shutterstock_357691430

Çölyak Hastaları Balık Yağı Tüketebilir mi?

Çölyak hastalığı; ince bağırsakların glutene karşı hassas olması anlamına geliyor. Bu hassasiyet ömür boyu kronik şekilde sürüyor. Buğday, yulaf, arpa, çavdar gibi çeşitli tahıllarda ve ekmek, bisküvi, makarna, erişte gibi unlu yiyeceklerde bulunan gluten ne yazık ki çölyak hastalarının yememesi gereken besinler arasında yer alıyor. Glutene maruz kalan ince bağırsakta tahribat yaşanır, küçülme gerçekleşir. Bağırsakta meydana gelen bu etkiler beslenmeyi ve sindirimi zorlaştırarak başka sağlık problemlerine yol açar. Çölyak hastalarının kesinlikle gluten tüketmemesi bu nedenle önemlidir. Bu aşamada çölyak hastaları balık yağı tüketebilir mi sorusu akıllara geliyor. Hassas bir bünyeye sahip oldukları için, çölyak hastaları dikkatli besleniyor. Balık yağına karşı da temkinliler. Genellikle balık yağı takviyelerinin içinde gluten olmadığından çölyak hastaları şifa deposu Omega 3 yağ asitlerinden istediği gibi faydalanabilir. Risk oluşturmamak için, Çölyak hastaları kullanmayı düşündükleri balık yağının firmasıyla temasa geçerek, gluten içerip içermediği konusunda teyit de alabilirler. Gluten içermeyen Omega-3 kaynağı olan balık yağları çölyak hastalarına bağışıklık desteği sunuyor.

 

shutterstock_73313191

Kışın Etkilerine Karşı Bünyenizi Korumak için Balık Yağı Alın!

Balık yağı, sıradan yağlardan çok daha üstün faydalara sahip olduğundan insan sağlığı için müthiş bir besin kabul ediliyor. Uzmanlar, balık yağının kullanımını artırmak için önerilerde bulunuyor, balık tüketimine ve balık yağı takviyesine dikkatleri çekiyor. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu birçok besin öğesi balık yağında mevcut. Balık yağı takviyesi kullananlar aslında gıda olarak kullanılan balıkların yağını tüketmiş olur. Balık yağı takviyeleri balık tüketemeyen kişiler için iyi bir alternatif iken, aynı zamanda şifalı yağ asitlerinin her mevsimde alınmasına da olanak sağlıyor. Özellikle kış mevsiminde hastalıklara karşı güçlü bir bağışıklık sistemi için balık yağı takviyesi öneriliyor. Soğuklardan etkilenmeden, hastalıklarla uğraşmadan, zihinsel ve bedensel yorgunluklara maruz kalmadan sağlıklı bir kış geçirmek isteyenlerin imdadına balık yağı yetişiyor. Bağışıklık sistemini iç ve dış etkenlere karşı güçlendiren besin öğelerini içeren balık yağı, aynı zamanda bedenen ve ruhen dinginlik kazanılmasına yardımcı olur. Balık yağının fiziksel olduğu kadar psikolojik faydaları da olduğu gözlenmiştir.

shutterstock_1006596310

Omega 3 Desteği Kalp Krizi Riskini Azaltıyor!

Omega 3 yağ asitleriyle ilgili yapılan tüm bilimsel çalışmalar, Omega 3’ün insan sağlığına faydalı olduğunu açıkça göstermiştir. Bilim dünyası, yaptıkları kapsamlı araştırmalar neticesinde Omega 3 yağ asitlerinin ölümcül kalp krizi riskini ciddi oranda azalttığını ortaya çıkarmıştır. Kalp krizinden hayatını kaybeden kişilerin yoğunluğu, öte yandan küçücük yaştaki çocuklarda bile kalp krizinin görünmesi, bilim dünyasını araştırmaya itmiştir. Önlem almak, riskleri en aza indirgemek için en faydalı ve pratik yol Omega 3 desteği olmuştur.

