shutterstock_592047497

Ahtapot Tüketmenin Yararları

Ahtapot, Uzak Doğu ülkelerinde çok sık tüketilen ve çok sevilen bir deniz ürünüdür. Ülkemizde tüketimi giderek yaygınlaşan ahtapot, oldukça şifalı ve lezzetli bir deniz ürünüdür. Özellikle Omega 3 bakımından kaynak kabul edilen ahtapot, Omega 3 yağ asitleri haricinde yağlı, kalorisi yüksek bir deniz ürünü değildir. Bu yüzden diyet yapanların sıklıkla tüketmesi öneriliyor. Aslında ahtapot kalp rahatsızlıklarına ve depresyona karşı olumlu etkiler kazandırmasıyla biliniyor. Tüm faydalarının temelinde Omega 3 yağ asitleri yatıyor.

Ahtapotun diğer faydaları şöyledir;

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Prostat, mide, kolon ve akciğer kanserine yakalanma riskini düşürür.
  • Vücudun strese karşı duruşunu güçlendirir.
  • Beyin hücrelerini onarır ve Alzheimer’e karşı koruyucu kalkan olur.
  • Kansızlıkla mücadele eder. Demir eksikliğine karşı şifa olur.
  • B12 vitamini desteği sağlar.
  • Fosfor, protein, çinko ve bakır deposu olduğu için sağlıklı bir vücut yapısı kazandırır.

 

shutterstock_598101971

Böbrek Sağlığı için Çözüm Omega 3

Böbrek rahatsızlıklarının günden güne artması ile birlikte böbreklerin ne denli önemli organlar olduğu bir kez daha anlaşıldı. Uzmanlar böbreklerin vücut sistemindeki görevini işlevsel şekilde sürdürmesi ve hayat kalitesini olumsuz etkilememesi için böbreklere iyi gelecek besinlerin düzenli olarak tüketilmesini ve bol su içilmesini öneriyor. Böbrekler vücuttaki yararlı – zararlı madde ayrımını yapan bir organdır. Düzenli çalışmaması durumunda başka hastalıklara zemin oluşur ve ciddi boyutlarda hastalıklarla karşı karşıya gelmemize sebep olabilir. Böbreklerin işlevini kaybetmemesi adına önerilen besin ve takviyeler arasında Omega 3 yağ asitleri dikkat çekiyor.

Omega 3, dışarıdan alınması gereken en sağlıklı ve faydalı yağlardır. Genellikle yağlı balıklarda, yeşil yapraklı sebzelerde, keten tohumunda, serbest dolaşan tavukların yumurtalarında, meralarda otlayan koyun ve ineklerin sütünde ve tereyağında omega-3 bulunmaktadır. Omega 3 yağ asitlerinin birçok faydasının yanında böbrek fonksiyonlarını koruyucu rolü de bulunmaktadır. Böbreğin işlevini sistemli şekilde sürdürmesi için çinko, demir ve Omega 3 en etkili üç destektir. Omega 3 desteğine beslenme yoluyla ulaşılamıyorsa omega-3 kaynağı olan balık yağları gibi takviye gıdalar kullanılabilir. Böbrek fonksiyonlarının korunmasında seçilecek balık yağının doğallığına dikkat edilmesi önemlidir.

shutterstock_490031209

Sebzeli İstavrit Balığı Çorbası Tarifi

Balık sevmeyenlerin dahi lezzetine hayran kalacağı Sebzeli İstavrit Balığı Çorbası, oldukça faydalı bir çorbadır. İşte çorbanın pratik tarifi;

Malzemeler

  • 250 gr istavrit
  • 1 büyük boy soğan
  • 1 havuç
  • 1 dal pırasa
  • 4 – 5 tane sarımsak
  • 2 çorba kaşığı un
  • 4 çorba kaşığı sıvıyağ
  • Bir tutam tuz

Yapılışı:

