shutterstock_791658196

Kör Mağara Balıklarını Tanıyor Musunuz?

Kör mağara balıkları ya da diğer bilinen adıyla Meksika Mağara balıkları, kör olmalarıyla dikkat çekiyor. Aslında balığı ilginç kılan şey geçmişte bu balık türlerinin görebiliyor olmasıydı. Meksika mağara balıkları, zaman geçtikçe körleşmeye başlamış ve günümüzde sadece bu şekilde yaşamaya alışmışlardır. Görme eylemi balık gibi bir canlı için maksimum düzeyde enerji gerektiriyor. Araştırmacılar, bir mutasyonun göz genlerini devre dışı bıraktığını ve bu nedenle balıkların kör kaldığını düşünüyor. Ancak ilginç bir detay var ki balıkların DNA diziliminde göz genlerini engelleyen herhangi bir fark görülmüyor. Meksika balıkları için kör olmak aslında bir avantaj olabiliyor. Enerjilerini görmekle harcamadıkları için yüksek oranda enerji tasarrufu sağlıyorlar. Kör mağara balıkları görmeyen gözleri nedeniyle bilim dünyasında çok konuşulsa da balıkların yaşam rutini incelendiğinde, kör olmanın herhangi bir olumsuzluk yaratmadığı görülüyor. Meksika balıkları, az besin ile karanlıkta yaşamaya alışmış durumda. Araştırmacılar yoğun olarak enerji tasarrufuna dikkat çekiyor, kör olmalarını buna bağlıyor.

shutterstock_515051113

Limon ve Zencefil Aromalı Kılıç Balığı

Sonbahar mevsimiyle birlikte tezgâhlarda yerini almaya hazırlanan kılıç balığı, lezzetli etiyle tüm balık restoranlarının ve tutkunlarının gözdesi. İşte kılıç balığından yapabileceğiniz lezzetli bir tarif;
Malzemeler
• 8 adet kılıç balığı filetosu
• 2 limon suyu
• 2 çay kaşığı zencefil
• 4 diş sarımsak
• 1 limon kabuğu rendesi
• 2 yemek kaşığı bal
• Bir tutam pul biber
• 1 demet maydanoz
• 1 dal biberiye
Hazırlanışı
Balık filetoları haricinde kalan bütün malzemeler blender’dan geçirilir. Elde edilen karışım, balıkların üzerine dökülür ve dinlenmesi için buzdolabında yaklaşık 45 dakika bekletilir. Marine edilmiş balıklar çıkarıldıktan sonra balığın üzerindeki fazla soslar alınır ve ızgaraya yerleştirilir. Balığın her iki tarafı 7 – 8 dakika pişirilir. Pişme esnasında kalan sos fırça yardımıyla balıkların üzerine sürülür. Kılıç balığını servis ederken mevsim sebzelerinden yapılmış bir salata tercih edebilirsiniz. Afiyet olsun.

shutterstock_97713707

Mevsim Değişikliğinin Etkilerini Omega 3 ile Önleyin!

Sıcak yaz mevsiminin Eylül ayı ile birlikte geride kaldığı ve sonbahara kucak açılan şu günlerde ruh hali ve beden bu değişime kolayca uyum sağlayamayabiliyor. Bu geçiş sürecinde grip, nezle, enfeksiyon, iltihaplanma, depresyon, sürekli yorgunluk hali gibi çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. Mevsim geçişlerinin yaşam kalitesini düşürdüğü çoğu kişi tarafından kabul ediliyor. Uzmanların da bu değişime dikkat çektiğini görebiliyoruz. Depresif ve hasta ruh halinden sıyrılıp enerjik ve sağlıklı bir bünyeye geçiş yapmak, yoğun geçecek olan kış mevsimine hazır girmek için, çare Omega 3!