Damar tıkanıklıkları, kalbi en fazla yoran sorunların başında yer alıyor. Bilim insanları Eskimolardaki sağlıklı kalp ve damar dolaşım sisteminden yola çıkarak balıklardaki Omega 3 yağ asitlerinin şifa olduğunu fark etmişlerdir. Omega 3 yağ asitleri bugün kalp sağlığının korunması amacıyla tüketilmesi gereken en önemli kaynaklardan kabul ediliyor. Amerikan Kalp Derneği’nin hazırladığı tedavi kılavuzunda, sağlıklı bireylerde kalp – damar sağlığını koruması ve kalp – damar rahatsızlığı olan kişilere uygulanan tedaviye ise destek olması amacıyla Omega 3 yağ asitlerinin alımı öneriliyor. Omega 3’ün düzenli alınması önemlidir. Yağlı balıklar ve Omega 3 kaynağı olan balık yağlarının kullanımı, vücudun üretemediği fakat ihtiyaç duyduğu Omega 3 yağ asitlerinin alınmasını sağlıyor, kalp ve damar problemlerinin oluşumunu önlüyor.

 

shutterstock_1196919559

Yaşamın Her Döneminde Omega 3 Desteği Şart!

Omega 3 yağ asitleri ilk kez Eskimoların sağlıklı yaşamları incelendiğinde dikkatleri çekmiştir. Düzenli balık tüketen Eskimolar, birçok yönden sağlıklı bir bünyeye sahiptirler. Eskimoların yaşamı gösteriyor ki; Omega 3 desteği yaşamın her döneminde insan vücudu için gereklidir. Hamilelik döneminde Omega 3 yağ asitleri hem annenin sağlığına hem de anne karnındaki bebeğin gelişimine destek oluyor. Öyle ki erken doğumu bile önlüyor. Omega 3 ile ilgili yapılan tüm araştırmalar, anne karnındaki dönemden itibaren ilerleyen yaşlara kadar fiziksel ve zihinsel sağlık için yağ asitlerine ihtiyaç duyulduğunu, Omega 3 takviyesinin yaşam kalitesini yükselttiğini gösteriyor.

Zeka gelişimi, kas ve kemik sistemini koruma, bağışıklığı güçlendirme, kalp ve damar sağlığını koruma altına alma, depresif ruh halini kontrol etme, hafızayı ve sinir sistemini güçlendirme gibi birçok fayda Omega 3 ile sağlanıyor. Uzmanlar, Omega 3 alımını desteklemek amacıyla balık tüketimine ve balık yağı takviyelerine dikkatleri çekiyor. Omega 3’ün en zengin kaynağı balıklar olduğundan, yağlı balıklara sıklıkla soframızda yer vermek veya balık yağı tüketmek vücudun üretemediği, fakat ihtiyaç duyduğu Omega 3 yağ asitlerini alabilmemizi sağlıyor.

shutterstock_687472996

Dikkat Eksikliğine Karşı Omega 3!

Yapılan işe odaklanamamak, planlanan süre içerisinde işi yetiştirememek, işi yaparken sürekli başka şeyler düşünmek, el – göz koordinasyonunu sağlayamamak, bir türlü istenilen dikkati sağlayamamak dikkat eksikliğinin genel belirtileridir. Dikkat eksikliği çocuklarda çok fazla görülüyor ve hep çocuklarla anılıyor. Aslında bu problem tüm bireylerde yaşanabiliyor. Yoğun olarak okul çağındaki çocuklarda olması, çocuklarla birlikte anılmasına sebep oluyor. Araştırmacılar, dikkat eksikliğini beslenme yoluyla nasıl dengeleyebilecekleri üzerine yoğunlaşmıştır. Ortaya Omega 3 yağ asitleri çıkmıştır. Omega 3 yağ asitlerinin sinir sistemine etki ettiği, beyin fonksiyonlarını uyardığı zaten bilinen bir gerçek. Uzmanlara göre Omega 3 yağ asitlerinden mahrum kalmayan bireyler, beyin ve düşünce hareketlerini kontrol etmede daha başarılı. Odaklanmak ve dikkat isteyen işlerde tüm kontrolü sağlamak Omega 3 yağ asitlerinin beyin fonksiyonlarına, sinir sistemine müdahale etmesiyle gerçekleşiyor. Bu sonuç ebeveynlerin çocuklarının beslenmesini yeniden düzenlemesini sağlıyor. Omega 3 içeren besinler, Omega 3 takviyesi çocukların okuldaki başarısını yükseltiyor, dikkat eksikliğini ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor.

shutterstock_774741127

Omega 3 Eksikliği Dikkat Bozukluğuna ve Hiperaktiviteye Yol Açıyor!