Balıklar temizlenir ve tencereye konulur. Üzerine soğan büyük büyük doğranarak eklenir. Sarımsak, havuç, pırasa sırasıyla doğranıp tencereye konulur. Karışımın üzerine en son 7 – 8 bardak su konulur ve haşlanması için ocağa alınır. Malzemeler yeterince yumuşadıktan sonra tencere ocaktan alınır. Haşlanan balıklar tencereden çıkarılır ve kılçıkları ayıklanır. Kılçıkları temizlenen balıklar didiklenir, bekletilir. Tenceredeki haşlanmış sebzeler ise blenderden geçirildikten sonra didiklenmiş balıklarla harmanlanır. Ayrı bir tavada un ve yağ iyice kavrulur, çorbanın üzerine eklenir. Kıvamını alması için bir süre karıştırılır. Tuz ve isteğe bağlı olarak farklı baharatlar bu aşamada çorbaya eklenir. Çorba 2 – 3 dakika kaynatıldıktan sonra altı kapatılır, servis edilir. Afiyet olsun.

Screen-Shot-2017-06-08-at-1.33.59-PM

Suda Yürüyen Balık Şaşırtıyor!

Endonezya’da Emeric Benhalassa isimli bir dalgıcın görüş açısına giren ve kamera kaydıyla ölümsüzleştirilen “suda yürüyen balık” bilim dünyasını şaşkına çeviriyor. Yüzgeçlerinin her iki yanında bacak uzantısı yer alan balık, okyanusun derinliklerinde, tabanda yürüyerek izleyenleri şaşkına uğratıyor. Emeric, yanı başında gelişen bu olaya kayıtsız kalmayarak durumu anında ölümsüzleştirdi. Emeric başlangıçta balığın dünyanın en zehirli balıkları arasında olan “stingfish” olduğunu düşündü. Ancak stingfish balıklarının bacak uzvunun olmadığı biliniyor. Stingfishler, uzuvlarını deniz hayvanlarını avlarken kullanıyor.

Bilim insanları yürüyen balık için herhangi bir tanım yapamazken, araştırmacılar stingfishlerin evrimleşme süreciyle ilgili kesin yargılar bildirecek bilginin yetersiz olduğunu belirtiyor. Stingfish, Japon mutfağında kabul gören ve önemli olan bir balıktır. Birçok kültürde ise uğursuz kabul edildiği için yakalandığı takdirde okyanusa bırakılıyor.

Okyanusun tabanında hiç zorlanmadan yürüyen balıkla ilgili henüz net bir görüş, teori, fikir birliği sağlanamamış olsa da Emeric Benhalassa’nın çektiği bu video büyük ilgi görüyor.

shutterstock_514054126

Pırasalı ve Limon Soslu Levrek Tarifi

Balık mevsimi açılmışken sofralarda balığı eksik etmek olmaz. Zekâ gelişimini destekleyen, birçok hastalığa şifa olan ve Omega-3 gibi mucizevi yağ asitlerine sahip olan balık için yüzlerce tarif bulunuyor. Aşağıda tarifini bulacağınız pırasalı, limon soslu levreğin lezzetine, pırasa sevmeyenler dahi bayılacak. İşte kısa sürede hazırlayabileceğiniz pratik tarifimiz;

Malzemeler

  • 1 kilo levrek fileto
  • 1 adet orta boy limon suyu
  • 2 adet ince doğranmış pırasa
  • 1 demet ince doğranmış maydanoz
  • 1 çay kaşığı bal
  • 1 çay kaşığı hardal
  • 50 gr tereyağı
  • 1 fincan süt
  • Bir tutam tuz ve karabiber

Hazırlanışı

İnce doğradığınız pırasaları tavaya alın, zeytinyağında 5 – 6 dakika pişirin. Ardından balıkları her iki tarafını bir dakika olmak üzere pişirin. Pişen balık ve pırasaları fırın kabına aktarın. Limon suyu, hardal, bal, maydanoz, tereyağı, süt, tuz ve karabiberi bir kapta karıştırarak balığın üzerine ekleyin. 200 derecelik fırında 10 – 12 dakika pişirin ve servis edin.

