Daha Fazla Balık Daha Fazla Sağlık!

Türkiye üç tarafı denizle çevrilmiş adeta bir ada özelliği gösteren bir ülkedir. Ancak denizden yeterince faydalanmıyoruz. Örneğin deniz mahsullerinin tüketiminde Türkiye ideal oranların oldukça aşağısında kalıyor. Deniz ürünlerinin sağlığa etkisi kanıtlanmış durumda. Balık tüketiminin çok olduğu bölgelerdeki sağlık raporları durumu açıkça gösteriyor. Özellikle çocuklar ve hamileler için balık çok faydalı, beyin gelişimini ve hafızayı olumlu yönde etkileyen bir besindir.

Türkiye Balık Tüketim Oranı Avrupa’dan Az

Omega 3 deposu balıkların ne yazık ki ülkemizde yeterince kıymeti bilinmiyor. Uzmanlar Omega 3’ün doğal kaynağı olan balıkları tüketmemizi öneriyor. Ancak Türkiye verileri, Avrupa ülkelerine oranla balık tüketiminde çok geride olduğumuzu gösteriyor.

Sağlık için Çok Önemli

Zihinsel rahatsızlıklar, depresyon, zeka gelişimi, beyin fonksiyonlarını canlı tutma, hafızayı güçlendirme, kas ve kemik sistemini koruma gibi birçok alanda balığın etkisi büyüktür. Omega 3 sağlık açısından küçümsenmeyecek derecede önemli. Uzmanlar Omega 3 alımını arttırmak için balık tüketimine dikkat çekiyor, balık tüketiminin yanı sıra Omega 3 takviyelerini de öneriyor.shutterstock_745353781

shutterstock_201986146

Japon Balıkları Depresyona Girer mi?

Renkli, sevimli, üstelik fazlasıyla hareketli olan Japon balıkları, en çok beslenilen akvaryum balıklarından biri. Japon balığı besleyen özellikle de tek bir balık besleyenlerin aklına genellikle, “Japon balığı depresyona girer mi?” sorusu geliyor. Bu sorunun cevabına “Evet” diyebiliyoruz. Japon balıkları oldukça sosyal balıklar olduğundan ve bilinenin aksine birkaç saniyelik hafızaya sahip olmadıklarından, içinde bulundukları akvaryumdaki yaşamın farkındadırlar. Öte yandan akvaryumda yer alan ısıtıcı, kayalar, bitkiler, çeşitli aksesuarlar Japon balıklarının bir süre sonra bunlara alışmasını sağlar. Dolayısıyla yaşadığı koşullar değiştikçe veya bazen de yalnız kaldıkları için balık farklı bir psikolojiye girebilir. Stres yaşayabilir, hareketli yapısını değiştirip tek bir noktada öylece durabilir, beslenme problemi gösterebilir.

İki veya daha fazla Japon balığının yaşadığı koşullarda ise balıklardan biri öldüğünde balık yine depresyona girebiliyor. Alıştığı akvaryumdan farklı bir akvaryuma geçiş yapan, kalabalık bir akvaryumdan sade hatta boş akvaryuma aktarılan Japon balıkları sosyalliklerini kaybedebilir ve depresyona girebilir. Bu yüzden farklı özellikler gösteren Japon balıklarının bir probleme işaret ettiği anlaşılmalıdır.

shutterstock_353375210

Fesleğen Soslu Izgara Palamut Tarifi

Fosfor, sülfüt, protein ve D vitamini içeren palamut; kolesterolü düzenler, diş sağlığını korur, yaraların hızlı iyileşmesini sağlar, cildi gençleştirir ve gözlere fayda sağlar. Bu kadar faydalı bir balığı mevsiminde tüketmek çok önemlidir. İşte size keyifle yiyeceğiniz Fesleğen Soslu Izgara Palamut tarifi;

Malzemeler

  • 2 orta boy palamut
  • Zeytinyağı
  • Bir tutam karabiber
  • Bir tutam tuz

Sos malzemeleri

  • 1 demet fesleğen
  • 1 adet limon suyu
  • 30-40 gram kaşar peynir
  • 50 gram zeytinyağı

Hazırlanışı

Sos için çıkardığınız tüm malzemeleri blender’dan geçirin. Diğer yandan da balıkları zeytinyağı, karabiber ve tuz ile harmanlayıp dinlendirin. Özel bir baharat veya marine etme tarifiniz varsa uygulayabilirsiniz. Marine edilen balığı ızgarada yaklaşık 15-20 dakika kadar pişirin. Pişen balıkları tabağa aldıktan sonra hazırlanılan fesleğen sosunu balıkların üzerinde gezdirin. Balığınız servise hazır. Izgara palamutun lezzetini arttırmak için bol yeşillikli salatalar yaparak damak zevkinizi arttırabilirsiniz. Afiyet olsun.

shutterstock_263617358

Sardalya Balığının Faydalarını Biliyor musunuz?

