shutterstock_526305043

Yazın A ve D Vitamini İçeren Balık Yağlarını Tüketmekten Korkmayın!

Sağlığımız için omega-3 gerekliliği bilinci, bizleri omega-3 açısından zengin gıdaların yanı sıra, güçlü içeriğe ve güvenirliğe sahip takviye edici gıdaların arayışına da yönlendiriyor. Balık yağları iyi bir omega-3 kaynağıdır ve her mevsim omega-3 ihtiyacımızın karşılanmasına yardımcı olur. Buna rağmen, A ve D vitamini içeren balık yağları için, yazın kullanılamayacağı inanışından kaynaklı çekimserlik yaşanabiliyor. Oysaki balık yağları her mevsim kullanılabildiği gibi, A ve D vitaminleri de sağlığımız için önemli olan ve her gün alınması önerilen vitaminlerdir. Zararlı etkileri, ancak yüksek miktarlarda alındığında görülür. Oysaki bu vitaminlerin her gün alınabilecek maksimum miktarları belirtilmiştir ve bu miktarlar aşılmadığı müddetçe güvenle kullanılabilir.

Mevsim ayırımı yapılmaksızın 4 yaş üzeri tüm sağlıklı bireyler için her gün 800 mcg A vitamini alımı, 10 mcg da D vitamini alımı önerilmektedir. Günümüzde ciddi boyutlara ulaşmış D vitamini eksikliği göz önüne alındığında, daha yüksek dozlarda günlük D vitamini alınması gerektiği de günümüzde uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Üstelik yazın dahi, güneşten yeterli oranda faydalanamamamız nedeniyle, maalesef D vitamini eksikliği görülmeye devam etmektedir.

Günlük A ve D vitamini alımı, aşağıda belirtilen günlük maksimum limitleri geçmediği müddetçe her gün güvenle kullanılabilir.

  Ülkemizde takviye edici gıdalarda kullanımına izin verilen günlük maksimum limitler EFSA

(European Food Safety Authority)

Günlük maksimum limitleri

IoM

(Institute of Medicine)

Günlük maksimum limitleri

 

 

 

A vitamini

 

4-10 yaş için 500 µg

11 yaş ve üzeri için 1000 µg

 

0-3 yaş için 800 µg

4-6 yaş için 1100 µg

7-10 yaş için 1500 µg

11-14 yaş için 2000 µg

15-17 yaş için 2600 µg

18 yaş üzeri için 3000 µg

 

0-3 yaş için 600 µg

4-8 yaş için 900 µg

9-13 yaş için 1700 µg

14-18 yaş için 2800 µg

19 yaş üzeri için 3000 µg

 

 

 

D vitamini

 

4-10 yaş için 12,5 µg

11 yaş ve üzeri için 25 µg

 

0-1  yaş için 25 µg

1-10 yaş için 50 µg

11 yaş üzeri için 100 µg

 

0-1 yaş için 25 µg

1-8 yaş için 50 µg

9 yaş üzeri için 100 µg

 

Ülkemizde 4 yaş altına yönelik doz belirtilememesi, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bu yaş grubuna yönelik herhangi bir takviye edici gıdaya izin vermemesinden dolayıdır.

Kısacası, tercih edeceğiniz balık yağı, A ve D vitaminleri içeriyor dahi olsa, kullanılacak ölçüdeki bu vitaminlerin miktarları, tabloda belirtilen, Bakanlık tarafından takviye edici gıdalarda kullanımına izin verilen günlük maksimum limitleri aşmadığı takdirde her mevsim güvenle kullanılabilir.

 

 

 

 

46

Balık Yağı ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Balık yağı ile ilgili sık sorulan sorular ve cevapları kimi zaman insanları tatmin etmeyebiliyor. Çünkü sosyal medyada aynı sorunun birden fazla farklı cevabı olabiliyor. Bu da kafalarda karışıklığa sebep oluyor. İşte size balık yağı hakkındaki doğrular…

  1. Balık yağı nedir?

Balıkların planktonları yemeleri neticesinde vücutlarında omega-3 birikimi olur. Balıklardan elde edilen yağ, vücudumuz tarafından üretilmeyen, bu nedenle muhakkak gıdalarla almamız gereken, sağlığımız için önemli yağ asitlerinden olan omega-3’ün kaynağıdır.