Uzmanlar, Omega 3 eksikliği yaşayan çocuklarda hiperaktivite ve dikkat bozukluğu olabileceğine dikkat çekiyor. Yağlı balık türlerinde bulunan Omega 3, çocuk gelişiminde aktif rol oynuyor; fiziksel ve zihinsel gelişimi destekleyerek sağlıklı bir metabolizmaya kavuşmalarını sağlıyor. Araştırmacılar, Omega 3 yağ asitlerinin düzenli alınması gerektiğini savunuyor.

El – göz koordinasyonu, odaklanma, dikkat eksikliği, zekâ gelişimi, sosyal yetenekler, akademik başarı anlamında ideal seviyede olan çocukların Omega 3 yağ asitlerinden yeterince fayda sağladığı görülüyor. Gelişme çağında beslenmenin çok önemli olduğunu belirten uzmanlar, fiziksel büyümeyle birlikte zihinsel gelişimin de yaşanabilmesi için Omega 3 yağ asitlerinden mutlaka faydalanılması gerektiğini dile getiriyor. Özellikle de eğitim hayatına adım atan çocukların okul başarısı için Omega 3 desteği gerekiyor. Vücut kendi başına bu yağ asitlerini üretemediğinden, Omega 3 içeren besinleri tüketerek ve Omega 3 takviyeleri kullanarak ihtiyacın karşılanmasına özen gösterilmelidir.

shutterstock_269816084

Doğum Sonrası Depresyona Karşı Omega 3!

Aylarca beklenen doğum gerçekleştikten sonra yeni anneler ne yazık ki depresif duygulara kapılarak depresyona sürükleniyor. Doğum sonrası depresyon şeklinde anılan bu durumun ne kadar süreceği tahmin edilemiyor. Uzmanlar doğum sonrası depresyonu için yaptığı araştırmalarda Omega 3 eksikliğinin ve genetik faktörlerin depresyona yol açtığını saptamıştır. İstatistikler doğumdan sonra yüzde 10 ila 15 oranında annenin depresyona girdiğini gösteriyor. Araştırmacılar bu istatistiklerden yola çıkarak Omega 3 eksikliğine işaret edecek sonuçlara ulaşmıştır. Hamilelik sürecinde ve sonrasında ihtiyaç duyulan Omega 3, yetersiz olması durumunda kendisini depresif duygularla gösteriyor.

Anne ve bebek sağlığı için çok önemli olan Omega 3, en çok yağlı balıklarda bulunuyor.  Ancak her anne adayı balık tüketemeyebiliyor ya da hamilelik esnasında canı istemediği için tüketimden kaçabiliyor. Uzmanlar, Omega 3 eksikliğini gidermek için balık yağı gibi Omega 3 içerikli takviyelerin de kullanılabileceğini belirtiyor. İçerken veya içildikten sonra balık kokusundan rahatsızlık duyulmayan Omega-3 takviyeleri herkes tarafından kolayca kullanabiliyor. Vücut böylece yağ asitlerinden fayda sağlayarak hem annenin hem de anne karnındaki bebeğin zihinsel ve fiziksel sağlığını destekliyor, annenin doğum sonrası depresyonu oluşumunu önlüyor.

shutterstock_251933845

Okulda Başarı için Omega3 Desteği Şart!