Sardalya balığı lezzeti ile bilinen ama aslında aynı zamanda oldukça faydalı bir deniz mahsulüdür. İçerdiği vitamin ve protein oranıyla birçok hastalığın önlenmesinde etkili olan Sardalya, aynı zamanda ihtiyaç duyduğumuz temel besin değerini sunmaya yardımcı oluyor. İşte sardalya’nın faydaları,

İltihaplanmayı önler: Düzenli sardalya tüketimi iltihapların iyileşmesine yardımcı oluyor,  vücudun herhangi bir yerinde iltihaplanma sorunu oluşması önleniyor. Sardalya güçlü yağ asitleri sayesinde hastalığa yakalanma riskini düşürüyor.

Vitamin ve mineral deposudur: Sardalyanın içerisinde yer alan B12, D vitamini, Omega 3, kalsiyum, selenyum, fosfor ve protein kaynağıdır. Mevsiminde tüketildiğinde tüm bu besin değerinden faydalanmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek mümkündür.

Depresyonla mücadele eder: Uzmanlar, Omega 3 yağ asitleri içeren balıkların depresyonu önlediğini, depresif ruh haliyle mücadele ederek kişilere kendisini iyi hissettirdiğini belirtiyor.

İştahı kontrol eder: Aşırı yeme isteği ve iştahı kesmek için sardalya mükemmel bir balık. İçerdiği yüksek protein ve Omega 3 yağ asitleri tok tutmaya yardımcı oluyor.

Kan pıhtılaşmasını önler: Düzenli olarak öğünlerde Omega 3’e yer vermek, kalp sağlığı için oldukça önemlidir. Sardalya yiyerek kolesterolünüzü dengeleyebilir, kan basıncınızı düzenleyebilir, damar tıkanıklıklarını önleyebilirsiniz.

shutterstock_367995158

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çok erken yaşlarda çocuklarda görülen bir odaklanma problemidir. Ev, okul veya sosyal yaşantıda herhangi bir konuya dikkatini vermeye zorlanan çocuklar, önemli veya önemsiz ayrımını yapamaz ve odak noktasındaki durumu kaçırırlar. Bu tip çocuklar bir sınıf ortamında öğretmenin anlattığı şeyleri duyarken aslında aynı zamanda okul koridorunda çalışan hademenin paspas sesini, sınıftaki bir sıranın gıcırtısını, arkadaşlarının kendi aralarındaki iletişimi gibi pek çok şeyi aynı anda duyar. Dikkatlerini bir noktaya bağlamakta zorluk çekerler. Sürekli dikkatlerini dağıtan bir unsur etraflarında olur. Bu durum akademik başarısını olumsuz etkiler, iletişimde sıkıntı yaratır.

Belirtileri Nelerdir?

Belirtileri genellikle üç aşamada kendini gösteriyor;

Dikkat eksikliği: Oyun, iş, ödev veya ders esnasında önündeki şeye dikkatini vermekte zorlanması, hatalar yapması.

Aşırı hareketlilik: Bir yerde sabit oturamama, sürekli hareket halinde olma, çok konuşma, sakin kalamama.

Dürtüsel davranış: Kendisine sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden hemen yanıt verme, belli bir sırada sıranın kendisine gelmesini bekleyememe, iletişimde karşı tarafın sözünü sürekli kesme, düşünmeden konuşma durumu.

 

 

shutterstock_489893215

Beyin Gücünü Koruyan Besin Öğeleri

Bedenimizin en önemli organı olan beyin, aynı zamanda en güçlü organı kabul ediliyor. Tüm fiziksel ve zihinsel eylemlerimiz beyne bağlıdır. Bu nedenle beyin sağlığı ekstra önem kazanıyor.