  1. Omega-3 kaynağı olan balık yağının faydası nedir?

Omega 3, ruh ve beden sağlığımız açısından muhakkak alınması gerekli olan yağ asididir. Vücudumuzda faydalı olan omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA, kalp ve damar sağlığının korunmasında, bağışıklık gelişiminde, kronik hastalıkların önlenmesinde önemli iken, DHA beyin gelişimi, göz sağlığı ve sinir sistemi gelişimine yardımcı olmaktadır.

Sağlıklı bir hayat  için, anne karnındaki bebeklik döneminden itibaren tüm yaşam boyunca omega-3 yağ asitlerine ihtiyaç duyulmaktadır.

  1. Yüksek miktar balık yağı zengin omega-3 kaynağı mıdır?

Her balık yağı yüksek miktar omega-3 yağ asidi içermez. Vücudumuzda faydalı olan, balık yağının miktarı değil, omega-3 yağ asitleri olan EPA ve DHA miktarıdır. Balık yağının hangi ve nerede yaşayan balıklardan elde edildiği, elde edilen balık yağının hangi formda olduğu, içerdiği omega-3 yağ asitleri miktarı ve vücutta göstereceği etkisi açısından önemlidir.

Soğuk ve derin deniz balıklarından elde edilen balık yağları, omega-3 açısından zengindir. Trigliserid formlu balık yağları doğaldır ve elde edilen EPA ve DHA, vücudumuzda yüksek biyoyararlanım gösterir.

Etil ester formlu balık yağları sentetiktir ve bu balık yağlarından sağlanan EPA ve DHA miktarlarının vücuttaki biyoyararlanımları düşüktür.

  1. Balık yağı çeşitleri nelerdir?

Balık yağları, balığın gövdesinden elde edilebildiği gibi (fish oil), balığın karaciğerinden de elde edilebilir.

Bu iki balık yağı cinsi arasındaki fark şunlardır:

Fish oil ürünleri sadece omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA içerir.

Cod Liver Oil (Morina balığı karaciğer yağı) ürünleri, omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA ile birlikte doğal A ve D vitaminlerinin de kaynağıdır.

  1. Cod Liver Oil ürünleri sakıncalı mıdır?

Norveç menşeli Cod Liver Oil ürünleri dünyada 162 yıldır kullanılmaktadır. Her balık yağı ürünü için geçerli olmak üzere, cod liver oil ürünleri için de kalitesi tescilli, saflığı garantili ve içeriğindeki doğal vitaminler her gün alınmaya uygun değerlerde ise güvenle kullanılmaktadır. Nitekim Norveç Beslenme Kurulu tarafından, Cod Liver Oil ürünlerinin 4 haftalık bebeklik döneminden itibaren kullanımının önerilmesi, güvenilirliğin bir başka göstergesidir.

  1. Balık yağı seçiminde nelere dikkat edilmelidir?
  • Her balık yağının içeriği aynı değildir. İçeriklerini kontrol edip, ihtiyacın karşılanabileceği balık yağı seçimi yapılmalıdır. Uzmanların belirtmesine göre, günümüz şartlarında yüksek miktar EPA ve DHA ihtiyacı söz konusudur.
  • Her balık yağının kalitesi de aynı değildir. Kalitesi tescilli balık yağları güvenle tüketilebilir.
  • Her balık yağı aynı saflıkta değildir. Yediğimiz balıklar da toksik madde içerebilmektedir. Hangi denizden elde edildiğine göre, ağır metal miktarı vücudumuz tarafından tolere edilebilir veya edilemez. Tüm balık yağları da az veya çok ağır metaller içerir. Önemli olan balık yağlarının saflaştırılarak ağır metal miktarının en aza indirgenmesi ve güvenilir saflıkta tüketiciye ulaştırılmasıdır. Balık yağlarının elde edildiği balıkların yaşadığı denizlerin temizliği ve üretim aşamasında hassas saflaştırma yöntemi uygulanması önemlidir. Bitmiş ürünlere uygulanan analizler neticesinde saflık oranları belirlenmekte, analiz sertifikaları saflığının göstergesi olmaktadır.
  • Trigliserid formundan elde edilen balık yağları doğaldır ve vücuttaki biyoyararlanımları yüksektir. Uzmanlar, trigliserid formundaki balık yağlarının kullanılmasını önermektedir.
  • İçeriğinde vitaminler var ise; “Cod Liver Oil” olan bir üründe bu vitaminler doğal olarak balıktan elde edilmiştir. Her gün alınmaya uygun miktarlarda ise güvenle kullanılabilir. Bu vitaminlerin ilave fayda sağlayacağı göz ardı edilmemelidir. Günümüzde ciddi boyutlara ulaşan D vitamini eksikliğinin önlenmesi amacıyla, günlük ihtiyacın karşılanmasına yardımcı olan doğal D vitamini kaynağı olarak da kullanılabilir.
  • Sıvı formlu balık yağlarında tat da önemli bir unsurdur. Sevilen tada sahip balık yağı seçimi, içimi kolaylaştırmaktadır.
  1. Balık yağı şişmanlatır mı?