Afiyet olsun.

shutterstock_711300166

Parkinson Tedavisinde Omega-3 Desteği

2009 yılında yapılan bir bilimsel çalışma, Omega-3 yağ asitlerinin beyinde toksin üretme ihtimali olan proteinlerin değişime uğramasını engelleyeceğine dair bulgular bulmuştur. Araştırmacılar konuyu derinlemesine irdelediğinde Omega-3’ün beyin hücrelerini, Parkinson hastalığının etkilerinden koruduğunu ortaya çıkarmıştır. Kanada’da yapılan başka bir çalışma ise omega-3 içeren besinler tüketen farelerin Parkinson hastalığına karşı daha dirençli olduklarını göstermiştir. Beyin başta olmak üzere vücuttaki tüm organların, Omega-3 yağ asitlerine ihtiyaç duyduğunu belirten araştırmacılar; düzenli Omega-3 alımının Parkinson hastalığı riskini büyük oranda azalttığını gösteren çalışmaları örnek gösteriyor. Omega-3’ün Parkinson tedavisinde kullanılabileceğini belirten uzmanlar, yapılan çalışmaların ve elde edilen olumlu sonuçların Parkinson tedavisi için bir umut olduğunu belirtiyor. Bilim dünyasında Omega-3 ile ilgili yapılan tüm çalışmalar Omega-3’ün şüphesiz insan sağlığı için önemli olduğunu, mutlak suretle düzenli alınması gerektiğini ortaya koymuştur. Omega-3 yağ asitlerini vücut üretemediği için besinlerle ve takviye yoluyla dışarıdan alınması gerekiyor. Beyin fonksiyonlarının tam kapasite çalışmasında yağ asitlerinin rolü büyüktür.01

shutterstock_254734717

Kışın Uyanmakta Zorlanıyorsanız Omega 3 Desteği Alın!

Geceleri uykuya dalamamak, sabahları ise bir türlü uyanamamak birçok insanın muzdarip olduğu bir problem kabul ediliyor. Kış mevsiminde havaların erken kararması, ısı seviyesinin düşmesi, henüz hava aydınlanmadan işe, okula gitmek üzere kalkmak zorunda olmak kalitesiz uykuyu, uykusuzluğu, kronik yorgunluğu ortaya çıkarıyor. Beslenme uzmanları bu durumu yenmenin en önemli yolunun kaliteli ve sağlıklı beslenmek olduğunu belirtiyor.

Omega-3 yağ asitleri tam olarak uzman görüşlerine başvurulduğunda ortaya çıkan bir çözümdür. Omega-3, vücut için gerekli olan gücü, zindeliği doğrudan sağlayan önemli bir yağ asididir. Belli başlı besinlerde bulunan Omega-3 için en zengin kaynak ise balıklardır. Kış mevsimi boyunca mevsimde çıkan yağlı balıklardan tüketmek, gün içinde birkaç tane ceviz, fındık yemek Omega-3 desteğini sağlıyor.

Omega3 yağ asitlerinin bağışıklık sistemini güçlendirdiği, vücudu mevsimsel rahatsızlıklara karşı hazırladığı, ruh ve sinir sistemine olumlu etkiler kazandırdığı biliniyor. Kışın görülen uykusuzluğun, yorgunluğun önüne geçilmediği takdirde depresyona sürüklenmenin mümkün olduğunu belirten uzmanlar, beslenme ile yaşam kalitesinin yükseltilebileceğini dile getiriyor. Yeterli miktarda omega-3 alımı sağlanamıyorsa eğer, balık yağı gibi takviye edici gıdalar omega-3 ihtiyacının karşılanmasına destek sağlıyor.

shutterstock_444945721

İnflamasyona Karşı Morina Balığı Desteği

İnflamasyon halk arasında bilinen adıyla iltihaplanma, vücudun birçok probleme karşı verdiği tepkidir. Kontrol altına alınmadığı takdirde vücutta başka rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Araştırmalar inflamasyona karşı morina balığının faydalı olduğunu göstermiştir. Uzun süren inflamasyon için “kronik inflamasyon” tanımı yapılır. Yüksek tansiyondan kalp rahatsızlıklarına kadar bazı hastalıkların oluşum riskini arttırır. Morina balığının bu aşamadaki etkisi ise Omega 3 yağ asitleri üzerinden sağlanır. Morina; yağ asitleri, güçlü antioksidanlar, A ve D vitamini içerir. İçeriği zengin olan morina balığı TNF-a, IL-1, IL-6 gibi proteinleri etkileyerek vücuttaki inflamasyon oranını azaltır. Ayıca düzenli tüketimde vücuttaki tüm zararlı bakterilerin dışarı atılmasına yardımcı oluyor. Beslenme uzmanları, morina balığının iltihap rahatsızlıklarında etkili olduğunu, tüketilmesini öneriyor. Mevsimsel hastalıklara, ciddi enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlü tutan morina balığı; alkol, tuz, kimyasal, şeker gibi bünyeye zararlı olan maddelerin vücuttan doğal yollarla atılmasında etkilidir. D vitamini aynı zamanda bağışıklığın güçlenmesine, kronik halsizliğe, kas ve kemik ağrılarına da iyi gelir, bünyeyi güçlendirir.

shutterstock_185792321

Balık Yemek Zayıflatıyor!

