shutterstock_516215293

Chia Pudingi Tarifi

Azteklerin en önemli besinlerinden biri olan ve Güney Amerika’da yaygın şekilde kullanılan, Türkiye’de ise son yıllarda popüler olup özellikle diyet yapanlar tarafından tercih edilen Chia tohumunun, Omega-3 yağ asitleri içerdiği de belirlendi. Lifli bir besin ve zengin yağ asitlerine sahip olması, Chia tohumuyla yapılan tariflerin çoğalmasını sağladı. Chia, kısırdan pudinge kadar birçok farklı tarifte kullanılıyor. İşte sıcak yaz günlerinde mevsim meyveleriyle yapıp enerji ve Omega-3 depolayabileceğiniz lezzetli bir Chia pudingi tarifi;

Malzemeler

– 1 su bardağı süt

– 1 tatlı kaşığı bal

– 1 tatlı kaşığı Hindistan cevizi

– 3 yemek kaşığı Chia tohumu

– 15-20 adet çilek

Hazırlanışı

Süt, bal, Hindistan cevizi ve Chia tohumunu bir kap içerisinde karıştırın ve ağzını streç filmle veya kapakla kapatıp 3 – 4 saat buzdolabında bekletin. Bekletme sürecinde Chia tohumlarının soğukta birbirine yapışmaması için ilk iki saat içerisinde belli aralıklarla malzemeyi yeniden karıştırmak ideal olur. Pudingin ana malzemesi çilekleri mikser yardımıyla püre haline getirin. İsteğe bağlı olarak çilekleri biraz diri bırakabilir ya da sonradan minik doğranmış halde de kullanabilirsiniz. Çilek püresi ve Chia tohumlu karışımı birbirine yedirene kadar karıştırın ve kup bardaklarda servis ediniz. Afiyet olsun!

shutterstock_228989023

Yazın Balık Yağı Kullanmaya Devam!

Balık, içerdiği Omega 3 yağ asitleri nedeniyle her yaş için önemli bir besindir. Omega 3 kaynağı kabul edilen balık, maalesef herkese hitap eden bir besin olmadığından dolayı, çoğu zaman içerdiği besin değerinden mahrum kalınıyor. Gelişme çağındaki çocukların balık tüketmemesi gelişimlerini doğrudan etkilediğinden, bu eksikliği giderebilmek amacıyla balık yağı alternatifi bulunuyor. Eskiden kötü kokuya sahip olan, tadıyla çocukları uzaklaştıran balık yağı destekleri, günümüzde meyve aromalarıyla tatlandırılarak veya kapsüller gibi kolay içilebilen formlarda üretilerek, sadece çocukların değil, yetişkinlerin de keyifle Omega 3 takviyesi tüketmesi sağlanabiliyor.

Uzmanlar yaz aylarında da balık yağı kullanmaya devam edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yaz boyunca enerjik ve sağlıklı bir yapıya kavuşmak, çocukların gelişimini kaliteli şekilde sürdürmek için özellikle Omega 3 alımını kesmemek gerekiyor. Balık yağları, bedenin her mevsim ihtiyaç duyduğu omega-3 yağ asitlerini alabilmenin ideal yoludur.

shutterstock_72136312

Sporun Dikkat Eksikliğine Faydaları

Öğrencilerin okul başarısını olumsuz yönde etkileyen dikkat eksikliği son yılların en sık görülen problemlerinden biridir. Genellikle ilaçla tedavi edilen dikkat eksikliği ve hiperaktivite konusunda ilaçsız tedavi yöntemleriyle de başarı sağlanmaktadır. Yapılan araştırmalarda, fiziksel egzersizlerin beyine giden kan akışını hızlandırdığı ve vücuttaki oksijeni artırdığı görülmüştür. Spor yapan bireylerde hormonlar daha fazla salgılanır ve beyin hücreleri bu aktif çalışmadan olumlu etkilenir. Özellikle çocuklarda görülen ancak yetişkinlerde de karşılaşılan dikkat eksikliği sorunu beyine giden kan akışının yavaşlaması, hormonların tembellik etmesiyle bağlantılıdır. Düzenli ve planlı bir spor programı, vücut sistemini çalıştırarak beyine giden oksijeni artırır. Aynı şekilde, fazla hareketli olan çocuklar da spor yaparak enerjilerini doğru bir alanda kullanır ve odaklanma problemini aşarak okul başarısını yükseltir.