Omega-3 yağ asitlerinin kilo yapıcı veya iştah açıcı özelliği hakkında bilimsel bir veri bulunmamaktadır. Tam tersine, kilo aldırmayan tek yağ asidinin omega-3 yağ asidi olduğu belirtilmektedir. Balık yağının, yağlanmaya karşı koruyucu olduğu iddiası da vardır.

  1. Balık yağını ne sıklıkla tüketmeliyiz?

Uzmanlara göre anne karnındaki bebeklik döneminden itibaren tüm yaşam boyunca omega-3 yağ asitlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Hamilelik ve emzirme döneminde, annenin omega-3 açısından zengin beslenmesi veya takviyesi, bebeğin ihtiyacını karşılamakta, fiziksel ve zihinsel gelişimini desteklemektedir. Çocuk veya yetişkinler için olsun, eğer günlük beslenmeniz omega-3 açısından yetersiz ise, omega-3 açısından zengin içerikli sıvı veya kapsül formlarındaki balık yağlarını her gün düzenli kullanabilirsiniz. Her balık yağının içeriği farklı olmaktadır. Bu nedenle ambalaj üzerinde belirtilen tavsiye edilen günlük kullanım dozuna uyulması tavsiye edilmelidir.

  1. Balık yağları gün içinde ne zaman kullanılmalıdır?

Balık yağlarını günün herhangi bir saatinde aç veya tok karnına kullanabilirsiniz. Bilimsel çalışmalarda günlük alınması önerilen miktardan bahsedilmekte, fakat ne zaman kullanıldığında daha yüksek etkinlik sağlanabileceği hakkında veri bulunmamaktadır. Nitekim günlük hayatta günün herhangi bir saatinde yediğimiz besinlerden sağlayamadığımız omega-3’ü alabileceğimiz kaynak olması nedeniyle, herhangi bir saatte tüketime uygundur. Gün içinde okul hayatı, iş hayatı koşuşturması sırasında alım olasılığı olamayacağı veya unutulabileceği düşüncesiyle akşam tüketilmesi, alım kolaylığı sağlamaktadır.

45

Cod Liver Oil İhtiyacı Gün Geçtikçe Artıyor!

Cod liver oil ihtiyacı gün geçtikçe artıyor! Kış mevsiminin yaklaşmasıyla havalar soğuyor. Soğuk havalarda kapalı ortamlarda, evlerde, işyerlerinde vakit geçirmek herkese daha cazip geliyor. Bu mevsimde, insanların güneşle temas etme gibi bir şansının olmaması, D vitamini eksikliğini tetikliyor. D vitamini eksikliği de, daha önce sözünü ettiğimiz gibi, kemik sağlığını olumsuz etkiliyor, vücut direncini düşürüyor, astım, anksiyete, yorgunluk vb. sağlık sorunlarına neden oluyor. Ne yazık ki hastalıklardan korunmak ve vücut direncini sağlamak mevsim geçişlerinde bir hayli zor oluyor. İşte bu noktada cod liver oil (morina balığı karaciğer yağı) ihtiyacının önemi ortaya çıkıyor.

