moollers_21

Çocuklarımızı Sağlıklı Beslenme Yöntemiyle Astım ve Alerjiden Koruyabilir Miyiz?

Sağlıklı beslenmenin bizi hastalıklardan koruyan önemli bir kalkan olduğunun bilincindeyiz. Bu yazımızda sizlere çocuklarımızda sıklıkla karşılaşılan astım ve alerjiye karşı koruyucu olabilecek beslenme önerilerini sunuyoruz:

OMEGA -3 BAKIMINDAN ZENGİN BESLENME

Uzmanlar astımın önlenmesi amacıyla Omega-3’ün bol miktarda alımını önermektedirler. Derin ve soğuk denizlerde yaşayan, doğal beslenen yağlı balıklar Omega-3 açısından zengindir. Ceviz, keten tohumu, ıspanak ve semizotu gibi yeşil sebzelerde de doğal halde Omega-3 yağ asitleri bulunur. Fakat hayvansal gıdalardan elde edilen Omega-3, bitkisel gıdalardan elde edilenlere göre vücudumuz tarafından daha yüksek miktarda kullanılmaktadır.

AKDENİZ USULÜ BESLENME

Taze meyve ve sebzenin, tahıllı gıdaların, kuru baklagillerin yer aldığı Akdeniz usulü beslenme tarzının çocukları alerji ve astımdan koruduğu ile ilgili araştırmalar olduğu belirtilmektedir. Birçok meyve ve sebzenin antioksidan etkinliği nedeniyle vazgeçilmez tüketimlerimiz arasında yer alması gerektiği unutulmamalıdır.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNE DİKKAT!

Astım ve alerjik reaksiyonlardaki artışın D vitamini eksikliği ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Öğlen güneşinden faydalanılmaması, güneş koruyucu kremlerin kullanımı, sıklıkla kapalı ortamlarda bulunma nedenlerinden dolayı vücudumuzdaki D vitamini sentezi engellenmektedir. Özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğinin astımı ağırlaştırdığı uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Bu yüzden sadece kan analiziyle belirlenen D vitamini seviyesi kontrol edilmeli, yeterli D vitamini alımı sağlanamıyorsa doğal D vitamini takviyeleri kullanılarak günlük ihtiyacın karşılanmasına destek sağlanmalıdır.

ANTİOKSİDAN BAKIMINDAN ZENGİN BESLENME

A vitamini, E vitamini, C vitamini ve Selenyum

Astım ve alerjiden korunmada antioksidan açısından beslenmenin özellikle A vitamini, E vitamini, C vitamini ve Selenyumca zengin gıdaların tüketiminin öneminden bahsedilmektedir. Balık, tavuk, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, domates, kayısı, ceviz, fındık gibi yiyeceklerin soframızda sıklıkla bulunması anlamındadır.

Yukarıda bahsedilen besin öğeleri günlük beslenmemizle yeterli miktar alındığı takdirde astım ve alerjik hastalıkların önlenmesinde önemli etkilerinin olduğu belirtilmektedir. Yetersiz alındığı düşünülen durumlar için ise, Möller’s Omega-3, hem çocuklarınız hem de sizler için omega-3 yağ asitleri (EPA + DHA), A, D ve E vitaminleri içeriğiyle doğal desteğinizdir.

48) 16-02-26-mevsimler-hastaliklar

Mevsim Geçişlerinde Hastalıklar

Vücudumuz mevsim geçişlerine uyum sağlamaya çalışırken birçok hastalığa maruz kalır. Bahar aylarında grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülür. Bireyler öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, vücut ağrıları, halsizlik ve yorgunluk gibi durumlardan şikayet ederler.  Bu hastalıkları yakından tanımanız için aşağıda basit bir şekilde tanımlarını yaptık.

ALERJİK NEZLE: Yaygın görülen bir alerjik reaksiyondur. Saman nezlesi olarak da bilinir. “Alerjik Reaksiyonlar” başlıklı metnimizde söz ettiğimiz gibi, vücut herhangi bir alerjenle karşılaşınca savunmaya geçer. Bu da aksırık, burun akıntısı ile tıkanması, burun ve genizde kaşıntı gibi reaksiyonlara neden olur.

ALERJİK ASTIM: Mikrobik ajanlar ve toksinlere karşı vücudun ve solunum yollarının göstermiş kronik iltihabi bir reaksiyondur. Özellikle gece yarısı ve sabaha karşı hırıltı solunum, nefes darlığı göğüste sıkışıklık ve öksürük nöbetlerine yol açar.

MİGREN: Genelde baş ağrısı olarak ifade edilir. Başın bir bölümü sürekli olarak ağrır. Vücudu yoracak işler yapıldığında ağrı artar. Ve hasta bir süre sonra iş yapamaz hale gelir. Bulantı, göz önünde uçuşan siyah nokta ve lekeler migren atağının belirtilerindendir.

TANSİYON DEĞİŞİKLİĞİ: Kalbin kasılması esnasında kanın damar duvarına uyguladığı basınca büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasındaki basınca ise küçük tansiyon denir. Tansiyon değeri değişkendir. Değişkenlik; saat, mevsim ve bulunulan yer gibi faktörler nedeniyle gerçekleşir.

EKLEM AĞRILARI: Vücutta iki kemiğin birleştiği yerlerde meydana gelen, sızlamalar şeklinde kendini gösteren ağrılardır. Ağrıların nedeni kişiden kişiye değişiklik gösterir ve her yaş grubunda görülebilir. Mevsimler de eklem ağrılarının etkenlerinden biridir.

GRİBAL ENFEKSİYON: İnfluenza denilen virüsün solunum yoluyla insan vücuduna girmesidir. Sonbahar sonlarında, kış aylarında ve ilkbahar başlangıcında salgınlara neden olur. Gribal enfeksiyon, soğuk algınlığıyla karıştırılmamalıdır. Çünkü ikisi de farklı virüsler nedeniyle oluşur. Dolayısıyla farklı hastalıklardır.

MİDE VE BAĞIRSAK SORUNLARI: Bahar aylarında onikiparmak bağırsağındaki ülser nükseder. Ülser, mide ve ince bağırsağın ilk kısmı olan onikiparmak bağırsağında gerçekleşen asite bağlı lokal doku hasarıdır. İklim değişikliklerinin vücut tarafından algılanmasıyla meydana gelen uyumsuzlukla ortaya çıkar. Bağırsakta ise başta karın ağrısı olmak üzere, ishal, kabızlık gibi sorunlara ve semptomlarına rastlanabilir.