shutterstock_635954468

Balık Sosları

Balık pişirildiği zaman balığın lezzetini artırmak, tadını doyumsuz kılmak için birçok sos tarifi uygulanır. Bu soslar balığı daha da zenginleştirirken ağızlarda enfes bir tadın kalmasını sağlar. İşte balık pişirirken kullanabileceğiniz soslar;

Sarımsaklı balık sosu

Ezilmiş sarımsak ve saf zeytinyağı ile elde edilen sosla marine edilen balık, daha hafif ve lezzetli oluyor.

Zeytinyağlı limonlu balık sosu

Leziz bir aromaya sahip olan zeytinyağlı limonlu balık sosu; zeytinyağı, limon suyu, birkaç diş ezilmiş sarımsak ve ince kıyılmış yeşil soğanla elde edilen sos balık tariflerinin vazgeçilmezidir.

Kişnişli cevizli balık sosu

Zengin bir içeriğe sahip olan sos; taze kişniş, ceviz, limon suyu, pul biber, tuz, sarımsak ve zeytinyağının harmanlanmasıyla elde edilir.

Patlıcanlı balık sosu

Balığın sebzelerle olan uyumu patlıcanlı sos ile taçlanıyor. Közlenmiş patlıcanın zeytinyağı, baharat ve limon suyuyla karıştırılarak elde edilen sos balığa ekstra lezzet katıyor.

Hardallı balık sosu

Hardalın aromasından vazgeçemeyenler için hardal, sirke, sarımsak, zeytinyağı ve limon suyundan elde edilen hardallı sos, istenilen lezzeti sonuna kadar sunuyor.

shutterstock_635873909

Yaz Mevsiminde Tüketilebilecek Balıklar

Kış boyunca yenilen lezzetli balıklar mevsim nedeniyle çeşit bakımından zenginlik gösteriyor. Balığın sağlığa olan etkileri ve enfes lezzeti sebebiyle düzenli olarak tüketilmesi önerilirken balık mevsiminin durgunlaştığı yaz aylarında hangi balıklar tüketilmeli sorusu kendisini gösteriyor. Peki, balıktan yıl boyunca fayda sağlamak, Omega-3 yağ asitlerinden yararlanmak için yazın hangi balık tüketilmelidir? İşte öneriler;

Av yasağının olmadığı, yetiştiricilik yolu ile üretilen balıklar yaz aylarında gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Bu balıklar arasında; levrek, alabalık, çipura yer buluyor. Ek olarak yağlı bir balık türü olan ve Omega-3 kaynağı kabul edilen sardalya da yaz süresince ızgara üzerinde pişirilerek tüketilmesi önerilir.

Av yasakları sebebiyle bulunamayan balıklar için en ideal alternatif ithal balıklar oluyor. Somon, uskumru, panda gibi ithal edilen balıklar lezzeti ve besin değeriyle balıktan vazgeçmek istemeyenler için yaz boyunca tezgahlarda yerini almaya devam ediyor.

Genel olarak yaz ayında tüketilebilecek balıklar şöyledir; mezgit, palamut, sardalya, somon, levrek, çipura, kılıç balığı, istavrit, tekir, barbunya, uskumru ve izmarit.

shutterstock_632934248

Balık Graten Tarifi

Bugüne kadar genellikle ızgara ve fırında pişirilen balık sebzelerle buluştuğunda harika tarifler çıkıyor ortaya. Hem balık hem de sebzeyi enfes bir lezzetle denemek istemez misiniz? O halde balık graten tarifi ile farklı ve leziz bir yemeğe hazır olun.

Malzemeler

  • Yaklaşık 400 gram mevsime uygun balık fileto
  • Yarım kilo bebek ıspanak
  • 5 – 6 tane küçük patates
  • 3 diş sarımsak
  • 1 kutu krema
  • 2 yemek kaşığı kadar tereyağı
  • Rendelenmiş kaşar

Balık Graten’in Hazırlanışı

Öncelikle ıspanaklar bol su ile temizlenir. Orta boy şeklinde doğranır ve tavada çok az sıvı yağ ile soldurulur. Patatesler küp halinde doğranılır, sarımsak ve krema ile karıştırılarak pişirilir. Karışıma ıspanak eklenir. Tuz, karabiber, pulbiber gibi baharatlar eklenir. Balık fırın tepsisine konularak üzerine tereyağı gezdirilir, pişirilmek üzere 180 derecelik fırında yaklaşık 30 dakika pişirilir. Pişen balığın üzerine önceden hazırlanan ıspanaklı – kremalı sos dökülür ve en üstüne kaşar rendelenerek tekrar fırına verilir ve 5 dakika pişirilir. Birkaç dakika dinlendirilen yemek taze yeşillikler veya salatayla servis edilebilir.