Cod liver oil (morina balığı karaciğer yağı), bilindiği üzere morina balığının karaciğerinden elde ediliyor. Morina balığı karaciğer yağı, hem yüksek miktarda EPA ve DHA içeren Omega 3 yağ asitlerinin, hem de A ve D vitaminlerinin doğal kaynağıdır.

Önceki yazılarımızda; EPA, DHA, omega 3, cod liver oil gibi kavramları açıklamıştık, balık yağından elde edilen omega 3’ün faydalarına da değinmiştik. Bütün bu bilgiler ışığında, havaların soğuduğu ve enfeksiyonların arttığı bu dönemde, hem çocukların hem de yetişkinlerin cod liver oil kullanımları ile, bir yandan bağışıklık gelişimleri desteklenirken, diğer yandan D vitamini eksikliğinin önlenmesi sağlanabilir.

möllers

Çocuklarda Omega 3 ve D Vitamini Eksikliği

Her anne-baba zaman zaman çocuklarının sağlığı, mutluluğu ya da başarısı için endişelenir. Ebeveynlerin iç dünyasında vuku bulan korkulardan ve endişelerden sıyrılmak yine kendilerinin elindedir. Çünkü ebeveynler çocuklarını her konuda hayata hazırlar. Haliyle çocuklarının sağlığını, mutluluğunu ve başarısını yönlendirebilirler.

Çocuklarınızın sağlığını korumak için Omega 3 ve D vitamini eksikliğine dikkat etmelisiniz. Çünkü çocukların beslenmeleri daha farklı, belli sağlık sorunları karşısında yaşama dayanma güçleri sizden daha zayıf. Ayrıca büyüme ve gelişme sürecinde olmaları da cabası. Bu nedenle çocuklarınızın beslenme programını kontrol etmeli, eksik olan noktaları bizzat yine siz tamamlamalısınız.

Omega 3

İnsan vücudunda üretilemeyen Omega 3 yağ asitlerinin (EPA ve DHA) önemi son zamanlarda daha net anlaşılmaya başlandı. Omega-3 ihtiyacı, bebeklik döneminde anne karnındayken başlar ve tüm yaşamımız boyunca devam eder.

Beyin ve göz gelişimi, bağışıklık ve sinir sisteminin güçlenmesi için Omega 3 çocuklarınız için şart. Burada bir ebeveyn olarak size düşen görev, çocuklarınıza balık gibi omega-3 içerikli gıdaları sevdirmek ve yeme alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklarınıza bu gibi gıdaları yediremiyorsanız veya yeterli omega-3 alındığını  düşünmüyorsanız, omega-3 içerikli takviye edici gıdalardan da faydalanabilirsiniz.

D Vitamini

Günümüzde yetişkinlerde ve çocuklarda D vitamini eksikliği büyük bir problemdir. Büyüme ve gelişmenin yanı sıra kas ve kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve göz sağlığı için D vitamini gereklidir. D vitamini eksikliği, çocuklarda daha kolay hastalanmaya, büyüme ve gelişmenin yavaşlamasına neden olur. Çocuklarınızın D vitamini eksikliğini gidermek için onları öğlen saatlerinde ciltleri çok hafif pembeleşene kadar güneşe çıkarmalısınız. Günlük ihtiyacın karşılanması için doğal D vitamini kaynağı olan morina balığı karaciğer yağını da kullanabilirsiniz.

59) D vitaminli balık yağlarının yazın kullanımı

İçeriğinde Doğal D Vitamini Bulunan Balık Yağlarının Yazın Kullanımı

D vitaminikalsiyum ve fosfor emilimini düzenleyerek kemik ve diş sağlığının korunmasına yardımcı olurken, ayrıca kalp sağlığından beyin fonksiyonlarının korunmasına kadar genel sağlığımız için de önemli bir vitamindir. Günlük ihtiyacımızı tereyağı, karaciğer ve yumurta gibi besinlerle kısmen karşılayabilmekteyiz. Ancak ilerleyen yaş, bağırsak fonksiyonları düzensizliği gibi etmenler D vitamini emilimini azaltabilmektedir. Ayrıca vücudumuzda doğal olarak bulunan inaktif haldeki D3 vitamininin, aktif D3 vitaminine dönüşümünü sağlayan kaynak olan güneş ışınlarından da yeteri kadar faydalanamamamız, ciddi boyutlara ulaşan D vitamini eksikliği ile yüz yüze kalmamıza neden olmaktadır.

