Yoriko-and-Arakawa-Fish-Friendship

25 Yıldır Deniz Altındaki Dostu İçin Dalıyor

Uzun süren dostluk hikâyeleri herkes için ilgi çekicidir. 25 yıllık bu dostluk diğer hikâyelere göre biraz daha farklı ve insanı huzurla gülümsetecek cinsten. Zira bu dostluğun kahramanlarından biri okyanusun derinliklerinde yaşayan bir balık! Hikayenin diğer kahramanı Japon dalgıç Hiroyuki Arakawa. 25 yıl önce yaptığı bir araştırma neticesinde gördüğü ve karşılıklı etkileşim kurduğu balığa Yoriko ismini veren Hiroyuki isimli dalgıç, 25 yıldan bu yana balık dostunu düzenli olarak ziyaret ediyor. Tam bir vefa örneği gösteren Japon dalgıç, ziyaretlerini genellikle yalnız gerçekleştiriyor olsa da zaman zaman Yoriko adlı balık dostunu başka insanlarla tanıştırmak amacıyla okyanusun derinliklerine turlar düzenliyor.

Yoriko dalgıç dostunun kendisine gösterdiği ilgiye aynı şekilde karşılık veriyor. 25 yıl boyunca süren bu dostluk hikayesi duyanları gülümsetiyor, duygulandırıyor. Japon dalgıç her yıl yaptığı ziyaretlerle hem dostunu ziyaret edip ilgi gösteriyor hem de dalış tutkusunu gerçekleştirmiş oluyor. Yoriko ve Hiroyuki’nin gülümseten anlarının kaydedildiği videosunu izleyerek bu dostluğa tanıklık edebilirsiniz;

<iframe width=”560″ height=”315″ src=”https://www.youtube.com/embed/pfwdm5W2lWs” frameborder=”0″ gesture=”media” allow=”encrypted-media” allowfullscreen></iframe>

shutterstock_114431689

Kolostrumun Bebek Sağlığına Yararları

Bebeklerin ilk besinleri olan kolostrum, ilk birkaç gün üretilen ve normal süte göre daha yoğun bir kıvama sahip farklı ve değerli bir süttür. Bebeğe olan faydaları ise uzun vadede muazzamdır. İşte kolostrumun sağlığa yararları;

  • Yeni doğan bir bebeğin midesi oldukça küçük olduğu için kolostrum sütü bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm besin desteğini sunar, bebeği enfeksiyonalra karşı koruma altına alır.
  • Kolostrum içerisinde antikor ve immünglobulin maddesi bulunur. Bu maddelerin protein oranı epey yüksektir. Bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirmesi için önemlidir. Kolostrumda bulunan bu değerli maddeler bebeği zararlı bakterilere, virüslere ve hastalıklara karşı korur.
  • Bebeğin sindirim sisteminin gelişimine destek sağlar. Antioksidan yapısı ile iltihaplanmalara karşı bebeği korur.
  • Bebeğin bağırsak hareketini düzenler. Bebeğin ilk beslenmesi gibi dışkılaması da önemli olduğundan kolostrum ilk dışkı hareketini kolaylaştırır. Ayrıca henüz gelişim döneminde olan bağırsak florasını geliştirir.
  • Yeni doğan bebeklerde çok sık görülen sarılık kolostrum ile çoğunlukla önlenebiliyor. Bebek kolostrumdaki vitamin ve mineraller sayesinde sarılık başta olmak üzere birçok bakteriye, hastalığa karşı koruma altına alınıyor.

 

shutterstock_117244429

Güveçte Palamut Tarifi

Palamut mevsiminin geldiği şu kış günlerinde bol bol deniz mahsulü tüketip, Omega 3 yağ asitlerinden faydalanıp, vücudumuzun bağışıklığını artırmak ve hastalıklara karşı lezzetli bir koruma sağlamak için, güveçte palamut yapmanın zamanı geldi. Palamudu henüz güveçte denememiş olanlar bu tarifi kaçırmasın.