Omega-3’ün dikkat eksikliğinin önlenmesindeki faydası

Yapılan klinik araştırmalar, çoğunlukla ilkokul çağındaki çocuklarda görülen dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin Omega-3 yağ asitleri ile aşılabileceğini göstermektedir. Omega-3 kaynağı olan balık yağını düzenli kullanan çocuklarda dikkat eksikliği probleminin önlendiği gözlenmiştir.

shutterstock_579491365

Çilek Marineli Karides Tarifi

Çilek mevsiminde olduğumuz şu günlerde çilekleri öylece tüketmek, tatlılarda ve pastalarda kullanmak haricinde karides ile birlikte kullanabileceğinizi biliyor musunuz? Balıktan sonra en çok tüketilen deniz ürünlerinden olan karides, farklı lezzetlerle harmanlandığında daha lezzetli bir tarife dönüşüyor. Karidesin yumuşak, tatlı ve leziz tadına çileğin çok yakıştığını söylemek isteriz. Karidesin lezzetini şahlandırmak için bir de çilekle marine etmeyi mutlaka denemelisiniz.

Malzemeler

500 gram karides

1 su bardağı doğranmış çilek

4 tane küçük boy soğan

5 – 6 adet çeri domates

Dereotu & maydanoz

2 diş sarımsak

Bir tutam tuz ve pulbiber

Hazırlanışı

Çilek, soğan, domates, dereotu, maydanoz, sarımsak, baharatlar ve isteğe bağlı olarak ekleyebileceğiniz avokado doğranarak geniş bir kap içerisinde karıştırılır. Hazırlanan karışıma karidesler eklenir, tekrar karıştırılır. Bu karışım buzdolabında 24 saat bekletilir. Aynı gün pişirilecekse eğer 1 saat kadar bekletilebilir. Marine edilmiş olan karidesler ızgarada pişirilir. Karides çabuk pişen bir deniz ürünü olduğundan ızgara başında beklenmelidir. Pişirilen karidesler mevsim sebzelerinden yapılan yeşil salata ile servis edilir. Afiyet olsun!

shutterstock_444062974

Yüzme Sporunun Yararları

Yaz geldi, şimdi havuza veya denize girme vakti! En keyifli yaz sporlarından biri olan yüzmenin faydalarını biliyor musunuz?

Kas ve kemik yapısını güçlendirir

Kas ve kemik sağlığını olumlu yönde etkilemek, güçlendirmek ve çalıştırmak için en etkili yol yüzmektir. Yüzerken tüm vücut kasları çalıştığından beden ihtiyaç duyduğu egzersize kavuşmuş olur. Özellikle eklem, kemik ve kas problemleri olan kişiler için yüzmek tek başına bir tedavi yöntemidir.

Kilo vermeyi kolaylaştırır

Kilo vermenin en eğlenceli ve kolay yollarından biri yüzmekten geçiyor. Tüm vücudu son sistem çalıştıran yüzme eylemi, bütün kasların ve yağ dokularının aynı anda harekete geçmesini sağlar; vücudu şekillendirerek kilo vermeyi kolaylaştırır.

Enerji depolar

Düzenli olarak yüzmek vücuttaki yağ depolarının kullanılmasını sağlar. Bu durum aynı zamanda kişilerin enerji depolaması, enerji üretimi için yardımcı olur. Enerjik bir beden için düzenli yüzmek yeterlidir.

Beyin hücrelerini hareket geçirir

Fiziksel olduğu gibi zihinsel anlamda da yüzmek oldukça faydalıdır. Araştırmalar düzenli yüzme sonucunda hareketsiz bir hayata sahip kişilerin zeka gelişimini olumlu yönde etkilediğini, beyni çalıştırdığını ve algıları açtığını göstermiştir.

Astım hastalarının nefes alışverişini kaliteleştirir

Yüzmek oksijen alımını güçlendirir, kaliteli oksijenin vücutla buluşmasını sağlar. Özellikle astımlı hastalar için yüzmek eğlenceden öte bir tedavi yöntemidir. Solunum yüzme ile birlikte kaliteli bir seviyeye ulaşır ve sorunları ortadan kaldırır.

shutterstock_365048966

Türkiye’de Balık Tüketimi

Türkiye balıkçılık konusunda zengin bir ülke kabul ediliyor. Öte yandan bu duruma rağmen balık tüketiminde dünya ve Avrupa Birliği ortalamasının gerisinde kaldığı gözlenmiştir. Yapılan araştırmalar, kişi başı balık tüketim miktarının, dünya ortalamasında 16,4 kg, Avrupa ortalamasında 22,3 kg iken Türkiye’de ise kişi başı 8 kg olduğunu göstermiştir. Türkiye’nin kıyı bölgelerinde yaşayan özellikle Karadeniz bölgesinde balık tüketimi 25 kiloya kadar çıkıyorken iç bölgelerde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bu rakam 1 kiloya kadar düşüyor.

