möllers_25

Oyun, Çocuklar İçin Bir İhtiyaç!

Sevgi, beslenme, uyku gibi ihtiyaçların yanında oyun oynamak da çocuklar için önemli bir gereksinimdir. Bilgisayar ve televizyon ekranına mahkûm bir şekilde vakit öldürmek çocukların zihinsel gelişimini olumsuz etkilemektedir. Çocuklarınızı bu durumdan kurtarmalı, bedensel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine yardımcı olmalısınız. Gün içinde vaktinizin bir kısmını onlara ayırmak hem sizi hem de çocuğunuzu mutlu edecektir.

İşte çocuğunuzla keyifli vakit geçirmeniz için birkaç öneri…

  • Çocuğunuzla evcilik oynayın. Evcilik oynamak çocuğunuzun içinde bulunduğu durumu kurgulamasını ve istediği role bürünmesini sağlar. Bu da hayal gücünü arttırır.
  • Görselliği zengin kitaplar okumaya teşvik edin. Kitap okumak çocuğunuzun kelime hazinesini geliştirerek anlamları ve kavramları birbirinden ayırmasını sağlar. Resimli kitaplar ise görsel zekâsını geliştirir.
  • Tencereden tavadan müzik aleti oluşturun ve birlikte müzik yapın. Bu, çocuğunuza ritim duygusu aşılayarak kulağını güçlendirir.
  • Mutfakta birlikte zaman geçirerek mutfak kültürüne hâkim olmasını sağlayın.
  • Resim yapması için küçük bir tahta ya da boyama kitabı alın. Böylece çocuğunuza hem resmi sevdirir hem de başladığı işi bitirmesi gerektiğini öğretmiş olursunuz.
  • Körebe, saklambaç, köşe kapmaca, yerden yüksek, ebelemece, beştaş gibi geleneksel oyunlarla mekân algısını geliştirerek hoşça vakit geçirebilirsiniz.
45) 16-02-26-bahar-yorgunluk

Bahar Bizi Kapıda Karşılıyor

Vücudumuz her ne kadar mevsimlere uyum sağlamaya çalışsa da ufak tefek pürüzler çıkabiliyor. Kış semptomlarını henüz üzerimizden atamamışken bahar bizi kapıda karşılıyor. İlkbaharın gelmesiyle havalar aniden ısınıp aniden soğuyabiliyor. Değişken havalara ayak uyduramayan bünyemiz ister istemez zayıf düşünce bedensel ve ruhsal hastalıklarla debelenmeye devam ediyoruz.

Bahar aylarında havadaki pozitif ve negatif elektrik yükleri artıyor. Pozitif iyonlar, kişiyi canlı ve enerjik hissettirirken negatif iyonlar halsizliği ve yorgunluğu getiriyor. Güneşe daha fazla temas edilen dönemlerde bazı hormonlar daha fazla salgılanarak kişiyi neşeli bir bireye dönüştürüyor. Ancak depresif ruh haline sahip olan insanlar kendini daha çıkmaz bir durumda hissedebiliyor. Bu hissiyatın tek nedeni hava değişimi değil tabii ki. Yeterli ve sağlıklı beslenmeme, vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin düzensiz çalışması, tansiyon, kalp, enfeksiyon hastalıkları ve fazla sigara kullanımı yorgunluğu arttırıyor. Migren, depresyon, tansiyon gibi rahatsızlıklara daha sık rastlanıyor. Hava sıcaklığındaki yükselişler, sıcağa maruz kalan bireylerde kalp debisi ve hızında artışa, terlemeye, vücutta sıvı kaybına doğru gidiyor. İleri yaşlardaki bireylerde de yine yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, kalp krizi, inme, bacak damarlarında tıkanma gibi ciddi sağlık sorunları görülüyor.

Bahar yorgunluğunu gidermek için kış aylarında eksik olan vitaminlerin vücuda alınması gerekiyor. Özellikle B ve C vitaminleri, potasyum-çinko içeren besinler, vücuda enerji sağlayan karbonhidratlar ile Omega 3 yağ asitleri, hücrelerimizin temel yapı taşı olan proteinler zinde hissettirerek yorgunluğu gideriyor. Daha az kimyasal maddeye maruz kaldığı için mevsim meyve ve sebzelerini tüketerek, çay ve kahveyi azaltarak günde en az 8-10 bardak su içerek, düzenli egzersiz yaparak metabolizma hızlandırılıp bahar yorgunluğundan korunmak mümkün. Bunlara ek olarak da çalışma ve dinlenme aralıklarının iyi ayarlanması zihni ve bedeni diri tutmaya yardımcı olabilir. Yorgunluğun dinmemesi, günlük rutini,  kişinin performansını ve psikolojisini etkilemesi durumunda ise bu sağlık sorunlarının geçiştirilmemesi, bir doktora başvurulması gerektiği tavsiye edilmektedir.