59) D vitaminli balık yağlarının yazın kullanımı

İçeriğinde Doğal D Vitamini Bulunan Balık Yağlarının Yazın Kullanımı

D vitaminikalsiyum ve fosfor emilimini düzenleyerek kemik ve diş sağlığının korunmasına yardımcı olurken, ayrıca kalp sağlığından beyin fonksiyonlarının korunmasına kadar genel sağlığımız için de önemli bir vitamindir. Günlük ihtiyacımızı tereyağı, karaciğer ve yumurta gibi besinlerle kısmen karşılayabilmekteyiz. Ancak ilerleyen yaş, bağırsak fonksiyonları düzensizliği gibi etmenler D vitamini emilimini azaltabilmektedir. Ayrıca vücudumuzda doğal olarak bulunan inaktif haldeki D3 vitamininin, aktif D3 vitaminine dönüşümünü sağlayan kaynak olan güneş ışınlarından da yeteri kadar faydalanamamamız, ciddi boyutlara ulaşan D vitamini eksikliği ile yüz yüze kalmamıza neden olmaktadır.

Günlük güneşlik olan ülkemizde, yazın dahi D vitamini eksikliği görülme oranı neden ciddi boyutlardadır?

Öğlen güneşindeki vücudumuza dik gelen UVB ışınlarının vücudumuzda D vitamini dönüşümünü sağlarken, öğleden önce ve sonraki vücudumuza eğimli gelen UVA ışınlarının vücudumuzda D vitamini dönüşümünü sağlayamadığını daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Kendiniz veya çocuklarınız için sormanız gereken sorular şunlardır:

  • Öğlen güneşinde kalıyor muyuz?
  • Kalıyorsak ne kadar süre kalıyoruz?
  • Her gün öğlen güneşinden faydalanabiliyor muyuz?
  • Güneş koruyucu kremler kullanıyor muyuz?

Uzmanlara göre, her gün öğlen güneşi altında en az 20 dakika güneş koruyucu krem kullanmadan kaldığımız takdirde günlük D vitamini ihtiyacımız karşılanabilmektedir. Oysaki günümüz şartlarının getirisi olarak yukarıdaki soruların tamamına olması gereken doğru cevabı vermek zor… Bir yandan kanserojen etkiye karşı kendimizi koruma altına alırken, diğer yandan D vitamini eksikliği oluşumuna zemin hazırlıyoruz.

Sağlığımız açısından önemli yeri olan D vitamini eksikliğiyle mücadele etmede, sentetik D vitamini takviyelerinin kullanımının yanı sıra cod liver oil ürünleri de önerilmektedir. Cod Liver Oil ürünleri hem güçlü Omega-3 yağ asitleri kaynağı olmasının yanında, ayrıca A ve D vitaminlerinin de doğal kaynağıdır. Böylece hem Omega-3 ihtiyacının hem de günlük D vitamini ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olmaktadır.

Cod Liver Oil olan “Möller’s Omega-3”ün her gün alınan 5 ml’si ile günlük 10 mcg (400 IU) D3 vitamini desteği sağlanmaktadır. Bu miktar çocuklar ve yetişkinler için D vitamini eksikliği ile mücadele etmek açısından günlük ihtiyacın karşılanmasına yardımcı olduğu gibi, yazın da güvenle kullanım imkânı sağlamaktadır.

NOT: Ülkemizde D vitamini eksikliği olmayan çocuklar için günde 12,5 mcg’a kadar, yetişkinler için de günde 25 mcg’a kadar takviye edici gıdalarla D vitamini alımının güvenilir olduğunu belirtilmektedir. Eğer D vitamini eksikliği tespit edilmişse, doktor önerisiyle daha yüksek dozların kullanımı gerekmektedir.

800x400_20

Erkeklerde D vitamini Seviyesinin Düşük Olması Prostat Kanseri Olasılığını Arttırıyor Mu?

Sağlığımızın devamlılığı açısından önemli yeri olan D vitamini hakkında yazılar yayınlamaya özen gösteriyoruz. Dünyada sıklıkla görülen D vitamini eksikliğinin, ülkemizde de görülme oranının ciddi boyutlara ulaşmış olması nedeniyle, çocuklar veya yetişkinler için olsun D vitamini eksikliğine dikkatinizi çekmeye çalışıyoruz. Bu yazımızda sadece kan analiziyle anlaşılabilecek D vitamini eksikliğinin oluşturduğu bir başka olumsuz durum hakkında “Journal of Clinical Oncology” dergisinde yayınlanmış bir bilimsel çalışmadan bahsetmek istiyoruz. Liderliğini Doç. Dr. Adam Murphy’nin yaptığı Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi Üroloji Departmanı tarafından yapılan araştırmaya göre D vitamini seviyesi düşük olan erkeklerde agresif prostat kanseri görülme olasılığı daha yüksek…

Çalışmaya göre prostat kanseri nedeniyle ameliyat olacak kişinin, ameliyat öncesinde D vitamini seviyesine bakılmasının, doktorların hastalık seviyesinin hayatı ne kadar tehdit edici boyutta olabileceği hakkında tahmin yürütmelerine yardımcı olabileceği belirtilmektedir.

Prostat kanseri olan kişilerde, koyu ten rengi, düşük D vitamini alımı veya güneşten yararlanamama durumu söz konusu ise muhakkak D vitamini seviyesinin ölçülmesi ve eksiklik tespit edilmesi durumunda D vitamini takviyelerinin verilmesi önerilmektedir.

Doç. Dr. Adam Murphy, D vitamininin kemik sağlığı ve diğer hastalıkların şiddeti açısından da biyolojik belirteç olmasından dolayı, tüm erkeklerin D vitamini düzeylerini kontrol ettirmelerinin ve normal düzeylerde korumalarının sağlıklarının devamlılığı açısından önemli olduğunu belirtmektedir.

Möller’s Omega-3, günlük D vitamini ihtiyacının karşılanması amacıyla da doğal D vitamini desteğidir.

moollers_21

Çocuklarımızı Sağlıklı Beslenme Yöntemiyle Astım ve Alerjiden Koruyabilir Miyiz?

Sağlıklı beslenmenin bizi hastalıklardan koruyan önemli bir kalkan olduğunun bilincindeyiz. Bu yazımızda sizlere çocuklarımızda sıklıkla karşılaşılan astım ve alerjiye karşı koruyucu olabilecek beslenme önerilerini sunuyoruz:

OMEGA -3 BAKIMINDAN ZENGİN BESLENME

Uzmanlar astımın önlenmesi amacıyla Omega-3’ün bol miktarda alımını önermektedirler. Derin ve soğuk denizlerde yaşayan, doğal beslenen yağlı balıklar Omega-3 açısından zengindir. Ceviz, keten tohumu, ıspanak ve semizotu gibi yeşil sebzelerde de doğal halde Omega-3 yağ asitleri bulunur. Fakat hayvansal gıdalardan elde edilen Omega-3, bitkisel gıdalardan elde edilenlere göre vücudumuz tarafından daha yüksek miktarda kullanılmaktadır.

AKDENİZ USULÜ BESLENME

Taze meyve ve sebzenin, tahıllı gıdaların, kuru baklagillerin yer aldığı Akdeniz usulü beslenme tarzının çocukları alerji ve astımdan koruduğu ile ilgili araştırmalar olduğu belirtilmektedir. Birçok meyve ve sebzenin antioksidan etkinliği nedeniyle vazgeçilmez tüketimlerimiz arasında yer alması gerektiği unutulmamalıdır.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNE DİKKAT!

Astım ve alerjik reaksiyonlardaki artışın D vitamini eksikliği ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Öğlen güneşinden faydalanılmaması, güneş koruyucu kremlerin kullanımı, sıklıkla kapalı ortamlarda bulunma nedenlerinden dolayı vücudumuzdaki D vitamini sentezi engellenmektedir. Özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğinin astımı ağırlaştırdığı uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Bu yüzden sadece kan analiziyle belirlenen D vitamini seviyesi kontrol edilmeli, yeterli D vitamini alımı sağlanamıyorsa doğal D vitamini takviyeleri kullanılarak günlük ihtiyacın karşılanmasına destek sağlanmalıdır.

ANTİOKSİDAN BAKIMINDAN ZENGİN BESLENME

A vitamini, E vitamini, C vitamini ve Selenyum

Astım ve alerjiden korunmada antioksidan açısından beslenmenin özellikle A vitamini, E vitamini, C vitamini ve Selenyumca zengin gıdaların tüketiminin öneminden bahsedilmektedir. Balık, tavuk, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, domates, kayısı, ceviz, fındık gibi yiyeceklerin soframızda sıklıkla bulunması anlamındadır.

Yukarıda bahsedilen besin öğeleri günlük beslenmemizle yeterli miktar alındığı takdirde astım ve alerjik hastalıkların önlenmesinde önemli etkilerinin olduğu belirtilmektedir. Yetersiz alındığı düşünülen durumlar için ise, Möller’s Omega-3, hem çocuklarınız hem de sizler için omega-3 yağ asitleri (EPA + DHA), A, D ve E vitaminleri içeriğiyle doğal desteğinizdir.

800x400_24

Kimler D Vitamini Eksikliği ile Karşı Karşıya?

D vitamini eksikliği toplumumuzda ciddi boyutlara ulaşmış önemli bir sorun. Ancak kan tahliliyle fark edilebilen D vitamini eksikliği herkeste görülebileceği gibi, bazı gruplar daha fazla risk altında. D vitamini eksikliğiyle karşı karşıya kalma ihtimalleri yüksek olan kişileri aşağıda sizler için sıraladık:

  • Omega 3 oranı yüksek olan yağlı balık ve süt ürünlerini tüketmeyi reddeden veganlar,
  • Gelir düzeyi düşük olup balık ya da doğal A ve D vitamini içerikli balık yağı tüketemeyenler,
  • Hamilelikte D vitamini ve kalsiyum ihtiyacının artması sebebiyle hamileler,
  • Gün boyu kapalı ortamda bulunmak zorunda olup güneş ışığı göremeyenler,
  • Osteoporoz riski taşıyan, menopoza giren kadınlar,
  • Büyüme çağında olan çocuklar,
  • Kilo sorunu olanlar ve obezite ile mücadele edenler,
  • Yaşlı insanlar,
  • Kalsiyum ve D vitamini emilimini olumsuz etkileyen kronik diyare hastaları,
  • Kronik hastalıklar nedeniyle yeterli beslenemeyip D vitamini ihtiyacı artanlar,
  • Yoğun çalışanlar,
  • Sağlıksız beslenenler.

    Kaynak: semihaydintug.com

35) 16-01-20-morina-d-vitamini

Morina Balığı ve D Vitamini

Yaş ilerledikçe, daha çok kadınlarda baş gösteren en önemli sağlık sorunlarından biri kemik erimesidir. D vitamini, kemik sağlığının korunması ve kemiklerin güçlenmesinde vücuda alınması gereken en önemli vitamindir. Yapılan birçok araştırmalar neticesinde, soğuk yerlerde yaşayan ve yeterince güneş ışığına maruz kalmayan kişilerde D vitamini eksikliğine rastlanma oranının yüksek olduğu görülmektedir. Bu eksiklik, kemiklerde çatlamaya, güçsüzleşmeye, kemik yoğunluğunda azalmaya ve hatta obeziteye neden olmaktadır.

Güneş ışığı, en güçlü D vitamini kaynağıdır. Fakat vücudumuz tarafından D vitamininin aktif kullanımı, ancak dik gelen güneş ışınlarıyla sağlanmaktadır. Uzmanlara göre, öğle güneşi altında cildimize güneş koruyucu sürmeden, her gün 20’şer dakika güneşlendiğimiz takdirde sağlığımızın devamlılığı açısından gerekli olan günlük D vitamini miktarını karşılayabilmekteyiz. Fakat ülkemizde ciddi boyutlara ulaşmış olan D vitamini eksikliği görülme oranı düşünüldüğünde, güneşten mahrum kaldığımız aşikardır. O halde size D vitamininin başka bir doğal kaynağından bahsedelim:  Morina balığı karaciğer yağı (Cod Liver Oil) yüksek miktarda D vitamini içermekte, kemiklerin güçlenmesinde ve kemik sağlığının korunmasında önemli rol oynamaktadır. Norveç’te bebeklik döneminden itibaren morina balığı karaciğer yağı (Cod Liver Oil) kullanılmasının önemli nedenlerinden birisi, bebeklerin ihtiyacını karşılayacak düzeydeki D vitamini içeriğinden dolayıdır. Düzenli olarak morina balığı karaciğer yağı (Cod Liver Oil) kullanmak, osteoporoz ve raşitizm gibi kemik hastalıklarını da önlemektedir.

D vitamini kemik sağlığı dışında sinir sistemi, kalp sağlığı ve iltihaplara da iyi gelmektedir.  Bu nedenle insanların güneşli havalarda dışarıda vakit geçirmeleri vücut sağlığı için çok faydalıdır. D vitamini eksikliği vücudumuzdaki bütün hücrelere ve sistemlere etki edip vücut direncini düşürür. Bağışıklık sistemini çökertip akıl ve beden sağlığımızı olumsuz etkiler. Bu olumsuzluklar ise daha ciddi boyuttaki kronik hastalıklara kadar gidebilir.

Zamanının büyük bir bölümünü evde ve kapalı ortamlarda geçiren çocuklar ve bebeklerde D vitamini eksikliğine sık rastlanmaktadır. Dolayısıyla çocuklar ve bebekler de sık sık ebeveynleri tarafından dışarıya çıkarılmalıdır. Sonuçları bir anda ortaya çıkmayan D vitamini eksikliği astım, içe kapanma, anksiyete veya yorgunluk olarak da kendini gösterebilir.

akdeniz-diyeti-gebelik

Akdeniz Diyetiyle Gebelik Şansınızı Artırabilirsiniz.

Her gün karşımıza çeşit çeşit diyet listeleri çıkıyor. Her ülkenin, bölgenin ya da kişilerin kendi özel diyetleri oluyor. Bunların çoğu da sağlığımıza sağlık katacak beslenme programlarından oluşuyor. Peki çok uzağa gitmeden ülkemizin bağrından kopan bir beslenme önerisine göz atmaya ne dersiniz? Sizi Akdeniz diyetiyle tanıştırmak istiyoruz. Aslında bu beslenme programıyla biz de yeni tanıştık. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer sayesinde yolumuz bu beslenme programıyla kesişti. Tahmin edebileceğiniz gibi yolların kesişme noktasında omega 3 yer alıyor.

Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, geçtiğimiz günlerde Akdeniz diyeti ve gebelik hakkında açıklamalarda bulunarak ilginizi çekebilecek bazı detaylar vermiş. Çoksüer, bu diyetin kişiyi yeterli ve dengeli beslenme ile ideal kilo aralığına ulaştırdığını ve bu formu korumayı hedeflediğini anlatmış. Yapılan bazı deneysel çalışmalarla Akdeniz bölgesine özel olan bu beslenme şekliyle kalp krizlerini önleyebildiği ve bazı kanser tiplerinin riskini azaltabildiği gözlemlenmiş. Ayrıca son yıllarda yapılan deneylerde ise tüp bebek başarı şansını ve gebelik oranlarını arttırdığı gözlemlenmiş.

Tahmin edilebileceği gibi beslenme şeklinin temelinde Akdeniz bölgesinin lezzetleri yer alıyor.  Zeytinyağı ağırlıklı ve az yağlı, et tercihi olarak ise balık ağırlıklı bir diyet programı sizi bekliyor. Beslenme programı kişiden kişiye farklılık gösterebileceği için çok ayrıntıya girmiyoruz. Fakat bu beslenme şeklinin sağlığınıza nasıl katkıda bulunduğundan bahsetmeliyiz. Listedeki gıdaların içerisinde omega 3, D vitamini, B vitamini ve folik asit gibi besinler olmasından dolayı sağlığınıza doping etkisi yapma gücü bulunuyor. Bu saydığımız besinler vücudu tamir etmeye ya da güçlendirmeye çalışan ve asla durmayan işçilerdir. Bundan asla şikayet etmezler. Sadece onları tüketmeniz için hazır olarak beklerler.


