Çağımızın Hastalığı: Kronik Yorgunluk

yorgunluk

Son yıllarda, insanların hastanelere başvurma nedenlerinden biri de, en çok şikayetçi oldukları rahatsızlık olan kronik yorgunluk. Çalışan insanların en az %80’i farkında olmasa da bu hastalıktan muzdarip. Kronik yorgunluk, fiziksel ve ruhsal birçok sorunun bir araya gelip kompleksleşmesi halinde ortaya çıkar. Dikkat edilmemesi ya da tedbir alınmaması durumunda ise uzun yıllar insan bedeni üzerindeki etkisini sürdürür. Kişi, günlük rutinlerini sürdüremeyecek hale gelir.  Kronik yorgunluk, insan bedeninde hüküm sürdükçe, kişinin çalışmasına, düşünmesine, hareket etmesine engel olur. İlerleyen safhalarda ise yerini, hiç geçmeyecek bir yorgunluğa ve halsizliğe bırakır.

Kronik yorgunluğun nedeni psikolojik de olabilir. Aşırı stres önce ruhsal, sonra bedensel yorgunluğu tetikler. Ancak yorgunluğun başka bir nedeni de altta yatan şeker, tiroit, hepatit, enfeksiyon ya da kan hastalıkları, vitaminsizlik, tansiyon, kalp-damar hastalıkları olabilir. Yorgunluk belirtileri kendini zamanla gösterir. Kişi yavaş yavaş kansızlıktan, şişkinlikten, kabızlıktan, fazla uyumaktan ya da uykudan uyanamamaktan yakınmaya başlar. Böyle durumlarda kişi mutlaka bir doktora görünmeli, gerekli tahlilleri yaptırmalıdır.

Dengeli ve sağlıklı beslenerek, alkol ve sigara kullanmayarak, düzenli uyuyarak ve egzersiz yaparak kronik yorgunluktan kaçınılabilir. Balık -özellikle omega 3 yönünden oldukça zengin bir balık olan somon- tüketmek kronik yorgunluğu uzaklaştırır. Üstelik balık yağı, vücuda hazır olarak da alınabilir. Uluslarası Sağlık Örgütü’nden alınan bilgilere göre, omega 3 aynı zamanda mutluluk hormonunun salgılanmasını sağlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir