler yapıldığında ağrı artar. Ve hasta bir süre sonra iş yapamaz hale gelir. Bulantı, göz önünde uçuşan siyah nokta ve lekeler migren atağının belirtilerindendir.

TANSİYON DEĞİŞİKLİĞİ: Kalbin kasılması esnasında kanın damar duvarına uyguladığı basınca büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasındaki basınca ise küçük tansiyon denir. Tansiyon değeri değişkendir. Değişkenlik; saat, mevsim ve bulunulan yer gibi faktörler nedeniyle gerçekleşir.

EKLEM AĞRILARI: Vücutta iki kemiğin birleştiği yerlerde meydana gelen, sızlamalar şeklinde kendini gösteren ağrılardır. Ağrıların nedeni kişiden kişiye değişiklik gösterir ve her yaş grubunda görülebilir. Mevsimler de eklem ağrılarının etkenlerinden biridir.

GRİBAL ENFEKSİYON: İnfluenza denilen virüsün solunum yoluyla insan vücuduna girmesidir. Sonbahar sonlarında, kış aylarında ve ilkbahar başlangıcında salgınlara neden olur. Gribal enfeksiyon, soğuk algınlığıyla karıştırılmamalıdır. Çünkü ikisi de farklı virüsler nedeniyle oluşur. Dolayısıyla farklı hastalıklardır.

MİDE VE BAĞIRSAK SORUNLARI: Bahar aylarında onikiparmak bağırsağındaki ülser nükseder. Ülser, mide ve ince bağırsağın ilk kısmı olan onikiparmak bağırsağında gerçekleşen asite bağlı lokal doku hasarıdır. İklim değişikliklerinin vücut tarafından algılanmasıyla meydana gelen uyumsuzlukla ortaya çıkar. Bağırsakta ise başta karın ağrısı olmak üzere, ishal, kabızlık gibi sorunlara ve semptomlarına rastlanabilir.

800x400_33

Alerjik Reaksiyonlar

Alerjik rahatsızlıklar vücutta çeşitli biçimlerde kendini gösterir. Göz, deri, solunum ve sindirim sistemi gibi birçok organ ve sistemi etkiler. Özetle alerjiler, vücudun bağışıklık sisteminin enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olan doğal savunma sisteminin verdiği aşırı tepkilerdir.

Alerjik reaksiyonlar esnasında bağışıklık sistemi genellikle toz, polen, böcekçikler gibi zararsız maddelerle vücuda saldırıyorlarmış gibi savaşır. Bu da isilik, gözlerde ve vücutta kaşınma, burunda akıntı, nefes almada güçlük, bulantı ve ishal gibi semptomlara sebebiyet verir. Alerjik bir reaksiyon, ilk defa bir alerjenle karşılaştığında gerçekleşmeyebilir. Örneğin, ilk kez gerçekleşen bir arı sokmasında yalnızca bir ağrı ve kızarıklık oluşur. İkinci arı sokmasında ise kurdeşen veya nefes almada güçlük ortaya çıkabilir. Bu, yine bağışıklık sisteminin verdiği tepkinin bir sonucudur.

Alerjik rinit (saman nezlesi), en sık rastlanan alerji türüdür. Hapşırma, burun akıntısı, burunda kaşıntı ve tıkanıklığa neden olur. Alerjik konjonktivit; gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, ürtiker; vücutta kaşıntı, deride kabarıklık, kaşıntı, anafilaksi; iç sıkıntısı, el ayası ve ayak tabanında kaşıntı, tansiyon düşüklüğü ve şok, soluk borusunda şişme ve nefes darlığı ile baş gösterir. Yer, mevsim, aile üyelerindeki benzer alerjik reaksiyonlar ve çevre faktörü de bu belirtilere zemin tutar.

Çoğu alerjik semptom hafif bir şekilde ortaya çıkar ve evde tedavisi yapılabilir. Ancak bu semptomlar aşırıya kaçarsa burun kanaması, kulak problemleri, hırıltılı soluma ve öksürmeye dönüşüp sağlıklı beslenilmediği ve tedbir alınmadığı takdirde ölüme kadar gidebilir. Omega 3 açısından zengin besinler, brokoli, lahana gibi yeşil yapraklı kış sebzeleri, C vitamini, magnezyum içeren ve anti-enflamatuar besinlerin alerjik semptomları azaltarak bu semptomların getirdiği hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir.