shutterstock_635929748

A Vitamininin Önemi

A vitamini, beden sağlığında önemli bir yere sahiptir. 4 yaş ve üzeri tüm sağlıklı bireyler için günlük 800 mcg A vitamini alınması sağlıklı yaşam devamlılığı açısından önerilmektedir.

A vitamini hayvansal ve bitkisel besinlerde bulunması sebebiyle et yemeyen veya sebze sevmeyen kişiler için zengin bir beslenme yelpazesi sunuyor.

A vitamini içeren bitkisel besinler

Tatlı patates, ıspanak, brokoli, marul, havuç, domates, dolmalık biber, yeşil fasulye, lahana, pırasa gibi sebzeler A vitamini açısından değerli bir kaynak olurken kayısı, greyfurt, kavun, portakal, mandalina gibi meyveler de A vitamini deposudur.

A vitamini içeren hayvansal besinler

Yumurta, süt, peynir, balık yağı, tereyağı, karides, hindi eti, koyun eti, tavuk eti, somon balığı, ciğer, morina balığı karaciğeri gibi besinlerde ihtiyaç duyulan A vitamini bulunuyor.

A Vitamininin Faydaları

  • Diş, diş eti, kemik, cilt sağlığına olumlu etkiler kazandırır.
  • Akne tedavisinde iyileştirici rol oynar.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı bünyeyi korur.
  • Göz kuruluğu, iltihaplanması, gece körlüğü gibi rahatsızlıkları önler.
  • Cilt kuruluğunu önler.
  • Çocuk gelişimini destekler.

 

shutterstock_629103476

D Vitamini Seviyenizi Ölçtürmenin Önemi

Güçlü, sağlıklı ve sistemli çalışan bir beden için D vitamini elzem vitaminlerdendir. Eksikliği, birçok hastalığın oluşması için zemin hazırlıyor. Sadece kan analizi yaptırarak, D vitamini seviyenizi ölçtürebilirsiniz. Günümüzde ciddi boyutlara ulaşmış olduğu ve her 10 kişinin 9’unda görüldüğü belirtilen D vitamini eksikliği, birçok kişi tarafından fark edilmemekte, kan analizi yaptırırken D vitaminine de bakılması talebinde bulunulmamaktadır. Oysaki kan analizi sonucu yetersizliği veya eksikliği tespit edildiğinde, D vitamini takviyeleriyle giderilerek sağlıklı yaşam devamlılığı sağlanabilir.

İşte D vitamini eksikliğinin neden olduğu durumlar;

Osteoporoz (Kemik Erimesi)

Belli bir yaşın üzerinde görülen özellikle kadınları tehdit eden osteoporoz, önlem alınmadığı takdirde kemiklerde kırılma, yumuşama ve şekil değiştirmeye neden olmaktadır. D vitamini, kemiklerin ihtiyaç duyduğu kalsiyum ve fosforun emilimini sağlaması sebebiyle kemik erimesini önlemede etkili rol oynuyor.

Kalp Rahatsızlıkları

Günümüzde kalp hastalıklarındaki artışın nedenlerinden birisinin de D vitamini eksikliği olduğu belirtiliyor. Kalp rahatsızlıklarının arttığı dönemde uzmanlar önlemeye yönelik beslenme, sağlıklı yaşam gibi alanlarda önerilerde bulunuyor.

Raşitizm

Çocuklarda ortaya çıkan, en büyük sebebi D vitamini eksikliği olan raşitizm; kemiklerin yamulması rahatsızlığıdır. Genellikle bacaklarda ve kollarda eğrilik olarak görülen raşitizm, boy kısalığına da sebep oluyor. Erken yaşta teşhis edilip D vitamini tedavisi uygulandığında çözüme kavuşturulabiliyor.

Çocuklarda boy kısalığı

D vitamini yetersizliği, tedavi edilmediği takdirde büyümeyi yavaşlatıyor ve çocuğun boy gelişimi yaşıtlarına göre geri kalıyor.