Malzemeler

  • 1 adet palamut
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 tutam karabiber
  • 1 tutam tuz
  • Yarım limon suyu
  • 1 tutam maydanoz
  • 4-5 adet defne yaprağı

Güvecin üstü için

  • 2 tane orta boy kuru soğan
  • 1 domates
  • 1 limon

Yapılışı

Palamut ortadan ikiye bölünür, suda yıkanır ve sudan arındırılır. Balığı güvece koymadan önce, lezzetini artırmak amacıyla marine etmek gereklidir. Bir kap içerisine yağ, tuz, karabiber, maydanoz, limon suyu ve defne yapraklarını koyup harmanlayın. Ardından bu karışıma palamut dilimlerini ekleyin ve balık dilimlerinin her yerini homojen şekilde soslayın. Palamudun malzemelerle özleşmesi için yarım saat bekletin. Akabinde yuvarlak halkalar şeklinde soğanları dilimleyin ve balığın sosuna batırarak güvecin zeminine dizin. Palamudu güvece derisi altta kalacak şekilde soğanların üzerine koyun. Soğan kaldıysa eğer balığın kenarlarına ve üstüne ekleme yapabilirsiniz. Balığın en üstüne domates ve limon dilimleri dizin. Marine etmek için harmanlanan sosu güvecin üzerinde gezdirerek dökün. Güveci yaklaşık 50 dakika boyunca önceden ısıtılmış 200 derece fırına atın. Servisinizi mevsim yeşillikleriyle ve soslarla yapabilirsiniz. Afiyet olsun.

shutterstock_390443278

Anne Sütü Hastalıklara Karşı Nasıl Bir Koruma Sağlıyor?

Bir bebek için anne sütünün önemi sanıldığından daha büyüktür. Bebeğin temel beslenme ihtiyacından çok daha fazlasını ifade eden süt, ömürlük bir koruma sağlıyor. Özellikle de doğumdan sonra genellikle ilk 6 saatte süt bezleri tarafından üretilen yoğun kremamsı bir likit olan ve ağız sütü olarak bilinen kolostrum, vitamin ve minerallar açısından zengin olması sebebiyle önemli bir görev üstleniyor.

Uzmanlar, aile ve sağlık bakanlığının anne sütünün önemine karşı yaptığı kamusal çalışmalar, farkındalık yaratma kampanyaları neticesinde anne sütünün değeri daha anlaşılır bir seviyeye ulaştı. Bebeğin ilk besini olan anne sütü esasında bebeği bakterilerden, alerjik rahatsızlıklardan, fiziksel ve ruhsal birçok hastalıktan koruyor. İşte anne sütünün öne çıkan faydaları;

  • Büyümek için önemli olan ‘linoleik asit’ normal sütlere oranla anne sütünde 8 kat daha fazladır.
  • Anne sütünde bulunan değerli antikorlar bebeği ishal, sarılık ve bulaşıcı hastalıklara karşı korur.
  • Obeziteye karşı bebeği korur. Anne sütü besin değeri yüksek olan, tokluk hissi veren bir yapıda olduğu için obezitede önemli rol oynar.
  • A ve C vitamini desteğini doğrudan sağlar. Demir, çinko ve kalsiyum emilimini hızlandırır.
  • Anne sütü normal sütlere oranla yüzde yüz temizdir ve her zaman istenilen sıcaklıktadır.
  • Meme emen bebeklerde diş ve çene gelişimi bozuklukları daha az görülüyor.
  • Bebek emziren anneler meme kanserine yakalanma riskini büyük oranda azaltmış oluyor.
  • Yapılan araştırmalar anne sütünün zekâyı geliştirdiğini göstermiştir. Anne sütünden faydalanan bebekler daha yaratıcı, zeki ve yetenekli oluyor.
shutterstock_234343036

Evde Balık Beslemenin Çocuk Gelişimine Etkileri

Sorumluluk almayı öğrenir

Evde evcil hayvan beslemenin çocuk gelişimindeki en önemli ve faydalı etkisi çocuğun küçük yaştan itibaren sorumluluk almayı öğrenmesidir. Balık beslemek çocuğa düzenli balık bakımının yapılmasından ötürü sorumluluk becerisi geliştirir. Balığın beslenmesi, suyunun değiştirilmesi, dekorasyon bakımı gibi aşamalar çocuğa doğal bir sorumluluk bilinci yükler.

Zararlı teknolojiden uzak kalır

Çocukların sürekli telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon ekseninden uzaklaştırmak için evde balık beslemek ideal bir yöntemdir. Çocuk balıklarla ilgilenirken sosyal becerilerini geliştirir, duygusal zekâsını artırır. Hem teknolojinin zararlı etkilerinden arınır, hem de duygusal yönden gelişme kaydeder.

Hayvan ve doğa sevgisi kazanır

Çocuklara doğa ve hayvan sevgisi kazandırmanın en etkili yoludur balıklar. Dünyada başka canlıların da yaşadığını göstermek, doğal yaşam alanı oluşturmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmak için balık beslemek etkilidir. Çocuklar başka bir canlıya sevgilerini aktarır, sorumluluk alırken aslında doğayı ve içinde yaşayan canlıları doğal yoldan öğrenir.