Günlük güneşlik olan ülkemizde, yazın dahi D vitamini eksikliği görülme oranı neden ciddi boyutlardadır?

Öğlen güneşindeki vücudumuza dik gelen UVB ışınlarının vücudumuzda D vitamini dönüşümünü sağlarken, öğleden önce ve sonraki vücudumuza eğimli gelen UVA ışınlarının vücudumuzda D vitamini dönüşümünü sağlayamadığını daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Kendiniz veya çocuklarınız için sormanız gereken sorular şunlardır:

  • Öğlen güneşinde kalıyor muyuz?
  • Kalıyorsak ne kadar süre kalıyoruz?
  • Her gün öğlen güneşinden faydalanabiliyor muyuz?
  • Güneş koruyucu kremler kullanıyor muyuz?

Uzmanlara göre, her gün öğlen güneşi altında en az 20 dakika güneş koruyucu krem kullanmadan kaldığımız takdirde günlük D vitamini ihtiyacımız karşılanabilmektedir. Oysaki günümüz şartlarının getirisi olarak yukarıdaki soruların tamamına olması gereken doğru cevabı vermek zor… Bir yandan kanserojen etkiye karşı kendimizi koruma altına alırken, diğer yandan D vitamini eksikliği oluşumuna zemin hazırlıyoruz.

Sağlığımız açısından önemli yeri olan D vitamini eksikliğiyle mücadele etmede, sentetik D vitamini takviyelerinin kullanımının yanı sıra cod liver oil ürünleri de önerilmektedir. Cod Liver Oil ürünleri hem güçlü Omega-3 yağ asitleri kaynağı olmasının yanında, ayrıca A ve D vitaminlerinin de doğal kaynağıdır. Böylece hem Omega-3 ihtiyacının hem de günlük D vitamini ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olmaktadır.

Cod Liver Oil olan “Möller’s Omega-3”ün her gün alınan 5 ml’si ile günlük 10 mcg (400 IU) D3 vitamini desteği sağlanmaktadır. Bu miktar çocuklar ve yetişkinler için D vitamini eksikliği ile mücadele etmek açısından günlük ihtiyacın karşılanmasına yardımcı olduğu gibi, yazın da güvenle kullanım imkânı sağlamaktadır.

NOT: Ülkemizde D vitamini eksikliği olmayan çocuklar için günde 12,5 mcg’a kadar, yetişkinler için de günde 25 mcg’a kadar takviye edici gıdalarla D vitamini alımının güvenilir olduğunu belirtilmektedir. Eğer D vitamini eksikliği tespit edilmişse, doktor önerisiyle daha yüksek dozların kullanımı gerekmektedir.

800x400_8

Möller’s Omega 3 Tüketim Süresi

Balık yağları, kapakları ilk açıldığı andan itibaren havayla temasa geçer. Balık yağının havayla temasa geçmesiyle de oksidasyon süreci başlar. Bu sürecin yavaş veya hızlı ilerlemesi, balık yağının üretim kalitesine, havanın oksijeni ile temas etme sıklığına, saklandığı ortamın sıcaklığına ve doğrudan güneş ışığına maruz kalıp kalmamasına göre değişir.  Bu nedenleri en aza indirgeyebildiğiniz takdirde oksidasyon süreci yavaşlayabilmektedir. Sağlığı tehlikeye atmamak amacıyla gıdalarda kullanılan antioksidanların da ilave edilmesi oksidasyon sürecini mümkün olduğunca geciktiren önemli bir destektir.

Okside olmuş bir balık yağının kullanılması önerilmez. Çünkü böyle bir balık yağı tazeliğini ve besin değerini yitirmiştir, kalitesi bozulmuştur, tadı ve görüntüsü değişmiştir, vücudumuz için zararlı olabilecek hale dönüşmüştür.  Bu nedenle, tüm balık yağı ürünleri için ambalajın üzerinde belirtilen saklama koşullarına ve kapağı açıldıktan itibaren tüketilmesi tavsiye edilen sürenin aşılmamasına özen gösterilmelidir.

