131-gun-mutlu

Hayatınızı Mutlu ve Sağlıklı Yaşayın!

Hayatı mutlu ve sağlıklı yaşamak bazı koşullar sebebiyle pek mümkün olmayabiliyor. Günümüzde mevsimler, stres, çalışma koşulları, hızlı yaşam, teknoloji, şehirleşme, çevre kirliliği gibi birçok faktör insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu faktörler insanları olumsuz etkilese de mutlu bir yaşam sürmek için hâlâ yapılabilecek şeyler var. Çünkü güne mutlu uyanmanın, mutlu bir yaşam sürmenin tek yolu sağlıklı bir beden ve sağlıklı bir ruhtur.

Hayatınızı mutlu ve sağlıklı yaşamak için aşağıdaki tavsiyeleri dikkate alabilirsiniz.

  • Zihninizi ve bedeninizi dinlendirmek için günde 7-8 saat uyuyun.
  • Kan dolaşımınızı hızlandırmak için yataktan kalkınca esneyin.
  • Metabolizmanızı hızlandırmak için uyanınca aç karna 1 bardak su için.
  • Enerjik ve zinde hissetmek için her sabah mutlaka kahvaltı edin.
  • Vücut sağlığınızı korumak için sağlıklı ve dengeli beslenin. Vitamin, mineral, Omega 3 ihtiyacınızı karşılayın.
  • Mutluluk hormonu salgılamak için günlük egzersizlerinizi ihmal etmeyin, enerjik müzikler dinleyin. Sevdiklerinize sevginizi söyleyin, gösterin.
  • Ve son olarak; ağız dolusu gülümseyin. :)
127-kucuk-kara-balik

Küçük Kara Balık

Çocukların mutlaka okuması gereken bazı kitaplar vardır. Üstelik bu kitapları yetişkinler de sıkılmadan okuyabilirler. Bu tür kitaplar, çocukların hayata karşı farklı bir bakış açısı kazanmasına, dünyayı sorgulamasına, duygulara ve insana önem vermesine, kendi iç dünyasını benimsemesine yardımcı olur. Örneğin Samed Behrengi’nin “Küçük Kara Balık” adlı kitabı bu tür kitaplara örnektir.

Ebeveynler, “Küçük Kara Balık”ı çocuklarına okutmalı ve anlamalarını sağlamalıdır.

İşte “Küçük Kara Balık”tan alınmış, hayat dersi niteliğindeki cümleler:

  1. “Siz gereğinden fazla düşünüyorsunuz; ama yalnızca düşünmek olmaz ki! Yola koyulursak korkularımız tümden kaybolur gider.”
  2. “Bir gün nasıl olsa öleceğim. Ölmek önemli değil, önemli olan, yaşamımla da ölümümle de başkaları üzerinde etkili olabilmektir.”
  3. ”Zorbalık, yalan, hırsızlık, inkâr etme ve savaş sadece sağlıksız toplumlarda görülen rahatsızlıklardandır.”
  4. “Küçük kara balık biliyordu dünyanın sadece yaşadığı gölden ibaret olmadığını, denizlerin okyanusların olduğunu biliyordu. Ve görmek istiyordu. Yeni balıklar, yeni yerler görmek istiyordu. Ama ailesi ve çevresi öyle değildi. Onlar yaşamı sadece o gölden ibaret sanıyorlardı. Onların dünyasında başkaları olamazdı, farklılıklar olamazdı. Küçük kara balık onlara inat doğrularına, aklına ve kalbine uydu, kamasını da aldı yanına ve yola çıktı. Pelikana, kılıç balığına inat gördü denizi, okyanusu? Aşmayı bildi engelleri.”
  5. “Kendinize sürekli sorular sormalısınız. Neden arkadaşımı hapse attılar? Neden bazıları hırsızlık yapıyor? Neden şurada burada savaş var, neden kan dökülüyor? Neden birileri hep birilerini yok sayıyor?”
  6. “Gelecek kuşkusuz sizin ellerinizde; iyisiyle, kötüsüyle de sizin olacak. İster istemez büyüyecek ve zamanla birlikte yol alacaksınız. Büyüklerinizin ardından gelecek, onların yerini alacak, her şeyi elde edip sosyal yaşama iyisiyle, kötüsüyle, her şeyiyle sahip olacaksınız. Yoksulluk, zulüm, zorbalık, adalet, sevinç, keder, kimsesizlik, dayak, iş ve işsizlik, hapishane ve özgürlük, hastalık ve ilaçsızlık, açlık, çıplaklık, yüzlerce sosyal mutluluk ve mutsuzluk sizin olacak.”
  7. “Benim kendi beynim var, düşünebilirim; gözlerim de var görebilirim…”
  8. “Böylesi bir yaşamı yüz kez de yaşasan, yine de bilgisiz ve yoksun bir kurbağa olarak kalacaksın,” dedi.
  9. “Balıkla salyangozun arkadaşlığı! Duyulmuş şey değil!”
  10. “Siz bu göletten hiç dışarı çıkmıyorsunuz ki… Peki nasıl oluyor da, bütün dünyadan söz edebiliyorsunuz?”
  11. “Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?”
  12. “Kararımı verdim anne, gidip derenin nerede bittiğini öğreneceğim. Orada neler var, başka yerlerde neler var, görmek bilmek istiyorum.”
  13. “Ben sizin bu kadar kendini beğenmiş olduğunuzu düşünmezdim doğrusu. Ama olsun, yine de sizi bağışlıyorum çünkü bu sözlerin hepsi cahillikten, bilmezliktendir.”
  14. “Akıp da hiç bir yere ulaşamamak olası mı? Yani sence bir sonu yok mu derenin? Oysa her şeyin bir sonu var. Gecenin gündüzün olduğu gibi… Haftanın, ayın, yılın…”
  15. “Bir nedeni olmadan mutlu olmak da istemiyorum; günün birinde gözlerimi açıp hepiniz gibi yaşlandığımı, ama hâlâ aynı balık olduğumu, ilk başta bildiğimden fazla bir şey bilmediğimi görmek istemiyorum!”