Kaygı ve stres bozukluğu problemleri aşılır

Balık akvaryumunu izlemek küçükten büyüğe herkes için stres, kaygı, endişe azaltıcı bir yoldur. Çocukların okul stresini yenmek, büyüme sancısını minimum seviyeye düşürmek için eve bir akvaryum almak, aile üyeleriyle birlikte balıkları beslemek duygusal yönden her yaş grubu için iyileştirici etkiler sunar.

shutterstock_715764970

Kolostrum Nedir?

Kolostrum ‘ağız sütü’ olarak bilinen anne sütüdür. Ancak kolostrum tüm memeli canlılarda doğum yapıldığı gün gelen ve yaklaşık bir hafta kadar süren, süt bezleri tarafından salgılanan sütün farklı bir versiyonudur. Bu ilk süt yoğun, krema kıvamına yakın, koyu sarı ila kahverengi tonları arasında değişen bir renge sahiptir. Kandan, enfeksiyondan uzak olan kolostrum normal süte geçiş evresi olarak kabul edilir.

Kolostrum süt çok önemlidir çünkü yüksek oranda vitamin, mineral, zengin besin kaynakları barındırır. Bebeğin ilk besin kaynağının kolostrum olması ilerde karşılaşabileceği birçok rahatsızlığa karşı koruma sağlar. Bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren bu süt; büyümeyi destekler, enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Solunum yolu, mide ve bağırsak hastalıklarına yakalanma riskini önemli ölçüde düşürdüğü ise araştırmalarla ortaya konulmuştur.

Yaklaşık 4 – 7 gün süren kolostrum sütü bu sürenin sonunda azalarak olgun süte dönüşür. Bu nedenle ilk birkaç gün anne sütünün az olması, akışkan olmaması normal kabul edilir. Annelerin çok değerli olan, hastalıklara karşı koruma sağlayan bu sütten mümkün mertebe yararlanması ve bebeklerini bu sütle beslemesi önerilir.

shutterstock_395604358

Balığın Faydalarını Artıracak Öneriler

Balık sunduğu faydalar ile öne çıkan bir besin olsa da balığı yanlış şekilde pişirmek faydadan çok zarar verebiliyor. Tam bir şifa deposu olan, Omega 3 gibi önemli yağ asitlerini barındıran değerli bir besin olan balığın faydasını artırmak için işte sizin için derlediğimiz basit öneriler;

Balığı kızartmayın

Balığın en yaygın pişirme yöntemi kızartmadır. Ancak balığı kızartmak balığın tüm yağı çekmesini sağlar ve maalesef besin değerini yitirmesine yol açar. Kızartma yerine ızgara, fırın ve buharda pişirme yöntemini tercih etmek hem balığın lezzetini artırır hem de daha sağlıklı olmasını sağlar.

Kılçıklarını atmayın

Balık kılçıkları fosfor ve kalsiyum içermesi sebebiyle sağlık için çok faydalıdır. Kemik erimesi, kemik güçsüzlüğü gibi rahatsızlıklar için şifa sağlar. Küçük balıkları tüketirken kılçıklarıyla birlikte tüketmek tüm faydasından yararlanmanızı sağlar. Elbette dikkatlice ve uzunca çiğnenerek tüketilmelidir.

Fazla pişirmemeye özen gösterin

Balığı haddinden fazla pişirmek protein başta olmak üzere birçok besin değerinin kaybolmasına yol açar. Balığın kuru ve sağlıksız olmasını önlemek için fazla pişirmemeye, balığın sulu kalmasına özen gösterin. Böylece vücut ihtiyaç duyduğu proteini balıktan doğrudan alır.

 

shutterstock_476485831

Dikkat: Sonbahar Depresyonunda Olabilirsiniz!

Sonbaharın yüzünü göstermesi, güneş ile olan temasın gittikçe azalması kişilerin ruh halinde ve bedeninde birtakım değişiklikler meydana getiriyor. Sürekli yorgunluk, halsizlik, hiçbir şey yapamayacak güçsüzlükte hissetmek sonbahar depresyonunun en önemli bulgularından kabul ediliyor. Uzmanlar depresyon belirtilerinden en az 5 tanesini gösteren, hisseden kişilerin alacağı önlemler ile depresyonu yenebileceğini söylüyor. İşte depresyon belirtileri;

  • Odaklanamama, dikkat dağınıklığı
  • İştahsızlık hali veya kilo artışı
  • Sürekli gergin olma, rahatlayamama
  • Mutsuz ve umutsuz bir ruh hali
  • Daimi yorgunluk, halsizlik
  • Uykuya düşkünlük, bir türlü ayılamamak
  • Kaygı bozuklukları
  • Sürekli olumsuz şeyler düşünmek, negatif bakmak
  • Değersiz hissetme, suçluluk duyma
  • Hiçbir şeyle ilgilenmek istememe hali

Sonbahar Depresyonunu Yenmek Elinizde!