Üretim kalitesi tescilli olan Möller’s Omega 3’ün kapağı açıldıktan itibaren buzdolabında saklanması ve 3 ay içinde tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Bu süre boyunca tazeliği ve kalitesi garantilidir, güvenle kullanabilirsiniz.

800x400_31

Cildimizi Güzelleştiren Besinler

Stres, sağlıksız beslenme, uykusuzluk ve yorgunluk ne yazık ki yaşam koşullarımızın getirileri. Ruhumuz ve bedenimiz de bütün bu koşullara göre şekillendi. Cildimiz gibi eskidi, yıprandı, yaşlandı. Bildiğimiz üzere, dış görünüş insana özgüven katar. Kendimizi iyi hissetmemizi sağlar. Sanırım kendimizi iyi hissetmeye cildimizi güzelleştirerek başlayabiliriz.

Uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda, bazı besin maddelerinin cilt üzerinde yapıcı ve yenileyici etkileri olduğu öğrenildi. Örneğin; likopen, antioksidan bir maddedir. Cilt kırışıklıklarına ve kuru cilde etki eder. Likopen’in başlıca kaynağı ise domatestir. Üstelik suyunu da içebiliriz. Kırışıklara ek olarak, cildimize giden kan miktarını arttırmak ve akneyle mücadele etmek istersek kırmızı biber de tüketebiliriz. Bitter çikolata da seviyorsak, işimiz daha kolay. Kan akışımızı böyle de düzene sokabiliriz. Ayrıca, bitter çikolatanın bileşiminde bulunan flavonoidler ve antioksidan maddeler bizi güneş ışınlarına karşı korur. Yumurta, Hindistan cevizi yağı, yeşil çay, ıspanak, kereviz, havuç, ay çiçeği, kabak, keten tohumları da bileşimleri nedeniyle cildimiz için oldukça faydalı besinlerdir.

Cildimizin elastikliğini arttırıp yaşlanmayı geciktiren bir başka kaynak da yağ asitleridir. Aynı zamanda, cildimizin pürüzsüz bir hale gelmesinde de hayli etkilidir. Bunun için balık ve balık yağı tüketebiliriz. Çünkü balık ve balık yağı Omega 3’ün en güçlü kaynaklarındandır.

800x400_30

Çocuklarda Sık Karşılaşılan Enfeksiyonlara Karşı Morina Balığı Engeli

Çocukların ilk yaşlarında bağışıklık sisteminin henüz tam olarak gelişmemiş olması nedeniyle sık sık hastalandıklarına tanık oluruz. Uzmanlar, çocuklarda sıklıkla görülen ve ateşli seyredebilen bu hastalıkların yılda birkaç kere tekrarlanmasının bağışıklık gelişimleri açısından önemli yeri olduğunu belirtmektedir. Ne kadar doğal bir süreç de olsa, üst solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak iltihabı, sinüzit gibi enfeksiyonlardaki görülme sıklığındaki artış ise problemdir ve muhakkak önleminin alınması gerekmektedir. Bu hastalıklardan dolayı sıkıntı yaşayan birçok çocukla dolup taşan hastanelerde gördüğümüz kalabalık, aslında düzenli morina balığı karaciğer yağının kullanılmasıyla azaltılabilir.

Nasıl mı?

Morina balığı karaciğer yağı (Cod Liver Oil) yüksek miktar Omega-3 yağ asitleri ihtiva eder. Düzenli kullanımı ile görülebilecek birçok faydasının yanında bağışıklık gelişiminde de önemli etkileri vardır. İltihabın eşlik ettiği bu gibi enfeksiyonlarda özellikle EPA’nın antienflamatuar (iltihap önleyici) özelliğiyle bu hastalıklara sıklıkla yakalanma ihtimali azaltılabilmektedir. Sadece bu da değil. Bir başka etkisi de A vitamininden kaynaklanmaktadır. Morina balığı karaciğer yağının doğal A ve D vitaminleri kaynağı olduğundan sıklıkla bahsediyoruz. A vitamininin “anti-enfeksiyon” vitamini adıyla bilinmesinin nedeni enfeksiyonlarla mücadele gücünü artırıcı güçlü etkiye sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Omega-3 içerikli gıdaları yeterli oranda tüketemiyorsak, A vitamininin günlük ihtiyacımız olan miktarını doğal beslenmeyle karşılayamıyorsak, bağışıklık gelişiminde önemli olan diğer vitamin ve mineralleri sağlayacak ölçüde sağlıklı beslenemiyorsak o zaman bağışıklık gelişiminin desteklenmesinde bir başka çözüm morina balığı karaciğer yağı (Cod Liver Oil) olabilir.