Yapılan gözlemler neticesinde, balık tüketimindeki bu dengesizliğin, balık fiyatları ve tüketim alışkanlıklarından kaynaklandığı görülmüştür. Kıyı kesimlerde balığa ulaşmak daha kolay ve hesaplıyken, iç ve doğu bölgelerde pahalı ve zor hale geliyor. Balık nakliyesinin getirdiği masraflar, doğudaki beslenme alışkanlıklarının tahıl ve kırmızı et üzerine olması, balık tüketimindeki oranları doğrudan etkiliyor.

Balık ve kırmızı et karşılaştırılması yapıldığında balığın en az kırmızı et kadar değerli içeriğe sahip olduğu, hatta daha sağlıklı ve faydalı olduğu görülmüştür. Bu durum balık tüketimi konusunda insanların bilinçlenmesini sağlamış olsa da henüz bariz bir şekilde tüketimi artırmamıştır.

Balık ve deniz ürünlerinin daha çok tüketilmesi için kültür balıkçılığı sıklıkla öneriliyor. Alabalık, levrek, çipura gibi genellikle kültür balıkçılığı yapılarak yetiştirilen deniz ürünleri, doğal alanda yetişen balıklarla kıyaslandığında şekil bakımından daha zayıf bir görüntüye sahip olsa da lezzeti açısından eksikliğe sahip değildir. Uzmanlar bu şekilde yetiştirilen deniz ürünlerinin rahatlıkla tüketilebileceğini söylüyor.

shutterstock_572259820

Tatildeyken Kendinizi Güneşten Nasıl Korursunuz?

D vitamini ihtiyacını karşılamak için bir yandan güneşlenmenin önemini bilmemize rağmen, bir yandan da olası zararlı etkilerinden dolayı kaçınıyoruz. Buna rağmen uzmanlar yazın belirli noktalar göz önünde bulundurularak güneşlenmek gerektiğinin altını çiziyor.

Peki güneşten korunmak için nelere dikkat etmek gerekiyor?

Tehlikeli saatlerde güneşten uzak durun

Güneşin en yoğun, en yakıcı ve tehlikeli olduğu saatler sabah 11 ile öğleden sonra 15 civarıdır. Uzmanlar bu saat aralığında güneşe çıkılmaması gerektiğini mümkünse kısa bir uyku ile bedeni dinlendirmek gerektiğini vurguluyor.

Cildinize uygun güneş koruyucu seçin

Her cilt rengine ve tipine uygun güneş koruyucular bulunuyor. Bir cilt doktoruna danışarak size en uygun koruyucu kremi alabilirsiniz. Koruyucu krem güneşe çıkmadan yarım saat önceden sürülmelidir.

Açık renk giysiler giyin

Koyu renk ve dar kıyafetler güneşi doğrudan çeker, beden sıcaklığının yükselmesine sebep olur. Dar giysiler güneş sıcağında vücutta tahrişlerin olmasına sebep olabilir. Güneşin yakıcı etkisinden uzaklaşmak için açık renk ve geniş, rahat giysiler tercih edin.

Su tüketimini artırın

Bol su içmek bedeni ferahlatır, ısısını düşürür ve nemli kalmasını sağlar. Tatil boyunca güneşten korunmak, vücut ısısını dengede tutmak için su başta olmak üzere soğuk içecekler tüketmeye özen göstermelisiniz.

Şapka, gözlük ve şemsiye kullanın

Yüz, ense ve vücudun açıkta kalan bölgelerini güneşten korumak için şapka, gözlük ve şemsiye gibi aksesuarlar kullanmaya özen gösterin. Özellikle çocukları korumak için gölgede dahi şapka takmalarını sağlamalısınız.

Sedef Hastaları için Omega-3

Ciddi bir deri rahatsızlığı olan sedef, Türkiye’de binlerce insanda yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Uzmanlar hastalığın kontrol altına alınması, tekrar etmemesi için beslenme önerilerinde bulunuyor. Hastalık üzerine yapılan araştırmalar, sedef hastalarının sağlıklı bireylere oranla Omega-3 yağ asitlerinden yoksun olduklarını ortaya çıkmıştır. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen testler ve analizler neticesinde, Omega-3 asidinin düşük olması durumunda hastalığın daha hızlı ilerlediği görülmüştür. Elde edilen tespitler, tedavisi olmayan ancak kontrol altına alınabilen sedef hastalığında Omega-3 tüketimini önemli hale geliyor.