Omega 3: Yağlı balıklar başta olmak üzere balık yağı, ceviz, keten tohumu, yumurta, semiz otu gibi besinlerde bulunan Omega 3, beyin performansını arttırıyor. Depresyon, Alzheimer ve demans hastalıkları gibi zihinsel hastalıklara yakalanma riskini düşürüyor.

Magnezyum: Magnezyumun en bilinen işlevi beyin ve sinir sistemine yaptığı sakinleştirici etkidir. Depresif duyguları, stresi, kaygı durumunu kaldırmak için magnezyum içeren badem, ıspanak, avokado gibi besinler tüketilebilir.

B6 vitamini: Sığır eti, ton balığı, muz, avokado, baklagiller, tahıl ürünleri gibi besinlerde bulunan B6, zihinsel yorgunluğu yenerek kişiyi güçlendirir, sinir sisteminin korunmasına yardımcı olur. B6 eksikliğinin en büyük belirtisi yorgunluk ve hafıza kaybıdır.

B9 vitamini: B9 vitamini diğer bilinen adıyla folik asit, beyin gelişimi için çok önemli bir vitamindir. Beyin fonksiyonlarını canlı tutan, hafızayı güçlendiren ve sinir sistemini koruyan folik asit, ıspanak, marul gibi yeşil yapraklı sebzelerde, brokoli ve kuşkonmazda bol miktarda bulunuyor.

B12 vitamini: Beyin fonksiyonlarının aktif çalışması, hafızanın korunması ve zihinsel yorgunluklardan arınmak için oldukça faydalı olan B12, özellikle kırmızı ette ve balıkta olmak üzere yumurta, süt ve süt ürünleri gibi hayvansal besinlerde bulunuyor. Tüm sinir sistemi için önemli bir vitamin olarak kabul ediliyor.

D vitamini: Güneş ışınlarının etkisiyle vücudumuzda sentezlenen D vitaminini, karaciğerden, süt ve süt ürünlerinden, balıklardan, yumurta sarısından da alabiliyoruz. D vitamininin günümüzde tespit edilen birçok faydasının yanında, beynin işlevselliği için de önemli rolü olduğu bilinen bir gerçek…

İşte Karşınızda Güvercin Başlı Balık

Geçtiğimiz ay Çin’in güneybatısında, Guizhou eyaletinin Guiyang şehrinde yakalanan güvercin başlı balık videosu tüm dünyada ilgi gördü. Çinli balıkçı, balık avına çıktığında şüphesiz böylesine ilginç bir balık yakalayacağını ummuyordu. Ancak videodan da görüleceği üzere Çinli balıkçının yakaladığı balığın başı güvercini andırıyor. Orta boylardaki balığın “alın” yapısına sahip olması, yuvarlak bir baş formunun olması balığı farklı ve ilgi çekici kılıyor. Balığın alnı nedeniyle ağız yapısında kayma olduğu görülüyor.

İnternet kullanıcılarının bir bölümü balığın rengini analiz ederek, bu balığın sazan ailesine ait olduğunu belirtirken bir diğer grup ise ilginç görüntüsüyle balığın hiçbir balık türüne benzemediğini söylüyor. Kullanıcıların bir bölümü balığın başını güvercine benzetirken diğer kullanıcılar yunus balığına da benzediğini yorumlarıyla kaydetti.

Henüz hangi türe ait olduğu bilinemeyen balık farklı görüntüsüyle ve güvercine olan benzerliğiyle şimdiden “güvercin başlı balık” şeklinde anılmaya başlandı.

https://www.youtube.com/watch?v=uueIn-jbVA8

shutterstock_689282893

Fırında Acı Soslu İstavrit Tarifi

Lezzetli ve bir o kadar da sağlıklı bir balık olan istavritin çeşitli tarifleri bulunuyor. Yapılışı sandığınızdan daha kolay olan Acı Soslu İstavrit, sofralarınızın baş tacı olmaya aday.