Omega 3 yağ asitlerinin vücutta üretilemediği ve sürekli beslenme ya da takviye yoluyla alınması gerektiğini bilmek gerekiyor. Uzmanlar, küçükten büyüğe herkesin ihtiyaç duyduğu Omega 3’ün bu mevsim geçişlerinde kişilere ruhsal ve fiziksel şifa olacağını belirtiyor. Bağışıklık sistemi, beyin fonksiyonları, sinir sistemi Omega 3 yağ asitleriyle güçleniyor, kişilere olumlu etkiler sunuyor. Vücut için hayati önem taşıyan Omega 3 yağ asitlerinin yaşam kalitesindeki ve beyindeki mucizevî etkileri düzenli kullanımda anlaşılıyor.

shutterstock_1128198485

Protein Deposu Antep Fıstığını Tüketmeyi Unutmayın!

Gaziantep’in en sevilen lezzetlerinden biri olan Antep fıstığı, bağımlılık yaratan bir tada sahip. Tatlı ve pastaların vazgeçilmez malzemesi de olan Antep fıstığı, hep lezzetiyle anılıyor oysa fıstığın faydaları lezzetiyle eşdeğerde! Kansızlık, diyabet, kanser gibi birçok hastalığa şifa oluyor, vitamin ve protein ihtiyacına karşılık veriyor. Antep fıstığı Omega 3, Omega 6, Tiamin, B3, B6, B12, A, Pro vitamin, E ve B vitaminleri içeriyor. Omega 3 Antep fıstığını değerli kılan en önemli besin öğesi. Uzmanlar günde bir avuç kadar Antep fıstığı yemenin yağ asitleri ihtiyacını karşılamaya yardımcı olduğunu, vitamin ve protein desteğinin alınabildiğini söylüyor. Antep fıstığı, bağışıklığı güçlendirir, hastalıklarla mücadele eder, beyin fonksiyonlarını canlı tutar. Yağ asitleri günlük yaşamınızda enerjik ve sağlıklı olmanızı sağlar.

shutterstock_588796793

Sonbaharda Hangi Balıklar Tüketilmeli?

Serin havalar kapılarını açmış bizleri bekliyorken, bu sonbahar günlerinde balık tutkunlarının neler yiyebileceğini biliyor muydunuz? İşte sonbaharda lezzetiyle midenizi şenlendirecek, faydalarıyla sağlığınızı koruyacak balıklar;

Kılıç: Omega 3 deposudur. Kalp krizi riskini düşürür. Depresyonu önler. Kalsiyum yönüyle kemikleri güçlendirir, doku ve hücre gelişimini destekler.

İstavrit: Omega 3 kaynağıdır. Migrene iyi gelir. Eklem ağrılarını dindirir. Beyin fonksiyonlarını canlandırır, hafızayı güçlendirir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. İstavrit ile ilgili minik bir uyarı bulunuyor; gebe ve emziren annelerin balıktaki cıva oranı nedeni uzak durması gereken bir balık.

Palamut: Fosfor, sülfüt, protein ve D vitamini deposudur. Saç gelişimini olumlu etkiler. Diş yapısını güçlendirir. Kolesterolü düzenler. Cildi onarır. Yaraların hızlı iyileşmesini sağlar.

Sardalye: Protein zengini bir balıktır. İltihap oluşumunu önler, hastalık risklerini azaltır. Kemik ve diş sağlığını korur. B12, D vitamini, kalsiyum ve selenyum içerir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Uskumru: Omega 3 için etkili bir kaynaktır. Omega 3 yağ asitlerinin gücü sayesinde, bağışıklığı geliştirir, kalp hastalıklarını önler, yaşlanmayı yavaşlatır.

Levrek: A ve D vitamini içerir. Kan basıncını düzenler, bağışıklık sistemini güçlendirir. Kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür.

Daha Fazla Balık Daha Fazla Sağlık!