shutterstock_634984460

Çocuklarla Verimli Bir Yaz Tatili Geçirmek İçin İpuçları

Yaz tatilinin kendisini yavaştan gösterdiği şu günlerde çocuklar büyük bir heyecanla yaz boyunca eğlenmeyi bekliyor. Okul yoğunluğundan bunalan, ders ve sınav stresi olmadan keyifle oyun oynamak isteyen çocuklar için uzmanlar aileyle birlikte vakit geçirmenin önemine değiniyor ve ebeveynlerin tatilleri birlikte zaman geçirmek için verimli bir şekilde kullanmasını öneriyor. Çocukların ailesiyle iletişimini güçlendirmek, sosyal yönünü artırmak ve en önemlisi yeni şeyler öğreneceği bir tatil için önerilerimiz;

Çocuğunuzla birlikte kamp yapın

Doğayı tanımak, doğanın güzelliğini içine çekmek isteyen çocuklar için en güzel yollardan biri kamp yapmaktır. Çocuğunuzla birlikte günlük veya haftalık bir kamp planı yaparak güzel vakit geçirebilirsiniz.

Kitap okuma saati düzenleyin

Öğretmenlerin en sevdiği tatil ödevi şüphesiz kitap okuyun önerisidir. Çocuklarınızın kitap okuma alışkanlığı kazanması, okuma becerisini geliştirmesi için birlikte günde yaklaşık bir saat kitap okuyabilirsiniz.

Şehri keşfedin

Çocuklarınızla birlikte yaşadığınız şehri keşfetmeye ne dersiniz? Tarihi ve kültürel yapıları yakından görmek, geçmişe yolculuk yapmak ve en önemlisi çocuğunuza tarih ve kültür sevgisini aşılamak için yaşadığınız şehri daha yakından tanıyabilirsiniz.

Bisiklet gezileri yapın

Çocuklar bisiklet sürmeye bayılır. Siz de çocuğunuza bisiklet sürerek eşlik edebilir, birlikte güzel havanın keyfini bisiklet sürerek tadabilirsiniz. Bisiklet sürmek hoşça vakit geçirmekten ziyade çocukların kas ve kemik sağlığını da güçlendirir.

shutterstock_635586815

Saman Nezlesi Nedir?

Sıcak havaların kendini göstermesiyle birlikte sokaklar daha kalabalık ve tempolu. Açık havada güneşin tadını çıkarmak her ne kadar keyifli olsa da çiçek polenlerinin havada uçuşması sebebiyle çoğu kişide alerjik reaksiyonlar görülüyor. Polene karşı duyulan zaaf Alerjik Rinit, saman nezlesi veya bahar alerjisi isimleriyle tanımlanıyor. Saman nezlesi; hapşırma, kaşıntı, burun tıkanıklığı ve sürekli akıntısı, gözlerde kızarıklık, boğaz gıdıklanması gibi reaksiyonlar gösterir. Hassas bünyelerde oldukça rahatsız edici etkilere sahip olan saman nezlesinden korunmak için birtakım önlemler mümkündür.

Saman Nezlesinden Korunmak İçin Öneriler

  • Çiçek polenlerinin yarattığı olumsuz etkilerden korunmak için çiçeklerden uzak durmak en basit öneridir.
  • Sinüsler tuzlu su ile yıkanarak tıkanıklıklar açılmalıdır.
  • Rüzgarlı – fırtınalı havalarda dışarı çıkılmamalıdır.
  • Çiçek yetiştirme, bahçe işleriyle uğraşma gibi hobiler edinilmemelidir.
  • Dışarıdan eve gelindiğinde kıyafetler değiştirilmeli ve mümkünse duş alınmalıdır.
  • Yüksek nem oranı olan ortamlardan uzak durulmalıdır.
  • Gözleri korumak için geniş kenarlı güneş gözlüğü tercih edilmelidir.
  • Astım hastaları alerjiye karşı maske kullanmalıdır.
shutterstock_537243493

Tatlı Su Balıkları

Dünya tatlı su balıkları rezervi gün geçtikçe azalırken Türkiye bu konuda oldukça şanslı bir ülke konumda bulunuyor. Totalde 40’tan fazla tatlı su balığı türü bulunuyor. Bu balıkların en bilinenleri şöyle;

Afanyus: Ege ve Akdeniz’de yaşayan bir tatlı su balığıdır. Türkiye’de oldukça yaygınlık gösterir. Suyun durgun olduğu bölümlerde yuva yaparlar. Uzunlukları yaklaşık 5 – 6 santimetredir.

