115-cocuk-kilo

Kilo Problemi Olan Çocuklar Nasıl Beslenmeli?

Çocuğunuz sürekli cips, kek, kurabiye gibi şekerli ve yağlı yiyecekler, asitli içecekler tüketiyorsa, kilosunda da bir artış söz konusuysa obezite yolunda ilerliyor olabilir. Obezite riski olan çocuğunuza yardımcı olmalı, onu sağlıklı ve doğru beslenmeye yönlendirmelisiniz. Aksi takdirde obezite, diyabet hastalığı dahil birçok kronik hastalığın tetikleyicisi olması nedeniyle gelecekte çocuğunuzun sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir.

Obeziteyi önlemek  ve çocuğunuza sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmak için yapmanız gerekenler:

  • Paketlenmiş kek ve kurabiyeler gibi trans yağ içeren yiyecekleri evinize sokmayın.
  • Çocuğunuza fast-food restoranlarında hamburger, patates, tavuk gibi yiyecekler yedirmeyin.
  • Şekerleme ve çerez yerine, çocuğunuzu meyve ve tam tahıllı kraker yemeye teşvik edin.
  • Okula giderken çocuklarınıza domates, peynir, salatalık gibi sağlıklı gıdalarla sandviç yapın.
  • Çocuğunuz patates ve tavuğu seviyorsa, bu yiyecekleri fırında pişirin.
  • Yemeklerinizde katı yağ ya da tereyağı yerine zeytinyağı ya da kanola yağı kullanın.
  • Evinizde asitli içecekler yerine süt ve yoğurtlu içecekler bulundurun.
  • Omega 3 ihtiyacı için çocuğunuza haftada en az 2 kere balık yedirin. Omega-3 açısından zengin beslenme sağlanamıyorsa, balık yağlarından da destek alabilirsiniz.
101) hamilelik-beslenme

Gebelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Besinler

Gebelik döneminde beslenme, bebek ve anne sağlığı açısından çok önemlidir. Bu dönemde ek besinlere de ihtiyaç vardır. Günlük olarak 300 ila 500 kalori almak gerekir. Gebelik döneminde beslenmeye özen gösterilmediği takdirde bebeğin sağlığı olumsuz etkilenebilir. Sağlıksız beslenme pek çok komplikasyona neden olabilir. Hatta aşırı kilo ve diyabet gibi sağlık sorunlarına da yol açabilir.

Gebelik döneminde gerekli olan besinler;

  • Yağlı balık: Yağlı balıklar omega-3 açısından zengindir. En azından haftada iki kere balık tüketimi tavsiye edilmektedir. Anne karnındaki bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimi açısından önemlidir. Balığın nerede yetiştiği hem omega-3 miktarı, hem de ağır metal içerip içermemesi nedeniyle özellikle hamile bayanların güvenli kullanımı açısından dikkat edilmesi gereken bir husustur. Soğuk ve derin deniz balıkları daha yağlıdır ve bu nedenle omega-3 miktarı daha yüksektir. Balığın, ızgara ve buğulama tekniğiyle pişirilmesi omega-3 miktarının korunması ve sağlıklı beslenme açısından önemlidir.
  • Su: Gebelik döneminde kan hacmi 1,5 litre artar. Annenin de bebeğin de bu süreçte suya ihtiyacı vardır. Anne adayı susuzluk hissetmese de bebek susuz hissedebilir. Baş ağrısı, anksiyete, yorgunluk, halsizlik, kabızlık gibi sorunlar gebelik döneminde susuzluk belirtisi olabilir. Anne adayları günde yaklaşık 2 litre su içmelidir.
  • Süt ürünleri: Gebelik döneminde fazla miktarda süt ve ürünleri tüketilmelidir. Bu ürünlerden alınan protein bebeğin büyümesi için önemli olan kalsiyum ihtiyacını karşılar.
  • Yumurta: Yüksek miktarda protein, yağ, vitamin, mineral, omega-3 ve kolin içerir. Bebeğin sağlıklı fiziksel ve zihinsel gelişimi için önemlidir.
  • Et: Sığır ve tavuk eti zengin protein kaynaklarıdır. Sığır eti, kolin, B12 vitamini ve demir açısından da zengindir.
  • Kuru meyve: Bir porsiyon kurutulmuş meyvede folat, demir, potasyum gibi birçok vitamin ve mineral bulunur. Kuru meyvelerde su bulunmaması sebebiyle bu içeriklerin oranı daha çoktur. Ancak gebelik döneminde, sadece kuru meyve tüketilmesiyle ilgili bir kaide yoktur. Taze meyvelerin tüketilmesinin faydaları da unutulmamalıdır.
  • Yeşil yapraklı sebzeler: Brokoli, lahana, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, lif, A, C ve K vitaminleri, kalsiyum, demir, folat ve potasyum içerir. Ayrıca bu sebzeler iyi birer antioksidandır. Antioksidanlar bağışıklık ve sindirim sistemi için son derece önemlidir.
  • Baklagiller: Mercimek, bezelye, fasulye, nohut, soya gibi baklagiller bitkisel kökenli lif kaynaklarıdır. Ayrıca yüksek miktarda folik asit, demir, protein ve kalsiyum içerirler. Folik asit, anne sağlığı ve bebek gelişimi için çok önemlidir.
  • Tüm tahıllar: Tahıllar, gebelik döneminde artan kalori ihtiyacını karşılamak için uygun besinlerdir. Kepekli tahıllar, lif, B vitamini ve magnezyum açısından zengindir.