Vücudumuz tarafından üretilemeyen Omega 3 yağ asitleri, her birey için yaş fark etmeksizin mutlaka alınması gereken vazgeçilmez bir destektir. Vücut düzenli olarak Omega 3 ihtiyacı duyar. Beslenme ve takviye ile bu ihtiyaca cevap vermek gerekiyor. Bu yağların vücuda faydası arasında hafızayı güçlendirmesi, odaklanmayı sağlaması, dikkat bozukluğunu yenmesi, zekâ gelişimini desteklemesi, hiperaktiviteyi kontrol etmesi gibi önemli etkiler yer alıyor. Tüm bu faydaların temelde çocukların okul yaşamı için gerekli olduğu ortada. Eğitim sisteminin yoğun ve zorlayıcı dünyasında öğrencilerin akademik başarısını yükseltmek ve mevcut durumu korumak için sağlıklı beslenme ve uyku ile birlikte Omega 3 etkili rol oynuyor. Okulda başarıyı getiren besin öğeleri arasında en üstte Omega 3 yer alıyor. Omega 3, anne karnındaki bebeğin beyin gelişiminde dahi önem taşıyorken, okul çağındaki çocuklar için olan önemi tartışılmaz. Uzmanlar, Omega 3 içeren gıdaların beslenme programına eklenmesi ve Omega 3 takviyesinin alınması gerektiğini belirtiyor. Okulların yeni eğitim dönemine başlayacağı şu günlerde çocukların düzenli Omega 3 tüketimi, yıl içerisindeki başarılarını büyük oranda olumlu etkileyecektir.

shutterstock_1012472821

Ritim Bozukluğuyla Omega 3 Desteğiyle Mücadele Edin!

Omega 3 yağ asitlerinin ne kadar önemli olduğu yıllardan beridir bilinen bir gerçek. Uzmanlar bu faydalı yağlardan yararlanmamız için sıklıkla yağlı balık tüketimini ve belli başlı besinleri öneriyor. Ruh sağlığından kalp sağlığına kadar faydalı olan Omega 3, yaşam kalitesini yükseltiyor. Son dönemlerde Omega 3 ve kalp sağlığın üzerine yapılmış araştırmalar öne çıkıyor.

Araştırmalar ve uzmanların görüşleri Omega 3 yağ asitlerinin kalpte oluşan ritim bozukluklarına iyi geldiği yönündedir. Omega 3’ün kan basıncını düzenlediği, kalp damarlarını koruduğu ve kalbe bağlı gelişen hastalık riskini düşürdüğü zaten biliniyordu. Kalp ritmindeki bu önemli faydası ile Omega 3 yeniden önemini göstermiş oldu.

Uzmanlar Omega 3 yağ asitleri için semiz otu, ceviz, keten tohumu, yeşil yapraklı sebzeleri öneriyor, özellikle de Omega 3 içeren yağlı balıkların tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Omega 3 içeren besinlerin yetersiz tüketimine karşı Omega 3 içeren gıda takviyeleri bir çözüm oluyor.

shutterstock_295455275

Sağlıklı Bir Yaz Mevsiminin Sırrı Omega 3’te Saklı!

Deniz, kum, güneş heyecan dolu bir yaz mevsimini çağrıştırıyor, ancak yaz ayları insan sağlığının güneşe ve sıcak havalara bağlı sorunlar yaşadığı yoğun dönemlerdir. Uzmanlar daha bahar aylarında kişileri sıcağa, beslenmeye, sağlıklı kalmaya yönelik uyarıyor. Özellikle de güneşin zararlı ışınlarından içten ve dıştan korunmak gerekiyor. Bu aşamada Omega 3 devreye giriyor!
Doktorlar, Omega 3 yağ asitlerinin vücutta üretilmemesine dikkat çekerek beslenme veya takviye yoluyla alınmasını öneriyor. Omega 3, kalp sağlığı, kemik ve kas dokuları, romatizma hastalıkları, kolesterol, cilt problemleri gibi birçok rahatsızlığa iyi geliyor, iyileşmede ve önlemede etkin rol oynuyor.
Yazın Omega 3 kullanmak için önemli nedenler şöyledir;
 Omega 3 vücut yapısında depolanan bir yağ değildir. Kişinin günlük ihtiyacı ancak dışarıdan Omega 3 alınması ile sağlanır. Yaz aylarında da Omega 3 alınmaya devam edilmelidir.
 Odaklanma, güçlü hafıza ve sağlıklı bir iskelet sisteminde Omega 3’ün etkisi büyüktür.
 Ülkemizdeki balık tüketim oranı ideal seviyelerin altında olduğundan Omega 3 alımı yetersizdir. Yaz aylarında hissedilen yorgunluk, halsizlik, keyifsiz ruh hali de bu durumun yansıması kabul ediliyor. Bu nedenle Omega 3 desteği yazın geri çekilmemelidir.