Bodur yayın: Eti çok lezzetli olan bodur yayın balığı, akarsu ve göllerin kumlu bölümlerinde yaşar. Yaklaşık olarak 20 – 30 santimetre uzunluğa sahiplerdir. Nisan ve Haziran ayları arasındaki dönemde nehirlerin kumlu bölümlerinde yumurtalarını dökerler.

Çapak Balığı: Marmara ve Karadeniz sularında yaşarlar. 30 ila 70 santimetre arasında bir uzunluğa sahiplerdir. Mayıs ve Haziran arası dönemde yumurta bırakırlar ve 10 yıllık uzun bir ömür yaşarlar. 1 kilo ve üzeri çapak balığının eti lezzetli, doyurucu ve faydalıdır.

Dere alabalığı: En değerli ve lezzetli tatlı su balıklarındandır. Soğuk ve temiz nehirlerde, hızlı akıntılarda yaşar. 30 ila 60 santimetre arasında 0,5 ila 2 kilo ağırlığı arasındadır. Ekim – Ocak ayları arasında yumurta bırakırlar. Eti lezzetli ve ekonomik anlamda değerlidir. Omega – 3 yağ asitleri bakımından kaynak olarak kabul edilir.

shutterstock_292360529

Somon Pişirme Teknikleri

Omega – 3 yağ asidi cenneti kabul edilen somon balığı; doyurucu ve besleyici yönüyle zengin bir balık ürünüdür. Kılçıksız olması, tok bir ete sahip olması sebebiyle hem sağlıklı hem lezzetli bir balık olarak tezgahlarda yerini alıyor. Omega – 3 zengini somonlar, fırında, tavada, ızgarada, buharda, yağda ve kömür ateşinde olmak üzere farklı tekniklerle pişirilebilir. Her pişirme tekniği beraberinde farklı bir lezzeti getirir. İşte en lezzetli somon pişirme teknikleri;

Tavada Somon

Oldukça basit olan tarifte somon; bir tarafı derisi ile pişirilecek şekilde hazırlanır. Derisi alınmamış olan somonun yüzeyine tereyağı sürülür, tuz ve karabiber serpiştirilerek önceden ısıtılmış tavaya bırakılarak orta ateşte pişirilir. Somon çabuk pişen bir balık olduğundan derili kısım 5 – 6 dakika diğer kısım ise 3- 4 dakika içerisinde pişer.

Fırında Somon

Fırında somon yağ kullanılmadan veya az miktarda zeytinyağı kullanılarak pişirildiğinde leziz sonuçlar verir. Fırında somon pişirirken dikkat edilmesi gereken şeyler; somonun kurumaması ve sulu bir et lezzeti sunması için folyo kağıda sarılmalıdır. Bunun yanı sıra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde de pişirilebilir. Balığı pişirmeden önce üzerine limon kabukları, defne yaprağı, tuz ve iri karabiber serpmek lezzeti artırılabilir.

Izgarada Somon

Izgarada somon pişirirken somonun çabuk piştiği dikkate alınmalıdır. Somonun dilim kalınlığına göre 5 – 8 dakika sürede balık pişer. Balığın önceden 15 ila 20 dakika kadar marine edilmesi lezzetli sonuçlar alınmasını sağlar.

 

shutterstock_130778315

Omega 3’ün hava kirliliğinin vücuttaki olumsuzluklara etkileri

Omega – 3 yağ asitlerinin sağlığa ne denli faydalı olduğu yürütülen kampanyalar ve farkındalık çalışmalarıyla gözle görülüyor. Özellikle balıkta yoğun olarak bulunan Omega – 3’ün düzenli tüketimi, bedenin ihtiyaç duyduğu besin değerini sağlıyor. Amerika’da, Harvard Tıp Fakültesi, kirli havada kalan fareler üzerinde Omega – 3 ile ilgili önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çalışmalar sonucunda Omega – 3 yağ asitlerinin hava kirliliği sonucunda ortaya çıkan enflamasyon (İltihap) ve oksidasyon (serbest radikallerin oluşturduğu zarar) etkilerini büyük oranda azalttığı gözlenmiştir.