Diyabet

Son yıllarda yapılan araştırmalar, diyabetin ortaya çıkmasıyla D vitamini eksikliği arasında önemli bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. D vitamini eksikliği, ayrıca kilo artışı nedenlerinden biri olarak da bilinmektedir.

Kanser

D vitamini, bağışıklık sistemi açısından önemlidir. Yapılan araştırmalar D vitamini açısından sorun yaşamayan kişilerin kansere yakalanma oranının çok düşük olduğunu göstermiştir. D vitamini eksikliği sebebiyle sık görülen kanserler; prostat, meme, kolon, akciğer ve cilt kanseridir.

Sinir Sistemi Hastalıkları

D vitamini, beyinde yaygındır ve normal D vitamini miktarının beyinde çok önemli fonksiyonları olduğu belirtilmektedir. Sağlıklı sinir iletiminde, sinirlerin gelişimi ve korunmasında önem teşkil eder. D vitamini eksikliği, çocuklarda otizm, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu, yetişkinlerde ise şizofreni ve depresif bozukluğu tetiklemektedir.

114-zeka-besin

Çocukların Zekâ Gelişimini Etkileyen Besinler

Çocukların gelişimini etkileyen 3 faktör vardır. Bu faktörler; çocuğun anne karnından itibaren doğru beslenmesi, eğitimi ve sosyal ilişkileridir. Bu faktörler ne kadar doğru ve seyrinde devam ederse, çocuğun gelişimi o denli olumlu etkilenir. Haliyle, zekâ gelişimi için doğru besinler tüketmek şarttır. Çocukların zekâsını etkileyen besinler hakkında bilgi edinmek için aşağıdaki besinleri ve faydalarını inceleyebilirsiniz…

  • Yumurta: Yüksek miktarda protein, Omega 3, kolin, lutein ve çinko içerir. Yumurta tüketmek çocukların konsantrasyonunu arttırır.
  • Yoğurt: Tam yağlı yoğurtların protein ve yağ oranı yüksektir. Yağ, beyin sağlığı için oldukça önemlidir. Yoğurt tüketmek, bilgi depolamaya ve hücre zarlarının esnek kalmasına yardımcı olur.
  • Yeşil Yapraklı Sebzeler: Folat ve birçok vitamin içeren lahana, ıspanak gibi sebzeler ilerleyen yaşlarda oluşabilecek ciddi hastalıkları önler.
  • Mor Karnabahar: Düşük miktarda şeker, yüksek miktarda lif, folat ve B6 vitaminlerini içerir. Ruh hali, hafıza ve dikkat dağınıklığının düzenlenmesini destekler.
  • Balık: En iyi Omega 3 ve D vitamini kaynağıdır. Beyni bilişsel gerileme ve hafıza kaybından korur.
  • Kuru yemiş ve Tohumlar: Esansiyel yağ asitleri, protein, vitamin ve mineraller içerir. Ruh durumunu ve sinir sistemini düzenlemeye yardımcı olur.
  • Yulaf Ezmesi: Protein ve lif açısından zengindir. Kalp ve beyin damarlarının açık tutulmasını sağlar.
  • Elma ve Erik: Zihinsel gerilemeye karşı mücadele eden bir antioksidan olan kuersetin maddesini içerir.
  • Zerdeçal: İhtiva ettiği kurkumin, beynin gelişmesine yardımcı olur.
116) sonbahar

Sonbahar İçin Sağlık Önerileri

Yaz günlerinin sıcağından, neşesinden ve hızından yorulan bünyeniz sonbahara hazır mı? Azalan güneş ışığı bedeninizi ve ruhunuzu yorgun mu düşürüyor? Öyleyse önerilerimiz bünyenize iyi gelecek.

