37) A-vitamini-yetersizliği

A Vitamini Yetersizliği

A vitamini vücutta depolanır. Bu sebeple yetersizlik belirtileri, A vitamininin vücuda uzun süre alınmaması sonucu ortaya çıkar.

A vitamininin eksikliğinde ortaya çıkan sorunlar;

  • Böbreklerin ve sindirim organlarının bozulması
  • Bağışıklık sisteminin bozulmasıyla enfeksiyon hastalıklarına yakalanma sıklığının artması
  • Sindirim organlarının bozulmasıyla mide yaralarının oluşması
  • Gözdeki epitel dokuların bozulması, göz kuruluğu, koruyucu tabakanın kaybolması
  • Derinin pütürlü hale gelmesi, kuruması
  • Çocuklarda büyüme ve gelişmenin gerilemesi
800x400_22

Doğal A Vitamini Kaynağı

A vitamini, yaşamımızın her döneminde sağlığımız açısından birçok önemli faydası olan olmazsa olmaz vitaminlerden bir tanesidir. Oysaki bizler A vitaminine dört elle sarılacağımıza, detayı vurgulanmadan, gözümüzün korkmasına neden olan “yağda çözünen vitamin, karaciğerde birikici özellik gösterir” ifadesiyle uzaklaşmaktayız. Burada önemle vurgulanması gereken konu; her gün tavsiye edilen miktarlarda A vitamini almamız sağlık açısından herhangi bir sakınca oluşturmayacağı gibi, aksine sağlığımıza yatırım yapmamıza olanak tanıyacaktır.

A vitamininin hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu kısaca özetleyelim:

  • Öncelikle “anti-enfeksiyon” vitamini olarak bilinen A vitamini, vücudumuzun hastalık yapıcı etkenlerle mücadele etmesine ve bu gibi etkenlere karşı vücudun korunmasına yardımcı olmaktadır. Çocukluk döneminin ilk yıllarında sıklıkla görülen ateşli hastalıklar sonrasında A vitamini gereksiniminin daha da arttığı belirtilmektedir.
  • Antioksidan etkinliği ile sağlıklı hücrelerin korunmasında ve bazı kronik hastalıkların önlenmesinde de etkileri görülmektedir.
  • Anne karnında sağlıklı bebek oluşumu ve gelişimi açısından, günlük alım doz önerisine uyularak muhakkak kullanımı tavsiye edilmektedir.
  • Vücudun büyümesi ve gelişiminde önemlidir.
  • Göz sağlığı açısından da önemi büyüktür. Gece körlüğü ve göz kuruluğunun A vitamini eksikliği ile de bağlantısı olduğu düşünülmektedir.
  • DNA yapısının korunması ve böylece sağlıklı hücrelerin oluşumu açısından da A vitamini önem taşımaktadır.
  • İç organlarımızın epitel dokusunun gelişimine ve korunmasına yardımcı olur.
  • Üremeyi tetikleyici etkisi vardır.

A vitamininin bu faydalarının görülebilmesi için bağırsak fonksiyonlarının sağlıklı işleve sahip olması gerekmektedir. İşlenmiş gıdalardan sağlanan A vitamini alımı yerine, doğal kaynaklardan elde edilen A vitamini tavsiye edilmektedir.

A vitamininin önemli bir doğal kaynağı morina balığı karaciğer yağıdır (Cod Liver Oil). Morina balığı karaciğer yağı, hem güçlü Omega-3 yağ asitleri, hem de doğal A ve D vitaminleri kaynağıdır. Tavsiye edilen günlük kullanım dozuna uyulduğu takdirde herhangi bir toksik etkisi olmadan güvenle kullanabilirsiniz.

morina

Denizlerin Büyük Balığı: Morina

Balık bilginize ne kadar güvenirsiniz? Bugün size bir balık türünden bahsetmek istiyoruz. Tabii ki bu balıktan bahsetmeyi tesadüfen seçmedik. Bahsedeceğimiz balık, Möller’s Omega 3 balık yağının özünü aldığı gücün kaynağıdır. “Morina balığı” olarak bilinen bu balığın isminin hikayesine başka bir yazıda tekrar değineceğiz. Bu yazıda daha çok balığın özelliklerinden bahsetmek istiyoruz.

Boyu 2 metreye kadar çıkabilen, ağırlıkları da 25-40 kilogram olan Atlantik Morinası, Grönland çevresi, Baltık ve kuzey denizleri gibi soğuk denizlerin derin bölgelerinde, 25 yıla kadar yaşayabilen bir balık türüdür. Morina balığının asıl önemli özelliği ise karaciğerinden elde edilen balık yağının sağlığımız açısından büyük önem taşıyan yüksek miktarda omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA içermesi, doğal A ve D vitaminleri kaynağı olmasıdır. Kısacası morina balığı, yaşamın en büyük kaynağı olan suyun içerisinde yaşarken başka bir yaşam kaynağını da içerisinde taşımaktadır.

Cod balığı (Morina); selenyum, sodyum ve potasyum açısından da zengin, az kılçıklı ve löp et şeklinde bir balıktır. Et lezzeti açısından da oldukça lezzetli olan morina balığıyla en yakında tanışmanız dileğiyle…

Image16

Balık Yağlarındaki A Vitamini Miktarı ve Yazın Kullanımı

İnsan sağlığında ve beslenmesinde önemli bir yere sahip olan omega-3 yağ asitlerine henüz anne karnındayken ihtiyaç duymaya başlarız. Bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde, kısacası hayatımızın her anında omega-3 yağ asitlerine ihtiyacımız vardır.

Vücudumuz omega-3 yağ asitlerini kendi kendine üretemez. Dolayısıyla bu ihtiyacı dışarıdan alınan gıdalar ve takviyeler aracılığıyla karşılar. Bu nedenle vücudumuz kışın olduğu gibi yazın da omega-3 yağ asitlerine ihtiyaç duyar. Balık yağları, her mevsim omega-3 desteğini sağlayabileceğimiz bir kaynaktır.

İhtiyacımıza rağmen yazın balık yağları kullanımı tercih edilmemekte, özellikle de içinde A vitamini olanların yazın kullanılmasının sakıncalı olduğu düşünülmekteydi. Eskiden balık yağlarının, yüksek miktarlarda A vitamini içermesi nedeniyle bu düşünce doğru olabilirdi. Ancak içerdiği A vitamini yüksek olmayan ve dolayısıyla yazın da kullanıma uygun Möller’s Omega 3, sıcak yaz günlerinde de güvenle kullanılabilmektedir. A vitamininin uygun miktarlarda alındığı takdirde çok faydalı bir vitamin olduğunu hatırlatmak isteriz.