Malzemeler

  • 2 kilo istavrit
  • 10-12 adet acı Arnavut biberi
  • 2 tane kuru soğan
  • 2 tane patates
  • 4 diş sarımsak
  • 5-6 tane domates
  • 2 tane limon
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 2 yemek kaşığı nar ekşisi
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 2 su bardağı su

Yapılışı

Patates, soğan, limon ve sarımsağı kabuklarından ayırın. Soğanları halka halka doğrayın. Sarımsak ve patatesi ise yaklaşık olarak cips kalınlığında doğrayın. Doğranan tüm sebzeleri fırın tepsisine dizin. Malzemelerin üzerine daha önceden temizlenen, ayıklanan balıkları dizmeye başlayın. Tuz, kekik ve Arnavut biberini malzemelerin üzerine serpiştirin. Domates ve limonları daire şeklinde dilimleyerek tüm malzemelerin en üstüne güzelce dizin. Akabinde ise zeytinyağı, pul biber ve nar ekşisini karıştırarak tepsinin üzerinde gezdirin. Pişirilmeye hazır olan tepsiyi, önceden ısıtılmış fırına koyun. Yaklaşık yarım saat piştikten sonra tepsiyi çıkarın ve malzemelerin üstüne 2 bardak sıcak su dökün, bir yarım saat daha pişirin. Afiyet olsun.

shutterstock_1081966463

Güneşlenirken Dikkat! Doğru Güneşlenmemek Cilt Kanserine Neden Olabilir!

Yaz geldiği andan itibaren sahil bölgelerinde deniz, kum ve güneş sezonu tüm coşkusuyla açılıyor. Kumsallarda sıralanan, güneş banyosu yapan kişiler, sezon boyunca güneşin keyfini çıkarıyor, bronz bir tene kavuşuyor. Ancak bu noktada uzmanlar uyarıyor: Güneşlenirken kanser olmayın! Güneşin cilt üzerinde bıraktığı güneş yanıkları ne yazık ki cilt kanserine zemin hazırlayabiliyor. Koruyucu krem ve spreyler olmadan asla güneşlenmeyin uyarısında bulunan uzmanlar, aynı zamanda güneşlenme saatlerine vurgu yaparak sabah 11.00 ila 16.00 arasındaki güneşin yakıcı ve zararlı olduğunu belirtiyor.

Güneşin kavurucu etkisi, sıcaklık hissi, yoğun nem artışı cilt kanserine etki eden unsurlar. Aynı zamanda kişilerde halsizlik, bitkinlik, kalp sıkışması gibi rahatsızlıklara neden oluyor. Güneş faydalı olduğu kadar zararlı etkilere de sahip. Bu nedenle güneşlenmeyi abartmamak, korunaksız güneş banyosu yapmamak gerekiyor. Bronzlaşmak uğruna güneşin zararlı ışınlarına maruz kalmak uzun vadede kötü sonuçlar doğurabiliyor. 11.00 – 13.00 arası saatlerde dışarı çıkmamaya özen göstermek gerekiyor. Güneşin zararlarından bu şekilde koruma sağlamak mümkün. Denize gidip yüzmek ve güneşlenmek için en etkili saatler sabahın ilk saatleri ve 16.00’dan sonraki saatlerdir. Güneşlenmeyi bir defada yoğun şekilde değil, zamana yayarak yapmak sağlıklı bir bronzlaşma sağlar.

shutterstock_708665917

Nesli Tükenen Bir Hayvan: Balık Baykuşu

Balık baykuşu, baykuşgiller familyasına ait yaklaşık 55 cm boyunda oldukça büyük bir baykuş türüdür. Nesli tükenmek üzere olan baykuş, 38 günlük kuluçka süresinden sonra 1 ya da 2 yumurta bırakıyor. Yavrularını yaklaşık 7-8 hafta, tüyleri çıkana kadar besliyorlar. Balık baykuşu, balık ve kurbağa yiyerek beslendiği için bu isimle anılıyor. Balık avlamak için ayaklarını mükemmel bir şekilde kullanan baykuş, dünyanın en nadir yırtıcı kuşlarından kabul ediliyor.

Balık baykuşu dünyada ve Türkiye’de yaşadığı bilinen ancak çok sık görüntülenemeyen bir kuş türüdür. Neslinin tükenmek üzere olduğuna dair ciddi bir görüş vardır. Tarih boyunca balık baykuşunun ortaya çıkışı oldukça az sayıdadır. Balık baykuşu tatlı su yengeci, kurbağa, balık gibi çeşitli deniz canlılarıyla beslendiğinden Akdeniz Bölgesini mesken tutmuştur. Uzmanlar neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan balık baykuşunun, ekosistemdeki yerinin çok önemli olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar ülkemizde yaklaşık 50 balık baykuşu olduğu yönünde sonuç vermiştir. Balıkla beslenen baykuş, Akdeniz kıyılarında özellikle Mersin’de görülmüştür.