Sedef Hastaları Omega-3 Tüketmeli

Omega-3 alımı yaparak derideki kaşıntıları ve rahatsız edici belirtileri kontrol altına almak için Omega-3 yağ asitlerinin zengin olduğu deniz ürünleri tüketilmelidir. Doğrudan bu ürünleri tüketemeyen kişiler için Omega-3 içeren balık yağı hapı takviyesi öneriliyor. Omega-3, herhangi bir rahatsızlığı olmayan kişiler için dahi temel besinlerden biri kabul ediliyorken, sedef hastaları başta olmak üzere birçok rahatsızlığa karşı olumlu etki gösteriyor olması, Omega-3 yağ asitlerinin değerini ortaya koyuyor.  shutterstock_522715072

led akvaryum

Led Işıklı Akvaryum

Evde balık beslemeyi sevenlerden misiniz? O halde yeni bir haber ile karşınızdayız. Evde balık besleme olayını tamamen genişleten başka bir noktaya taşıyan led ışıklı akvaryumlar sayesinde evde denizanası beslemek mümkün hale geldi! Denizanası beslemek için özel olarak tasarlanan ve geliştirilen led akvaryumlar nihayet sonuç verdi.

Deniz ürünlerinin doğal ortamından ayrılıp daha küçük ve suni bir ortamda yaşayacak olması endişe yaratmış olsa da denizanalarının merkezi bir sinir sisteminin olmaması, akvaryumda veya küçük bir ortamda yaşadıklarını ayırt edemiyor olması evde denizanası beslemeyi daha da kolaylaştırıyor.

Denizanaları yapısal olarak incelendiğinde son derece hassas canlılar odluğu görülüyor. Uzmanlar denizanalarının yüzde 90 oranında sudan oluştuğunu bu nedenle diğer deniz canlılarına göre daha hassas olduğunu söylüyor. Led ışıklı akvaryumlar tam olarak bu özelliğe dayanarak su akışının geniş bir alanda usulca akacağı şekilde tasarlanmıştır. Her türlü hassasiyeti düşünen akvaryum üreticileri, denizanalarının evde beslenmesi için uygun koşulları sonuna kadar sağlıyor.

shutterstock_455292988

Balık Mantısı denediniz mi?

Henüz ilk kez duyanlar için balık mantısı farklı gelebilir. Ancak bu tarifi daha önce denemiş ve tatmış kişiler için balık mantısı en az Kayseri mantısı kadar leziz ve özel bir tarif. Balığın yumuşacık etiyle buluşan hamur efsane bir lezzet şöleni sunuyor. Balığı çok fazla yemeyen fakat faydalarından uzak kalmak istemeyen kişiler için balığın tadını başka malzemelerle karıştırmak ideal bir yöntem. Üstelik bu tarif ile balık tüketmeyen çocuklar keyifle balık yiyebilir, Omega-3 kaynağından yararlanabilir. İşte balık mantısı tarifi;

Malzemeler

  • 1 adet balık (levrek, somon vb.)
  • 1 adet maydanoz
  • 1 adet soğan
  • 1 adet isteğe göre dereotu
  • 1 su bardağı kadar rendelenmiş kaşar
  • 1 ya da 2 adet yufka

Ve kızartmak için 1,5 – 2 su bardağı kadar ayçiçeği yağı

Hazırlanışı

Kullanacağınız balığı kılçıklarından ayırın, temizleyin. Balığı küçük parçalar halinde kesin ya da parçalayın. Maydanoz ve taze soğanı ince bir şekilde doğrayın. İsteğe bağlı olarak dereotu veya farklı bir yeşilliği aynı şekilde doğrayıp karışıma ekleyin. Rendelenmiş kaşar peyniri, doğranmış yeşillikler, soğan ve balığı karıştırın. Bu karışıma daha lezzetli bir dokunuş yapmak isterseniz eğer 2 tatlı kaşığı kadar soya sosu ekleyebilirsiniz.  Mantının iç harcı böylece hazırlanmış oldu.

Yufkaları şeritler halinde, yaklaşık 2 parmak kalınlığında kesin. Kestiğiniz yufkaların içine göz kararı mantı içinden koyun ve üçgen şeklini vererek katlayın. Tüm mantılar hazırlandıktan sonra ayçiçek yağını ocakta kızdırın ve mantıları kızartın. Kızartılmış mantıların fazla yağını almak için servis etmeden önce kağıt havlu üzerinde dinlendirin. Afiyet olsun!