27) 15-12-23-yag-hucreleri

Balık Yağının Yağ Yakıcı Etkisi Olabilir Mi?

Konuya girmeden önce vücudumuzda bulunan yağ hücrelerinin tiplerinden kısaca bahsetmek gerekir.

Yakın bir tarihe kadar vücudumuzda iki tip yağ hücresi olduğu biliniyordu.

  1. Beyaz hücreler enerji elde edilmesini sağlarken,
  2. Kahverengi hücreler yağı metabolize ederek vücut ısısını korumakla görevlidir. Özellikle bebeklerde sayıca fazla olan kahverengi hücrelerin, yaş ilerledikçe sayıları azalır.
  3. Bu yağ hücrelerine ilave olarak insanlarda ve farelerde “bej hücreler” adında 3.bir yağ hücresi tipi olduğu da bulunmuş. Yaptığı görev açısından kahverengi hücrelere benzetilen bej hücrelerin de yaşın ilerlemesiyle birlikte sayıca azaldığı belirtiliyor.

Bej hücrelerin sayısı artırılabilir mi? Böylelikle yağ birikimi engellenebilir mi? İşte bu sorular Japonya’nın en köklü üniversitelerinden biri olan Kyoto Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmanın konusunu oluşturmuş. Çıkan sonuç ise oldukça dikkat çekici…

Daha önceki araştırmalardan balık yağının yağ birikimini önleyici etkisi olduğunun sunulmasından esinlenen araştırmacı Teruo Kawada, balık yağı tüketimiyle vücuttaki bej hücre artışının doğru orantılı olduğunu ortaya koymuş.  Çalışmada; bir grup fareye yağlı gıdalar, başka bir grup fareye de yağlı gıdalarla birlikte balık yağı ilaveleri verilmiş. Balık yağı alan farelerde, daha az kilo alımı ve daha az yağ depolanması olmuş. Bu durum, sempatik sinir sisteminin aktif duruma geçmesiyle, beyaz yağ hücrelerinden bej hücrelerinin oluştuğu, böylece yağ hücrelerinin metabolize etme yeteneğinde artış görüldüğü şeklinde belirtilmiş.

balik

Kullandığımız Balık Yağı Bizim İçin Faydalı Mı?

Sağlığımız için balık yağı kullanıyoruz. Peki kullandığımız balık yağları ne kadar sağlıklı? Hangi balık yağını nereden satın alıyoruz? Alırken dikkat etmemiz gereken noktaları biliyor muyuz? Bu soruların cevapları oldukça önemli olmasına rağmen birçoğumuz tarafından göz ardı ediliyor.

Günümüzde artık tüketicilerin çoğu eskiye nazaran daha bilinçli ve birçok şeyin farkında. Alacakları ürüne dair ne varsa öğrenmeye çalışıyorlar. Ürünün üretildiği yerden nasıl üretildiğine, içeriğindeki maddelerden, market raflarına nasıl getirildiklerine ve nasıl taze tutulduklarına kadar her şeyden haberdarlar. Fakat konu balık yağı olunca ihmaller başlıyor. Çünkü her bir balık yağının doğal ve üç aşağı beş yukarı sağlık üzerine benzer olumlu etkileri olduğu düşünülüyor. Oysaki her bir balık yağının kalitesi, etkisi ve güvenilirliği farklıdır.