Bugüne kadar balık ve kilo vermeye dair yapılan tüm araştırmalar balığın yer aldığı diyetlerin daha başarılı olduğunu göstermiştir. Yağlı ve yağsız balıklar için geçerli olan bu görüş, Norveç’te Bergen Üniversitesi tarafından yapılan benzer bir araştırmayla desteklenmiştir. Norveç, İspanya, Portekiz, İzlanda gibi ülkelerin yer aldığı bir araştırma grubunun yaptığı çalışmaya göre aynı kalori oranına sahip diyetler arasında yapılan kıyaslamada balığın yer aldığı diyetlerin kilo verdirmede daha etkili ve hızlı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durumda balık tüketimini arttırmak kilo vermeyi kolaylaştırıyor.

Amino Asitler Kilo Vermeyi Destekliyor

Balığın kilo verme sürecinde sağladığı desteğin ana nedeninin balık proteinlerinde yer alan amino asit olduğu düşünülüyor. 2009 yılında aşırı kilolu gençlerin, obez yetişkinlerin yer aldığı bir grup üzerinde yapılan 8 haftalık morina balığı diyetinde yine balığın olduğu diyetin daha başarılı sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Araştırmanın ana sonuçlarından biri az yağlı ve Omega 3 bulunan bir balıkla çok yağlı ve Omega 3 bulunan balığın diyetlerde aynı etkiyi sağladığıdır.

Yapılan araştırmalar, gözlemler, deneyler araştırmacıların farklı bir yöne dikkat çevirmesini sağladı. Balığın kilo üzerindeki olumlu etkisinin sadece proteine veya Omega 3’e bağlanamayacağını belirten araştırmacılar; balık yağı kapsüllerinin de ideal oranlarda kilo verdiğini vurgulamıştır.

 

shutterstock_787577800

Balık Unu Nedir? Faydaları Nelerdir?

Balık unu; doğrudan ağız yoluyla tüketilebilen bir besin değildir. Hayvanların besin maddesidir. İçeriğinde bulunan eşsiz elementler, yüksek oranda protein ve Omega 3, balık ununu balık, tavuk gibi çiftlik hayvanları için değerli bir yem haline getiriyor. Elbette hayvanlara doğrudan verilmiyor. Öncesinde birtakım işlemlerden geçiriliyor. Günümüzde çiftlik hayvanlarının yemlerine karıştırılarak kullanılıyor. Morina, çaça, hamsi ve ringa gibi balıklardan elde ediliyor. Neredeyse tüm balık çeşitlerinden balık unu üretilebiliyor ancak genel anlamda tercih edilen balıklar bunlardır. Ülkemizde ise yaygın olarak hamsi tercih ediliyor. Yoğun hamsi avı sayesinde satılmayan balıklar un haline getiriliyor, çeşitli işlemlerden geçirilerek yem olarak kullanılıyor.

Balık unu bileşiminde yüksek oranda Omega 3, protein, tuz, su, fosforik asit, çeşitli B vitaminleri, kolin gibi önemli maddeler, vitaminler bulunuyor. Hayvanların ihtiyaç duyduğu birçok faydayı balık unundan elde etmek mümkündür. Sağlıklı olduğu için çok kullanılıyor. Eskiden çiçek yetiştiriciliğinde gübre olarak da kullanılan balık unu, günümüzde genellikle çiftlik hayvanlarının beslenmesinde tercih ediliyor. Gelişim sürecinde olan hayvanlar için muazzam bir destek kabul ediliyor. Zararlı organizmalarla savaşan, hastalıklara karşı koruma sağlayan balık unu, yararlı bakteri üretimini destekliyor.