Image61

Balık Yağınız Ne Kadar Güvenilir?

Doğal ortamda yaşayan balıkların hangi denizde avlandıkları güvenilirlik açısından önem taşımaktadır. Deniz kirliliğinin çok olduğu bir denizde yaşayan balıkta ağır metallerin birikimi fazla olacaktır.

Kuzey Atlantik Denizi dünyanın en temiz denizlerinden biridir. Burada yaşayan balıklardaki ağır metal oranının da diğer denizlerdeki balıklara göre daha az olduğu iddia edilebilir.

Fakat yine de temiz denizden avlanan balıklar kullanılıyor olsa da, üretim aşamasında bir başka kritik nokta hangi saflaştırma yönteminin uygulandığıdır. “Moleküler distilasyon” yöntemi adından da anlaşılacağı üzere hassas bir saflaştırma yöntemidir. Balık yağından vücuda zararlı olan ağır metallerin uzaklaştırılması açısından son yılların en ideal yöntemlerinden biri kabul edilmektedir.

Bir balık yağının güvenilirliği açısından ne derece saflaştırılmış olduğu konusunda üretici veya distribütör firmasıyla temasa geçerek analiz belgelerini sorgulayarak öğrenebilirsiniz. Hamilelikte ve bebeklik dönemi gibi hassas dönemlerde bile kullanıldığı düşünüldüğünde, balık yağının güvenilirliği en dikkat edilmesi gereken konu olmalıdır.

Image8

Hangi Formdan Üretildiğinin Önemini Biliyor musunuz?

Her balık yağı markası, aynı miktar EPA ve DHA içerse bile, vücuttaki etkileri aynı olacağı (aynı biyoyararlanıma sahip olacakları) anlamında değildir.

3 farklı balık yağı formu vardır:

Trigliserid ve Serbest Yağ Asidi formu doğal formlar olup, vücuttaki biyoyararlanımları yüksektir.

Etil ester formu ise sentetiktir ve vücuttaki biyoyararlanımı düşüktür. Etil ester formlu balık yağlarının içeriğindeki EPA ve DHA miktarlarının genelde vücutta 1/3’ünün (3’te birinin), bir bilimsel çalışmada ise 1/5 (5’te birinin) etkili olduğu belirtilmektedir.

Bu nedenle EPA ve DHA değerleri yüksek görünen bir ürünün, aslında hangi formdan üretildiği sorgulanmalıdır.

 

Kaynak: EFSA Journal 2012; 10 (7): 2815

Image2

Yüksek Balık Yağı Miktarı, Yüksek Omega-3 İçeriği Anlamında mıdır?

“Balık yağı” ve “omega-3” tanımlarının sıklıkla bir arada geçmesi nedeniyle ikisinin aynı anlama geldiği düşünülebilir. Oysaki balık yağı ideal bir omega-3 kaynağıdır, ama balık yağı miktarı = omega-3 miktarı değildir.

Omega-3 yağ asidi miktarı da EPA, DHA ve DPA yağ asitlerinin toplamından ibarettir. DPA (Dokosa Pentaenoik Asit) sağlığımız üzerine etkisiz olması nedeniyle pek önemsenmez. Bazı ürün ambalajlarının üzerinde “diğer omega-3 yağ asidi” olarak tanımlanmış haliyle miktarı yazılmaktadır, bazı ürünlerde ise hiç belirtilmez.

Sağlığımız üzerine olumlu etkileri olan iki omega-3 yağ asidi vardır EPA (Eikosa Pentaenoik Asit) ve DHA (Dokosa Heksaenoik Asit). Bu nedenle bir ürün tercihi yaparken içerdiği balık yağı miktarına ve hatta omega-3 miktarına değil, doğrudan EPA ve DHA değerlerinin ne olduğuna bakılarak karar verilmesi gerekmektedir. Özetle, yüksek balık yağı içerikli ürünler, “yüksek omega-3 yağ asitleri olan EPA ve DHA içerir” anlamına gelmemektedir.

Image50

Balık Yağı Üretimi Konusunda Neden Norveç Ön Plandadır?

Norveç, Kuzey Atlantik Denizi kıyısında bulunması nedeniyle balıkçılık konusunda gelişmiş bir ülkedir. Avrupa Birliği kriterlerine uyarak sıkı denetimler kontrolünde hazırlanan ürünlerin sıklıkla analizleri yapıldığı gibi, ayrıca üretici firmaların kendi iç prosedürleri gereği de bu kontroller sıklaştırılabilmekte ve bağımsız laboratuvarlar tarafından da test edilerek onaylanmaktadır.

Norveç, ayıca ekolojik denge açısından hangi balıkların, hangi büyüklükte avlanması gerekliliği konusunda da hassasiyet göstermekte, “Friend of the Sea” (Deniz Dostu) uygulaması ile balık türlerinin geleceğini koruma altına almaktadır.