Türkiye üç tarafı denizle çevrilmiş adeta bir ada özelliği gösteren bir ülkedir. Ancak denizden yeterince faydalanmıyoruz. Örneğin deniz mahsullerinin tüketiminde Türkiye ideal oranların oldukça aşağısında kalıyor. Deniz ürünlerinin sağlığa etkisi kanıtlanmış durumda. Balık tüketiminin çok olduğu bölgelerdeki sağlık raporları durumu açıkça gösteriyor. Özellikle çocuklar ve hamileler için balık çok faydalı, beyin gelişimini ve hafızayı olumlu yönde etkileyen bir besindir.

Türkiye Balık Tüketim Oranı Avrupa’dan Az

Omega 3 deposu balıkların ne yazık ki ülkemizde yeterince kıymeti bilinmiyor. Uzmanlar Omega 3’ün doğal kaynağı olan balıkları tüketmemizi öneriyor. Ancak Türkiye verileri, Avrupa ülkelerine oranla balık tüketiminde çok geride olduğumuzu gösteriyor.

Sağlık için Çok Önemli

Zihinsel rahatsızlıklar, depresyon, zeka gelişimi, beyin fonksiyonlarını canlı tutma, hafızayı güçlendirme, kas ve kemik sistemini koruma gibi birçok alanda balığın etkisi büyüktür. Omega 3 sağlık açısından küçümsenmeyecek derecede önemli. Uzmanlar Omega 3 alımını arttırmak için balık tüketimine dikkat çekiyor, balık tüketiminin yanı sıra Omega 3 takviyelerini de öneriyor.shutterstock_745353781

shutterstock_201986146

Japon Balıkları Depresyona Girer mi?

Renkli, sevimli, üstelik fazlasıyla hareketli olan Japon balıkları, en çok beslenilen akvaryum balıklarından biri. Japon balığı besleyen özellikle de tek bir balık besleyenlerin aklına genellikle, “Japon balığı depresyona girer mi?” sorusu geliyor. Bu sorunun cevabına “Evet” diyebiliyoruz. Japon balıkları oldukça sosyal balıklar olduğundan ve bilinenin aksine birkaç saniyelik hafızaya sahip olmadıklarından, içinde bulundukları akvaryumdaki yaşamın farkındadırlar. Öte yandan akvaryumda yer alan ısıtıcı, kayalar, bitkiler, çeşitli aksesuarlar Japon balıklarının bir süre sonra bunlara alışmasını sağlar. Dolayısıyla yaşadığı koşullar değiştikçe veya bazen de yalnız kaldıkları için balık farklı bir psikolojiye girebilir. Stres yaşayabilir, hareketli yapısını değiştirip tek bir noktada öylece durabilir, beslenme problemi gösterebilir.

İki veya daha fazla Japon balığının yaşadığı koşullarda ise balıklardan biri öldüğünde balık yine depresyona girebiliyor. Alıştığı akvaryumdan farklı bir akvaryuma geçiş yapan, kalabalık bir akvaryumdan sade hatta boş akvaryuma aktarılan Japon balıkları sosyalliklerini kaybedebilir ve depresyona girebilir. Bu yüzden farklı özellikler gösteren Japon balıklarının bir probleme işaret ettiği anlaşılmalıdır.

shutterstock_353375210

Fesleğen Soslu Izgara Palamut Tarifi

Fosfor, sülfüt, protein ve D vitamini içeren palamut; kolesterolü düzenler, diş sağlığını korur, yaraların hızlı iyileşmesini sağlar, cildi gençleştirir ve gözlere fayda sağlar. Bu kadar faydalı bir balığı mevsiminde tüketmek çok önemlidir. İşte size keyifle yiyeceğiniz Fesleğen Soslu Izgara Palamut tarifi;

Malzemeler

  • 2 orta boy palamut
  • Zeytinyağı
  • Bir tutam karabiber
  • Bir tutam tuz

Sos malzemeleri

  • 1 demet fesleğen
  • 1 adet limon suyu
  • 30-40 gram kaşar peynir
  • 50 gram zeytinyağı