Hamilelik döneminde lif içeriği zengin tahılların, yeşil yapraklı sebzelerin, meyvelerin, baklagillerin ve suyun tüketimi, sıklıkla yaşanılan kabızlık probleminin önlenmesi açısından da önemlidir.

92) saglik-hurafe

Sağlıkla İlgili Hurafeler

Çeşitli hastalıkları olan bireyler zaman zaman doktora gitmek yerine kişiden kişiye yayılarak bugüne kadar gelen sağlıkla ilgili hurafelere inanıp bu hurafelere göre hareket ederler. Oysaki bu hurafeler, kişiyi yanlış yönlendirerek insan sağlığına zarar verebilir. Her şeye rağmen, sağlıkla ilgili konularda, mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Sağlıkla ilgili, kulaktan kulağa yayılan hurafeleri hep birlikte inceleyelim.

 

  • “Aşı sadece çocuklara yapılır.”

Zatürre, grip, difteri, tetanoz, boğmaca, zona, hepatit A, hepatit B, menenjit, kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşıları yetişkinlerin de yaptırması gereken aşılardır.

  • “Diyabet genetik bir hastalıktır.”

Diyabet genetiğe bağlı bir hastalıktır. Ancak ailesinde diyabet hastası bulunan her bireyin de diyabet olma ihtimali yoktur.

  • “İnsülin ve şeker ilacı kullanırken diyet yapmaya gerek yoktur.”

Diyabet, insülin ve şeker ilacı eksikliğinden kaynaklanmaz. Dolayısıyla diyabetli bireyler beslenmelerine dikkat etmeli, düzenli egzersiz yapmalıdır.

  • “Karbonhidrat, diyabetli bireyler için zararlıdır.”

Diyabetli bireyler günlük kalori ihtiyaçlarının %50’sini karbonhidratlardan karşılamalıdır.

  • “Früktoz, şişmanlığa ve şeker hastalığına yol açar.”

Meyve, früktoz dışında vitamin, mineral, antioksidan ve lif de içerir. Dünya Sağlık Örgütü, günde 4-5 porsiyon meyve tüketmenin sağlık açısından yararlı olduğunu söylemektedir.

  • “Tiroit hastaları iyotlu tuz kullanmalıdır.”

İyot, tiroit yapımı için elzem bir mineraldir. Fakat tiroit hastalıkları ortaya çıktıktan sonra iyot kullanmak oldukça zararlıdır.

  • “Bol protein tüketmek güç ve zinde hissettirir.”

Günlük kalori ihtiyacının %12’si proteinden karşılanmalıdır. Vücuda fazla protein alımı, böbreği ve karaciğeri yorar, ürik asidi yükseltir, vücutta asidoza yol açar, şeker ve yağ depolanmasına neden olur.

