balik-ile-kilo-verin

Omega 3 Kaynağı Balık Yiyerek Kilo Verin!

Evet, bu başlığı atarken gayet ciddiyiz. Hem de bunu biz değil, uzmanlar söylüyor. Omega 3 tüketiminin insan sağlığı açısından yararlarına bundan önceki yazılarımızda da yer vermiştik. Bu kez omega 3’ün daha farklı bir özelliğiyle karşınızdayız.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Usta, balık tüketiminin kilo vermeye yardımcı olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Coşkun Usta’nın da belirttiği gibi balığın kanıtlanmış olan özellikleri, insanların sağlıklı bir şekilde beslenirken kilolarını da kontrol altına almalarını sağladığını açıkça ortaya koyuyor. Bir öğünde balığa yer vermeniz, vücudunuzu kötü etkileyebilecek risklerden kurtulmanıza yardımcı olacaktır. Çünkü balıklar, omega 3 adı verilen bir yağ içeriyor ve bu yağın sağlığımıza faydalarının yanında kilo aldırmama özelliği de bulunuyor. Buna ek olarak omega 3, kolesterolü düşürebildiği için kilo konusundaki etkinliğini daha da artırabilmektedir. Dolayısıyla bu akşam sofranızda omega 3’e yer vermeyi tekrar düşünebilirsiniz.
Kaynak

ugurlu-sayi

Balığın Uğurlu Sayısı

Balıklar tabii ki sayı saymayı bilmezler. Akıllarında sayı da tutamazlar. O zaman bu uğurlu sayı nereden geliyor? Uğurlu sayı, balığın kendi doğasından gelen bir mucizedir. Aynı zamanda hayatın anahtarı olan detaylardan biridir. Balıkla ilgili olan ve sizi de ilgilendiren detaylarda 3 rakamına rastlamanız bir tesadüf değil. Hayatınıza girecek olan uğurun bizzat kendisi bu rakamda gizlidir.

Omega 3 kaynağı olan balıklara sofranızda haftanın en az 3 günü yer verdiğinizde sağlıklı bir hayatın anahtarlarından bir tanesini elinizde tutuyorsunuz demektir. Bir başka deyişle balığın hayatımıza uğur getiren 3 rakamını onunla paylaşmak sizin elinizdedir. Eğer balığı severseniz o da sizinle bu uğurunu paylaşacaktır.

morina

Denizlerin Büyük Balığı: Morina

Balık bilginize ne kadar güvenirsiniz? Bugün size bir balık türünden bahsetmek istiyoruz. Tabii ki bu balıktan bahsetmeyi tesadüfen seçmedik. Bahsedeceğimiz balık, Möller’s Omega 3 balık yağının özünü aldığı gücün kaynağıdır. “Morina balığı” olarak bilinen bu balığın isminin hikayesine başka bir yazıda tekrar değineceğiz. Bu yazıda daha çok balığın özelliklerinden bahsetmek istiyoruz.

Boyu 2 metreye kadar çıkabilen, ağırlıkları da 25-40 kilogram olan Atlantik Morinası, Grönland çevresi, Baltık ve kuzey denizleri gibi soğuk denizlerin derin bölgelerinde, 25 yıla kadar yaşayabilen bir balık türüdür. Morina balığının asıl önemli özelliği ise karaciğerinden elde edilen balık yağının sağlığımız açısından büyük önem taşıyan yüksek miktarda omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA içermesi, doğal A ve D vitaminleri kaynağı olmasıdır. Kısacası morina balığı, yaşamın en büyük kaynağı olan suyun içerisinde yaşarken başka bir yaşam kaynağını da içerisinde taşımaktadır.

Cod balığı (Morina); selenyum, sodyum ve potasyum açısından da zengin, az kılçıklı ve löp et şeklinde bir balıktır. Et lezzeti açısından da oldukça lezzetli olan morina balığıyla en yakında tanışmanız dileğiyle…

balik-nasil-pisirilir

Balığı Nasıl Pişirelim?

Balığın kendisinden ve suyundan birçok farklı yemek yapılıyor. Kültürden kültüre, ülkeden ülkeye bu yemekler farklılık gösterebiliyor. Fakat balığın gerekli olan besin değerini korumanız için dikkat etmeniz gereken bazı temel kurallar var. Özellikle küçük çocukların kemik gelişimine katkısını düşünürseniz, bu kuralların ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz.

Kuralları aklınızda tutmak çok kolay olacak. Balığın besin değerini koruyarak pişirmek için sadece iki basit kurala dikkat etmek yeterli. Yağlı balıklar ızgarada, yağsız balıklar ise fırında veya buğulama şeklinde pişirilmelidir. Balıklar bu şekilde pişirildiğinde vücudunuza yararı dokunabilecek tüm besin değerlerini korumuş olur.

balik

Balıklarda Gizli Zehir: Cıva

“Denizden babam çıksa yerim.” diyecek kadar balığa düşkünseniz, sizi sağlığınızı etkileyebilecek önemli bir konu hakkında bilgilendirmek isteriz.

