72) sporcu-yag-tuketim

Sporcularda Yağ Tüketimi

Sağlıklı bir yaşam, temiz bir zihin, hayata uyum sağlamak için gerekli olan kondisyon ve esnekliğin yanı sıra mutluluk hormonu salgılanmasına yol açan ve insanı iyi hissettiren en iyi araç spordur. Profesyonel ya da amatör olarak sporla uğraşan bireylerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta beslenmedir. Çünkü beslenme, sağlık ve performans üzerinde büyük etkiye sahiptir.

Sporcuların optimal sağlık düzeyinin, yağsız vücut ağırlığının ve düşük yağ dokusunun sürdürülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla sporcular yüksek karbonhidrat ve orta düzey (% 30) yağ içeren besinlerle beslenmelidir. Ancak düzenli ve yoğun spor yapan sporcularda bu oran % 50’ye çıkabilmektedir. Dayanıklılıkta karbonhidratların değil, yağların rolü büyüktür. Haliyle sporcular yağ tüketimine önem vermeli, çoklu yağ asidi bakımından zengin yağları tercih etmeli, toplam enerji ihtiyacının en az % 10’unu çoklu yağ asitlerinden karşılamalılardır. Omega 3 açısından zengin yiyecekleri seçmeliler, Omega 3 alımı günde 1 gram seviyesinde olmalıdır. Bu miktarı karşılamak için günde 30-60 gram yağlı balık tüketilmeli, Omega 3 eksikliği gözlendiğinde gıda takviyeleri ile desteklenmelidir.

45) 16-02-26-bahar-yorgunluk

Bahar Bizi Kapıda Karşılıyor

Vücudumuz her ne kadar mevsimlere uyum sağlamaya çalışsa da ufak tefek pürüzler çıkabiliyor. Kış semptomlarını henüz üzerimizden atamamışken bahar bizi kapıda karşılıyor. İlkbaharın gelmesiyle havalar aniden ısınıp aniden soğuyabiliyor. Değişken havalara ayak uyduramayan bünyemiz ister istemez zayıf düşünce bedensel ve ruhsal hastalıklarla debelenmeye devam ediyoruz.

Bahar aylarında havadaki pozitif ve negatif elektrik yükleri artıyor. Pozitif iyonlar, kişiyi canlı ve enerjik hissettirirken negatif iyonlar halsizliği ve yorgunluğu getiriyor. Güneşe daha fazla temas edilen dönemlerde bazı hormonlar daha fazla salgılanarak kişiyi neşeli bir bireye dönüştürüyor. Ancak depresif ruh haline sahip olan insanlar kendini daha çıkmaz bir durumda hissedebiliyor. Bu hissiyatın tek nedeni hava değişimi değil tabii ki. Yeterli ve sağlıklı beslenmeme, vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin düzensiz çalışması, tansiyon, kalp, enfeksiyon hastalıkları ve fazla sigara kullanımı yorgunluğu arttırıyor. Migren, depresyon, tansiyon gibi rahatsızlıklara daha sık rastlanıyor. Hava sıcaklığındaki yükselişler, sıcağa maruz kalan bireylerde kalp debisi ve hızında artışa, terlemeye, vücutta sıvı kaybına doğru gidiyor. İleri yaşlardaki bireylerde de yine yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, kalp krizi, inme, bacak damarlarında tıkanma gibi ciddi sağlık sorunları görülüyor.

Bahar yorgunluğunu gidermek için kış aylarında eksik olan vitaminlerin vücuda alınması gerekiyor. Özellikle B ve C vitaminleri, potasyum-çinko içeren besinler, vücuda enerji sağlayan karbonhidratlar ile Omega 3 yağ asitleri, hücrelerimizin temel yapı taşı olan proteinler zinde hissettirerek yorgunluğu gideriyor. Daha az kimyasal maddeye maruz kaldığı için mevsim meyve ve sebzelerini tüketerek, çay ve kahveyi azaltarak günde en az 8-10 bardak su içerek, düzenli egzersiz yaparak metabolizma hızlandırılıp bahar yorgunluğundan korunmak mümkün. Bunlara ek olarak da çalışma ve dinlenme aralıklarının iyi ayarlanması zihni ve bedeni diri tutmaya yardımcı olabilir. Yorgunluğun dinmemesi, günlük rutini,  kişinin performansını ve psikolojisini etkilemesi durumunda ise bu sağlık sorunlarının geçiştirilmemesi, bir doktora başvurulması gerektiği tavsiye edilmektedir.