  • Uykunuzu düzene sokun. Her gün aynı saatte uyuyup aynı saatte uyanmaya çabalayın. Düzensiz uyku, yorgun hissetmenizin başlıca nedenlerindendir.
  • Sporu alışkanlık haline getirin. İster yoga, ister fitness, isterseniz de pilates yapın. Ancak haftada 3 gün spor yapmayı ihmal etmeyin. Kendinizi enerjik ve zinde hissetmeniz için spor yapmanız şart.
  • Sağlıklı ve dengeli beslenin. Yaz mevsimine göre dışarıda daha az vakit geçireceğiniz için yediklerinizi sindirmeniz daha yavaş olacaktır.
  • Mevsim değişikliklerinden etkilenmemek için vücudunuzun bağışıklık sistemini güçlü tutmalısınız. Bunun için de antioksidan görevi gören A, C, E vitaminlerini ve Omega 3 içeren besinler tüketmelisiniz.
  • Dışarı daha az çıkmak ve arkadaşlarınızla daha az vakit geçirmek sizi mutsuz edebilir. Ama buna hiç gerek yok! Arkadaşlarınızla evde toplanın.
82) yaz-balik-yag

Yazın Güneşten Yeterli Miktarda D Vitamini Sağlayabiliyor muyuz?

Vücudumuzda D vitamini oluşumunu sağlaması sebebiyle hepimizin güneş ışığına gereksinimi var. Özellikle yaz aylarında güneşe çıkmak, kumsalda vakit geçirmek ve bronzlaşmak neredeyse hepimizin en büyük keyiflerinden biri. Fakat biliyoruz ki, güneşin insan sağlığına olan olumlu etkileri kadar, olumsuz etkileri de mevcut. Bebekler ve çocuklar bir yandan güneşten yararlanırken, diğer yandan da güneşten korunmak zorundadır. Çünkü çoğu güneş hasarı çocuk yaşlardan itibaren başlar. Zamanla bu hasarlar artar ve erken yaşta kırışıklığa, deri lekelerine ve cilt kanserine neden olabilir. Aynı durum elbette ki yetişkinler ve yaşlılar için de geçerli…

Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatler 10:00 ile 16:00 saatleri arasıdır. Bir yandan çocuk veya yetişkin olsun bu saatlerde mümkünse güneşe çıkılmaması, koruyucu kremler, şapka ve güneş gözlüğü kullanılmasının önerilmesiyle güneşin zararlı etkilerinin önüne geçilmeye çalışılmasına rağmen, öte yandan bu uygulamalar, vücutta D vitamini aktifleşmesini sağlayan güneş ışınlarından faydalanmayı engellediği için D vitamini eksikliğini ciddi boyutlara ulaştırmış durumdadır.

Möller’s Omega-3, her daim ihtiyaç olan omega-3’ün doğal kaynağı olduğu gibi, günlük D vitamini ihtiyacının karşılanması amacıyla da doğal destektir.

möllers

Çocuklarda Omega 3 ve D Vitamini Eksikliği

Her anne-baba zaman zaman çocuklarının sağlığı, mutluluğu ya da başarısı için endişelenir. Ebeveynlerin iç dünyasında vuku bulan korkulardan ve endişelerden sıyrılmak yine kendilerinin elindedir. Çünkü ebeveynler çocuklarını her konuda hayata hazırlar. Haliyle çocuklarının sağlığını, mutluluğunu ve başarısını yönlendirebilirler.

Çocuklarınızın sağlığını korumak için Omega 3 ve D vitamini eksikliğine dikkat etmelisiniz. Çünkü çocukların beslenmeleri daha farklı, belli sağlık sorunları karşısında yaşama dayanma güçleri sizden daha zayıf. Ayrıca büyüme ve gelişme sürecinde olmaları da cabası. Bu nedenle çocuklarınızın beslenme programını kontrol etmeli, eksik olan noktaları bizzat yine siz tamamlamalısınız.

Omega 3

İnsan vücudunda üretilemeyen Omega 3 yağ asitlerinin (EPA ve DHA) önemi son zamanlarda daha net anlaşılmaya başlandı. Omega-3 ihtiyacı, bebeklik döneminde anne karnındayken başlar ve tüm yaşamımız boyunca devam eder.