Balığın sağlığımız için olan faydası tartışılmaz. Fakat bir yandan da endüstriyel atıkların boşaltıldığı denizlerde avlanan balıklardaki cıva miktarının, sağlığımız açısından önemli riskleri taşıdığı da aşikardır. Balıkların gövdelerinde biriken cıva, maalesef pişirme teknikleriyle uzaklaştırılamamaktadır. Bu balıkların tüketimi anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkilemekte, çocuk veya yetişkin olsun merkezi sinir sistemi rahatsızlıklarına ve böbrek rahatsızlıklarına neden olmaktadır. Temiz denizlerde avlanan balıklardaki cıva oranının tolere edilebilir miktarda olduğu belirtilmektedir. Balık seçiminiz sırasında hangi denizden avlandığını da bilmeniz gönül rahatlığıyla tüketmeniz açısından önemli olacaktır.

Konu “balık” olunca, bu kaynaktan elde edilen omega 3 ürünlerinin seçimi için de bir tavsiyemiz var: Omega 3 kaynağı olan balık yağının temiz denizlerde avlanan balıklardan elde edilmiş olmasının yanında, iyi bir saflaştırma metodu ile cıva gibi ağır metallerden ayrıştırılarak saflığı garantilenmiş olmasına da özen gösterilmelidir.

Dünyanın en sağlıklı gıdalarından biri olan balığı tüketirken size afiyet olsun…

Image166

Sağlıklı ve Dengeli Beslenmede Balığın Yeri

Olabildiğince sorunlardan ve şikayetlerden arındırılmış, sağlıklı bir yaşam sürmek için sağlıklı ve dengeli beslenmenin yerinin ilk sırada olduğu bir gerçek. Peki ya bizler yeterince sağlıklı ve dengeli besleniyor muyuz? Bu konuda yeterli çaba sarf ediyor muyuz?

Kimi zaman şehir hayatının koşuşturmacası, kimi zaman iş hayatındaki yoğunluk, kimi zaman da hızlı yaşantının bir getirisi olarak sağlıklı ve dengeli beslenmeyi pek çok zaman geri plana atıyoruz. Fast food yiyeceklerle, ayak üstü atıştırılan sandviçlerle öğünleri atlatmak artık hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Tüm bunların yanında, sağlıklı ve dengeli beslenmede büyük önem taşıyan balığı da sık sık göz ardı ediyoruz.

Balık eti, kırmızı etin içerdiği yağ oranına göre çok az yağ içermekte ve türlerine göre değişken olmakla birlikte insan vücudunun gelişiminde önemli rol oynayan pek çok vitamini bünyesinde barındırmaktadır. Hem hamileler, hem çocuklar, hem de yetişkinler, balık etinin faydalarından herhangi bir sindirim sorunu yaşamaksızın yararlanabilmektedir.

Uzmanlar, özellikle protein ve omega-3 bakımından zengin olan deniz ürünleri ve balığın sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Balık yemeyi bir alışkanlık haline, hatta evlerimizde bir gelenek haline getirmenin, hem bizlerin hem de çocuklarımızın geleceği için büyük önem taşıdığının farkında mıyız?

Image120

Balığı Besin Değerlerini Kaybetmeden Pişirmek

Bir önceki blog yazımızda “Sıcak havalarda balık yenir mi?” konusunu irdelemiş, sanılanın aksine sıcak havalarda da balık tüketilmesinde hiçbir sakınca olmadığını belirtmiştik. Balık, doğru zamanda doğru tercihler yapıldığında ve uygun pişirme yöntemleri kullanıldığında yaz aylarında da gayet hafif bir yiyecek olup son derece besleyicidir.

Balığı pişirmede kullanılan pek çok yöntem bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olanı ise tavada kızartma yöntemidir. Uzmanlar, tavada ve bol yağda kızartılan balığın türü ne olursa olsun besin değerlerinin azalacağını, özellikle de Omega-3 değerlerinin hatrı sayılır seviyede düşeceğini belirtmektedir.

Kendinden yağlı balıkların ızgarada pişirilmesi veya fırınlanması maksimum lezzet elde etme açısından uygun olmakla birlikte, işin içerisine besin değerlerinin korunması konusu girdiğinde genellikle haşlama ve buharda pişirme yöntemleri tavsiye edilmektedir. Balığın kaynayan sıvıda haşlanması veya tencerenin buhar sepetinde pişirilmesi, hem sindirim açısından faydalı olacak, hem de besin değerlerinin en az kayıpla muhafaza edilmesini sağlayacaktır.

Image34

Sıcak Havalarda Balık Yenir mi?

Balık yemeyi sevenlerin ve balığın faydalarının farkında olanların havalar ısındıkça akıllarına bir soru düşmekte, bu soru ise kuşkusuz “Sıcak havalarda balık yemek ağır gelir mi?” sorusu olmaktadır.

Balık, aslında akıllarda kalanın tam tersine son derece hafif bir yiyecektir. Balığın ağır olarak akıllarda kalmasının en büyük sebebi ise balık türüne uygun olarak pişirme yönteminin kullanılmamasıdır. Dolayısıyla balığı ağır bir yiyecek haline getiren bizler oluyoruz. Unutulmamalıdır ki, her balığın ayrı bir pişirme veya fırınlama yöntemi vardır.

Hava sıcaklıklarının arttığı, yaza doğru ilerlediğimizi iyice hissettirmeye başlayan Mayıs ayında istavrit balığı bir adım öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra barbunya, tekir, dil balığı ve kılıç balığı da Mayıs ayında tüketmek için uygun balıklardır. Balıkçılar, balığı sebzeli ve fırınlanmış olarak sevenler için ise kırlangıç balığını önemle tavsiye etmektedirler.