Balık yağı seçiminde en çok göz önünde bulundurulması gereken faktörler;

  • Saflık
  • Tazelik
  • İçerik
  • Doğallık

Saflık: Coğrafi olarak balığın yetiştiği yer son derece önemli. Balıklardan omega-3 açısından zengin balık yağı elde edilmek isteniyorsa, kaynak olarak soğuk ve derin denizlerde doğal ortamında yaşayan balık türleri tercih edilmelidir. Fakat sanayileşmenin her geçen gün artmasıyla oluşan kirlilik denizleri etkilemekte ve denizlerde yaşayan canlılar için tehlike oluşturmaktadır. Her ne kadar Kuzey Atlantik Denizi gibi dünyanın en temiz denizinde yaşayan balıklardan elde edilen balık yağı da olsa, muhakkak üretim aşamasında etkin bir saflaştırma yöntemi uygulanmalı, ağır metal ölçümleri analiz belgeleriyle gösterilmelidir. Aksi takdirde ağır metallerin vücut tarafından tolere edilememesi sonucu vücutta birikmesi insanlarda kanser riskinin ve kalp-damar hastalıklarının artmasına, düşük ve sakat doğumlara neden olabilir. Tercih edilecek balık yağının saflığı, en çok çocuklar ve hamileler açısından önem taşımaktadır. Bir balık yağı tercihinde dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri muhakkak “saflığı” olmalıdır.

Tazelik: Balık yağları içerdikleri doymamış yağ asitleri sebebiyle okside olmaya elverişlidirler. Okside olmuş balık yağı kullanımı, vücutta sağlıklı hücrelerin zarar görmesine ve hastalıkların tetiklenmesine sebep olmaktadır. Böylelikle faydadan çok zararı söz konusu olur. Dolayısıyla taze balık yağları tercih edilmelidir. Taze balık yağını anlamanın yolu ise analiz raporlarını incelemekten geçer. Bu raporlarda “peroxide value” değeri “4 meq/kg”dan küçük olmalıdır. Taze avlanan balıkların kısa sürede üretime alınması, üretimin ve şişelenmenin aynı yerde yapılması balık yağının tazeliğinin korunmasında önemlidir.

Halk arasında yaygın bir düşünce olan, balık yağları ile birlikte muhakkak bir antioksidan ürünün de alınması ise balık yağlarındaki omega-3’ün etkinliğini artırmak amacıyla değil, balık yağlarının oksidan etkisini önlemek amacıyladır. Tercih ettiğiniz balık yağı tazeliği açısından güvenilir ise ilave bir antioksidan kullanmanıza gerek yoktur.

İçerik: Mevcut balık yağlarının her birinin içeriği birbirinden farklıdır. Dikkat edilmesi gereken konulardan biri balık yağının içerdiği balık yağı miktarı değil, omega-3 yağ asitleri olan EPA ve DHA miktarıdır. Çünkü vücudumuz tarafından omega-3 metabolitleri olan EPA ve DHA kullanılmakta ve her iki yağ asidi de farklı fonksiyonel etkiler ile fiziksel ve zihinsel açıdan sağlığımızın korunmasına ve gelişimine yardımcı olmaktadır. Eğer güvenilir bir morina balığı karaciğeri yağı (Cod Liver Oil) kullanıyorsanız, hem omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA açısından doğal ve zengindir, hem de doğal A ve D vitamini içeriğiyle de günlük alınması gereken, günümüzde önemi gittikçe artan bu vitaminlerin de doğal kaynağını alıyorsunuzdur.

Doğallık: Omega-3 kaynağı olan balık yağlarının her birinin doğal olduğu düşünülmemelidir.   Balık yağlarının da farklı formları bulunmakta ve formlar vücutta farklı miktarda emilim göstererek, sonuç olarak gösterdikleri etkinlikleri de farklı olabilmektedir. 3 ayrı balık yağı tipi mevcuttur. Trigliserid ve Serbest Yağ Asidi formunda elde edilen balık yağları doğaldır ve vücutta gösterecekleri etkinlikleri de EPA ve DHA miktarlarıyla doğru orantılı olarak yüksektir. Etil ester formundan elde edilen balık yağları ise sentetiktir ve her ne kadar ürün ambalajı üzerinde yüksek miktar EPA ve DHA değerleri var gibi gözükse de vücutta gösterecekleri etki düşüktür. Balıkta doğal haliyle bulunan form trigliserid formudur. Bir balık yağı tercihinde EPA ve DHA değerlerinin yüksek olması sizi yanıltmasın. Balık yağının hangi formda olduğu da tercih kriterlerinden biri olmalıdır.