Yukarıdaki belirtilerinden birkaçını hissediyor ve hayatınızın kontrolünü yeniden ele almak istiyorsanız yapacağınız basit şeyler ile enerjik ve mutlu bir ruh haline kavuşabilirsiniz. İşte o basit öneriler;

  • Gün ışığından daha fazla yararlanmak ruhunuza ve bedeninize iyi etkiler sunar.
  • Vitamin ve Omega-3 desteği ruhen sizi iyi hissettirir bedeninizi, sonbahara ve kış mevsimine hazırlar.
  • Açık havadan mümkün mertebe yararlanın ve düzenli yürüyüşler yapın.
  • Uykuya yenik düşmeyin. Yorgun hissetseniz dahi sabahları erken kalkın ve bir rutin oluşturmaya çalışın, güneşin ısısından yararlanın.
  • Sağlıklı beslenin, öğün atlamayın. Bol su tüketin. Mevsim meyvelerinden ve sebzelerinden tüketin.
shutterstock_557070520

Çocuklarda Dikkati Artıran Yöntemler

Yaz mevsiminde bol enerji depolayan çocuklar sonbaharla birlikte okul dönemine adım attıklarında ne yazık ki dikkatleri dağınık bir şekilde okula başlıyorlar. Bu durum elbette derslere odaklanma sorunu yaşatıyor; okula uyum konusunda çocukları olumsuz etkiliyor. Peki, çocukların dikkatini artırmak için neler yapılabilir? İşte size öneriler;

Sesli tekrar yaptırın

İşitsel anlamda dikkat toplamak için ders çalışırken veya kitap okurken odaklanabilmesi için sesli tekrar yapmak eğlenceli ve eğitsel bir yöntemdir.

Egzersiz ve spor desteği sağlayın

Çocuklardaki hareket etme isteği bastırılamadığından konsantrasyon bozukluğu ortaya çıkar, masa başında oturup ders çalışamaz, ödevlerini tamamlayamaz. Ödevlerin ve derslerin saatlerce sürünmesini önlemek, kitap okuma zamanlarının eziyete dönüşmesini engellemek için çocuğun hareket ihtiyacını spor, egzersiz gibi basit yöntemlerle sağlayabilirsiniz. Yürüyüş, bisiklet – paten sürme, evde yapılabilecek hareketler enerjisini boşaltmasına yardımcı olacaktır.

Çalışma ortamı hazırlayın

Okula bir türlü adapte olamayan çocuklar için evde çalışma köşesi hazırlamak her zaman işe yarar bir yöntem olmuştur. Çalışma rutinini sağlamak için sürekli uyulması gereken bir çalışma programı hazırlanabilir. Böylece çocuk günlük programına uygun hareket eder bir süre sonra ise zihnen bu duruma alışır.

shutterstock_675425011

Omega-3 Okuma Yeteneğini Geliştiriyor

Omega-3 yağ asitlerinin çok sağlıklı olduğunu ve alınması gerektiğini vurgulayan, bunun için de balık tüketilmesini öneren doktorlar, balık sevmeyen veya tüketemeyen kişiler için balık yağı takviyesini öneriyor. Özellikle çocuklardaki zeka gelişimi, fiziksel büyüme konusunda Omega-3’ün faydaları bilinmektedir. Çocukların okul başarısı için omega-3 alımı öneriliyor.

Omega-3 kaynağı olan balık yağı takviyesinin önemini daha iyi vurgulayabilmek için, İsveç’te, okul çağındaki çocuklar üzerinde bir araştırma yapılmıştır. Deneyde birkaç ay boyunca yüzlerce öğrencinin bir kısmına gerçek balık yağı takviyesi verilirken, diğer kısma gerçek olmayan, etkisiz yağ takviyesi verilir. Deneyin sonunda gerçek balık yağı takviyesi alan çocukların diğer çocuklara göre daha önemli ve olumlu gelişime imza attıkları gözlenmiştir. Balık yağı alan çocuklar okuma problemlerini çözüp, derslerinde başarı sağlarken aynı zamanda hiperaktivite sorununu yenmişlerdir.

Balık yağı çocuklardan yetişkinlere kadar her yaştan insanın alabileceği bir takviyedir. Zihinsel ve fiziksel fonksiyonların sağlığı açısından birçok fayda sağlayan Omega-3; insan yaşamı için önemlidir.