Beyin ve göz gelişimi, bağışıklık ve sinir sisteminin güçlenmesi için Omega 3 çocuklarınız için şart. Burada bir ebeveyn olarak size düşen görev, çocuklarınıza balık gibi omega-3 içerikli gıdaları sevdirmek ve yeme alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklarınıza bu gibi gıdaları yediremiyorsanız veya yeterli omega-3 alındığını  düşünmüyorsanız, omega-3 içerikli takviye edici gıdalardan da faydalanabilirsiniz.

D Vitamini

Günümüzde yetişkinlerde ve çocuklarda D vitamini eksikliği büyük bir problemdir. Büyüme ve gelişmenin yanı sıra kas ve kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve göz sağlığı için D vitamini gereklidir. D vitamini eksikliği, çocuklarda daha kolay hastalanmaya, büyüme ve gelişmenin yavaşlamasına neden olur. Çocuklarınızın D vitamini eksikliğini gidermek için onları öğlen saatlerinde ciltleri çok hafif pembeleşene kadar güneşe çıkarmalısınız. Günlük ihtiyacın karşılanması için doğal D vitamini kaynağı olan morina balığı karaciğer yağını da kullanabilirsiniz.

dusuk-d-vitamin

Düşük D Vitamini Doku Sertleşmesine Neden Olabilir

Birleşik Devletler’de bulunan Miami’de alışık olunan masmavi deniz ve eşsiz tatil anları yerine bu sefer sağlıkla alakalı yapılan çalışmalarla gündeme geldi. Burada yapılan önemli bir genetik çalışmaya göre; vücutta saptanan düşük D vitaminiyle yaşanabilecek olan doku sertleşmesi (çoklu sertleşim) durumunun birbiriyle bağlantılı olabileceği doğrulandı. Önceki gözlemsel çalışmalar, D vitaminin kişinin düzeyiyle ilişkili olduğu belirlenmişti. Yeni çalışmalarla birlikte eksiklik durumunda bazı hastalıklarla da ilişkilendirilebileceği anlaşılmış oldu. Fakat bu çalışmalarla bir problem tamamen çözüme kavuşturulamadı. D vitamini eksikliğinin hastalığa direkt bir etkisinin olduğuna dair bir kanıta ulaşılamadı.

Kanada McGill Üniversitesi’nden Brent Richards ve arkadaşlarının PLOS Medicine dergisinde yayınlanan son çalışmalarında D vitaminiyle ilgili daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. 14,498 kişiden yararlandıkları çalışmalarında doku sertleşmesiyle ilgili 24,091 sağlık kontrolü yapılmıştır. Bu çalışmada 20-50 yaş aralığındaki kişilerde D vitamini düzeyleri incelendi ve bazı risklerle karşı karşıya durumları karşılaştırıldı. Araştırma sonuçlarına göre bir bebek, genetiklerinde D vitamini eksikliği ile doğmuşsa yetişkinliklerinde bu hastalık riskini taşımaları diğer bebeklere göre iki kat daha muhtemeldir. Bu önemli bulguya göre; D vitamini eksikliğinin doku sertleşmesine neden olmasının ya da olabilme ihtimalini yükseltmesinin karmaşık genetik işlemlerle ilgisinin var olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarda ve yetişkinlerde D vitaminin doku sertleşmesi probleminin yaşanma riskini nasıl azalttığı daha bilinmiyor, ancak bunu çözmek için klinik çalışmalar yürütülmeye devam ediliyor. Ayrıca unutulmamalıdır ki, dünya çapında bu sorundan etkilenen yaklaşık 2,3 milyon insan vardır ve bu sorun nedeniyle bulanık görme, konuşma bozukluğu, titreme, aşırı yorgunluk, hafıza problemleri, felç ve körlük gibi birçok sorunla karşı karşıya kalabilmektedir. D vitamini vücudumuz için çok önemlidir, ihmal etmeyin!