Araştırmayı yürüten Dr. Jing Kang, çalışmalar sonucunda gözlemlediği olumlu etkilerin insanlar üzerinde de benzer sonuçları sunacağını açıkladı. Kang’a göre, hava kirliliğinden ötürü meydana gelen rahatsızlıklardan korunmak, önlem almak için yağ asitleri önem teşkil ediyor. Bu yönde yapılan bir diğer fayda ise Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Russel tarafından açıklandı. Dr. Russel; Omega – 3 yağ asitlerinin hava kirliliği yüzünden oluşan iltihaplanmayı önlediğini söylüyor. Yapılan araştırmalarda, Omega – 3’ün hava kirliliğinin neden olduğu tüm sağlık problemlerinde önleyici ve iyileştirici bir süreç sağladığı görülüyor.

pan-fried-fish-with-creamy-mustard-sauce-89322-1

Sütlü Balık Tarifi

Balık içerdiği besin değeri, zengin kaynakları sebebiyle yıl boyu düzenli olarak tüketilmesi önerilen bir gıdadır. Balığın tüketilme ritüellerine bakıldığında kızartma, ızgara ve buğulama çeşitlerinin ön planda olduğu görülüyor. Ancak balık tıpkı bol çeşit olması gibi pişirme ve tarifleriyle de çeşitlilik gösteriyor. Bu tariflerden biri İzmir bölgesine ait olan sütlü balık tarifidir.

Sütlü balık nasıl yapılır?

Malzemeler

Yaklaşık 750 gr levrek

250 gr mantar

3 su bardağı ılık süt

2 yemek kaşığı kadar rendelenmiş kaşar

5-6 kaşık un

1 adet soğan

2-3 adet havuç

3 kaşık tereyağı

Yapılışı

Balıklar yıkanır ve dinlendirilir. Havuz, mantar ve soğanlar doğranır Bir tencerede su kaynatılır, içine bir tutam tuz atılır. Kaynayan suya balık başta olmak üzere sebzeler dahil edilir. Malzemeler hep birlikte kaynatılır. Kaynarken çıkan köpükler alınır ve 5 – 6 dakika daha pişirme işlemi sürdürülür. Ardından tüm malzemeler suyu süzülmek suretiyle çıkartılır. Ayrı bir tencere içerisinde yağ ve un kavrulur. Ilık süt kavrulmuş malzemeye azar azar sürekli karıştırılarak eklenir. Tüm süt ilave edildikten sonra bir taşım kaynatılır ve altı kapatılır.

Balık tencere yerleştirilir ve üzerine mantar, soğan ve havuç eklenir. Ardından süt ve unla yapılan karışım balığın üzerine dökülür. Rendelenmiş kaşar da en üste serpiştirilir. Tencere kapağı kapatılarak orta ateşte balık 30 ila 40 dakika kadar pişirilir ve servis edilir.

shutterstock_246932881

Osmanlı Mutfağında Deniz Ürünleri

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak coğrafik anlamda şanslı bir ülke olan Türkiye, deniz ürünleri konusunda bugün hala iyi bir noktada kabul edilemiyor. Türk mutfağının geçmişine, Osmanlı dönemine bakıldığında günümüzde hala Osmanlı Mutfağı adı altında yapılan bugüne ulaşan birçok leziz tariflerin olduğu görülüyor. Bu tarifler arasında deniz ürünlerinin yer almaması ilginç bir detay. Osmanlı zamanında deniz ürünleri yenmiyor muydu? Neden Osmanlı yemek kültüründe balık veya deniz mahsullerine dair özel bir tarif yok? Sadece bu iki soru bile durumu özetliyor. Çünkü Osmanlı döneminde balık ve benzeri deniz mahsulleri saray mutfağına girmeyen ancak halkın, alt sınıfların yediği bir yiyecek olarak kabul ediliyor.

Deniz mahsullerinin Osmanlı mutfağına adım atışı İstanbul’un fethi ile birlikte 15. yüzyılda gerçekleşiyor. 1800’lü yıllara gelindiğinde I. Abdulaziz ve II. Abdülhamit gibi dönemlerde balık, uskumru, lüfer, levrek, ıstakoz ve benzeri deniz ürünlerinden yapılan tariflerin Saray mutfağında yer bulduğu görülmüştür. Öyle ki 19. Yüzyıldan sonra basılmaya başlanan yemek kitaplarında çokça deniz ürünü tariflerine yer verilmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun batılılaşma akımına dair gösterdiği eğilimler hayatın her alanında olduğu gibi mutfak alışkanlıklarında da değişiklikler getirmiştir.