Kaynak

morina

Denizlerin Büyük Balığı: Morina

Balık bilginize ne kadar güvenirsiniz? Bugün size bir balık türünden bahsetmek istiyoruz. Tabii ki bu balıktan bahsetmeyi tesadüfen seçmedik. Bahsedeceğimiz balık, Möller’s Omega 3 balık yağının özünü aldığı gücün kaynağıdır. “Morina balığı” olarak bilinen bu balığın isminin hikayesine başka bir yazıda tekrar değineceğiz. Bu yazıda daha çok balığın özelliklerinden bahsetmek istiyoruz.

Boyu 2 metreye kadar çıkabilen, ağırlıkları da 25-40 kilogram olan Atlantik Morinası, Grönland çevresi, Baltık ve kuzey denizleri gibi soğuk denizlerin derin bölgelerinde, 25 yıla kadar yaşayabilen bir balık türüdür. Morina balığının asıl önemli özelliği ise karaciğerinden elde edilen balık yağının sağlığımız açısından büyük önem taşıyan yüksek miktarda omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA içermesi, doğal A ve D vitaminleri kaynağı olmasıdır. Kısacası morina balığı, yaşamın en büyük kaynağı olan suyun içerisinde yaşarken başka bir yaşam kaynağını da içerisinde taşımaktadır.

Cod balığı (Morina); selenyum, sodyum ve potasyum açısından da zengin, az kılçıklı ve löp et şeklinde bir balıktır. Et lezzeti açısından da oldukça lezzetli olan morina balığıyla en yakında tanışmanız dileğiyle…

Image46

Yazın Yeterli D Vitamini Alabiliyor muyuz?

Her yaştan insanın D vitaminine ihtiyacı bulunmaktadır. Vücudumuz D vitaminin önemli bir bölümünü güneş ışınlarının etkisiyle deride oluşturmaktadır. Ülkemiz güneş ışınları açısından oldukça zengin bir coğrafyada bulunmasına rağmen, günümüzde D vitamini yetersizliği hem çocuklar hem de yetişkinler açısından önemli bir sorun olmaya başlamıştır.

Kan analizi ile öğrenilen D vitamini seviyelerinin değerlendirilmesi şu şekildedir:

>30 ng/ml Normal
20-30 ng/ml D vitamini yetersizliği
<20 ng/ml D vitamini eksikliği

Her ne kadar günlük D vitamini gereksiniminin; kolların, bacakların ve yüzün 20 dakika süreyle gün ışığında kalmasıyla karşılanabildiği belirtilse de, bazı durumlarda değişkenlik gösterebilmektedir. Örneğin;

  • Yaşın ilerlemesiyle birlikte D vitamininin deride yapımı orantılı olarak azalır.
  • Koyu deri rengine sahip kişilerin özellikle kış aylarında uzun süreli gün ışığına gereksinimleri vardır.
  • Güneş koruyucuların kullanımı deride D vitamini oluşumunu engeller.
  • Bazı tıbbi sorunlar da bağırsaklardan D vitamini emilimini engelleyebilmekte ve de D vitamininin etkin formuna dönüşememesine neden olmaktadır.

D vitamininin diğer önemli kaynakları da, içinde D vitamini olduğu belirtilen balık yağları, karaciğer, yumurta ve tereyağı gibi bazı doğal gıdalardır. Bu gıdaların beslenmeye eklenmesi, günlük D vitamini ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olmaktadır.

Möller’s Omega 3, her 5 ml’sinde bulunan 10 mcg (400 IU) doğal D vitamini içeriğiyle, çocukların ve yetişkinlerin günlük alması gerekli olan D vitamini ihtiyacını da karşılayabilmekte ve yazın da güvenle kullanılabilmektedir.