Kaynak: inquirer.net

mevsim-gecis

Mevsim Geçişlerine Hazır Mısınız?

Sıcak ve güneşli geçen yaz mevsiminin ardından havalar da değişmeye başladı. Peki havalar mevsime göre serinlemeye başlamışken, siz de kendinizi hazırlamaya başladınız mı? “Hazırlanmak” derken, kimse sizden büyük uğraşlar beklemiyor. Yapısal olarak vücut donanımlarımız o kadar güçlü ki ona sadece kaynağı vermeniz yeterli olabiliyor. Sağlıklı ve bol çeşitli gıdalarla beslenmeniz sayesinde ya da sağlıklı beslendiğinizi düşünmüyorsanız o zaman da takviye edici gıdalarla sağlayacağınız kaynağın işlenmesi ve etkin hale gelmesi işini tamamen vücudunuza bırakabilirsiniz.

Mevsim geçişlerinde güç kaybetmemek için ihtiyacınız olan kaynağı çok uzakta değil, balıklarda bulabilirsiniz. Balık, Omega 3 ve fosfor başta olmak üzere sizi soğuk havalara hazırlayacak çok güçlü mineraller barındırır. Dönemsel olarak ekim ayı palamut, kasım ayı da uskumru zamanıdır. Bu dönemlerde taze balıkları kaçırmamanızı öneriyoruz. Balığı haftada en az 2-3 kez tüketmenizi öneriyoruz. Omega 3, vücudunuzun gelişimine katkı sağlarken aynı zamanda değişen hava şartlarına karşı vücudunuzun ihtiyacı olan kaynağı da sağlamış olur. Sonrasında havalar ne kadar değişirse değişsin, siz sadece keyfinize bakın.


Image46

Yazın Yeterli D Vitamini Alabiliyor muyuz?

Her yaştan insanın D vitaminine ihtiyacı bulunmaktadır. Vücudumuz D vitaminin önemli bir bölümünü güneş ışınlarının etkisiyle deride oluşturmaktadır. Ülkemiz güneş ışınları açısından oldukça zengin bir coğrafyada bulunmasına rağmen, günümüzde D vitamini yetersizliği hem çocuklar hem de yetişkinler açısından önemli bir sorun olmaya başlamıştır.

Kan analizi ile öğrenilen D vitamini seviyelerinin değerlendirilmesi şu şekildedir:

>30 ng/ml Normal
20-30 ng/ml D vitamini yetersizliği
<20 ng/ml D vitamini eksikliği

Her ne kadar günlük D vitamini gereksiniminin; kolların, bacakların ve yüzün 20 dakika süreyle gün ışığında kalmasıyla karşılanabildiği belirtilse de, bazı durumlarda değişkenlik gösterebilmektedir. Örneğin;

  • Yaşın ilerlemesiyle birlikte D vitamininin deride yapımı orantılı olarak azalır.
  • Koyu deri rengine sahip kişilerin özellikle kış aylarında uzun süreli gün ışığına gereksinimleri vardır.
  • Güneş koruyucuların kullanımı deride D vitamini oluşumunu engeller.
  • Bazı tıbbi sorunlar da bağırsaklardan D vitamini emilimini engelleyebilmekte ve de D vitamininin etkin formuna dönüşememesine neden olmaktadır.

D vitamininin diğer önemli kaynakları da, içinde D vitamini olduğu belirtilen balık yağları, karaciğer, yumurta ve tereyağı gibi bazı doğal gıdalardır. Bu gıdaların beslenmeye eklenmesi, günlük D vitamini ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olmaktadır.

Möller’s Omega 3, her 5 ml’sinde bulunan 10 mcg (400 IU) doğal D vitamini içeriğiyle, çocukların ve yetişkinlerin günlük alması gerekli olan D vitamini ihtiyacını da karşılayabilmekte ve yazın da güvenle kullanılabilmektedir.