Hazırlanışı

Sos için çıkardığınız tüm malzemeleri blender’dan geçirin. Diğer yandan da balıkları zeytinyağı, karabiber ve tuz ile harmanlayıp dinlendirin. Özel bir baharat veya marine etme tarifiniz varsa uygulayabilirsiniz. Marine edilen balığı ızgarada yaklaşık 15-20 dakika kadar pişirin. Pişen balıkları tabağa aldıktan sonra hazırlanılan fesleğen sosunu balıkların üzerinde gezdirin. Balığınız servise hazır. Izgara palamutun lezzetini arttırmak için bol yeşillikli salatalar yaparak damak zevkinizi arttırabilirsiniz. Afiyet olsun.

shutterstock_263617358

Sardalya Balığının Faydalarını Biliyor musunuz?

Sardalya balığı lezzeti ile bilinen ama aslında aynı zamanda oldukça faydalı bir deniz mahsulüdür. İçerdiği vitamin ve protein oranıyla birçok hastalığın önlenmesinde etkili olan Sardalya, aynı zamanda ihtiyaç duyduğumuz temel besin değerini sunmaya yardımcı oluyor. İşte sardalya’nın faydaları,

İltihaplanmayı önler: Düzenli sardalya tüketimi iltihapların iyileşmesine yardımcı oluyor,  vücudun herhangi bir yerinde iltihaplanma sorunu oluşması önleniyor. Sardalya güçlü yağ asitleri sayesinde hastalığa yakalanma riskini düşürüyor.

Vitamin ve mineral deposudur: Sardalyanın içerisinde yer alan B12, D vitamini, Omega 3, kalsiyum, selenyum, fosfor ve protein kaynağıdır. Mevsiminde tüketildiğinde tüm bu besin değerinden faydalanmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek mümkündür.

Depresyonla mücadele eder: Uzmanlar, Omega 3 yağ asitleri içeren balıkların depresyonu önlediğini, depresif ruh haliyle mücadele ederek kişilere kendisini iyi hissettirdiğini belirtiyor.

İştahı kontrol eder: Aşırı yeme isteği ve iştahı kesmek için sardalya mükemmel bir balık. İçerdiği yüksek protein ve Omega 3 yağ asitleri tok tutmaya yardımcı oluyor.

Kan pıhtılaşmasını önler: Düzenli olarak öğünlerde Omega 3’e yer vermek, kalp sağlığı için oldukça önemlidir. Sardalya yiyerek kolesterolünüzü dengeleyebilir, kan basıncınızı düzenleyebilir, damar tıkanıklıklarını önleyebilirsiniz.

shutterstock_367995158

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çok erken yaşlarda çocuklarda görülen bir odaklanma problemidir. Ev, okul veya sosyal yaşantıda herhangi bir konuya dikkatini vermeye zorlanan çocuklar, önemli veya önemsiz ayrımını yapamaz ve odak noktasındaki durumu kaçırırlar. Bu tip çocuklar bir sınıf ortamında öğretmenin anlattığı şeyleri duyarken aslında aynı zamanda okul koridorunda çalışan hademenin paspas sesini, sınıftaki bir sıranın gıcırtısını, arkadaşlarının kendi aralarındaki iletişimi gibi pek çok şeyi aynı anda duyar. Dikkatlerini bir noktaya bağlamakta zorluk çekerler. Sürekli dikkatlerini dağıtan bir unsur etraflarında olur. Bu durum akademik başarısını olumsuz etkiler, iletişimde sıkıntı yaratır.

Belirtileri Nelerdir?

Belirtileri genellikle üç aşamada kendini gösteriyor;

Dikkat eksikliği: Oyun, iş, ödev veya ders esnasında önündeki şeye dikkatini vermekte zorlanması, hatalar yapması.

Aşırı hareketlilik: Bir yerde sabit oturamama, sürekli hareket halinde olma, çok konuşma, sakin kalamama.

Dürtüsel davranış: Kendisine sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden hemen yanıt verme, belli bir sırada sıranın kendisine gelmesini bekleyememe, iletişimde karşı tarafın sözünü sürekli kesme, düşünmeden konuşma durumu.