  • “Tereyağı ve zeytinyağı bol miktarda tüketilmelidir.”

Fazla tüketilen tereyağı ve zeytinyağı vücutta yağ olarak depolanır. Tereyağı zengin miktarda doymuş yağ asidi içerir. Günlük doymuş yağ asidi ihtiyacı %7’nin üzerinde olmamalıdır.

  • “Greyfurt suyu, limon ve sarımsak tansiyon düşürür.”

Tansiyon yüksekliği ilaçlarla kontrol edilmelidir. Greyfurt, limon ve sarımsak gibi besinlerin tansiyon düşürdüğü bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.

  • “Zeytin çekirdeği mide hastalıklarına ve hemoroide iyi gelir.”

Zeytin çekirdeğinin iki ucu da sivridir. Dolayısıyla mide tarafından öğütülemez. Mide ve hemoroit rahatsızlıklarında mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

7

Diyabet ve Morina Balığı

Diyabet (kan şekeri yükselmesi), bir metabolizma hastalığıdır ve çağımızda görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Omega-3 açısından zengin beslenmenin bizi birçok hastalıktan koruyan kalkan görevi gördüğünü birçoğumuz bilir. Hem omega-3 yağ asitleri hem de A ve D vitaminlerinin doğal kaynağı olan morina balığı karaciğer yağı (Cod liver oil) tüketiminin faydaları hakkında da günümüzde bilimsel makalelerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

2000 yılında “Diabetologia” ve 2003 yılında “the American Journal of Clinical Nutrition” dergilerinde yayınlanan bilimsel çalışmaya göre hamilelikte ve yeni doğan bebeğin ilk senesinde morina balığı karaciğer (cod liver oil) kullanılmasının tip 1 diyabet riskini azalttığı belirtilmektedir.

2007 yılında “Pharmacy an Pharmacology” dergisinde yayınlanan bilgilere göre ise, 12 hafta boyunca farelere morina karaciğer yağı verilip doğal diyabet işlemi uygulanarak bir deney yapılmıştır. Bu deney sonucunda, morina karaciğer yağı takviyesi yapılan farelerin kanında bulunan yüksek miktarda şeker, kolesterol, trigliserol ve diğer faktörler düzene girmiş, kontrolleri sağlanmıştır.

40-morina-tip-1-diyabet

Morina Balığı Karaciğer Yağı (Cod Liver Oil) ile Tip 1 Diyabet Riski Önlenebilir Mi?

Tip 1 Diyabet, çocukluk dönemi başlangıçlı, sık görülen bir kronik hastalıktır. Neden oluştuğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, bağışıklık sisteminin hatalı olarak insülin üretiminden sorumlu pankreas beta hücrelerine yönelip, bu hücreleri tahrip etmeye başlamasıyla hastalığın ortaya çıktığı düşünülmektedir. Çoğu kez genetik yatkınlığı olan bir kişide bağışıklık reaksiyonunu başlatan bir viral enfeksiyon ya da çevresel bir tetikleyici söz konusu olabileceği belirtilmektedir. Sonuçta insülin yapımı azalmaya başlar, zamanla da hiç insülin yapılamaz.

Virüsler, yeni doğanlarda görülen sarılık veya solunum yetmezliği, D vitamini eksikliği, Omega-3 yetersizliği, annenin doğum yaşının 25’ten küçük olması ve hamilelik döneminde geçirdiği rahatsızlık gibi nedenlerin Tip 1 Diyabet riskini artıran faktörler olduğu tahmin edilmektedir.

Morina balığı karaciğer yağı, Tip 1 Diyabeti önleyici biyolojik faydaları bulunan Omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA ile birlikte doğal D vitaminini içermesi açısından da önemli bir kaynaktır.  The American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan 545 vakanın değerlendirildiği klinik çalışma sonuçlarına göre; hamilelik döneminde anne adayının morina balığı karaciğer yağı kullanımı veya bebeğe doğduktan itibaren ilk 1 yaşına kadar cod liver oil verilmesi neticesinde çocukluk dönemi başlangıçlı olan Tip 1 Diyabet riskinin azaltılmasında önemli etkisi olduğu gösterilmiştir.